Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Çalışanlara ‘özel ilgi’ dönemi başladı

Çok uluslu şirketlerin son dönemde çalışanlarını motive etmek ve iş streslerini azaltmak için uyguladığı özel yöntemler Türk firmalarından da ilgi görmeye başladı. Çalışanlara özel ilgi paketinde kişisel gelişim eğitimleri de var, sosyal aktiviteler de. İşte çalışanlarını şımartan şirketlerin yöntemleri…

Şirketlerin, motivasyonlarını artırmak, iş streslerini azaltmak, aralarındaki iletişimi güçlendirmek ve aidiyet hissi oluşturmak amacıyla çalışanlarına yönelik düzenlediği kültür, sanat ve spor aktiviteleri Türkiye’de de her geçen gün çeşitlilik kazanıyor.

Büyüğünden küçüğüne birçok şirketin, tekne turları, outdoor aktiviteler, piknik, konser, dans, spor turnuvaları, günü birlik veya hafta sonu konaklamalı doğa ve kültür gezileri, grand prix, mutfakta yemek-pasta yapma gibi çalışanları için düzenlediği etkinlikler son yıllarda giderek arttı.

Çalışanlar, aktiviteler ile iş dışında birlikte vakit geçirme, farklı departmanlarda görev yapan personel ile kaynaşma, hobi edinme ve hobilerini gerçekleştirme fırsatı bulurken, şirketler de çalışanlarla ilişkilerini güçlendirmeleri açısından önemli olduğunu düşünerek bu tür aktivitelere her geçen gün yenilerini ekliyor.

Spor takımları, müzik stüdyosu, orkestra ve koro da bulunan bazı şirketlerin bünyesinde dans, tiyatro, kitap, fotoğraf, pet, yelken, doğa sporları, DVD, sağlık ve yaşam stili, yamaç paraşütü, halk oyunları, takı-tasarım, havacılık, müzik, su sporları, motosiklet, kış sporları ve off-road gibi çeşitli kulüpler yer alıyor.

Bazı şirketler, çalışanları için spor salonu, sırt-omuz ve boyun masajı uygulaması, diyetisyen hizmeti verirken, gerçekleştirilen aktivitelere şirket yöneticileri de katılıyor.

-MICROSOFT’TAN SIRT-OMUZ VE BOYUN MASAJI UYGULAMASI-

Microsoft Türkiye, geleneksel olarak iftar, yeni yıl yemeği, kick-off, piknik, 23 Nisan ve kutlama yemekleri gerçekleştiriyor. Sosyal Kulüp tarafından da ’’happy hour’’, kültür gezileri ve bazı sanat faaliyetleri organize ediliyor. Yelken, futbol, fotoğrafçılık ve dans kulüpleri ile Scuba Diving, MS Toast Masters Club bulunuyor.

Yakın zamanda sırt-omuz ve boyun masajı uygulamasını devreye alan şirket, uygulama ile teknoloji, ofis ortamı, ergonomik koşullar ve stresin yaratacağı fiziksel etkileri azaltmaya katkıda bulunmayı amaçlıyor.

-BORUSAN’DAN YELKEN KULÜBÜ-

Borusan, çalışanlarının stres atabilecekleri, birbirleriyle kaynaşabilecekleri Okay Yelken Kulübü, Art’a Kalan Zaman Günü ve Fotoğraf Kulübü gibi sosyal etkinlikler düzenliyor.

Okay Yelken Kulübü, Borusan Mannesmann Boru (BMB) çalışanları tarafından Haziran 2010’da kuruldu. BMB’den 27 çalışanın katılımıyla başlayan kulüp, Borusan Grubu çalışanlarından büyük ilgi gördü. Katılımcıların sayısı ikinci eğitim döneminde 80’i, üçüncü eğitim döneminde ise 100’ü buldu. Borusan Grubu şirketleri arasından Borusan Holding, Borusan Mannesmann Boru, Borusan Makine ve Güç Sistemleri ve Supsan’ın yelken takımları bulunuyor.

’’Art’a Kalan Zaman’’ temasıyla hayata geçirilen proje kapsamında holding çalışanları, ayda bir kez bir araya geliyor ve kültür-sanat etkinliklerine katılıyor. Daha çok sergilerin gezildiği etkinlik kapsamında Borusanlılar özel rehber aracılığıyla eserleri daha yakından tanıyor, birlikte kültür ve sanatla iç içe zaman geçiriyor.

Borusan bünyesinde 2009 yılı sonunda kurulan Fotoğraf Kulübü’nün yaklaşık 350 destekçisi bulunuyor. Facebook sayfası, portalı ve Twitter hesabıyla da aktif olan Fotoğraf Kulübü, şimdiye kadar Abant, Kıyıköy, İğne Ada, Yedi Göller, Göynük, Sünnet Gölü ve Sülüklügöl’e geziler düzenledi.

-HALKBANK’TAN TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROSU-

Halkbank, çalışanlarına kültür, sanat, spor ve gezi gibi pek çok alanda kendilerini geliştirme, hobi edinme fırsatı bulacakları imkanlar sunuyor.

Bankanın düzenli bir araya gelen faaliyet gruplarından Türk Halk Müziği korosu çeşitli konserler veriyor. Ankara Kuruluşlar Arası Masa Tenisi Ligi’nde mücadele eden masa tenisi takımı ise düzenli antrenmanlarıyla çalışmalarına devam ediyor. Banka, Kültür Vakfı aracılığıyla çalışanlarına tiyatro ve konser gibi bazı etkinlikleri takip edebilmeleri için indirimli bilet sağlarken, gezi organizasyonları, bağış kampanyaları, bowling ve futbol turnuvası etkinlikleri de gerçekleştiriyor.

-FİNANSBANK’TAN FİNCLUB YAŞAM ATÖLYESİ-

Finansbank da çalışanlarının motivasyonlarına katkı sağlamaya yönelik çeşitli kurum içi iletişim faaliyetleri düzenliyor. FinClub Yaşam Atölyesi ile çalışanlar, kendine uygun bir etkinlik bulabiliyor, popüler faaliyetlere piyasa değerinin çok altında bir fiyatla katılım şansı sağlıyor. Aralık 2010 itibariyle 3 bin 853 üyesi bulunan FinClub’da geçen yıl içerisinde 530 aktivite yapıldı ve etkinliklere 23 bin 396 kişi katıldı.

Finansbanklılar, banka bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli sosyal kulüpler kapsamında da perküsyon atölyesinden reiki’ye, konserden tiyatroya, kısa film atölyesinden salsaya, kartingten briçe, uçurtma yapımından fotoğrafçılık aktiviteleri gibi hobi eğitimlerine kadar birçok etkinliğe birlikte katılabiliyor.

FinClub Yaşam Atölyesi Kulüpleri; çalışanlara yönelik seminerler dizisinden oluşan Sağlık ve Yaşam Stili Kulübü, sanat ve hobi etkinliklerini içeren Sanat ve Hobi Kulübü, gezi etkinliklerini içeren Gezi Kulübü, konser, ve spor gibi faaliyetleri kapsayan Sosyal Etkinlik Kulübü ile fotoğrafçılık aktivitelerinden oluşan Fotoğrafçılık Kulübü olarak 5 ana başlıkta faaliyet gösteriyor.

-TURKCELL SOSYAL AKTİVİTE GRUBU’NDAN YILDA 365 AKTİVİTE-

Turkcell, grup şirketleriyle birlikte çalışanlara özel pek çok etkinlik düzenliyor. Turkcell Sosyal Aktivite Grubu (TSAG), her yıl yaklaşık 365 aktivite gerçekleştirirken, grup çatısı altında futbol, basketbol, yüzme, yelken, masa tenisi, karting, bowling, bisiklet ve voleybol olmak üzere 9 dalda kurumsal spor takımı bulunuyor. Tüm aktiviteleri gönüllü bir ekip yürütüyor. ’’Yaratıcılıkta sınır tanımayan’’ ekip, ’’hiç sesi olmayanlara’’ şan dersi, sabun yapım ve karpuz seçme kursları, otoparkta nostaljik sinemalar da düzenliyor.

TSAG’ın ’’gün içinde sürpriz ikram’’ konsepti de bulunuyor. Hemen hemen her hafta çalışırken ofisten içeri bir satıcı giriyor ve ’’sürpriz’’ bir yiyeceği satıyor. Bu konseptle bugüne dek salatalık, midye, çiğ köfte, lokma, pilav, kanlıca yoğurdu ve karpuz gibi yiyecekler çalışanlara sunuldu. Çalışanlar için Adriyatik turundan Afrika turuna kapsamlı seyahatler gerçekleştirilirken, şehirlerarası lezzet turlarına katılıp yöresel yemekler tadılıyor, araba ve hıza meraklı olanlar araba sürüş testlerine katılıyor.

Turkcell’de çalışanların oluşturduğu ’’Celloband’’ adında bir müzik grubu da bulunuyor.

-MERCEDES BENZ TÜRK’TEN ’’GRUP DAYIMLAR’’ MÜZİK GRUBU-

Mercedes Benz Türk’te çalışanları mesai saatleri dışında da bir araya getirerek kaynaşmalarını hedefleyen fotoğraf, müzik, dans, kültür, dalış, doğa yürüyüşü, motosiklet, kış sporları, yelken, tiyatro ve off-road kulüplerinde hem bireysel hem de takım aktiviteleri yer alıyor. Fotoğraf Kulübü’nün düzenlediği gezilerde çekilen fotoğraflar şirket içerisinde gerçekleştirilen bir sergide çalışanlar ile paylaşılıyor.

Şirket çalışanlarından oluşan ’’Grup Dayımlar’’ müzik grubu, şirket dışında çeşitli organizasyonlar düzenlerken, sosyal kulüpler bünyesinde tüm çalışanlara dans, gitar, tenis, pilates, yoga dersleri ve fitness salonu imkanı sunuluyor. Sosyal kulüp aktivitelerinin yanı sıra, 2 yılda bir bahar turnuvası düzenleniyor. Turnuvalarda çalışanlar futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç ve squash branşlarında yarışıyor.

Hoşdere Spor Salonu’nda düzenlenen spor okullarına her yıl yaklaşık 300 çalışanının çocuğu katılıyor.

Otokoç Otomotiv, geçen yıl gerçekleştirdiği bölgesel toplantılarda yeni bir organizasyonun start’ını verdi. Uluslararası Formula 1 yarışlarından esinlenerek hazırlanan Otokoç Otomotiv Grand Prix’de, beyaz-mavi yaka karmasından oluşan ekipler tasarımı kendilerine ait araçlarla en uzun mesafeyi kat etmeye çalıştı. Yarışma, Anadolu genelinde etaplar halinde düzenleniyor.

Aygaz ve Opet çalışanlarının katılımıyla 2004 yılında çalışmalarına başlayan Aygaz-Opet Türk Müziği Korosu, klasik Türk müziğine gönül veren çalışanları buluşturmak, bu hobilerini gerçekleştirmeleri için fırsat yaratmak, iç iletişimi ve çalışan motivasyonunu artırmaya katkı sağlamak amacıyla kuruldu. TRT Ankara Radyosu sanatçılarından Coşkun Açıkgöz yönetiminde çalışmalarına devam eden koro Aygaz-Opet ve diğer Koç Grubu çalışanlarından oluşuyor. Yaklaşık 30 kişilik koro ekibinde şirketlerin çok farklı departmanlarından katılımcılar mevcut.

-BSH’DAN SOKAK KULÜPLERİ-

BSH’ın SOKAK adını verdiği sosyal ve kültürel etkinlik kulüpleri kapsamında tiyatro, dans, halk oyunları, fotoğrafçılık ve yamaç paraşütü gibi 8 ayrı kulüp bulunuyor. Yılda 3 kez düzenlenen ve icra kurulunun da katıldığı ’’happy hour’’ buluşmaları, kurumsal spor etkinlikleri, ayın çalışanı programı, inovasyon teşvik ödülleri, piknikler ve yılbaşı partileri bu amaçla hayata geçirilen uygulamalardan bazılarını oluşturuyor.

SOKAK kulüpleri (takı-tasarım, havacılık, yelken, fotoğrafçılık, tiyatro, dans, halk oyunları, müzik, su sporları) tüm yıl boyunca yaptıkları çalışmaları yılda bir defa düzenlenen SOKAK haftasında tüm şirket çalışanları ve üst düzey yöneticilere sergiliyor. Müzik, halk oyunları ve tiyatro kulübü üyeleri SOKAK haftasının dışında da ’’happy hour’’, yılbaşı partisi ve bayi toplantısı gibi şirketin düzenlediği etkinliklerde de sahne alıyor.

-’’KİŞİSEL GELİŞİMLERİNİ HIZLANDIRIYORLAR’’-
BP Türkiye, çalışanlarına yönelik gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve sportif aktivitelerini 2002’den bu yana BP Sosyal Grubu (BPSG) çatısı altında hayata geçiriyor.

Çalışanlarına pilates, kondisyon, koşu, yürüyüş gibi düzenli spor yapma imkanı veren BP Türkiye binası içindeki salonda tam ve yarı zamanlı profesyonel spor eğitmenleri/rehberleri bulunuyor. BP Türkiye çalışanları futbol ve basketbol turnuvaları düzenlerken, BP ve Castrol çalışanlarından oluşan basketbol takımları ise 2011 Kurumsal Basketbol Ligi’nde müsabakalara katılıyor.

-BAT TÜRKİYE’DEN SCUBA-

British American Tobacco (BAT) Türkiye bünyesinde FunCO adı verilen bir etkinlik ekibi bulunuyor. 2006’da ufak partiler, fotoğraf kursu ve yoga gibi hobilere yönelik organizasyonlar ile yola çıkan FunCO, bünyesindeki gönüllüler sayesinde çalışanların talep ettiği, katılmayı arzu ettiği her alanda aktiviteler düzenliyor. Bunların arasında çeşitli periyotlarda şirket çalışanlarını bir araya getiren kutlamalar, piknikler, iftar yemekleri, mangal partileri bulunuyor. Şirketin müzik grubu ise İstanbul’da çalışanlara konserler veriyor.

Dragon Boat, kurumsal oyunlar ve şirketler ligi gibi spor karşılaşmalarına şirket çalışanları takımlar halinde katılıyor. Şirketin voleybol, futbol, basketbol, yelken ve karting takımları bulunurken, fotoğraf kursu, dalış kursu, yelken kursu ve güvenli motor sürüş kursu gibi hobilere yönelik çalışmalar da yapılıyor. Çalışanlar için organize edilen Kartalkaya ve dalış gezileri ise büyük talep görüyor.

-ANADOLU SİGORTA ÇALIŞANLARINDAN ORKESTRA-

Anadolu Sigorta, çalışanlarına yönelik son birkaç yıldır Şile’de motivasyon etkinliği gerçekleştiriyor. Türkiye genelindeki tüm çalışanların bir araya geldiği organizasyon, gün içerisinde çeşitli aktiviteler, futbol, basketbol, voleybol ve tenis gibi spor turnuvalarıyla geçiyor.

2 ayrı futbol ile basketbol, voleybol ve bowling takımları da bulunan şirketin farklı birim ve kademelerinde çalışanlardan oluşan bir orkestrası da yer alıyor. Amatör bir ruhla başlayan orkestra, geçen 2 yılın ardından artık şirketin özel gecelerinde de sahne alıyor.

Anadolu Sigorta İnsan Kaynakları ve Eğitim’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Filiz Tiryakioğlu, bu tür etkinliklerin şirket içi iletişim ve takım bilincine olumlu katkıda bulunduğunu düşündüklerini, özellikle takım sporlarında gördükleri uzun süreli ve başarılı iş bölümü anlayışı sayesinde katılımcıların, ortak amaç için birlikte mücadele etme kavramını birebir yaşadığını, diğer çalışanlarının da kurum kültürüne ve çalışma arkadaşlarına olan desteklerini net olarak gözlemleyebildiklerini ifade etti.

Garanti Emeklilik’te her yıl tüm çalışanların katılımıyla düzenli olarak gerçekleştirilen ortak hedef toplantısı ve tekne turu gibi sosyal etkinliklerin yanı sıra, fotoğrafçılık, müzik ve spor kulüpleri bulunuyor. Genel müdürlük binası içinde kurulan müzik stüdyosu, şirket müzik grubunun çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Garanti Emeklilik basketbol takımı da, Doğuş Şampiyonlar Ligi ve şirketler arası basketbol ligi olan Business League’de 3 yıldır başarılı sonuçlara imza atıyor.

Anadolu Emeklilik basketbol takımında şirket genel müdürü ve genel müdür yardımcısı, şirket çalışanlarının oluşturduğu müzik grubunda ise yönetim kurulu üyesi ve insan kaynakları birim müdürü bulunuyor. Şirketin yemek kursu ve fotoğrafçılık gezisi gibi faaliyetlerine de birçok şirket yöneticisi katılıyor.

-AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT, EUREKO SİGORTA KULÜPLERİ-

AvivaSA Emeklilik ve Hayat’ın finansal destek sağladığı 10 çalışan sosyal kulübü bulunuyor. Dalış, dans, fotoğraf, yelken, kitap, gezi ve gurme, tiyatro, fun ve pet kulübe üye olan çalışanlar, sağlıklı yaşam sohbetleri, sigarayı bırakma seminerleri, spor ve bowling turnuvaları, yardım kermesleri, yılbaşı ve yaza merhaba partileri, stand-up, sinema, tiyatro organizasyonları da gerçekleştiriyor.

Genel müdürlük binasında bulunan kütüphane, internet kafe ve spor salonu öğle aralarında büyük ilgi görürken, AvivaSA Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Meral Eredenk ve genel müdür yardımcıları aktivitelerin çoğunda yer alıyor.

Eureko Sigorta’da ise çalışanların ilgi alanlarına göre tercih ettikleri 4 kulüp bulunuyor.

Kale Grubu, çalışanlar arasındaki paylaşımı arttırmak, sosyal ve kültürel bütünleşmeyi sağlamak amacıyla 2010 yılında İstanbul ve Çanakkale lokasyonlarında Kültür Sanat Müzik Kulübü, Doğa Kulübü, Etkinlik Kulübü, Çocuk Kulübü, Spor Kulübü, Sosyal Sorumluluk Kulübü ve Kale Club’ı oluşturdu.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND