Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Çalışanlara ‘özel ilgi’ dönemi başladı

Çok uluslu şirketlerin son dönemde çalışanlarını motive etmek ve iş streslerini azaltmak için uyguladığı özel yöntemler Türk firmalarından da ilgi görmeye başladı. Çalışanlara özel ilgi paketinde kişisel gelişim eğitimleri de var, sosyal aktiviteler de. İşte çalışanlarını şımartan şirketlerin yöntemleri…

Şirketlerin, motivasyonlarını artırmak, iş streslerini azaltmak, aralarındaki iletişimi güçlendirmek ve aidiyet hissi oluşturmak amacıyla çalışanlarına yönelik düzenlediği kültür, sanat ve spor aktiviteleri Türkiye’de de her geçen gün çeşitlilik kazanıyor.

Büyüğünden küçüğüne birçok şirketin, tekne turları, outdoor aktiviteler, piknik, konser, dans, spor turnuvaları, günü birlik veya hafta sonu konaklamalı doğa ve kültür gezileri, grand prix, mutfakta yemek-pasta yapma gibi çalışanları için düzenlediği etkinlikler son yıllarda giderek arttı.

Çalışanlar, aktiviteler ile iş dışında birlikte vakit geçirme, farklı departmanlarda görev yapan personel ile kaynaşma, hobi edinme ve hobilerini gerçekleştirme fırsatı bulurken, şirketler de çalışanlarla ilişkilerini güçlendirmeleri açısından önemli olduğunu düşünerek bu tür aktivitelere her geçen gün yenilerini ekliyor.

Spor takımları, müzik stüdyosu, orkestra ve koro da bulunan bazı şirketlerin bünyesinde dans, tiyatro, kitap, fotoğraf, pet, yelken, doğa sporları, DVD, sağlık ve yaşam stili, yamaç paraşütü, halk oyunları, takı-tasarım, havacılık, müzik, su sporları, motosiklet, kış sporları ve off-road gibi çeşitli kulüpler yer alıyor.

Bazı şirketler, çalışanları için spor salonu, sırt-omuz ve boyun masajı uygulaması, diyetisyen hizmeti verirken, gerçekleştirilen aktivitelere şirket yöneticileri de katılıyor.

-MICROSOFT’TAN SIRT-OMUZ VE BOYUN MASAJI UYGULAMASI-

Microsoft Türkiye, geleneksel olarak iftar, yeni yıl yemeği, kick-off, piknik, 23 Nisan ve kutlama yemekleri gerçekleştiriyor. Sosyal Kulüp tarafından da ’’happy hour’’, kültür gezileri ve bazı sanat faaliyetleri organize ediliyor. Yelken, futbol, fotoğrafçılık ve dans kulüpleri ile Scuba Diving, MS Toast Masters Club bulunuyor.

Yakın zamanda sırt-omuz ve boyun masajı uygulamasını devreye alan şirket, uygulama ile teknoloji, ofis ortamı, ergonomik koşullar ve stresin yaratacağı fiziksel etkileri azaltmaya katkıda bulunmayı amaçlıyor.

-BORUSAN’DAN YELKEN KULÜBÜ-

Borusan, çalışanlarının stres atabilecekleri, birbirleriyle kaynaşabilecekleri Okay Yelken Kulübü, Art’a Kalan Zaman Günü ve Fotoğraf Kulübü gibi sosyal etkinlikler düzenliyor.

Okay Yelken Kulübü, Borusan Mannesmann Boru (BMB) çalışanları tarafından Haziran 2010’da kuruldu. BMB’den 27 çalışanın katılımıyla başlayan kulüp, Borusan Grubu çalışanlarından büyük ilgi gördü. Katılımcıların sayısı ikinci eğitim döneminde 80’i, üçüncü eğitim döneminde ise 100’ü buldu. Borusan Grubu şirketleri arasından Borusan Holding, Borusan Mannesmann Boru, Borusan Makine ve Güç Sistemleri ve Supsan’ın yelken takımları bulunuyor.

’’Art’a Kalan Zaman’’ temasıyla hayata geçirilen proje kapsamında holding çalışanları, ayda bir kez bir araya geliyor ve kültür-sanat etkinliklerine katılıyor. Daha çok sergilerin gezildiği etkinlik kapsamında Borusanlılar özel rehber aracılığıyla eserleri daha yakından tanıyor, birlikte kültür ve sanatla iç içe zaman geçiriyor.

Borusan bünyesinde 2009 yılı sonunda kurulan Fotoğraf Kulübü’nün yaklaşık 350 destekçisi bulunuyor. Facebook sayfası, portalı ve Twitter hesabıyla da aktif olan Fotoğraf Kulübü, şimdiye kadar Abant, Kıyıköy, İğne Ada, Yedi Göller, Göynük, Sünnet Gölü ve Sülüklügöl’e geziler düzenledi.

-HALKBANK’TAN TÜRK HALK MÜZİĞİ KOROSU-

Halkbank, çalışanlarına kültür, sanat, spor ve gezi gibi pek çok alanda kendilerini geliştirme, hobi edinme fırsatı bulacakları imkanlar sunuyor.

Bankanın düzenli bir araya gelen faaliyet gruplarından Türk Halk Müziği korosu çeşitli konserler veriyor. Ankara Kuruluşlar Arası Masa Tenisi Ligi’nde mücadele eden masa tenisi takımı ise düzenli antrenmanlarıyla çalışmalarına devam ediyor. Banka, Kültür Vakfı aracılığıyla çalışanlarına tiyatro ve konser gibi bazı etkinlikleri takip edebilmeleri için indirimli bilet sağlarken, gezi organizasyonları, bağış kampanyaları, bowling ve futbol turnuvası etkinlikleri de gerçekleştiriyor.

-FİNANSBANK’TAN FİNCLUB YAŞAM ATÖLYESİ-

Finansbank da çalışanlarının motivasyonlarına katkı sağlamaya yönelik çeşitli kurum içi iletişim faaliyetleri düzenliyor. FinClub Yaşam Atölyesi ile çalışanlar, kendine uygun bir etkinlik bulabiliyor, popüler faaliyetlere piyasa değerinin çok altında bir fiyatla katılım şansı sağlıyor. Aralık 2010 itibariyle 3 bin 853 üyesi bulunan FinClub’da geçen yıl içerisinde 530 aktivite yapıldı ve etkinliklere 23 bin 396 kişi katıldı.

Finansbanklılar, banka bünyesinde faaliyet gösteren çeşitli sosyal kulüpler kapsamında da perküsyon atölyesinden reiki’ye, konserden tiyatroya, kısa film atölyesinden salsaya, kartingten briçe, uçurtma yapımından fotoğrafçılık aktiviteleri gibi hobi eğitimlerine kadar birçok etkinliğe birlikte katılabiliyor.

FinClub Yaşam Atölyesi Kulüpleri; çalışanlara yönelik seminerler dizisinden oluşan Sağlık ve Yaşam Stili Kulübü, sanat ve hobi etkinliklerini içeren Sanat ve Hobi Kulübü, gezi etkinliklerini içeren Gezi Kulübü, konser, ve spor gibi faaliyetleri kapsayan Sosyal Etkinlik Kulübü ile fotoğrafçılık aktivitelerinden oluşan Fotoğrafçılık Kulübü olarak 5 ana başlıkta faaliyet gösteriyor.

-TURKCELL SOSYAL AKTİVİTE GRUBU’NDAN YILDA 365 AKTİVİTE-

Turkcell, grup şirketleriyle birlikte çalışanlara özel pek çok etkinlik düzenliyor. Turkcell Sosyal Aktivite Grubu (TSAG), her yıl yaklaşık 365 aktivite gerçekleştirirken, grup çatısı altında futbol, basketbol, yüzme, yelken, masa tenisi, karting, bowling, bisiklet ve voleybol olmak üzere 9 dalda kurumsal spor takımı bulunuyor. Tüm aktiviteleri gönüllü bir ekip yürütüyor. ’’Yaratıcılıkta sınır tanımayan’’ ekip, ’’hiç sesi olmayanlara’’ şan dersi, sabun yapım ve karpuz seçme kursları, otoparkta nostaljik sinemalar da düzenliyor.

TSAG’ın ’’gün içinde sürpriz ikram’’ konsepti de bulunuyor. Hemen hemen her hafta çalışırken ofisten içeri bir satıcı giriyor ve ’’sürpriz’’ bir yiyeceği satıyor. Bu konseptle bugüne dek salatalık, midye, çiğ köfte, lokma, pilav, kanlıca yoğurdu ve karpuz gibi yiyecekler çalışanlara sunuldu. Çalışanlar için Adriyatik turundan Afrika turuna kapsamlı seyahatler gerçekleştirilirken, şehirlerarası lezzet turlarına katılıp yöresel yemekler tadılıyor, araba ve hıza meraklı olanlar araba sürüş testlerine katılıyor.

Turkcell’de çalışanların oluşturduğu ’’Celloband’’ adında bir müzik grubu da bulunuyor.

-MERCEDES BENZ TÜRK’TEN ’’GRUP DAYIMLAR’’ MÜZİK GRUBU-

Mercedes Benz Türk’te çalışanları mesai saatleri dışında da bir araya getirerek kaynaşmalarını hedefleyen fotoğraf, müzik, dans, kültür, dalış, doğa yürüyüşü, motosiklet, kış sporları, yelken, tiyatro ve off-road kulüplerinde hem bireysel hem de takım aktiviteleri yer alıyor. Fotoğraf Kulübü’nün düzenlediği gezilerde çekilen fotoğraflar şirket içerisinde gerçekleştirilen bir sergide çalışanlar ile paylaşılıyor.

Şirket çalışanlarından oluşan ’’Grup Dayımlar’’ müzik grubu, şirket dışında çeşitli organizasyonlar düzenlerken, sosyal kulüpler bünyesinde tüm çalışanlara dans, gitar, tenis, pilates, yoga dersleri ve fitness salonu imkanı sunuluyor. Sosyal kulüp aktivitelerinin yanı sıra, 2 yılda bir bahar turnuvası düzenleniyor. Turnuvalarda çalışanlar futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç ve squash branşlarında yarışıyor.

Hoşdere Spor Salonu’nda düzenlenen spor okullarına her yıl yaklaşık 300 çalışanının çocuğu katılıyor.

Otokoç Otomotiv, geçen yıl gerçekleştirdiği bölgesel toplantılarda yeni bir organizasyonun start’ını verdi. Uluslararası Formula 1 yarışlarından esinlenerek hazırlanan Otokoç Otomotiv Grand Prix’de, beyaz-mavi yaka karmasından oluşan ekipler tasarımı kendilerine ait araçlarla en uzun mesafeyi kat etmeye çalıştı. Yarışma, Anadolu genelinde etaplar halinde düzenleniyor.

Aygaz ve Opet çalışanlarının katılımıyla 2004 yılında çalışmalarına başlayan Aygaz-Opet Türk Müziği Korosu, klasik Türk müziğine gönül veren çalışanları buluşturmak, bu hobilerini gerçekleştirmeleri için fırsat yaratmak, iç iletişimi ve çalışan motivasyonunu artırmaya katkı sağlamak amacıyla kuruldu. TRT Ankara Radyosu sanatçılarından Coşkun Açıkgöz yönetiminde çalışmalarına devam eden koro Aygaz-Opet ve diğer Koç Grubu çalışanlarından oluşuyor. Yaklaşık 30 kişilik koro ekibinde şirketlerin çok farklı departmanlarından katılımcılar mevcut.

-BSH’DAN SOKAK KULÜPLERİ-

BSH’ın SOKAK adını verdiği sosyal ve kültürel etkinlik kulüpleri kapsamında tiyatro, dans, halk oyunları, fotoğrafçılık ve yamaç paraşütü gibi 8 ayrı kulüp bulunuyor. Yılda 3 kez düzenlenen ve icra kurulunun da katıldığı ’’happy hour’’ buluşmaları, kurumsal spor etkinlikleri, ayın çalışanı programı, inovasyon teşvik ödülleri, piknikler ve yılbaşı partileri bu amaçla hayata geçirilen uygulamalardan bazılarını oluşturuyor.

SOKAK kulüpleri (takı-tasarım, havacılık, yelken, fotoğrafçılık, tiyatro, dans, halk oyunları, müzik, su sporları) tüm yıl boyunca yaptıkları çalışmaları yılda bir defa düzenlenen SOKAK haftasında tüm şirket çalışanları ve üst düzey yöneticilere sergiliyor. Müzik, halk oyunları ve tiyatro kulübü üyeleri SOKAK haftasının dışında da ’’happy hour’’, yılbaşı partisi ve bayi toplantısı gibi şirketin düzenlediği etkinliklerde de sahne alıyor.

-’’KİŞİSEL GELİŞİMLERİNİ HIZLANDIRIYORLAR’’-
BP Türkiye, çalışanlarına yönelik gerçekleştirdiği sosyal, kültürel ve sportif aktivitelerini 2002’den bu yana BP Sosyal Grubu (BPSG) çatısı altında hayata geçiriyor.

Çalışanlarına pilates, kondisyon, koşu, yürüyüş gibi düzenli spor yapma imkanı veren BP Türkiye binası içindeki salonda tam ve yarı zamanlı profesyonel spor eğitmenleri/rehberleri bulunuyor. BP Türkiye çalışanları futbol ve basketbol turnuvaları düzenlerken, BP ve Castrol çalışanlarından oluşan basketbol takımları ise 2011 Kurumsal Basketbol Ligi’nde müsabakalara katılıyor.

-BAT TÜRKİYE’DEN SCUBA-

British American Tobacco (BAT) Türkiye bünyesinde FunCO adı verilen bir etkinlik ekibi bulunuyor. 2006’da ufak partiler, fotoğraf kursu ve yoga gibi hobilere yönelik organizasyonlar ile yola çıkan FunCO, bünyesindeki gönüllüler sayesinde çalışanların talep ettiği, katılmayı arzu ettiği her alanda aktiviteler düzenliyor. Bunların arasında çeşitli periyotlarda şirket çalışanlarını bir araya getiren kutlamalar, piknikler, iftar yemekleri, mangal partileri bulunuyor. Şirketin müzik grubu ise İstanbul’da çalışanlara konserler veriyor.

Dragon Boat, kurumsal oyunlar ve şirketler ligi gibi spor karşılaşmalarına şirket çalışanları takımlar halinde katılıyor. Şirketin voleybol, futbol, basketbol, yelken ve karting takımları bulunurken, fotoğraf kursu, dalış kursu, yelken kursu ve güvenli motor sürüş kursu gibi hobilere yönelik çalışmalar da yapılıyor. Çalışanlar için organize edilen Kartalkaya ve dalış gezileri ise büyük talep görüyor.

-ANADOLU SİGORTA ÇALIŞANLARINDAN ORKESTRA-

Anadolu Sigorta, çalışanlarına yönelik son birkaç yıldır Şile’de motivasyon etkinliği gerçekleştiriyor. Türkiye genelindeki tüm çalışanların bir araya geldiği organizasyon, gün içerisinde çeşitli aktiviteler, futbol, basketbol, voleybol ve tenis gibi spor turnuvalarıyla geçiyor.

2 ayrı futbol ile basketbol, voleybol ve bowling takımları da bulunan şirketin farklı birim ve kademelerinde çalışanlardan oluşan bir orkestrası da yer alıyor. Amatör bir ruhla başlayan orkestra, geçen 2 yılın ardından artık şirketin özel gecelerinde de sahne alıyor.

Anadolu Sigorta İnsan Kaynakları ve Eğitim’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Filiz Tiryakioğlu, bu tür etkinliklerin şirket içi iletişim ve takım bilincine olumlu katkıda bulunduğunu düşündüklerini, özellikle takım sporlarında gördükleri uzun süreli ve başarılı iş bölümü anlayışı sayesinde katılımcıların, ortak amaç için birlikte mücadele etme kavramını birebir yaşadığını, diğer çalışanlarının da kurum kültürüne ve çalışma arkadaşlarına olan desteklerini net olarak gözlemleyebildiklerini ifade etti.

Garanti Emeklilik’te her yıl tüm çalışanların katılımıyla düzenli olarak gerçekleştirilen ortak hedef toplantısı ve tekne turu gibi sosyal etkinliklerin yanı sıra, fotoğrafçılık, müzik ve spor kulüpleri bulunuyor. Genel müdürlük binası içinde kurulan müzik stüdyosu, şirket müzik grubunun çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Garanti Emeklilik basketbol takımı da, Doğuş Şampiyonlar Ligi ve şirketler arası basketbol ligi olan Business League’de 3 yıldır başarılı sonuçlara imza atıyor.

Anadolu Emeklilik basketbol takımında şirket genel müdürü ve genel müdür yardımcısı, şirket çalışanlarının oluşturduğu müzik grubunda ise yönetim kurulu üyesi ve insan kaynakları birim müdürü bulunuyor. Şirketin yemek kursu ve fotoğrafçılık gezisi gibi faaliyetlerine de birçok şirket yöneticisi katılıyor.

-AVIVASA EMEKLİLİK VE HAYAT, EUREKO SİGORTA KULÜPLERİ-

AvivaSA Emeklilik ve Hayat’ın finansal destek sağladığı 10 çalışan sosyal kulübü bulunuyor. Dalış, dans, fotoğraf, yelken, kitap, gezi ve gurme, tiyatro, fun ve pet kulübe üye olan çalışanlar, sağlıklı yaşam sohbetleri, sigarayı bırakma seminerleri, spor ve bowling turnuvaları, yardım kermesleri, yılbaşı ve yaza merhaba partileri, stand-up, sinema, tiyatro organizasyonları da gerçekleştiriyor.

Genel müdürlük binasında bulunan kütüphane, internet kafe ve spor salonu öğle aralarında büyük ilgi görürken, AvivaSA Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Meral Eredenk ve genel müdür yardımcıları aktivitelerin çoğunda yer alıyor.

Eureko Sigorta’da ise çalışanların ilgi alanlarına göre tercih ettikleri 4 kulüp bulunuyor.

Kale Grubu, çalışanlar arasındaki paylaşımı arttırmak, sosyal ve kültürel bütünleşmeyi sağlamak amacıyla 2010 yılında İstanbul ve Çanakkale lokasyonlarında Kültür Sanat Müzik Kulübü, Doğa Kulübü, Etkinlik Kulübü, Çocuk Kulübü, Spor Kulübü, Sosyal Sorumluluk Kulübü ve Kale Club’ı oluşturdu.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Spor Dünyasından Resimli Şampiyon Sözleri

spor dünyası sözleri, şampiyonluk, şampiyon sözleri mümin sekman, şampiyon sözleri kitap, şampiyon sözleri, şampiyon

Şampiyon Sözleri Mümin Sekman tarafından yazıldı. Dünya şampiyonlarının hayat ve sporda başarı üzerine 1250 tavsiyesinin bulunduğu Şampiyon Sözleri kitabından sizler için en güzel ve motivasyon sağlayıcı sözleri seçtik.

Zorlu Zamanlarda Motivasyonu Arttıran Fikirler!..

ŞAMPİYON SÖZLERİ ARKA KAPAK YAZISI

Zorlu Zamanlarda Motivasyonu Arttıran Fikirler!..

SPOR DÜNYASINDA BAŞARILI OLMAK

Pes etmeyi bir kez öğrendin mi alışkanlığa dönüşür.

Vince Lombardi

Kan, ter ve saygı. İlk ikisini verir, sonuncuyu kazanırsın.

Dwayne Johnson

Yapmadığın atışları asla sayıya çeviremezsin.

Larry Bird

Zayıf olana herkes acır, “kıskanılmak” ise çabayla kazanılır.

Arnold Schwarzenegger

Olduğun yerden başla. Elindekini kullan. Yapabildiğini yap.

Arthur Ashe

Bir olimpiyat şampiyonu, size birebir başarı koçluğu yapsa ne kazanırdınız? 

Lazer gibi odak, çelikten bir irade ve ateşli motivasyon! 

Dünya şampiyonlarının hayat ve sporda başarı üzerine 1250 tavsiyesi bu kitapta. Şampiyonlar şöhret, servet, kudret, marifet, zafer ve hezimet üzerine hayat dersleri veriyor. Hayatın zorlu “unvan maçları”na çıkarken, mücadele gücünüzü artıracaklar. 

Bu kitap şampiyon sporcular kadar, işinin şampiyonu olanlar için. Hayatın olimpik mücadelesinde yarışan CEO’lar, TUS adayı doktorlar, genç girişimciler veya üniversite adayları “zorlu zamanlarda güçlendiren fikirler” bulacak.

“Yetenek yoksulun servetidir,” der John Wooden. Yeteneği şöhrete, şöhreti servete, serveti kudrete, kudreti de daha büyük başarıya çevirmenin sistemini keşfedeceksiniz. 

Şampiyonluk bir zihin durumudur. Kazanmak için oynamak bir dünya görüşüdür. İnsan kendi hayatının şampiyonu olabilir. İçinde ve işinde “şampiyon zihniyeti inşa etmek” isteyenlere en kapsamlı kaynak…

Kitapta Muhammed Ali’den Pele’ye, Tiger Woods’tan Michael Jordan’a, Katarina Witt’ten Bruce Lee’ye, Roger Federer’den Ronaldo’ya alanın en iyileri kişisel sırlarını ve profesyonel sistemlerini anlatıyor. Çoğu kazanma taktiği Türkçeye ilk kez çevrildi. Türkiye’nin “başarı yazarı” Mümin Sekman da efsanelerin başarı sistemini analiz etti.

Hayatı bir şampiyon gibi yaşamak isteyenler ve şampiyonluktan başka bir hayat düşünemeyenler için… Daha ileriye, daha yükseğe, daha güçlü ve daha hızlı!

Okumaya devam et

MAKALE

Evlat edinilen çocuklar ve güvenli bağlanma süreci

yakın ilişkiler, evlat edinme, evlat edinilen çocuklar, çocuk, bağlanma

Evlat edinilen çocuklar, diğer çocukların uğraşmak zorunda kalmayacağı deneyimler yaşıyorlar. Bu deneyimler, evlat edinilen çocuklarda kaygı veren davranışlara yol açabilir. Peki, bu durumu nasıl baş edebiliriz? İşte yanıtı…

Evlat Edinilen Çocuklarda Bağlanma

Bağlanma teorisini ortaya atan John Bowlby’e göre bir çocuğun birine bağlanması; korktuğu, yorgun ya da hasta olduğu durumlarda özel olarak o kişinin yakınında ve o kişiyle iletişim içinde olmak istemesi anlamına geliyor1. Çocukların bağlanma stilleri güvenli, güvensiz (kaygılı veya kaçınmacı) ve düzensiz-güvensiz olmak üzere üçe ayrılıyor1. Ebeveynlerine güvenli bağlanan çocuklar, hem etraflarındaki dünya üzerinde bir etkileri olduğuna dair kendilerine hem de kişilerarası ilişkilerinde ebeveynlerine güveniyorlar1. Bu sayede problem çözme yeteneklerine daha fazla güvenen çocuklar, daha özgür bir biçimde dünyayı keşfedebiliyorlar1. Buna karşılık güvensiz bağlanan çocuklar gelişimleri boyunca bu keşif süreçlerini güvenle gerçekleştiremedikleri için daha fazla sorun yaşayabiliyorlar. Özellikle düzensiz-güvensiz bağlanan çocuklarda davranış bozuklukları ve psikopatoloji görülme olasılığı daha yüksek oluyor1.

Yapılan araştırmalarda evlatlık çocuklarda daha sık güvensiz ve düzensiz-güvensiz bağlanma stilleri, ideal olmayan çocuk-ebeveyn ilişkileri, tepkisel bağlanma bozukluğu ve rastgele arkadaşlık davranışları olduğu görülüyor1, 3, 4, 5. Evlat edinilmiş çocukların arasında güvensiz-düzensiz bağlananların fazla olmasına aslında bu grupta yetimhanede yetişmiş çocukların sayısının daha çok olması sebep oluyor. Çünkü yetimhanelerden çıkmış evlatlık çocuklar, çok küçük yaşta biyolojik ebeveynlerinden ve yetimhanede karşılaştıkları bakıcılardan sürekli ve sık sık ayrılmak zorunda kalıyorlar1, 4. Temel ebeveyn bakımından yoksun kalmanın getirdiği stres, çocukların beyinlerinin stresle baş etmeyi sağlayan bölümünün diğer çocuklarınkine göre daha farklı çalışmasına ve strese uygun tepki verilmesini sağlayan kortizol hormonunun daha az salgılanmasına sebep oluyor8. Bu işlevsel farklılıklar, çocuklarda zihinsel hastalıklar görülmesine ya da strese yeterince uygun tepki veremedikleri için gençliklerinde daha riskli davranışlar sergilemelerine yol açabiliyor8.

Yetimhaneden çıkıp evlat edinilen çocuklarda yeni ebeveynlerle bağlanmanın oluşabilmesi ve çocukların işlevselliklerinde buna bağlı olumlu gelişmeler görülebilmesi için çocuk ile ebeveyn arasındaki ilişkinin çocuğun önceki bakıcılarıyla olan ilişkisinden farklı olarak stabil, tutarlı ve kaliteli olması gerekiyor. Yapılan bir araştırmada hayatlarının ilk yıllarını yetimhanede sık sık bakıcı değiştirerek geçirmiş çocukların -en uzunu dokuz ayda olmak üzere- %40’ının ilk 3 ay içinde yeni ebeveynlerine bağlandıkları görülüyor5. Ancak çocuklarda bu şekilde bağlanma davranışlarının gözlenmesi, bağlanma stillerinin kesin olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Romanya’daki yetimhanelerde yetiştikten sonra evlat edinilmiş çocuklarla yapılan bir araştırmada, Kanadalı çocuklar ve dört aylıktan önce evlat edinilmiş çocuklara kıyasla araştırılan grubun belirgin bir kısmının yeni ebeveynlerine daha güvensiz bağlandıkları ortaya çıkıyor6. Bu durum elbette çocukların evlat edinilmeden önce karşılaştıkları, bakıcılar tarafından ihmal edilmek gibi kötü deneyimlere oldukça bağlı.

Yetimhanedeki koşullardan ötürü güvensiz bağlanmaya yatkın olan bu çocukların yeni ebeveynleriyle güvenli bir bağ kurmaları zor görünüyor ancak imkansız değil. Bowlby’ye göre çocukların hayatlarındaki ilk beş yılda karşı karşıya kaldıkları ebeveynlik davranışlarının hassasiyetindeki değişimler, çocukların bağlanma stillerinde ve dünyaya bakış açılarında iyi yönde bir değişim sağlayabiliyor4. Yapılan araştırmalarda bir yaşından önce evlat edinilen çocukların biyolojik ebeveynleriyle yetişen çocuklarla aralarında bağlanma stilleri açısından kayda değer bir fark olmadığı görülüyor4, 6. Genel olarak, evlat edinilme yaşı ile bağlanma stilinin iyi yönde değişmesinin zorluk seviyesinin paralel gittiği düşünülüyor2. Bu duruma sebep olarak bir yaşından küçük çocukların yetimhanelerin kötü şartlarına uzun süre maruz kalmadan ve henüz bağlanma sistemleri gelişmekteyken yeni ebeveynleri tarafından bakım görmeye başlamaları görülüyor6. Ancak aynı paralellik düzensiz-güvensiz bağlanma stiliyle evlat edinilme yaşı arasında bulunmuyor, yaştan bağımsız olarak düzensiz-güvensiz bağlanma stili genellikle yoğun bir şekilde kötü muameleye maruz kalma sonucu oluştuğu için değişmesi de daha zor oluyor4.

Bu istisna göz ardı edildiğinde, evlatlık edinilen çocukların, biyolojik ebeveynleri tarafından yetiştirilen çocuklar gibi bağlanma stillerinin onları evlat edinen anneleriyle oldukça benzer olduğu görülüyor7. Yapılan uzun soluklu bir çalışma da erken ve orta çocukluk dönemlerinde annelerin çocuklarına gösterdiği hassas davranışların çocukların erken yetişkinliklerindeki bağlanma algıları üzerinde olumlu etkisi olduğunu ortaya koyuyor3. Bunun yanı sıra aslında ebeveynlerden en az birinin bile güvenli bir dünya görüşüne (state of mind) sahip olması, çocukların evlat edinilmeden önce yaşadığı travma ve mahrum kalmışlığa karşı koruma görevi görebiliyor7. Yani her ne kadar bağlanma stillerinin güvenliye dönmesi zor gibi görünse de geç evlat edinilen çocukların bile kurumların bakımı altından çıkıp sabit, korumacı ve ilgi gösteren bir aile tarafından bakım görmeleri sosyal ilişkilerinden bilişsel kapasitelerine ve zihinsel sağlıklarına kadar hayatlarının birçok alanındaki gelişimlerinde olumlu etkiler yaratıyor.

Yazan: Rengim Lal Kılavuz
Düzenleyen: Dr. Gizem Sürenkök
Kaynak: www.yakiniliskiler.com

Okumaya devam et

MAKALE

Müşteri memnuniyeti için öneriler

satın alma deneyimi, satın alma, pazarlama, müşteri, marka

Markalar müşterilerine iyi bir satın alma deneyimi yaşatmayı hedefler. Fakat maalesef bu konuda başarılı olan pek az şirket var. Peki, bu durum tam tersine nasıl çevrilir? İşte yanıtı…

İyi Müşteri Deneyimi Yaşatmak Neden Çok Zor?

İnsanın bir markayla ilişkisi sadece o ürünü kullandığı zaman yaşadıklarından ibaret değildir. Bilgi edinmek için internetten yaptığı araştırmalarla başlayan süreç; çağrı merkezi görevlileriyle konuşmalar, satın alma sırasında satıcıların tavırları ve satın alma yolculuğu sonunda yaşadıklarının toplamından oluşan bir marka deneyimidir.

Kısacası müşteri ve marka arasındaki ilişki bu “gerçeklik anlarında” yaşanan tüm adımları içerir.

Rekabetin gerisinde kalmamak için şirketlerin bu gerçeklik anlarının her birini incelemesi ve satın alma yolculuğunun her aşamasını müşteri için kolaylaştırması gerekir. Bunun için insanların motivasyonlarını, yapmak istediklerini anlayıp sonra da markayla ilişkiye girdiklerinde yaşadıkları zorlukları giderecek çözümler üretmesi lazımdır.

Bugün -maalesef- büyük şirketlerin birincil sorunu müşterilerin gerçekten ne istediklerini anlayamamalarıdır. Satın alma deneyimini iyileştirmek için bir araya gelen yöneticiler, çoğu zaman empati güçlerini kaybederler. Tüketicilerin de kendileri gibi insan olduğunu unuturlar. Çamaşır makinesi üreten bir şirket yöneticisi müşteri deneyimine odaklanmak yerine satış noktalarında yaşanan şirket sorunlarına odaklanır. Oysa her marka yöneticisi, günlük hayatta bir başka markanın tüketicisidir. Özel hayatında; o da yaptığı alışverişten şikâyet eden, aldığı ürünün fiyatından yakınan, gereğinde memnun kalmadığı ürünü iade eden olağan bir müşteridir. Fakat yönetici şapkasını giyip kurumsal bir kimliğe büründüğünde düşünceleri ve davranışları değişir. Müşterilerinin çamaşır yıkamakla ilgili gerçek sorunlarını çözmek yerine sosyal projeler üretmeye, toplumsal konulara duyarlılık kisvesi altında konu dışı alanlara kafa yormaya başlar. Tüketicinin bugünkü ihtiyaçlarını çözmek yerine ilgisiz konulara öncelik verir. Kendi kişisel hedeflerine veya kendi departmanının önceliklerine odaklanır.

Benzer şekilde müşteri deneyimini iyileştirmek için uluslararası danışmanlık şirketlerine büyük projeler yaptıran şirketler bile çoğu zaman kendi tüketicilerinin (müşterilerinin) ihtiyaçlarına yalın çözümler üretmek yerine mevcut sorunları daha da karmaşıklaştırırlar.

Oysa tüketiciler markaların vaat ettiklerini hakkıyla yerine getirmesini beklerler.

Dijitalleşmeyle, bugün pazarlama disiplini bir evrim geçiriyor. Satın alacağı ürünü internetten iyice araştıran, tüketici yorumlarını didik didik okuyan yeni nesil müşteriler markaların önüne farklı taleplerle gelmekte. Bütün şirketlerin bu talepleri iyi anlamaları, analiz etmeleri ve bunlara çözüm üretmeleri şart. Aksi takdirde bugünün insanına zorla iteleyerek ürün veya hizmet satmak mümkün değil.

Son yıllarda hayatımıza giren Inbound Pazarlama, modern insanın beklentilerine karşılık veren bir felsefeyi benimser. Yaklaşımı, dijital ortamda edindiği bilgi ile güçlenen modern müşterinin (tüketicinin) yapmak istediğini anlamak ve ona yol göstermektir. Inbound Marketing felsefesi eski usul yöntemler kullanarak, ısrarla bir ürün veya hizmeti zorla satmaya çalışan pazarlama anlayışının tam tersidir.

Inbound Marketing’in hedefi, markayı insanlara itelemek yerine onları markaya çekmek ve gönüllü bir şekilde markadan alışveriş yapmalarını sağlamaktır.

Inbound Pazarlama yöntemini uygulamak isteyen yöneticilere önerilerim şunlardır:

  • Markanın odağına insanı koy. Onun ne yapmak istediğini, amacını anla. Tüketicilerini veya müşterilerini “persona”lar ile tanımlayabilir, onları segmentlere ayırabilirsin ama unutma ki her biri senin benim gibi gerçek birer insandır. Dolayısıyla markanın müşterisinin önce insan sonra tüketici olduğu hatırla.
  • İnsanlar her gün kendilerine zorla bir şeyler satmaya çalışan yapışkan satıcılardan bıktı. Bu nedenle Web sitene ya da mağazana gelen insana hemen satış yapmaya çalışma. Onun ihtiyaçlarını anlayabilmek için sorman gereken bütün soruları sor. Ona bilgi vermekte cömert ol. Kendini bir satıcı gibi değil, o insana yardım etmek için görevlendirilmiş bir yetkili gibi gör.
  • Alışveriş yapan her insanı tedirgin eden birçok konu vardır. Yanlış ürüne veya hizmete para harcamak, verdiği karardan dönememek, satın aldıktan sonra markanın ilgisiz kalacağından endişe etmek… Bunlar insanların “acı noktalarıdır”. Her sektörde insanların markalardan alışveriş yaparken karşı karşıya kaldıkları sayısız acı noktası vardır. Kendi markan için bunların hepsini listele ve bunlara çözüm üret. Bugün Amazon, insanların bütün acı noktalarını çözdüğü için dünyada 1 numara olmuştur.
  • Eğer böyle davranırsan insanlar senin markana güven duyacak ve alışveriş yapmaya gönüllü olacaklardır. Markanı kendilerine zorla satış yapmaya çalışan diğer markalardan ayrı bir yere konumlayacaklardır.
  • Satın alma yaptıktan sonra senin markanla ilişkiye devam edecekler, kendi çevrelerine markanı tavsiye edeceklerdir.
  • Bütün bunları hayata geçirmek ve insanlara iyi bir alışveriş deneyimi yaşatmak için dijital teknolojileri hakkıyla kullan.

Dijital çağda istediği bilgiyi edinebilen, önünde sayısız seçenek olan, istediği markadan alışveriş yapabilen modern insana hitap edebilmek, onu markana çekebilmek, onun aklını ve gönlünü kazanabilmek, onun senin markandan can-ı gönülden alışveriş yapmasını sağlamak için gerekli dijital dönüşümü gerçekleştir.

Bu dijital dönüşümü gerçekleştirmeyen markaların bugünün dünyasında iyi bir alışverişçi deneyimi yaşatmaları ve ayakta kalmaları mümkün değil.

Yazar: Temel Aksoy
Kaynak: www.temelaksoy.com

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND