Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Bir fikirle hayatları değişti

İş dünyasına adım attıklarında buna hiç hazır değillerdi… Ne yeterince tecrübeleri, ne de yatırım sermayeleri vardı… Destekcileri az, ‘yapamazsın’ diyenleri çoktu… Ancak onlar vazgeçmedi. İşte gazeteci Tuluhan Tekelioğlu’nun kaleminden bir fikirle yola çıkıp hayatlarını değiştiren 3 kadının başarı öyküsü…

Korkmadılar, başardılar

 

Kadının gerçek özgürlüğü iş dünyasına adım atmasından geçiyor. Bu sayfadaki üç yürekli insanın hikayesini okuduğunuzda kadınların istediklerinde, neler yapabileceğine tanık olacaksınız. Kadınların potansiyelini fark eden üç kurum, birbirinden yaratıcı projelerle “Haydi kadınlar iş hayatına,” dedi

ÇİÇEK ALTUNTAŞ (55)
LAVAŞI MARKALAŞTIRACAĞIM

13 yaşında evlenmişsiniz… 
– Tokatlıyım, ayağın sandalyede yere değdi mi, evlendiriyorlardı kızları. Ailemin maddi durumu iyi değildi. Babam 13 yaşımda beni amcaoğluna verdi. 55 yaşımdayım. 40 yaşında oğlum, altı da torunum var. Hepsine ben bakıyorum. Kocama da! Bizde ölüm var, boşanmak yok. Kadınlar korkmasınlar, hiçbir erkekten korkmasınlar ama çalışsınlar alın teriyle. 

– İstanbul’a ne zaman geldiniz? 
– 40 sene oldu. Eşim belediyede arşiv memuruydu. Kocamdan gizli ev temizliğine giderdim, çalışmamı istemezdi. Çocuklarımı okuttum, büyüttüm. Sonra eşimi karşıma alıp konuştum. Çocuklarıma daha iyi eğitim sağlamak için çalışmam lazımdı. En iyi bildiğim iş gözleme yapmaktı. Önce Taksim’de gözleme yapmaya, sonra bu lavaş işine başladım. Şimdi birlikte çalıştığım Emine Hanım’la tanıştım. Bana mikrokrediyi anlattı. Beş kadın bir araya gelip Turkcell’den kredi isteyebiliyormuş. Toplandık, başvurduk. 

– Eşinizi nasıl ikna ettiniz kredi almaya? 
– O kadar seneden, o kadar dayağını yedikten sonra artık önemsemiyorum söylediklerini. Kendime güvenim vardı. İlk olarak 500 lira çektim. Hemen hamur makinesi aldım. Ondan sonra 1500 lira çektim, hamur açma makinası aldım. Şimdi bakkallara, marketlere, kebabçılara lavaş satıyoruz. Yetiştiremiyoruz. Allah’a şükür işlerimiz çok iyi. Günde 2 binin üzerinde lavaş yapıyoruz. Ben lavaşı markalaştırmak istiyorum. 

– Korktunuz mu ‘Ya krediyi geri ödeyemezsem,’ diye? 
– Niye korkayım? Gücüm kuvvetim yerinde. Birine gider iş yaparım, evini temizlerim. Çalışma gücüm olduktan sonra hiçbir şeyden korkmam. 

– Hayaliniz nedir şimdi? 
– Daha büyük bir yer açmak istiyorum, çok eksiğimiz var. İki tandırım daha olsa, çok iş yaparım. Sabah 06.00’da geliyorum, bazen gece 24.00’e kadar çalışıyorum. Çocuklarımı kuru ekmekle büyüttüm. Kadınlara diyorum ki; yılmasınlar. Güngören’de kredi alan 50 kadın var. Kocalarından korkuyorlardı ‘Ben parayı çeksem, ödeyemezsem ne yaparım?’ diye. Çok şükür hepsi kredisini ödüyor.

– Rest çekmiyor musunuz eşinize? ‘Ben çalışıyorum, sen oturuyorsun,’ diye. 
– Bizde ölüm var, boşanmak yok. Ne olursa olsun çocuklarımın babasıdır. Gençken, kocamdan korkuyordum. Dayak yediğim zaman üç gün ağlıyordum, yemek yemiyordum. Baktım olan bana oluyor. İçine atıyorsun, kimse yok arkanda. Annen yok, baban yok. Kimse sahip çıkmıyor. Ama gücün olunca herkes senin yanında. 

EKONOMİYE KADIN GÜCÜ
Turkcel’in ekonomik üretime başlamak ya da işini büyütmek isteyen dar gelirli kadınlar için TİSVA (Türkiye İsrafı Önleme Vakfı) işbirliğiyle başlattığı Ekonomiye Kadın Gücü projesi şu anda 55 bin kadına ulaştı. Dileyen herkesin dar gelirli kadınlara bir yıl vadeli borç vermesi mümkün. www.ekonomiyekadingucu.com sitesi maddi kaynak ihtiyacı içinde olan kadınlarla borç veren melek yatırımcıları buluşturuyor. Sitede kadınların öykülerine ulaşmak ve seçilen girişimciye kredi kartıyla borç verebilmek mümkün. Ayrıca FON yazıp 5886’ya SMS gönderirseniz, kadınlara mikrokredi olarak verilmek üzere proje havuzuna 5 TL bağış yapmış oluyorsunuz. Mikrokredi almak isteyen kadınların tek yapmaları gerekense, beş ihtiyaç sahibi kadının bir araya gelerek TİSVA’ya başvurmaları ve girişim fikirlerini anlatmaları. 

AZİZE KARATAŞ (29)
SORGULAYAN SİSTEM YARATTIM

– Risk içeren tüm sektörlerin kullanabileceği bir database yaratmışsınız. Çok tebrik ederim. Türkiye’de ilk mi? 
– Evet. Ben lise mezunuyum. Bilgisayarla ilgili bir eğitim almadım. Mersin’de yaşıyorum. Üç yıl önce bir araç kiralama şirketi kurdum. Üç araba ile başladım, üç yıl içinde 12 araba oldu. Mersin’de bu işi yapan tek kadındım. Müşteri geldiğinde ‘Patronu çağırır mısınız?’ diyordu. ‘Patron benim,’ dediğimde çok yadırgıyorlardı. Şirketimin adını Mersin Asya Rent A Car koydum. Asya, benim çok sevdiğim yeğenim. 

– Motordan anlıyor musunuz? 
– Erkeklerin anladığı kadar. Eşim de sağ olsun, çok büyük destekçim oldu. İlk zamanlar araçların bakımını, temizliğini bizzat yaptı. 

– Projeniz birinci oldu. Nasıl buldunuz bu fikri? 
Bu, tamamen tesadüf. Ben Vodafone kullanıcısıyım. Böyle bir yarışma olduğunu bilmiyordum. Bir gün telefonuma mesaj geldi ‘Teknolojiyi kullanarak bir iş projesi geliştirdiyseniz, gönderin,’ diyordu. Araçlarım Suriye’ye gitmiş, kaybolmuştu. Daha kredi borçlarını ödüyordum. Üzerinde uzun süredir çalıştığım müşteri sorgulama sistemini heyecanlı bir şekilde gönderdim. ‘312 başvurudan, 18 ön adayımızdan birisiniz, asıl jüriye sunum yapacaksınız,’ dediler. Daha önce hiç sunum yapmamıştım. İnternetten sunumun nasıl yapıldığını araştırdım. Ali Sabancı, Faruk Eczacıbaşı, Serpil Yılmaz, Hakan Çelik, Serpil Timuray’ın önünde sunum yapacaktım. Ve ben uçağı kaçırdım. Tam yıkım oldu. 10 gündür bu iş için uğraşıyorum. Uçak kaçtı. Sağ olsun Kadın Girişimcilik Derneği’nde Doğa Tamer var, çok yardımcı oldu. Bir sonraki uçakla jürinin değerlendirmesinin sonuna yetiştim. 

-Müşteri Sorgulama Sistemi nedir? Nasıl keşfettiniz? 
Biz araçlarımızı GPRS sistemi ile takip ediyoruz ama problem yaşadığımız çok müşteri oldu. Arabalarım Suriye’de kayboldu. Sadece benim değil, Mersin’de 180 arabanın Suriye’ye götürüldüğü biliniyor. Ciddi zarara uğradım. Bir şeyler yapmalıydım. Nasıl bankaya gittiğinizde TC kimlik numarasından sorgulanıyorsunuz, müşteri kara listede mi diye, onun gibi bir sorgulama sistemi düşündüm. Öncelikle kişiyi üye yapıyoruz, bir kullanıcı adı ve kodu veriyoruz. Emniyet müdürlüğüyle temasa geçtim. Kişilerin kişilik haklarını zedelemeden o kişilerin sorgulamasını yapabiliyorsunuz. Web sayfamızı oluşturdum. Mersin genelinde küçük küçük başladıkAdı www.coplukcenter.son.com.tr. 

TEKNOLOJİDE KADIN HAREKETİ
Ekonominin sürdürülebilir gelişiminde kadınların değerini göstermek için yola çıkan Türkiye Vodafone Vakfı, Teknolojide Kadın Hareketi projesi yarışmasını başlattı. Amaç kadın girişimciler arasında teknolojiyi yaratıcı projelerde kullananları ortaya çıkarmak. Yarışmanın ilk yılında 312 katılımcıdan üç proje hibeye layık görüldü. Ön elemeye kalan 18 kadına İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Antep’te teknoloji eğitimleri verildi. Vakfı tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı himayesinde, KAGİDER ve Türkiye Bilişim Vakfı işbirliğiyle yürütülen çalışma, kadınların teknolojik iş fikirlerini hayata geçirmeleri için, cansuyu sermayesinin verildiği ilk sosyal sorumluluk projesi. 

SELNUR AYSEVER (35)
EKOBÜSTEN FİLO KURACAĞIM

– Bütün Ataşehirliler sizi tanıyor. Ekobüs fikrini nasıl buldunuz?
– Bu fikir aslında benim hayatımı değiştirmeye karar verdiğim anda doğdu. Ataşehir Belediyesi’nde çağrı merkezinde çalışıyordum. Coca Cola’nın kadın girişimciler yaratmak için Fikrim Artık İşim adlı bir proje başlattığını duydum. ‘Eğer eğitimlere katılırsanız, siz de projeye başvurabilirsiniz,’ dediler. Bu hayatımın kırılma noktasıydı. Kızım dört buçuk yaşında. Onu altı aylıkken organik ürünlerle beslemeye başlamıştım. Her hafta sonu Feriköy’deki organik pazara gidip alışveriş yapardım. Fakat benim pazara ulaşımım çok zor ve zahmetliydi. Ekobüs fikrini kızımdan aldığım ilhamla gerçekleştirdim. Hedefim ekobüslerden bir filo yaratmak. İstanbul Ticaret Odası’nda 10 gün boyunca uygulamalı girişimcilik eğitimi aldık. 250 kadındık. 

– Eşiniz sizinle gurur duyuyor olmalı. 
– Boşandık. Kızım bir buçuk yaşındaydı ayrıldığımızda. 15 yıl boyunca çeşitli sektör ve firmalarda çalıştım ama hiçbir yere sığamadım. Her zaman işimi kendim yönetmek istedim. İçimde o enerji vardı. Tam da hayatımı değiştirmeye karar verdiğim an Fikrim Artık İşim projesi karşıma çıktı. Ekobüs önce bir hayaldi. Bu destekten sonra hayatımı değiştiren, dönüştüren bir iş oldu benim için. 

– Nasıl bir hayat değişikliği bu? 
– Memurluktan ayrıldım, kendime çok daha fazla güveniyorum. Sabah çok erken saatte kalkıp, ürün almaya gidiyorum. Zahmeti çok ama işimi çok seviyorum. Her gün o tezgahı açmak, o düzeni sağlamak, örtüsünden temizliğinden sunumuna, iletişimine kadar bütün bunları sağlayabiliyor olmak kolay değil ve bunu başarmış olmak benim için önemli. 23 Şubat’ta açılışını yaptık. Hemen sadık müşterilerim oluştu. Organik sebze, meyve, süt ve süt ürünleri, kahvaltılık ürünler, zeytin, salçalar, zeytinyağı, bakliyat ve köy ürünleri satıyorum. Kısa vadede ekobüsü Ataşehir’in dışında iki noktaya daha taşımak istiyorum. Ayrıca birinci yılı bitirmeden bu durumu sabitlemeyi hedefliyorum. Uzak vadede ise bir ekobüs filosu kurmak istiyorum. 

FİKRİM ARTIK İŞİM
İTO, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu ve Coca-Cola ortaklığıyla kadınların çalışma hayatına sağlam adımlarla katılmasını sağlayacak bir model olarak hayata geçti. İ Projesiyle başvuran 250 kadından 60’ı eğitim gördü. İlk üç projeye Coca Cola tarafından iş kurmaları için 50 bin liralık destek verildi.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND