Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Bir erkeği 10 dakikada nasıl tanırsınız?

Cosmopolitan dergisi, son sayısında bir erkeğin nasıl kolayca çözümleneceğini anlatıyor. Yazı kadınlar için yazılmış ama biz erkeklere okumalarını öneriyoruz! Cosmo kızlarının erkeklerin imajına bakınca neler düşündüğünü anlamak için…

kadınlar için erkekleri tanıma kılavuzu, erkekleri tanımanın yolları, erkekleri kolayca tanımak

Cosmopolitan dergisi, son sayısında bir erkeğin nasıl kolayca çözümleneceğini anlatıyor. Yazı kadınlar için yazılmış ama biz erkeklere okumalarını öneriyoruz! Cosmo kızlarının erkeklerin imajına bakınca neler düşündüğünü anlamak için…

Yeni tanıştığınız bir erkeği tanımak için, aylarca beraber olmanıza gerek yok. İyi gözlemciyseniz, onu çözmek için 10 dakika size yeter de artar bile.

Bir ilişkiye başlarken karşınızdaki erkeği kolayca tanımak için, doğru soruları sormanız gerekiyor. Tabii bir de iyi gözlemci olmalısınız… “Özellikle hazırlıksız yakalandığı durumlardaki davranışları, erkek karakteri hakkında birçok ipucu verir” diyor psikoterapist Rita Benasutti. İşte 10 dakikada bir erkek hakkında öğrenebileceğiniz 26 şey…

Favori sporu


“Koşma ve yüzme gibi, tek başına yapılan sporları tercih edenlerin, (1) özgürlüklerine düşkün olduğu biliniyor. (2) Rekabet duygusu oldukça yüksektir. Hayatlarının tüm yönlerinde olduğu gibi, ilişkilerinde de sürekli meydan okuma eğilimindedirler. Spora ilgi duymayan erkekler ise (3) özgür ruha sahip, özellikle duygusal anlamda çevrelerinden zor etkilenen tiplerdendir.

Dostluklarının süresi


10 senedir süregelen arkadaşlıklara sahip olan erkeğin (4) en önemli özelliği sadakattir. “Bu erkek değişikliğe pek açık olmadığından, onunla birlikteyseniz, onu olduğu gibi kabul etmek zorundasınız” diyor ilişki uzmanı Liz H. Kelly, “Smart Man Hunting” (Akıllıca Erkek Avı) adlı kitabında. Güvenini kazanmanız uzun zaman alacağından, ona karşı sabırlı olmalısınız. Yeni sevgilinizin arkadaş çevresi karışıksa çekinmeden onu kuzeninizin düğününe götürebilirsiniz. (5) O, tanımadığı kişilere kolayca ısınan, yeni durumlara zorlanmadan adapte olan bir tiptir.

Ödeme tercihi


Kredi kartıyla ödemeleri yapmaya alışık olan erkek için, (6) statü çok önemlidir. “O, maddi hedeflerinin peşinde koşturan ve onları yakalamayı bilen biridir” diyor psikolog ve finans danışmanı Rob Ronin. Her zaman peşin ödemeyi sevenler, (7) kendi kendilerine yeten, maddi özgürlüğe sahip tiplerdir. Peki, ya cüzdanı hep boş olanlar? Bu tip erkekler, (8) başkalarına bağımlıdır.

Kötü alışkanlık


Kumarbaz erkekler (9) riski sever. Onlarla hayat güzeldir, çünkü eğlenmeyi ve eğlendirmeyi bilirler. “Onların bitmez tükenmez iyimserliği, hayata gerçekçi bakmalarını engelleyebilir” diyor psikolog Mitchell Parks. Aynı psikoloğa göre, sigara tiryakileri, (10) sinirli, ilişkide zor idare edilebilen tipler olabilir. Sevgiliniz içki içmeyi seviyorsa, (11) saklamak istediği bazı zayıf yönleri olabilir.

İletişim biçimi


Sevgiliniz, sizi aramak yerine, size e-posta atmayı tercih ederse, (12) içine kapanık biri olabilir. “Düşüncelerini önce düzene sokarak aktarmaya müsaade eden bir iletişim aracını kullanması, onun gerçek yüzünü göstermekten çekinen bir tip olduğuna işaret edebilir” diyor psikolog Jeff Bryson. Sevgiliniz telefonunuza mesaj atmayı seviyorsa, (13) her dakika onun için müsait olmanızı bekleyen, devamlı ilgi isteyen bir tip olabilir. Sizi aramayı seçenlere gelince, onlar (14) biraz eski moda tipler olmakla birlikte, ikili ilişkilerde samimiyet kurmaktan korkmazlar.

Kıyafet onu etkiliyor mu?


Sofistike gece kıyafetleri yerine, jeantişört veya plaj elbisesiyle sizi görmeyi tercih ediyorsa, (15) sevgiliniz yere sağlam basan, dış görünüşe aldanmayan bir tiptir. O dengeli, alçak gönüllü kadınları tercih eder. Kadının dış görünüşüne ve gösterişli kıyafetlere önem veren erkek, (16) prestij meraklısıdır. “Büyük ihtimalle iyi para kazanıyordur ve paranın hayatındaki önemi çok fazladır” diyor psikolog Nancy Irwin. Deniz Akkyaya gibi bir kadınla beraber olmak isteyen erkekler, (17) egolarını tatmin etmek ister.

Eğlenme stili


Eğlenmeye nokta koyup, arkadaşlarından bir türlü ayrılamayan erkek, (18) heyecan dolu biridir. Ondan romantik olmasını veya sekste çok verici olmasını beklememelisiniz, en azından bir süre. “Kabuğundan çıkması için zamana ihtiyacı var” diyor “Naughty Secrets” (Eğlenceli Sırlar) adlı kitabın yazarı Joan Elizabeth Lloyd. Eğlence merkezi olan erkek, hayatı seven, birlikteliğe değer olmakla beraber, (19) sürekli ilgi isteyen bir tip olabilir. Onunla birlikteyken onun ihtiyaçlarının ön planda olmasını bekleyin.

Trafikteki davranışı


Tehlikeli hareketlerde bulunan ve diğer sürücülere durmadan kızan erkeğin (20) agresif bir tip olduğu besbelli. “Road Rage and Aggresive Driving” (Yol Şiddeti ve Agresif Sürücülük) adlı kitabında, psikolog Leon James bu erkeklerin güçlü bir kişiliğe sahip olduklarını belirterek, onların genelde kariyerlerinde başarılı olduklarını öne sürüyor. İlişkiye gelince, James”e göre bu tür erkekler zordur. Dengeli sürücüler, (21) genelde otokontrol sahibi olan tiplerdir.

Seks için öncü mü?


Her kanı ısındığında sevgiliniz düşünmeden üzerinize atlıyorsa, (22) o kendi çekiciliğinin farkında olan biridir. Aynı zamanda, (23) geleneksel ve cinsiyetler arasındaki farklara inanan biri de olabilir. Sizi yatağa götürmek için, önce sizden yeşil ışık bekliyorsa, (24) sevgiliniz için başkalarını mutlu etmek ön planda demektir. Geçmişinde bazı hayal kırıklıkları yaşamış olabilir

Seks için saat tercihi


Sabah seksini tercih eden erkeklerin (25) içten oldukları gözlendi. Onlar canları ne zaman isterse, ihtiyaçlarını o zaman karşılarlar. Sevgiliniz genellikle gece seksinin müdavimi ise, (26) o bir romantiktir. Evcil bir tip olan sevgilinizle, uzun, duygulu sevişmelere hazır olun.

Kaynak: www.wattpad.com

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Tarihin ilk hackerıyla tanışmak ister misiniz?

mıt, bilgisayar şifresi kıran ilk hacker, allan scherr

Bilgisayar çağı boyunca birçok şifreleme yöntemi geliştirildi ve kırıldı. Peki bu şifreler hayatımıza ne zaman girdi? İşte bir bilgisayarın şifresini kıran ilk insan Allan Scherr ve hikayesi…

Allan Scherr: Bilgisayar şifresi kıran ilk hacker

1962 yılında ABD’nin en prestijli üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ndeki (MIT) bilim insanları bilgisayarların güvenliği için yeni bir sistem geliştirdi: Şifre.

Zaman paylaşımlı işletim sistemini (CTSS) kullanan MIT’li araştırmacılar, o dönem bilgisayarları paylaşmak zorundaydı ve kullanım süreleri kısıtlıydı.

Farklı kullanıcıların dünyanın farklı yerlerinden ve bir telefon ağı aracılığıyla girdiği sistemi sömürenler de yok değildi.

Nihayetinde her çalışana sisteme erişmesi için kişisel bir şifre verilmesine karar verildi.

Günümüzde bilgisayar ve internet teknolojileri için güvenlik olmazsa olmaz. 1960’lı yıllarda ise şifre kavramı bilgisayar dünyası için çok yeniydi.

Tüm şifrelere giden dosya

Bilgisayar bilimci Fernando Corbató’nun geliştirdiği bu sistemle bilgisayara girenler, kendilerine ayrılan süre bittiğinde sisteme yeniden giriş yapamıyordu.

Ancak her güvenlik sistemi gibi bunu da istismar edecek biri çıktı: MIT’de yüksek lisans eğitimini sürdüren genç bilgisayar bilimci Allan Scherr.

Scherr, yüksek lisans tezi için bu sistemin performansını ölçmeliydi. Ancak toplamda sadece 10 saati vardı:

“Bu sistemdeki farklı değişkenleri ölçebilmem için özel erişim iznim vardı. Yaklaşık 30 simulasyon hazırlamalıydım ama bana ayrılan süre çok azdı. Daha çok süre istedim ve reddettiler. Ben de bana ayrılan süreyi sıfıra indirmenin yolunu buldum.”

Scherr önce tüm şifrelerin toplandığı ‘Gizli kullanıcı şifreleri’ isimli dosyayı buldu. Dosya isminde ‘gizli’ kelimesi özellikle tersten yazılmıştı.

Kimsenin haberi bile olmadan bu dosyayı yazdırmanın bir yolunu bulan Scherr, sistemde kullanılan tüm kişisel şifrelerin bir kopyasına sahip oldu.

“Artık sisteme istediğim zaman ve sürede girebiliyordum” diyen Scherr, arkasını kollaması için bir de suç arkadaşı buldu.

Programın finansal yöneticisine sus payı olarak şifrelerin listesini el altından vermeyi teklif etti, o da kabul etti.

Scherr patronlarından bazılarının sistemlerini hacklemekle kalmayıp, arkasında onlarla dalga geçen mesajlar bırakıyordu.

‘Kafamı bir sürü şifreyle doldurmaktan hoşlanmıyorum’

1960’lu yıllardan sonra şifre kullanımı günlük hayatın bir parçası olmaya başladı.

Hava limanlarında da yolcu bilgilerine erişim için şifreler kullanılmaya başlandı. 1970’li yıllarda artık banka müşterileri hesap bilgilerine bu sistemle ulaşıyordu.

1980’lere gelindiğinde şifre gerektiren paylaşımlı bilgisayarların kullanımı yaygınlaştı.

Şifre, ekmek ve su gibi en temel ihtiyaçlarımızdan biri haline geldi.

Scherr’e göre, bir gün uyanıp da kendi yaşamımıza erişimimizin engellendiğini öğreneceğimiz yakın:

“Bence şimdiden bunu yaşıyoruz. Telefona pin kodunu birkaç kez yanlış giriyoruz, telefon devre dışı kalıyor.”

MIT’yi bitirdikten sonra 30 yıla yakın IBM teknoloji şirketinde çalışan Scherr, IBM’in yazılım sistemi ve uygulama ve mini bilgisayarlarla iletişim ağını geliştiren kişiydi.

Peki bilgisayar endüstrisinin ilk hackerlarından Scherr, başkalarının onun şifresini kırmasını nasıl engelliyor?

‘Kırılamaz şifre’nin formülü ne olabilir?

Sherr’in yanıtı şaşırtıcı:

“Kafamı bir sürü şifreyle doldurmaktan hoşlanmıyorum.

“Ezberlediğim uzun ve karmaşık tek bir şifre var, tüm şifrelerimi yöneten bir uygulamaya girmemi sağlıyor.”

Kaynak: www.bbc.com

Okumaya devam et

MAKALE

Mutlu olma korkusu: Çerofobi nedir?

mutluluk korkusu, Manşet, çerofobi nedir, çerofobi belirtileri

Mutlu olmayı hak etmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Eğer mutlu olursanız bunun olumsuz sonuçlar doğuracağına mı inanıyorsunuz? O zaman siz de mutluluk fobisine sahip olabilirsiniz. İşte çerofobi olarak da bilinen mutluluk korkusu hakkında her şey…

Mutluluktan korkmanın diğer adı: Çerofobi

Çerofobi, hakkında pek konuşulmasa da oldukça yaygın olduğu düşünülen bir sorun. Mutluluk korkusu diye bilinen bu kaygı türü, insan hayatını çekilmez bir hale getirebiliyor. Tedaviye başlamak için, önce geçmişinizi eşelemeniz gerekiyor.

Bir şeyin gerçek olamayacak derecede iyi göründüğünü hissettiğinizde, yani son zamanlarda sizin yararınıza birçok şey yaşandığını fark ettiğinizde, bu durum şüpheli mi görünüyor?

Kimi insanlar bu duyguyu aşamaz ve iyi şans, zihinlerinde bir uğursuzluğa dönüşür.

Akıldışı bir nefret duygusuna sahip olan insanlar, “Çerofobi” adı verilen bir olgudan mustariptir. Bu terim “keyifliyim/neşeliyim” anlamına gelen “chairo” kelimesinden türemiştir. Temel anlamda, (bu kişilerin) eğlenceli bir şeye katılmaya korkması anlamına gelir.

Korkutucu olan şey aktiviteler değil; şayet (eğlenceye) katılırsanız, mutlu ve kaygısız durumdayken korkunç bir şey olacağı korkusudur.

Çerofobi yaygın biçimde kullanılmıyor ya da iyi tanımlanmamış bir terim ve ruh sağlığı durumlarının teşhisinde temel kaynak olan (ABD’de kullanılan) ‘Zihinsel Bozukluklar Tanısal ve Sayısal Kılavuzu’nun  (DSM-5) son baskısında mevcut değil.

Ancak Healthline adlı siteye göre, kimi tıp uzmanları Çerofobi’yi bir kaygı biçimi olarak sınıflandırıyor.

BELİRTİLERİ NELERDİR?

Büyük ihtimalle çerofobisi olan biri her an için üzüntü yaşamıyor, yalnızca mutluluk yaşatabilecek olaylardan ve etkinliklerden kaçınıyor.

Healthline’ın aktardığına göre, bozukluğun kimi işaretleri şunlar:

– Bir sosyal buluşmaya davet edildiğinde endişe hissi.

– Kötü bir şeyin gerçekleşeceği korkusundan dolayı olumlu yaşamsal değişimler sağlayabilecek fırsatları görmezden gelme.

– “Eğlenceli” etkinliklere katılmayı reddetmek.

– Mutluluğu düşünmenin kişiyi kötü veya fena birisi yapacağı düşüncesi

– Mutluluğu düşünmenin kötü bir olayın gerçekleşeceği anlamına geldiğine inanmak

– Mutluluğu göstermenin, sizin ya da aileniz veya arkadaşlarınız için kötü olduğuna inanmak.

– Mutlu olmaya çabalamanın zaman ve enerji kaybı olduğunu düşünmek.

Psikiyatrist Carrie Barron, ‘Psychology Today’ adlı sitede yayınlanan bir blog yazısında, “zevk alma korkusu” biçiminde tanımlanan “Hedonofobi” ya da Çerofobi yaşayan insanlarla ilgili olası sebepleri ele alıyor.

“Bugünlerde, mutluluk arayışını konu alan birçok konuşma var,” diye yazmış.

“Bir insanın bu pozitif duygudan korkması olağandışı görünebilir. Şayet çocukluk dönemine dayanan bir mutluluk/ceza ilişkisinden kaynaklanıyorsa, düşündüğümüzden çok daha yaygın olabilir.”

SEBEBİ OLUMSUZ DENEYİMLER OLABİLİR

Örneğin, sevdiğiniz bir insanla veya belirli bir olayla ilişkilendirdiğiniz olumsuz bir deneyim ile çatışma yaşama korkusundan kaynaklanıyor olabilir. Mutluluk verici bir olayın hemen ardından kötü şeyler yaşamışsanız, buna karşı bir direnç geliştirebilirsiniz.

Barron, “Eğer zevk almaktan hoşlanmıyorsanız, bunun sebebi yol üzerinde bir yerde öfke, ceza, aşağılama ya da hırsızlığın -zevki siz hak etseniz de onlar ele geçirmiş ve- sevincinizi öldürmüş olması mümkün,” diye ekliyor. “Artık bunu hissetmekten korkuyorsunuz; zira, ardından bir hayal kırıklığı geliyor.”

Metro haber sitesinin gerçekleştirdiği bir söyleşide, blog yazarı Stephanie Yeboah, kendi deneyiminden çerofobi ile yaşamanın neye benzediğini anlatıyor:

“Bu, mutluluğun uzun sürmeyeceğini hissetmeniz nedeniyle tam anlamıyla bir ümitsizlik hissi yaşatıyor; bu ise, bir şeye dâhil olmaktan veya aktif biçimde bir şeyler yapmaktan kaygı duymanıza neden oluyor.

“Mutluluk korkusu, bir kişinin aralıksız olarak mutsuzluk içinde yaşadığı anlamına gelmiyor. Benim durumumda, çerofobi, travmatik olaylar nedeniyle daha da kötüleşti ve tetiklendi. Kazanılan bir kampanyayı kutlamak, zor bir görevi tamamlamak ya da bir müşteriyi kazanmak gibi şeyler bile huzursuz hissettiriyor.

Yeboah’ın çok da faydalı olmadığını ifade ettiği çerofobi tedavisi, kimi durumlarda depresyon sorununu tedavi etmekle karıştırılabiliyor.

“Çerofobi hakkında çok fazla kaynak olmadığı için yapabileceğim pek bir şey yok, bu yüzden sadece onunla yaşamaya devam ediyorum ve mümkün olduğu kadar onu düşünmekten kaçınıyorum.”

GEÇMİŞLE HESAPLAŞMAK GEREKİYOR

Barron, geçmişinizi eşelemenin başlangıç için iyi bir yer olduğunu, bu sayede olumsuz sonuçlardan korkmaksızın, keyfince zaman geçirmeye, eğlenmeye ve mutluluğa karşı tolerans göstermeyi deneyebileceğinizi söylüyor.

Bilhassa, iç-görü odaklı psikoterapi ve bilişsel davranışçı terapiler gibi tedavilerin, insanların sebepleri idrak etmede, ayrıca zevk ve acı arasında kurdukları olumsuz bağlantıları çözme noktasında yararlı olduğunu söylüyor.

Çerofobi ile uğraşmak, her şeyden öte, düşünme biçiminizi değiştiriyor. Şayet aynı sorunu yaşadığınızı düşünüyorsanız, büyük ihtimalle, geçmişte yaşanan bir çatışma ya da travma sebebiyle ortaya çıkan bir savunma mekanizmasıdır.

Sorunlarınız üzerinde çalışmak zaman alır; fakat tedavi ile bunu geçmişte bırakacak, mutluluğun tadını çıkaracak ve işte o anda yaşamaya başlayabileceksiniz.

Yazar: Lindsay Dodgson
Çeviren: Tarkan Tufan
Kaynak: www.gazeteduvar.com

Okumaya devam et

MAKALE

2019’un rengi belli oldu!

renk trendleri, pantone 2019, canlı mercan rengi, 2019 yılının rengi

Bu renk insana yaşama sevinci aşılıyor. Her bakışta farklı algılanan rengin sırrı ise denizin derinliklerinde gizli… Yeni yılda bu rengi sıkça görmeye hazır olun! İşte 2019’un rengi …

Pantone, 2019’un rengini açıkladı: Yaşama sevinci aşılıyor

Pantone Renk Enstitüsü her sene seçtiği yılın rengiyle pek çok sektörde kullanılan renk trendlerine ilham oluyor.

Pantone Renk Ensititüsü,  2019 yılının renginin, PANTONE 16-1546 Living Coral, yani  “canlı mercan” olduğunu açıkladı. Her bakışta farklı algılandığı söylenen “canlı mercan” renginin bakıldığı zaman insana yaşama sevinci aşıladığı düşünülüyor. Enstititü, her yıl renk belirlerken, topluma umut aşılayacak ve iç açacak renkler seçmeye özen gösterdiğini belirtti.

Son 20 yıldır insanların satın alma eğilimlerini, moda, mimarlık, dekorasyon ve ürün geliştirme stratejilerini yönlendiren renk trendlerini belirleyen Pantone Renk Enstitüsü, 2019 yılında canlı mercan renginin pek çok alanda karşımıza çıkacağını belirtiyor.

“Canlı mercan” hakkında yapılan yorumlardan biri de bu rengin her an karşılaşılabilecek bir renk olmayışı. Genel olarak denizin derinliklerinde yaşayan ıstakoz, karides, yengeç gibi hayvanlarda görülebiliyor. Bu sebeple insanlarda merak uyandırdığı ifade ediliyor.

Kaynak: www.t24.com.tr

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

TREND