Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Bin 600 ytl. maaşla neler yapıyor ?

Tarımsal sanayinin lideri olarak Türkiye’nin en büyük özel sektör kuruluşları arasında 54. sırada yer alan Konya Şeker bir çiftçi kuruluşu olarak sadece ülkemizde değil, dünyada da tabana yayılmış sermeyenin en başarılı örneklerinden birini teşkil etmekte.
Konya Şeker’in Başkanı Recep Konuk, Bin 600 YTL maaşla şirketi süper lige çıkardı..

Üreticisinden aldığı gücü üreticisine geri verme misyonu ile faaliyetlerini sürdüren Konya Şeker dev yatırımları, % 100 doğal, üstün kaliteli ve insan sağlığını ön planda tutan ürünleri ile ülke tarımının kalkınması, tarımsal sanayimizin gelişmesi ve ülkemizin uluslararası rekabetsel üstünlüğünün sağlanması için öncü projelere imza atmakta.

Konya Şeker tarihinde 1999 yılının ayrı bir önemi vardır. Bu yılda Recep Konuk liderliğinde göreve gelen yeni yönetimle birlikte Konya Şeker’de büyük bir zihniyet devrimi yaşandı. Recep Konuk’un Pankobirlik ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı olmasıyla birlikte atılımlar başlamış, borç batağı içinde mali zorluklarla baş etmeye çalışan bir şirketten dünya ile rekabet eden bir tarımsal sanayi devi ortaya çıkmıştır.

Recep Konuk, hafta sonu Ekonomi Gazetecileri Derneği üyelerini ağırladı. Konuk, Çumra Şeker fabrikası’nda gazetecilere yaptığı konuşmada, “Dünya ekonomisinin etkili isimleri gıda fiyatlarının uzun bir süre artık eski seviyelerine düşmeyeceğini iddia etmektedirler. Yani gıda fiyatlarında yeni bir denge arayışı başlamış ve pazarlardaki bolluk ve üretmeyen ülkeler için ucuz ithalat devri sona erme trendine girdi. Türkiye’deki mesele üretim meselesidir. Daha çok ve daha ucuz üretme meselesidir. En azından kendi ihtiyacını başkalarına muhtaç olmadan karşılayacak kadar üretebilme meselesidir.” dedi.

Gıda fiyatlarındaki artışın spekülatörleri iştahlandırdığını belirten Konuk, “Ancak spekülatörleri iştahlandıran asıl sebebin daha az ürettiğimiz için küresel pazarlardaki dalgalanma ve krizlerin etkisine karşı korumasız kalmamız olduğu gerçeğini de görmezden gelemeyiz” diye konuştu.

YENİ TESİSLER YOLDA

Recep Konuk, bir çiftçi kuruluşu olan Konya Şeker’de yaptıkları faaliyetleri de şöyle anlattı;

“Tamamı öz sermaye ile gerçekleştirilen ve kısa sürede 11’i tamamlanıp, 2’si tamamlanma aşamasına getirilen 13 yatırımımız; devlete herhangi bir yük getirmeden tarımsal üretimde sürdürülebirliğin ve sürekliliğin sağlanabileceğinin, tarım sanayi entegrasyonun ve tarım ile teknolojinin buluşmasının somut örnekleridir.

Örneğin, küresel ısınmanın yarattığı sorunlardan biri olan karbon dengesinin yeniden düzelmesi için Kyoto sözleşmesi ile kullanılması zorunlu hale gelen biyo etanolü ülkemizde üretmek için kurulan biyo etanol tesisi ile bir diğer sorun kuraklığa karşı kıt olan sularımızı tasarruflu kullanmamızı sağlayacak Damlama Sulama tesisi bizim tarafımızdan, yani çiftçiler tarafından kurulmuştur. Yine Tohum Üretme ve İşleme Tesisi ile birim alanda verimi arttıracak tohum ıslahı çalışmaları, Parmak Patates Fabrikasıyla gıda sektöründe yükselen trend olan organik gıda üretimi de yine çiftçi kuruluşu olan Konya Şeker tarafından gerçekleştirilmektedir. Küçük aile işletmelerinin hayvancılıktaki dezavantajlarını ortadan kaldıracak, hayvansal ürünlerde hijyeni esas alan bir diğer örnek uygulamada Hayvan Kreşidir. Sıvı şeker, sert şeker, çikolata üretim tesislerini de bünyesinde bulunduran Çumra Şeker, Yem Fabrikası, Buharlı Küspe Tesisi, Arı Yemi Üretim Tesisi ve Yıllık 1 milyon üretim kapasiteli Fidanlığıyla çiftçimizin kurduğu bir teknoloji üssüdür”.

İŞTE AYLIĞI

Konya Şeker’i Süper Lige taşıyan Recep Konuk, sadece Bin 600 YTL yönetim kurulu başkanı maaşı alıyor. ,

KONYA ŞEKER’İN YATIRIMLARI

Konya Şeker’de Recep Konuk Başkanlığındaki yeni yönetimin 1999 yılında başa gelmesi ile yatırımlara hız verilmiş, tarımsal sanayin gelişmesine katkıda bulunacak, dünyada rekabetsel avantajlar sağlayacak dev yatırımlara imza atılmıştır.Söz konusu yatırımlar aşağıda özetlenmiştir.

ÇUMRA ŞEKER ENTEGRE TESİSLERİ
Konya Şeker, en önemli yatırımını 2003 yılında temeli atılan ve 24 Eylül 2004 yılında açılışı gerçekleştirilen Çumra Şeker Entegre Tesisi ile gerçekleştirmiştir. Bir yıl gibi rekor bir sürede, tamamen öz kaynaklarla gerçekleştirilen Çumra Şeker Türkiye’nin en büyük şeker entegre tesisi olmasının yanı sıra dünyanın da en modern şeker fabrikalarından biri olma özelliğini göstermektedir.

Şeker Fabrikası, Sıvı Şeker Tesisi, diğer şekerli mamulleri üreten ilave tesisleri ve Bioetanol Fabrikası ile birlikte toplam 340 milyon USD yatırım maliyetine sahip olan Çumra Şeker’de, yılda 221.000 ton kristal şeker, 10.000 ton küp şeker, 140.000 ton sıvı şeker, 2.000 ton çikolata, 2.160 ton sert şeker, 84 milyon litre bioetanol, 50.000 ton melas, 360.000 ton karma yem üretilebilmektedir.

Dünyanın teknolojide en büyük gelişme gösteren 15’i aşkın ülkesi ile işbirliği yapılarak gerçekleştirilen Çumra Şeker, bu yapısı ile Avrupa’nın en gelişmiş makine, teçhizat ve otomasyon alt yapısına sahip entegre tesisi olarak göze çarpmaktadır.

Türkiye’nin en büyük üretim kapasitesine sahip olan Çumra Şeker’in günlük nominal pancar işletme kapasitesi 14.000 ton /gündür.

SIVI ŞEKER TESİSİ
Konya Şeker ülkemizde tarımsal sanayinin lideri olarak öcü projelere imza atmakta ve ülkemizde pek çok ilki gerçekleştirmektedir. Bunlardan en önemlilerinden birisi de Sıvı Şeker Tesisidir.

Türkiye’nin ilk ve tek %100 doğal şeker pancarından elde edilen sıvı şekerini üreten tesis Haziran 2005’te üretime başlamıştır. Şeker veya tatlandırıcı kullanılan tüm ürünlerde rahatlıkla kullanılan sıvı şeker, özellikle endüstriyel anlamda gazlı içecek, şekerleme ve reçel sektöründe önemli bir açığı kapatmıştır.

Sıvı şekerin gördüğü yoğun ilgi nedeniyle ve pazarın ihtiyaçları dikkate alınarak tesiste kısa sürede kapasite artırımına gidilmiştir. 2005 yılında günde 220 ton olan üretim kapasitesi, ilave yatırıma gidilerek iki katına çıkartılmış ve günlük 440 tona ulaştırılmıştır.

Konya Şeker, bu konuda bir ilke daha imza atarak sıvı şekeri “ Şeker Damlası” markası ile mutfaklarımızda kullanılmak üzere kadınlarımızın hizmetine sunmuştur. % 100 doğal ve pastörize olması nedeniyle tamamen sağlıklı bir ürün olan ve büyük kullanım kolaylığı sağlayan Şeker Damlası pazara çıktığı andan itibaren yoğun ilgi ile karşılanmıştır.

BİOETANOL TESİSİ
Konya Şeker, sektörünün lideri olmanın verdiği bilinçle, günümüzde enerji kaynaklarının tükenmeye yüz tutması nedeniyle ülkemizdeki enerji kaynaklarındaki çeşitliliği artırmak ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif yakıt arayışını sürdürmüş ve ülkemizdeki ilk ve tek şeker pancarından üretilen Bioetanol Tesisini kurmuştur.

Fosil kökenli yakıtların neden olduğu çevresel tahribatı azaltacak olması, elde edilen enerjinin son derece güvenli olması, doğal ekolojik dengeyi koruması, tarımsal kalkınmaya katkıda bulunması gibi nedenlerle tercih edilen Bioetanolun deneme üretimi başarıyla tamamlanmıştır.

ÇUMRA ŞEKER ENTEGRE TESİSİ’NDEKİ DİĞER YATIRIMLAR

ÇİKOLATA TESİSİ: Dünyanın son teknolojilerini kullanılması ile gerçekleştirilen tesiste, madlenden bar tipi çikolataya, tabletten sürülebilir çikolataya kadar geniş bir yelpazede üretim yapılmaktadır. Torku üst markası ile pazara sürülen ürünlerin en büyük özelliği gerçek çikolata kullanılarak üretilen sağlıklı ve üstün lezzetli ürünler olmasıdır.

SERT ŞEKER ÜRETİM TESİSİ: Torku üst markası altında Bon2 ve Miniki markaları ile tüketici ile buluşan sert şekerler beş farklı aromada üretilmektedir. İki farklı tadı buluşturan ve içi sıvı dolu yapısı ile rakiplerinden ayrılan ve tüketicilerin beğenisini kazananBon2 ve Miniki yurt dışında da ilgi görmüş ve 2007 yılı sonu itibariyle ihracat faaliyetleri başlamıştır.

ŞEKERLİ MAMÜLLER ÜRETİM TESİSİ: Şeker Küpü ve Şeker Tanesi markaları ile tüketiciler ile buluşan küp şeker ve kristal şekerin yanı sıra tesiste pudra şekerin yanı sıra Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen kandis şeker üretilmektedir.

ARI YEMİ ŞURUBU TESİSİ: Konya Şeker’in ülkemizde ilk ve tek olarak gerçekleştirdiği ürünlerden birisi de doğal şeker pancarından üretilen arı yemidir. Türkiye’nin tek ruhsatlı arı yemi olan ürün içeriği ile arıcılığımızın verimliliğini büyük ölçüde artırmaktadır.

BUHARLI KÜSPE KURUTMA TESİSİ: Dünyada sadece Amerika’da bulunan teknolojisi ile dikkat çeken tesisin deneme üretimleri tamamlanmış bulunmaktadır. Eski sisteme göre %90 tasarruf sağlanacak olan tesisle aynı zamanda hiç ürün kaybı yaşanmayacağı gibi hava kirletici atıklar da asgariye indirilecektir.

SERA: Konya Şeker’in vizyoner yapısını ve yenilikçiliğini ortaya koyan projelerden birisi olan Çumra Şeker’deki Seralar, tesisin enerjisini en verimli şekilde kullanmayı hedeflemektedir. Yine bir ilke imza atılarak gerçekleştirilen seralardaki sistem, şeker üretiminde ortaya çıkan “ kondanse suyun” üretim sürecinde tekrar kullanılması için seralarda soğutulması şeklinde işlemektedir. Böylece soğuyan su, seralar için gerekli ısıyı sağlayarak Çumra Şeker’e geri dönmektedir.

DAMLA SULAMA SİSTEMLERİ TESİSİ
Su kaynaklarının kullanılmasında en büyük pay %72 ile tarımsal sulamaya ait bulunmaktadır. Bunun da % 88’i vahşi sulamadır.

Tarımsal sanayide verimliliği artırmak, maliyetleri azaltmak için dünyadaki gelişmeleri yakından izleyen Konya Şeker’in öncü projelerinden birisi de Damla Sulama Tesisidir.

Türkiye’de yine bir ilkin gerçekleştirildiği Damla Sulama Sistemleri Tesisi Cihanbeyli’de kurulmuş ve yurt içi ve yurt dışından gelen yoğun talep nedeniyle fabrika kısa sürede tam kapasitede hizmet vermeye başlamıştır. Buna göre; yıllık 110 milyon metre yassı, 50 milyon metre yuvarlak 6000 ton kangal boru üretme kapasitesine sahiptir.

Azalan su kaynaklarının Tuz Gölü’nün su seviyesinin düşmesine neden olması ve ekilebilir arazilerin tuzluluk oranının artması nedeniyle kurulan Damla Sulama Sistemleri bitkinin ihtiyacı olan suyun, ihtiyacı olan zamanda ve sıklıkta verilmesini sağlamaktadır. Dolayısıyla kök bölgesinden eksilen suyun sürekli karşılanması nedeniyle verim artmakta ve maliyet azalmaktadır.

HAYVAN KREŞİ
Hayvancılıkta çığır açacak bir proje olarak Konya Şeker tarafından Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen Hayvan Kreşi 500 baş hayvan kapasiteli olarak Çumra’da kurulmuştur.

Türkiye’de hayvancılığın olumsuz koşullarının ancak örgütlenme ve birlikte hareket etme ile düzeleceğine inanan Konya Şeker ortak ahırlar yapılarak toplu üretime geçilmesi gereğine işaret etmektedir. Bu amaçla gerçekleştirilen Hayvan Kreşi ile insanlarımıza sağlıklı ürünler sunulması, hayvancılığa bağlı sanayinin gelişmesi, kırsal alanda istihdama katkı sağlanması, tarımda verimliliğin artırılması ve döviz kayıplarının azaltılması hedeflenmektedir. Son derece teknolojik, hijyenik ve modern bir ortamda kurulan Hayvan Kreşinde de kapasite artırımına gidilmiş ve proje toplamında 500 genç hayvan, 500 sağmal inek olmak üzere 1000 baş hayvan kapasitesine ulaşılmıştır.

ÜRETİCİYE KATKI
Bir çiftçi kuruluşu olarak üreticiden aldığını üreticiye geri verme misyonunu sürdüren Konya Şeker’in temel amaçlarından birisi üreticinin ekonomik ve sosyal refahının yükselmesine katkıda bulunmaktır. Bunun en önemli çözümü ise üretim artışı ve üretimin sürdürebilirliğinin sağlanmasıdır. Öncü yatırımlarına bu amaçla devam eden Konya Şeker aynı zamanda üreticilere yaptığı ayni ve nakdi desteklerle çiftçinin refah düzeyinin yükselmesine önemli katkı sağlamaktadır.

Bu çerçevede son dokuz yılda sağlanan destekler aşağıda özetlenmiştir:

• Bölge kantarları açık tutularak pancar boşaltma makineleri 24 saat hizmet vermeye başladı.
• Günlük pancar teslim miktarı 80.000 tona çıktı.
• Mağaza sayısı iki katına çıkarılarak, 365 gün açık tutuldu.
• Piyasalarda % 120’leri aşan temlik kredi faiz oranları piyasa koşullarının altına çekildi.
• Nakliye teşvik primleri % 100 arttırıldı.
• KDV’lerin vade sonunda tahsil edilmesi uygulamasına geçildi.
• Aylık % 10’ları aşan vade farkları % 1,5’e çekildi.
• Çiftçiye piyasa peşin fiyatından daha ucuza gübre temin edildi.
• Bayramlarda üreticilere ilk kez avans verildi, son yıllarda ise 5’i nakdi avans, 4’ü motorin olmak üzere destek sayısı 9’a yükseltildi.

SOSYAL SORUMLULUKLAR

Konya Şeker; tarımsal sanayinin lider kuruluşu olarak, toplumun duyarlı olduğu konularda toplumsal fayda içeren projelere imza atmayı asli görevleri arasında addetmektedir. Bu nedenle de çevreden eğitime, sağlıktan spora pek çok alanda sosyal sorumluluk çalışmalarını büyük bir özenle yürütmektedir.

Çevreye Saygı
Konya Şeker “doğadan aldığını doğaya verme” ilkesi ile Konya nüfusu kadar fidanı toprakla buluşturma hedefini ortaya koymuş ve 3 yıllık süre zarfında bu hedefi gerçekleştirmiştir. Bu çerçevede 950 dekar arazide oluşturulan ormanın yanı sıra 273 köy ve kasabada 2500 km. köy yolunu da iki yönlü ağaçlandırmıştır.

Bu ağaçlandırma çalışmalarında toprak analizleri yapılarak uygun fidanların seçimine dikkat edilmiş, arazöz ve teknik eleman desteği ile bakım ve sulama çalışmaları özenle yapılmıştır. Bunun sonunda da ağaçlandırma çalışmalarında % 98’lik bir tutma oranı yakalanarak önemli bir başarı sağlanmıştır.

Konya Şeker bu konudaki yeni hedefini “Türkiye nüfusu kadar ağacı Konya ovası ile buluşturmak” olarak belirlemiş ve bu doğrultuda bu yılın başında Cihanbeyli bölgesine 25.000 fidan dikilmiştir.

“Çevre Dostu Çumra Şeker”
Çevreyi kirletmenin aksine oksijen üreten bir tesisi barındıran Konya Şeker, Çumra Şeker Entegre Tesisleri’nde “çevre dostu” olma ilkesini benimsemiştir. Bu nedenle tesiste hava kirliliğini önleyecek en son teknoloji kullanılmış, su kullanım oranı da en az düzeyde tutulmuştur. Yine son teknoloji ile kurulan arıtma tesisi ile de işletmede kullanılan sular içme suyu kalitesine gelene kadar arıtılmaktadır.

Ayrıca Çumra Şeker’de pancarla beraber fabrikaya gelen toprak, yeniden kazanılmak amacıyla tekrar tarlaya dönecek şekilde projelendirilmiş durumdadır. Böylece verimli tarım arazilerinde taşınmadan dolayı oluşacak erozyonun önüne geçilmiş olmaktadır.

Ağaçlandırma çalışmalarında sürekliliği sağlamak üzere Çumra Şeker bünyesinde her yıl 1,5 milyon fidan üretebilecek kapasitede Fidan Üretim Merkezi de kurulmuştur.

Eğitime Katkı
Araştırma- Geliştirme ve teknolojiye verdiği önemin karşılığını alan Konya Şeker, ülkemize çok sayıda sanayi yatırımı kazandırdı. Hayata geçirdiği üstün teknoloji ürünü modern tesislerini Türk mühendislerine emanet eden Konya Şeker, ülke çapında çok sayıda üniversiteden ziyaretçilerin buluşma noktası haline gelirken, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızı da unutmadı.

Geleceğimiz için çocuklarımızın çağdaş dünya standartlarında eğitim görmesinin gerekliliğine inanan Konya Şeker, eğitime %100 destek kampanyasına da katkıda bulunmaktadır. Bu kapsamda Konya Şeker, AB standartlarında 14 derslik ve spor kompleksinin bulunduğu ilköğretim okulunu, tüm ihtiyaçları karşılamak suretiyle hizmete geçirmiştir.

Spora Destek
Spora destek vermek, gençlerimizin sportif faaliyetlerine katılarak sağlıklı yetişmelerini sağlamak ve geleceğin sporcularının yetişmesine olanak sağlayan altyapıyı oluşturmak amacıyla Konya Şeker Spor Kulübü kurulmuştur. Kulüp bünyesinde futbol takımı, bisiklet takımı ve güreş takımı çalışmalarını sürdürmektedir.

Gençlerin ve çocukların daha iyi koşullarda spor yapmalarına fırsat vermek, gençleri zararlı alışkanlıklardan koruyarak daha iyi koşullarda yetişmelerine olanak sağlamak için oluşturulan kulüp, nitekim bünyesinde barındırdığı sporcularla başarıdan başarıya koşmuştur.

Bu başarılardan birisi de, son yapılan Dünya Güreş Şampiyonası’nda ortaya çıkmış ve Türkiye tarihinde ilk kez takım olarak, greko-romen dalında dünya şampiyonu olmuştur. Türkiye’nin dünya şampiyonu olduğu greko-romen milli takımının 7 sporcusundan 5’ini Konya Şekersporlu güreşçilerin oluşturması, Konya Şeker’in spora verdiği önemin en açık göstergesidir.

Konya Şeker Spor Kulübü, spora verdiği destekle Türkiye Şampiyonu güreşçi ve bisikletçi gençler yetiştirmenin gururunu yaşamaktadır.

Organ Bağışı
Pankobirlik Genel Başkanı ve Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk önderliğinde başlatılan organ bağışı kampanyasına, Konya Şeker ve Çumra Şeker Entegre Tesisleri çalışanları katıldı. Organ bağışı kampanyası çerçevesinde başlatılan çalışma sonucunda, 750 Konya Şeker çalışanı organlarını bağışladılar. Konya Şeker ailesi, bağışladığı organlarıyla bu işte de bilinçli olduğunu göstermiştir. Sporda, eğitimde ve ağaçlandırmadaki sosyal sorumluluklarını başarıyla yerine getiren Konya Şeker, organ bağışıyla da belki Türkiye’de, hatta dünyada bir ilki gerçekleştirmiştir.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND