Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Beynini koru sağlıklı ve mutlu ol

Her hafta pazar alışverişinizde neler alacağınızı bir liste yapmak yerine aklınızda tutuyorsunuz, evinize giderken farklı yollardan yürüyorsunuz, bol sebze-meyve, balık yiyorsunuz, sık sık bulmaca çözüyorsunuz. Bunları yaparak farkında olmadan beyninizi aktif bir şekilde kullandığınızı biliyor musunuz? Son zamanlarda beyin gelişimi, beyni etkili ve verimli kullanmak, alzheimerdan korunmak gibi pek çok konu sıkça tartışılmaya başlandı. Peki beynimizi en verimli şekilde kullanmak için neler yapmalı? Beynin var olan kapasitesini genişletmek mümkün mü? Düzenli ve sağlıklı bir uyku neden çok önemli? Tüm merak edilenleri uzmanlara sorduk.

Her hafta pazar alışverişinizde neler alacağınızı bir liste yapmak yerine aklınızda tutuyorsunuz, evinize giderken farklı yollardan yürüyorsunuz, bol sebze-meyve, balık yiyorsunuz, sık sık bulmaca çözüyorsunuz. Bunları yaparak farkında olmadan beyninizi aktif bir şekilde kullandığınızı biliyor musunuz? Son zamanlarda beyin gelişimi, beyni etkili ve verimli kullanmak, alzheimerdan korunmak gibi pek çok konu sıkça tartışılmaya başlandı. Peki beynimizi en verimli şekilde kullanmak için neler yapmalı? Beynin var olan  kapasitesini genişletmek mümkün mü? Düzenli ve sağlıklı bir uyku neden çok önemli? Tüm merak edilenleri uzmanlara sorduk.

Beyin sağlığını koruyan kafası rahat yaşar

Prof. Dr. Yaşar Kütükçü (Anadolu Sağlık Merkezi Nöroloji Uzmanı)

–  Sağlıklı beslenme, olaylara ve konuşmalara dikkat yoğunlaştırma, konsantrasyon, fiziksel olarak aktif olma, sosyalleşme, yeterli ve etkin bir uykuya sahip olma, okuma ve öğrenmeye devam etme ve olaylara olumlu yaklaşma gibi davranışlar beyni daha verimli kullanmamızı sağlıyor.

–  Beyin gelişiminde dengeli beslenmenin de önemi var. Proteinden zengin ve omega 3 destekli bir diyeti benimsemelisiniz. Aşırı yağlı hazır gıdalar hem obeziteyi artırıyor hem de insulin direnci yaratarak erken dönemde demans gelişimine neden oluyor. Yağlı ve şeker yüklü bir beslenme beyne erkenden zarar verir.

–  AlzheImer hastalığı daha çok beslenme, kolesterol

yüksekliği, D vitamini eksikliği, hipertansiyon, diyabet gibi faktörlerle ilişkili görünmekte. Hastalığın ortaya çıkma olasılığını, kişinin kendini aktif tutup tutmaması ve vücut egzersizinin azlığı genetik riske göre daha fazla etkiliyor. Uyku da çok önemli. Yeterli ve etkin bir uyku uyunmadığında özellikle de obez kişilerde demans olasılığı artıyor. Omega 3’ün ise koruyucu olduğu uzun süredir biliniyor. Bu nedenle balık ve zeytinyağı ağırlıklı beslenin.

–  Fiziksel egzersiz, Alzheimer’ın önüne geçilmesinde en önemli etken. Hatta bir süre düzenli egzersizle beyindeki değişikliklerin bir miktar geri dönebildiği gösterilmiştir. Beslenme açısından kolesterol yüksekliği önemli bir risk iken Akdeniz tipi yeme tarzında alzheimerın daha az görüldüğü saptanmış.

–  Beynimizi aktif tutmak için vücudumuz gibi onu da çalıştırmalıyız. Demans sosyokültürel seviye yükseldikçe ve eğitim arttıkça daha az görülüyor! Beynimizi aktif tutmak için sürekli not almak yerine akılda tutmaya çalışmak iyi bir şey.

–  Akıllı telefon ya da bilgisayarlar doğru kullanıldığında kötü değil aksine sürekli iletişim ve öğrenme halinde olmak isteyen biri için fayda sağlayabilir. Devamlı tekdüze oyunlar oynamak için kullanıyorsanız beyninizi geliştiremezsiniz.

Ama yaşlı bir kişi bilgisayar kullanabiliyor ve arkadaşlarıyla aktif kalıyorsa, teknoloji bu anlamda çok faydalı.

Fiziksel egzersiz, Alzheimer’ın önüne geçilmesinde en önemli etken. Hatta bir süre düzenli egzersizle beyindeki değişikliklerin bir miktar geri dönebildiği gösterilmiştir. 

Spor yapanın beyni daha geç yaşlanır!

Prof. Dr. Murat Emre (Nöroloji Uzmanı, Türkiye Alzheimer Derneği Onursal Başkanı)

–  Beyni etkili bir şekilde kullanmanın tek bir kılavuzu yok. Ancak öncelikle insanların beyinlerini aktif tutabilmeleri için bazı egzersizleri yapmaları gerekir. Kitap okumak, yazmak, düşünmek, hoşlarına giden zihinsel oyunları oynamak, sosyalleşmek, insan içine karışmak beyne gerçekten iyi geliyor.

–  Beyni zinde tutmanın bir başka yolu da fiziksel olarak aktif kalmak. Fiziksel aktiviteler sadece vücuda değil beyne de iyi geliyor. Spor yaparak beynin yaşlanmasını geciktirmek mümkün.

–  Beyİn gelişimi için beslenme önemli. Tek bir gıda önermek mümkün değil ama Akdeniz tipi beslenmeye özel gösterilmeli. Bol sebze, meyve tüketilmeli, haftada iki kez et, balık yenmeli. Peynir ve yoğurt tüketmek de beyin için etkili. Bu tür beslenmeye mümkün olduğu kadar erken başlanmalı.

–  ZİHİNSEL ve fiziksel aktiviteleri alışkanlık haline getirmek için erken yaşta başlamak çok önemli. İnsanlar gençken iş yerlerinde beyinlerini aktif tutuyor, arkadaşlarıyla iletişim kurup sosyalleşiyor. Ancak emekli olup yaşlanınca toplumdan, sosyal ortamlardan izole olmaya başlıyorlar. Dolayısıyla sağlıklı bir beyin için her yaşta bu aktivitelerin yapılması gerekiyor.

–  Son yıllarda alzheimer en sık rastlanan hastalıklar arasında  Alzheimerın genlerle ilişkisi var ama bu, toplam hasta grubunun yüzde 10’luk kısmına denk geliyor. Sağlıklı yaşayarak, egzersiz yaparak başlangıç yaşını ilerletmek mümkün. Öte yandan genetik etki yoksa fiziksel aktiviteleri yapan ve iyi beslenenler kişilerde alzheimer olasılığı da düşüyor.

–  Çocukluk çağında sağlıklı bir beyin gelişimi için çocukları bol bol düşünmeye yönlendirmelisiniz. Eğitimin de etkisi çok önemli bu dönemde. Kitap okutmak, serbest düşünmeye yönlendirmek beyni geliştiriyor.

AKDENİZ TİPİ BESLENME ÖNEMLİ. BOL SEBZE VE MEYVE YENMELİ, Peynir ve yoğurt tüketmek beyin için etkili. Bu tür beslenmeye mümkün olduğu kadar erken başlanmalı.

Bulmaca yerine sudoku çözün 

Prof. Dr. Murat Aksu (Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı)

–  Beynin diğer birçok organdan farkı, kendini yenileme yetisinin çok sınırlı olması. Bu nedenle beyindeki tüm hücrelerin korunması, beyin fonksiyonunun sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi için önemli. Beynimize zarar verecek aktivitelerden korunmak onu daha uzun bir süre, daha verimli kullanmak için önemli. Örneğin alkol, uyuşturucu ve uyarıcı maddeleri kullanmamak, kolesterol, kan şekeri seviyesini normal sınırlarda tutmak gerekiyor.

–  Beynin herkes için farklı olan bir kapasitesi var. Bu kapasitenin dışına çıkmak mümkün değil. Çünkü beyin fonksiyonları çok standarttır. Kullanırsınız ya da kullanmazsınız, o size kalmış.

–  Günün her saatinde beynin farklı bölgeleri çalışır. Örneğin uykuda dahi beynin bazı bölgeleri çok aktiftir. Beynin çoğu fonksiyonu uyanıkken ve özellikle sabah saatlerinde daha aktif. Çevrenin algılanması bu saatlerde daha rahat olur. Gecenin ikinci yarısında, REM uykusu dediğimiz uykunun baskın olduğu dönemde belleğin, hafızanın oluşumu daha ön plandadır. Dolayısıyla kalıcı belleğin oluşması için mutlaka REM uykusuna ihtiyaç var.

–  ’Çocuğunuza şu yiyeceği verirseniz veya şu oyuncağı alırsanız bu çocuk erişkin olunca beyni daha sağlıklı olur’ diye net bir bilgi yok. Ancak bazı ağır metallerin, toksik maddelerin, alkolün beyin fonksiyonlarına olumsuz etkisinin olduğunu biliyoruz. Özellikle son yıllarda ağır metallerin beyin fonksiyonlarını olumsuz etkilediği ortaya çıktı. Bu nedenle de örneğin derin denizlerde yaşayan canlıların ve kabuklu deniz ürünlerinin tüketilmemesi öneriliyor.

–  Beynin verimli çalışması için o bölgedeki kan akımını desteklemek çok önemli. Damarlarda daralmaya yol açmayacak besinleri tüketmek beyin fonksiyonlarını iyi tutar. Bazı deneysel çalışmalara göre balık yağında bulunan E vitamini gibi maddelerin beynin fonksiyonunu artırdığı belirtiliyor. Kan akımını iyi tutmazsak küçük damarlarda tıkanmalar ve beyin fonksiyonlarında aksamalar olur. Kan şekerini, kötü kolesterolü düşük tutan, beyin kan akımını iyi seviyelere getiren diyet beyin için de iyidir.

–  Beyni sağlıklı kullanmak için önce belleğinize güvenin. Belleğin çalışması aslında beynin daha işlevsel kalmasını sağlar. Örneğin pazara ya da markete giderken almanız gerekenleri yazmak yerine aklınızda tutuyorsanız, evinize her gün farklı yollardan gidiyorsanız, birisi size telefon numarasını söylediğinde bunu simgesel hale getirip aklınızda tutuyorsanız iyi bir beyin egzersizi yapıyorsunuz demektir. Bunlar tüm beynin işlevini koruyan aktiviteler. Ama örneğin bulmaca çözmeyi çok önermiyorum. Çünkü bulmacalarda çok sabit bir dil kullanılıyor. Onun yerine sudoku gibi rakamsal bulmacalar çözmek daha önemli. Bunlar beyni güçlendirmez ama var olan beynin aktivitesini uzun süre sağlıklı tutar.

Pazara ya da markete giderken almanız gerekenleri yazmak yerine aklınızda tutuyorsanız, evinize her gün farklı yollardan gidiyorsanız, birisi size telefon numarasını söylediğinde bunu simgesel hale getirip hafızanıza kaydediyorsanız iyi bir beyin egzersizi yapıyorsunuz demektir.

Telefon numaralarını ezberleyin

Prof. Dr. Ersin Tan (Nöroloji Uzmanı)

– Beynimizi kullanmanın en verimli yolu hayat tarzımızın ‘sağlıklı yaşam’ anlayışı içinde olmasıdır. Egzersiz, düzenli uyku, stresten uzak kalmak beynin dostu.

–  Beynin en büyük düşmanı bir rutine bağlı kalmak! Özellikle emeklilik hayatında başlayan günlük rutinler beyin sağlığımızı olumsuz etkiliyor. Her zaman kullanılan yürüyüş yollarını değiştirmek, televizyon seyretme saatlerini azaltmak ve sosyal ortamlarda bulunmak çok faydalı.

–  Yaşlandıkça nörolojik hastalıklar da artıyor. Buna alzheimer’ı örnek verebiliriz. 80 yaş üstü her beş kişiden ikisinde, 85 yaş üstünde ise her beş kişinin üçünde görülmekte. Korunmak için başarılı yaşlanma süreci dediğimiz, kişilerin her yaşta üretkenliğini devam ettirdikleri ve sağlıklarını koruyucu bir yaşam tarzına sahip çıkmaları gerekiyor.

–  Beyni genç ve sağlıklı tutmak için en iyi yollardan biri de egzersiz. Hareket, yürüyüş, koşu gibi dış alanlarda yapacağınız aktiviteler bol oksijene ihtiyaç duyan beyin hücrelerinin gıdasıdır. Düzenli uyku, sigara ve aşırı alkol tüketiminden uzak durmak, her gün 1.5-2 litre su içmek, bol bulmaca çözmek, Akdeniz diyeti uygulamak, yağlı besinlerden uzak durmak çok faydalı.

–  Teknolojinin avantajlarından faydalanmak da önemli ama akıllı telefonlarımızdaki rehbere bakmaksızın ailemizi arayamıyorsak bu olumsuz bir durum. Bilgisayar, akıllı telefon gibi cihazların esiri olmamalı, beyin tembelliğine yenik düşmemeliyiz.

Hareket, yürüyüş, koşu gibi dış alanlarda yapacağınız aktiviteler bol oksijene ihtiyaç duyan beyin hücrelerinin gıdasıdır. Düzenli uyku, sigara  ve  alkolden uzak durmak, bol su içmek de beyne iyi geliyor.

 

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et

MAKALE

Podcast yapmak cesaret istiyor

Podcast son dönemde özellikle gençler arasında hızla yayılıyor. Bunda gencin özgürlüğüne imkan tanıması hiç kuşkusuz önemli bir faktör. Ancak podcast üretimi yapan uzman sayısı yeterli değil. Bunun en önemli nedeni ne olabilir?

Podcast yapmaya başlamaktan neden çekiniyoruz?

Kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen bazı şeyler var…

Podcast’ler dünyada her geçen gün artmaya devam ediyor. Türkiye’nin en büyük podcast ağı olan Podfresh’in bile şimdiden çeşitli kategorilerde 100’e yakın yayını bulunuyor. Yalnızca ABD’de, nüfusun yüzde 75’i “podcast”in ne demek olduğuna aşina durumda. Ekim 2020 itibariyle ise 1,5 milyonun üzerinde podcastin olduğunu söylemek biraz ütopik gelse de gerçek bu.

Her gün başlanan yeni podcastler, kazanılan yeni kitleler ve podcast ile ilgili düzenlenen çeşitli etkinliklere rağmen, yayıncı adaylarını engelleyen ve başlamaktan alıkoyan bazı yanlış yanlış bilinen şeyler var. Bu yazımda biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.

Podcast bir iş modelidir

Aslına bakarsanız podcast’ten hemen bir gelir elde etme beklentisi büyük bir hata ve orta vadede motivasyon düşürebilen bir şey. Çünkü Türkiye’de henüz yeni yeni büyüyen, ilginin fazla olduğu ancak reklam modellerinin henüz tam oluşturulmadığı bir ortam söz konusu. Ayrıca şunu da unutmamak gerekir ki, ürettiğimiz her türlü içerik, yaratmamız gereken bir pazarlama planının da parçası olmalı ve o doğrultuda bir strateji üretilmeli. Podcast yayınlarını yaymanın sadece içerik pazarlamasıyla bittiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Birçok platformda çok sayıda niş podcastin olduğu bir arenada, bunu bir işe çevirme düşüncesinden önce içeriğimizi iyi oluşturmayı düşünmek daha yerinde olacaktır. Çünkü salt gelir eldetmekten ziyade podcastimizi aynı zamanda kendimize bir network oluşturmak için de kullanacağız ve podcastimizi de bu network dinleyecek. 

Profesyonel bir stüdyo olmadan başlanmaz

Ben şahsen podcastlerime ufacık bir odada, sesimdeki yankıyı kesmek için üzerime battaniye örterek başladım. Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen de hâlâ evimden yayın yapmaya devam ediyorum. Yayıncı adaylarının, profesyonel bir stüdyoya ihtiyaç duyacaklarını, stüdyo sesi olmadan podcast olmayacağını düşünmeleri ve bunun harekete geçmelerini engellemesi, acilen aşılması gereken bir konu.

Peki benim yaptığım podcastler süper kaliteli mi? Elbette evde sınırlı imkanlarla alınan herhangi bir kaydın stüdyo gibi olması imkansız ama zaten sorun burada başlıyor. Neden başlangıçta stüdyo kalitesinde bir yayın yapma zorunluluğu hissedeyim ki? Her şeyden önce içeriğimiz ve sürdürülebilirliğimiz çok daha önemli olgular. Bana soracak olursanız podcast yayınlarını benzersiz kılan şeyler, içerdiği samimiyet. Yani bir ev ortamında, belki çayınızı koyarken çıkan ses, belki arkanızdan gelen bir kedi. Nerede olursanız olun, telefon kulaklığına bile sahipseniz (ki Podfresh’te kulaklıklarla yapılan çok güzel yayınlar var) başlayın.

Podcast yapmak aşırı pahalı

Diğer bir yanlış düşünce de, ekipman fetişisti olup podcast yapmaya başlamak için pahalı ve kaliteli mikrofonlara sahip olmamız gerektiği. Örneğin, 3000 TL’ye çok kaliteli bulduğunuz ve profesyonellerin önerdiği bir mikrofon var ve almak istiyorsunuz. Durun, almayın! Bunun yerine 150 liraya bir yaka mikrofonu, aylık 50 TL’ye yayınlarıma değer katacak bir podcast barındırma platformu (ki artık size Spotify kataloğundan dilediğiniz müziği kullanma imkanı sağlayan Anchor varken ona bile ihtiyaç olmayabilir) ve 20 liraya podcastime sesli tanıtımlar yapabileceğim bir uygulama alırsam, erken dönemde yapacağım 3000 TL’lik bir mikrofondan daha mantıklı ve yayınıma değer katacak bir harcama yapmış olurum.

Demem o ki, Podcaste başlamak pahalı ve maliyetli değil. Bilgisayar ya da telefonunuzdaki ses kayıt düğmesine basın, telefonunuzun kulaklığını takın ve içeriğinizi oluşturun.

Dinleyici bulmak için ünlü olmak gerek

1,5 Milyon podcast yayını, daha fazla sayıda yayıncı, daha fazla sayıda da dinleyici var. Herhalde bu rakamların hepsi ünlü değil. Bu arada yayıncı adaylarının gözlerinin korkmasına hak veriyorum. Belki konuşmak istediğiniz konuyla alakalı onlarca podcast vardır ve endişe duyuyorsunuzdur. Ancak şunu unutmamak gerekir ki, her podcast birbirinden parmak izlerimiz gibi farklı. Herkes niş bir yayın yapmaya çalışıyor ve konunun genelinden uzaklaşıp ister istemez spesifikleşiyorlar. 

Anlattığınız hikaye ve inşa ettiğiniz içeriğiniz sizin her şeyiniz. Yayınınız başka podcastlerin konusunu andıracak gibi görünse de, mutlaka kendinizden katacağınız şeylerle farklılaşacaktır. Kişisel deneyimler ve insan hikayeleri her şeyi değiştirir. Dinleyici olarak iki aynı nüanstaki podcast programından ayrı ayrı kendime kattığım birçok şey var. Eğer platformlarda var olan podcastler sizi podcaste başlamaktan alıkoyuyorsa, masada herkese bir sandalye olduğunu bilmenizde fayda var. 

Her şey kusursuz olmalı

Bir felaket olan ilk podcast bölümüme buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Sesimin yetmediği, tonlamalarımın ise anlamsız olan bu bölümü çekerken ne kadar zorlandığımı ve onlarca kez baştan kayıt aldığımı hâlâ hatırlıyorum. Ancak sonuç itibariyle içeriğimi dünyaya yaymak istediğim için “yayınla” butonuna bastım. Sadece biz değil, dünyaca ünlü podcasterların da ilk yayınlarına baktığınızda kusursuz olmadıklarını görüp kervanın her zaman yolda düzüleceğini anlayabilirsiniz. Kimse mükemmel değil, olamaz da. Podcastinizin daha ilk bölümden mükemmel olması gerekmiyor. Açıkçası geliştikçe her zaman yeni şeyler öğreneceksiniz ve bir önceki bölümünüzü beğenmeyeceksiniz. Gereksiz mükemmelliyetçilik sizi engelleyen bir şey ise, bunu önemsememek en güzeli.

Bitirirken…

Yanlış bildiğimiz şeyler bizi bir şeylere başlamaktan, düşüncelerimizi yaymaktan ve başkasının hayatına bir şeyler katmaktan her zaman alıkoyan bir şey. Eğer profesyonel bir stüdyo yüzünden podcast yapmaya başlamıyorsanız bir hayalinizden vazgeçmiş olacaksınız. Ürettiğiniz içeriğin nerede, kimi ve nasıl etkileyeceğini, ne gibi izler bırakacağını bilemezsiniz. İnsanlara temas etmek ve dokunmak güzeldir. Yeter ki en başında belirttiğim süreklilik ve içerik gibi doğru şeylere odaklanalım.

Kaynak: T24
Yazar: İlkan AKGÜL

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND