Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Bazı başarıların arkasından daha önce batmış bir işadamı çıkabilir!

“Araba işine çok meraklı olduğu için hiç aklında yokken bir araba kiralama şirketi kurmaya karar verdi. O zaman 21 yaşında olan Ak, nasıl olsa 5 yıllık tecrübem var ben bu şirketi kurabilirim dedi fakat işler umduğu gibi gitmedi. Şirketi yetersiz bir sermaye ile kurduğu için 2 yıl sonra battı. Ancak şimdi…” devamını merak edenler tıklasın, okusun, esinlensin…

vural ak, başarılı işadamları, başarı öyküsü

Intercity Rent A Car’ın sahibi Vural Ak şirketini 1991 yılında kurdu. O dönemde Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi bölümünde okuyan Ak, harçlığını çıkarmak amacıyla 5 yıl süreyle iki farklı araba kiralama şirketinde şöfor, satış elemanı, transfer elemanı olarak çalıştı, ardından bölge müdürlüğüne terfi etti. Araba işine çok meraklı olduğu için hiç aklında yokken bir araba kiralama şirketi kurmaya karar verdi. O zaman 21 yaşında olan Ak, nasıl olsa 5 yıllık tecrübem var ben bu şirketi kurabilirim dedi fakat işler umduğu gibi gitmedi. Şirketi yetersiz bir sermaye ile kurduğu için 2 yıl sonra battı:

‘Başkasının işlerini yönetmekle kendi işini yapmak çok farklı oluyormuş onu yaşarak gördüm. Bence her iş adamının hayatında bir kez batması gerekir, onun için akademik tecrübe oluyor. Çok şükür ben çok erken yaşta battım, 1992-1993 yıllarındaki bu çöküş bana ders verdi. Hayatın çok değişken olduğunu ve B ve C planlarının olması gerektiğini gördüm.’

EŞDEN DOSTTAN ALDIĞI ARABALARI KİRALADI

1993’e kadar geçen 2 yılda Vural Ak’ın hiç aracı yoktu, eşten dosttan aldığı arabaları kiralıyordu. ‘Yalnız turistlere ve Türkiye’ye gelen yabancı iş adamlarına günü birlik araba kiralıyorduk. Ben ilk arabamı 1993’te aldım. Eski model bir Şahin… O dönemde şimdiki gibi sıfır kilometre araçlar kirlamıyorduk.’

Turistlere araç kiralama işi dönemsel olduğu ve turizmin durumuna bağlı olduğu için sektördeki firmalar da büyeyemiyordu. Tam o dönemde Intercity, filo kiralama işine girdi. Hiç kimsenin ilgi göstermediği büyük şirketlere giderek onları filo kiralamaya ikna etti. 1993’te yabancı bir beyaz eşya firması ile anlaşarak onlara daha düşük maliyetlerle araç kiralamaya başladı. Bu yeni yöntem şirketin 95-96 ve 97 yıllarında her yıl iki kat büyümesini sağladı.

2001 KRİZİNDE YARALANDI AMA RAKİBİ DE KALMADI

2001 krizine gelindiğinde artık bütün bankalarla çalışan firmanın müşteri sayısı da oldukça artmıştı. Fakat yaptıkları bir hata krizden zarar görmelerine neden oldu: ‘Kiraladığımız araçların bir kısmı TL kontratlarıydı, borcumuzun bir kısmı da dövizleydi. Dolayısıyla dövizin fırlaması bize çok zarar verdi. Ama baktık ki biz çok zarar ederken o tarihteki rakiplerimiz ve yeni oluşmaya başlayanlar çok daha büyük zarar gördüler, biz yaralanırken onlar öldü.’

Şirket bir iki ay boyunca değişim mi yapalım mücadeleye devam mı edelim diye düşünürken, aslında hiç rakipleri kalmadığını gördü. Onlar şu ya da bu şekilde ayakta kalmışlardı. O zaman yeni bir başlangıç yapmaya karar verdiler ve 2001 krizini ikinci milat kabul ettiler. Intercity krizden tam iki ay sonra büyük bir reklam kampanyası başlattı.

REKLAMA YATIRIM YAPARAK AYAKTA KALDILAR

Intercity 8 ay sürecek reklam kampanyasında 4 büyük gazete, 16 dergi ve çok sayıda billboard’a reklam vererek 7.5 milyon dolar harcadı. Reklamlarda şirketlere satın aldıkları filoların ne kadar maliyetli olduğu, ne kadar verimsiz yönetildiği anlatıldı. Artık şirketlerin kendi işlerine odaklanmaları, yan işleri uzmanlara bırakmaları gerektiği söylendi ve ‘Araç satın almak için ayırdığınız sermayeyi gidin ana işinizde kullanın’ denildi. Reklamlar etkisini gösterdi. Intercity hayal edemeyeceği bir taleple karşılaştı. ‘Gelen müşteriyle hangi arabayı istediğini belirleyip, arabasını sipariş ediyorduk, o projeye bankadan kredi alıyorduk, arabaları satın alıp müşteriye teslim ediyorduk. Kendi içinde dönen kapalı bir projeydi ve bizim yeniden doğuşumuz oldu. 8 ayın sonunda Intercity pazardaki tek araç kiralama markası haline geldi.’

Şirket aynı sistemi bugün de uyguluyor. Ak, 1.5 aydır ülkede küçük bir krizin yaşandığını, onların reklam kampanyalarına devam ettiklerini söylüyor. ‘Kriz döneminde herkesin yaptığı en büyük yanlış reklam bütçelerini iptal etmek. Oysa öyle büyük krizlerde reklama ağırlık vermek orta vadede şirket için çok yararlı. Krizler fırsatların yolunu açıyor. Önünüze değil ileriye bakmak lazım. 2001 krizinden sonra da her sene iki kat büyüdük.’

ARTIK YABANCI ORTAKLARI VAR
Intercity 2 yıl önce Türkiye’deki ilk yabancı sermayeli araç kiralama şirketi oldu. Dünya Bankası’nın yan kuruluşu IFC (International Finance Corporation), Hollanda yatırım bankası FMO, Alman yatırım bankası KfW ve Amerikan yatırım bankası Advent TURKVEN, Intercity’e ortak oldular.

Ak, bu kadar büyük 4 bankanın gelip de Türkiye gibi bir ülkede küçük bir şirkete ortak olmalarının ilginçliğine dikkat çekiyor: ‘Bu da gösteriyor ki Türkiye’deki araç kiralama sektörünün geleceği çok geniş. Sene sonunda bizim vasıtamızla Türkiye’ye yurtdışından getirdiğimiz sermaye 250 milyon doları bulacak. Bu sıcak para değil, yatırıma dönüşüyor. Bununla araba alınıyor. Daha hızlı büyüyebiliriz. Çünkü bu iş para bulma yeteneği ile ilerleyen bir iş.’

Öger Tur ile de yaklaşık 10 yıldır işbirliği içinde olan Intercity, Öger’in Türkiye’ye getirdiği tüm turistlere ve Almanya’daki Türklere de araç kiralıyor.

SEKTÖRDE BÜYÜK OYUNCULAR 10’U GEÇMEZ

Intercity’nin araç filosunda iş adamlarının kullandığı lüks otomobillerden satış elemanlarının kullandığı ekonomik arabalara, kamyonetten minibüse kadar çok çeşitli 11 bin araç var. Bunların hepsi sabah aynı anda marşa basıyor. Kimisi kaza yapıyor, kimisi arıza, kiminin lastiği patlıyor, kimisi çukura giriyor… Bunların hepsine anında çözüm sağlamanın hiç kolay olmadığını söylüyor Ak: ‘Sürücülerin ne kadar dikkatsiz olduğu ve yolların durumu göz önünde bulundurulduğunda bu işi Türkiye’de yapmak kolay değil. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Adana’da bakım servislerimiz var. Bu servisler 24 saat açık ve günde 500 araca bakım yapabilecek kapasitede. Bunun dışında Anadolu’yu ağlarla ördük. Yüzlerce servisle anlaşmamız var. Müşterilerimiz bir telefonla en yakın servisten en kısa sürede hizmet alıyorlar. Eğer aracın değiştirilmesi icap ediyorsa en geç üç saat içinde aracı yeniliyoruz.’
Sektöre 2001 krizinden sonra yeni alıcıların da gelmeye başladığını söylüyor Ak: ‘Sektörde 20’ye yakın oyuncu oluştu. Son yıllarda da otomobil bayileri ve galerilerin de bu işe girmeye başlamasıyla bu sayı 100’lere ulaştı. Bunların bir kısmı düzgün işletmeler bir kısmı da vergi kaçırmaya yönelik ikinci sınıf işletmeler. Fakat sektördeki büyük oyuncuların sayısı 10’u geçmez. Ama en yakın rakibimiz Intercity’nin yarısı kadar.’

Intercity’nin gerçekleştirdiği ilkler

-7 sene önce arıza yada kaza yapan aracın yerine yenisini veren ilk firma. Diğerleri bu iş için eksta ücret talep ediyordu.

-7 gün 24 saat hizmeti başlattılar.

-Geçici arabayı en geç 3 saat içinde veren ilk firma. Eskiden bu işlem 1-2 gün sürerdi.

-Kar lastiği ve kar zinciri vermeyi standart hale getirdiler.

Almanya’dan eğitim almış dört sertifikalı eğitmeni görevlendirerek toplam 4 bin 200 araç kullanıcısına ücretsiz eğitim ve sertifika verdiler.

OFF-ROAD’UN TÜRKİYE TEMSİLCİSİ

Vural Ak’ın otomobillere olan merakı onu araba yarışlarına katılmaya da teşvik etmiş. 11 yıldır yarışlara katılan Ak’ın en sevdiği yarış off-road. Yarışlar bir ülkeden başlayıp başka bir ülkede bittiyor ve yarış boyunca tekerlek hiç asfalta değmiyor. Dağ, tepe, bayır, patika, ova, çöllerde geçen yarışlar sayesinde Ak, Kuzey Afrika, Arap Çölleri, Otradoğu, Rusya ve Türkiye’de pekçok yeri görmüş. 3 kez Türkiye şampiyonu olan Vural Ak, 2002 yılında da co-pilot’u Güray Karacan ile Kuzey Afrika’da dünya ikincisi olmuş.

Kaynak: www.hurriyet.com.tr

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

MAKALE

Ülke olarak yine çok mutsuzuz!

olumlu deneyim, Manşet, küresel memnuniyet araştırması, gallup, araştırmalar

2019 yılı Küresel Memnuniyet Araştırması yayımlandı. Olumlu deneyim endeksi sıralamasında Türkiye geçen seneki gibi yine sondan dördüncü oldu. İşte raporun tüm detayları…

Gallup’un Olumlu Deneyim Endeksi’nde Türkiye sondan 4’üncü oldu

ABD merkezli Gallup araştırma şirketinin yaptığı, 2019 yılı Küresel Memnuniyet Araştırması’nda, Afganistan, vatandaşları “en az olumlu deneyim yaşayan” ülke oldu. Türkiye ise “Olumlu Deneyim Endeksi” listesinde 50 puanla sondan dördüncü sırada yer aldı.

Raporda, Türkiye’ye ilişkin paragrafta, ülkenin 18 yıldır büyümekte olan ekonomisinin “durgunluğa” girmiş olmasına da atıf yapıldı.

Yapılan araştırmada puanlama, iki farklı kategorideki sorular üzerinden yapıldı.

Buna göre, kişilere bir gün öncesine ilişkin “Olumlu Deneyimler” başlığında şu sorular soruldu:

  • Bir gün önce gülümsediniz ya da kahkaha attınız mı?
  • İyi dinlenebildiniz mi?
  • Tüm gün boyunca size saygı çerçevesinde mi davranıldı?
  • Yeni bir şey öğrendiniz mi?

“Olumsuz Deneyimler” başlığında ise bir önceki gün, “üzüntü, endişe, fiziksel acı, kızgınlık ve stres” yaşayıp yaşamadıkları soruldu.

Araştırmada “en az olumlu deneyim yaşayan ülke” olan Afganistan’da, “Bir önceki gün güldünüz mü?” sorusuna olumlu cevap verenlerin oranı yüzde 36’yla bu alanda son 12 yılın düşük oranı olarak kaydedildi.

Yunan halkı ‘en stresli’

Afrika ülkesi Çad ise vatandaşları “en çok olumsuz deneyim” yaşayan ülke oldu. Çadlılar’ın yüzde 66’sı bir gün önce fiziksel acı yaşadıklarını açıkladı.

En az negatif deneyim yaşayan ülkeler sıralamasında ise Azerbaycan, İsveç ile aynı puanda olmasına karşın birinci sırada yer aldı.

Yunanistan ise üst üste üçüncü yıl vatandaşları en stresli ülke oldu. Yunan halkının yüzde 66’sı bir gün önce stresli bir an yaşadıklarını kaydetti.

En mutlu ülkeler ise ağırlıklı olarak Güney Amerika ülkeleri arasından çıktı. Buna göre, Paraguay listenin zirvesinde yer alırken, Endonezya listenin bu bölümüne giren tek Güney Amerika dışı devlet oldu.

En Az Olumlu Deneyim Yaşayan Ülkeler:

  • Mısır 56
  • Çad 56
  • Bangladeş 56
  • Kuzey Kıbrıs 54
  • Nepal 53
  • Litvanya 51
  • Türkiye 50
  • Yemen 50
  • Belarus 48
  • Afganistan 43
Kaynak:  www.bbc.com

Okumaya devam et

MAKALE

Anlatacak çok hikâyemiz var!

romanlar, modern romanlar, Manşet, homeros, hikayeler, destanlar

İnsanların düşüncelerini şekillendirdiği ve tarihi etkilediği düşünülen eserler www.bbc.com tarafından derlendi. İşte binlerce yıl öncesine dayanan destanlardan modern romanlara kadar kuşakların düşünce tarzını etkileyen muhteşem eserler… 

Dünyayı şekillendiren hikâyeler

Binlerce yıl öncesine dayanan destanlardan modern romanlara kadar dünyanın değişmesine vesile olan ve kuşakların düşünce tarzını etkileyen eserler…

Büyük İskender genç yaştan itibaren Makedonya’nın kralı olmak üzere yetiştirilmişti. Yunanistan’ın kuzeyindeki bu küçük krallık başta Pers İmparatorluğu olmak üzere, komşularıyla sürekli savaş halindeydi. Bu nedenle savaşta ordusuna önderlik etmeyi erkenden öğrenmesi gerekiyordu.

Babası öldürüldüğünde İskender tahta geçti. Krallığın güvenliğini sağlamanın yanı sıra Pers İmparatorluğu’nu yenilgiye uğrattı, Mısır’dan Hindistan’a kadar yayılan toprakları ele geçirdi.

İskender’in elinde başka bir silahı daha vardı: Homeros’un İlyada’sı. Öğretmeni Aristoteles’in yardımıyla bu destanı ayrıntılı bir şekilde incelemişti. Seferlerine başladığında, hiçbir askeri önemi olmasa da destanda adı geçen Truva’da durmuş, oradaki sahneleri gözünde canlandırmıştı. Seferleri boyunca İlyada kitabıyla uyumuştu.

Homeros’un destanı, edebi öneminin yanı sıra, etkisi antik Yunanistan’ın kütüphanelerini ve kamp ateşlerinin çok ötesine geçen bir eser oldu. Bu eserde Yunan kültürünün düşünme ve yaşam biçimi resmediliyordu.

İlyada destanı ile İskender arasında karşılıklı bir etkileşim olmuştu. Bu destandan ilham alan İskender, Yunancanın geniş bir alanda konuşulan bir dil olmasını sağlayarak İlyada’yı dünya edebiyatının bir parçası haline getirmiş oldu. İskender’den sonraki hükümdarlar, İskenderiye ve Bergama’da kurdukları büyük kütüphanelerle Homer’in eserinin geleceğe aktarılmasını sağladı.

Hikayelerin öneminin ve etkisinin bir kitabın sayfalarının dışına taşmasına iyi bir örnektir bu. Yunan filozofu Eflatun (Plato)’ya göre, sanat insana sadece zevk vermemeli, aynı zamanda yasalara ve insan hayatına faydalı olmalı.

İlyada benzeri diğer eserlere Mezopotamya bölgesinden Gılgamış Destanı, Amerika’dan ise Mayaların Popol Vuh hikayesi gösterilebilir. Bu destanlar, nereden geliyoruz ve biz kimiz gibi sorular açısından tüm kültürlere referans oldu.

Çin edebiyatı ise Şarkılar Kitabı adıyla bilinen şiirlere dayanıyordu. Şiir yazmak ve okumak sadece şairlerin işi değildi. İmparatorluk idaresinde önemli bir mevkiye gelmek için sınava tabi tutulan insanlara şiir alanından ayrıntılı sorular soruluyordu.

Şarkılar Kitabı, şiiri Doğu Asya’da en önemli edebiyat tarzı haline getirdi. Dünya edebiyatının ilk önemli romanları şiirin etkisi altındaydı. 11. yüzyılın başlarında yazar Murasaki Şikibu Japon edebiyatının başyapıtlarından biri olacak olan ve dünyanın ilk romanı kabul edilen Genji’nin Hikayesi’ni yazmadan önce Çince öğrenmiş ve 1000 sayfayı aşkın kitabında 800 şiire yer vermişti.

Dünyada okur-yazar insan sayısının artması, kağıt ve matbaa gibi yeni buluşlar, yazılı hikayenin etkisinin artmasına neden oldu.

Araplar Çinlilerden kağıt yapımını öğrenmiş, daha önce sözlü olarak aktarılan hikayeler yazılı hale getirilerek Bin Bir Gece Masalları gibi eserler ortaya çıkmıştı.

Eski destansı hikayeler ve şiirlerden daha çeşitli olan bu masallar hem eğitim hem de eğlence işlevi görüyordu. Bin Bir Gece Masalları’nda, anlatıcı Şehrazat’ın, her kadınla bir gece yattıktan sonra kafasını uçuran Pers şahlar şahı Şehriyar’ı bu masallarla erdemli ve iyi kalpli bir insan haline getirmesinin hikayesi anlatılıyordu.

Şiir, masal ve destanlar daha sonraki edebiyat tarihine de damgasını vurdu. 13. yüzyıl İtalyan şairi Dante Alighieri, İlahi Komedya adlı eserinde Hristiyan inanca göre Cehennem, Araf ve Cenneti tarif ederken epik şiir formunu kullandı.

Üstelik Latince değil, Toskana bölgesinde konuşulan bir lehçede yazmıştı eseri. Böylece bugün İtalyanca olarak bildiğimiz dil yaygınlaştı. Edebiyatın dil üzerindeki etkisine iyi bir örnektir bu.

Bu alandaki en büyük değişim, Johannes Gutenberg’in Çin’deki teknikleri geliştirerek kuzey Avrupa’da matbaayı kurması sonucu oldu. Bu sayede kitaplar kitlelere ulaştı. Edebiyat açısından bu döneme roman damga vurdu ve kadınlar yeni bir okuyucu kitlesi olarak ortaya çıktı, modern toplumun sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.

Mary Shelley’nin Frankenstein’ı ile bilim-kurguya adım atılarak bilimin ütopik vaatleri ile yıkıcı potansiyeli arasındaki çelişkilere yer verilmeye başlandı. George Orwell’in 1984’ü ile Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Öyküsü adlı eserleri bu geleneği sürdüren modern örneklerdir.

Roman ayrıca yeni bağımsızlığını kazanan ülkeler açısından da bu mücadelelerinde etkili oldu. 1960’ların Latin Amerika’sında Gabriel Garcia Marquez Yüzyıllık Yalnızlık ile kıtasının birkaç kuşağına hitap ediyordu. Siyasi bağımsızlık kültürel bağımsızlığı gerektiriyordu ve romanlar bunun için iyi bir araçtı.

Geniş kitlelerin okur-yazar olması bu ve diğer yazarların işine yarasa da, matbaa edebiyatın kontrol ve sansürünü de kolaylaştırdı. Totaliter rejime sahip ülkelerde sansürden kaçınmak için yeraltı matbaaları geliştirildi.

Bugün yazı teknolojisinde yeni bir devrim döneminden geçiyoruz. İnternet okuma ve yazma biçimimizi, edebiyatın yayılmasını ve kimlerin buna erişimi olacağını belirliyor. Yazı dünyasının yeniden büyük bir dönüşüm geçireceği bir dönemin başındayız.

Kaynak:  www.bbc.com
Yazar:  Martin Puchner 

Okumaya devam et

MAKALE

Kitap önerisi: Stresli bir dünyada mutlu çocuk yetiştirmek

Stresli Bir Dünyada Mutlu Çocuk Yetiştirmek / Ahmet Yıldız / ALFA Yayınları

Güçlü Hafıza kitabı ile tanınan Ahmet Yıldız‘ın yeni kitabı günümüz çocuklarının mutluluğu üzerine odaklanıyor. Mutlu olmaya olan ihtiyacın arttığı günümüzde mutluluğa bilimsel çerçeveden bakan yazar kitabın son bölümünde 52 etkinlik önerisi sunuyor.

KİTABIN ARKA KAPAK YAZISI

mutluluk, mutlu çocuk, Manşet, kitap, ahmet yıldız
Kitap içerisinde yer alan 52 Hafta 52 Etkinlik bölümü ile ebeveynler çocuklarıyla mutluluğu güçlendirici aktiviteler yapabilecektir.

Sorular çocuklardan önce doğar, onlardan daha hızlı büyürler.

Doğmadan önce:
“Bu dünyaya çocuk getirilir mi?”

Doğduktan sonra,
“ İyi bir anne/baba olabilecek miyim?”

Büyüyünce:
“Ben nerede yanlış yaptım?”

Anne babalık istifa edilemeyen bir görev; iyi yapmak yetmiyor, her gün daha iyi yapmak gerekiyor! Neyse ki, çocuğunuz dünyadaki ilk çocuk değil ve son çocuk da olmayacak. Bilim dünyası hızla kritik sorunlara uygulanabilir çözümler üretiyor.

Mutlu bir çocukluk herkesin hakkı ve isteği. Büyük soru şu? Peki, ama nasıl?

Türkiye çapında etkinlik uygulamalarıyla tanınan Ahmet Yıldız bu kitabında iki büyük sorunun peşinde:

“Çocuğuma mutlu bir çocukluk yaşatabilecek miyim?”
“Çocuğuma mutlu, başarılı ve güvenli bir gelecek inşa edebilecek miyim?”

Mutlu çocuklar üzerine odaklanmak çok önemli, çünkü çocuklar hızla mutsuzlaşıyor. Araştırmalara göre, çocukların üçte biri mutsuz.

İradeleri, istekleri ve dikkatleri görülmedik derecede kırılgan, zayıf ve dağınık.

Güzel haber şu ki, mutlu çocuk olmak öğrenilebiliyor.

Kitabı nasıl inceleyip temin edebilirim?

mutluluk, mutlu çocuk, Manşet, kitap, ahmet yıldız
Stresli Bir Dünyada Mutlu Çocuk Yetiştirmek Ahmet Yıldız

Kitap Türkiye’deki tüm orta ve büyük ölçekli kitapçılara dağıtılmaktadır. D&R gibi büyük zincir mağazalarda daima bulabilirsiniz. Küçük kitapçılarda ise az sayıda stok tutulduğundan dolayı bazı kitaplar bulunamayabilmektedir. Bu tür durumlarda okurun yapması gereken iki yol vardır;
1. Size en yakın kitapçıya giderek kitabı sorabilirsiniz. Eğer kitap sorduğunuz kitapçıda yoksa hafif fırça atarak :)) getirmesini isteyip sipariş verebilirsiniz. Bu durumda kitapçı 1-2 gün içerisinde kitabınızı size ulaştıracaktır.
2. İnternet üzerinden kitap satan yerlerden kitabı (üstelik %20 – %30 daha ucuza) alabilirsiniz.

İşte bazı internet kitapçıları:

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER5 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER6 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND