Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

Bana hobini söyle nasıl çalışan olduğunu söyleyeyim.

İş mülakatlarında adaya sorulan hobiler hem kişinin karakteri hem de hayata bakışı hakkında karşı tarafın fikir sahibi olmasını sağlar. Çünkü iş dışında farklı alanlarla ilgilenmek, hobi sahibi olmak, kişisel zenginliğin ifadesidir. Bunun bilincinde olan şirketler kendi içlerinde kurdukları kulüplerle hobileri destekliyor.

İş dünyasında son dönemin en popüler hobileri dalış, yelken, motor sporları ve dans kursları. Edindiğiniz hobiler iş dünyasında neye eğiliminizin olduğunun da göstergesi. Örneğin takım sporlarıyla uğraşanların iyi bir takım oyuncusu olacakları, daha bireysel sporlarla ilgilenenlerin masalarının başında kendi işlerini en iyi şekilde icra edebilecekleri ön görülebiliyor.

İş mülakatlarında sorulan klasik sorulardan biri de adayın hobileridir. Çoğu zaman adaylar bu soruyu önemsemez ve geçiştirirler. Halbuki hobileriniz sizin karakterinizi, hayatta bakış açınızı gösterir. Hobi sahibi olmak, kişilerin iş ya da okul hayatları dışında farklı alanlarda kendilerini geliştirme isteklerinin ve iletişim becerilerinin göstergesi olarak görülür. Hatta hobileriniz işe alınacağız pozisyona uygun olup olmadığınızı bile anlatır. Aslında hobiler, kişisel yaşam yönetiminde çok önemli bir yere sahiptir. Kişilerin daha kaliteli ve nitelikli olması başarıyı da beraberinde getirir. Hobiler kişilerin zevkleri, kişilik özellikleri ile hayata ve olaylara farklı yönlerden bakabilme becerilerine dair ipucu verir. İş görüşmelerinde adayların hobileri hakkında yapılan konuşmalar, görüşmeleri destekleyici ve güçlendirici bir unsur olarak kabul ediliyor. Bu nedenle görüşmelerde adayların hobileri hakkında mutlaka konuşuluyor ve iş hayatı dışında ilgilendikleri konular hakkında bilgi sahibi olmaya çalışılıyor. Uzun süreli uğraşılara, hobilere sahip olan kişilerin zamanla daha araştırmacı olduğu, eğlenerek çalışma alışkanlığı kazandığı, etkili ve hızlı karar alma yeteneklerinin geliştiği gözleniyor.

Peki işe alım sürecinde hobilerin etkisi nedir? Unilever Türkiye, Orta Asya, Kafkasya ve İran İK’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel, hobileri adayı daha yakından tanımak için bir fırsat olarak gördüklerini söylüyor: “Ailemize katılacak arkadaşlarımızın boş zamanlarını nasıl değerlendiğini adayı daha yakından tanımak için bir fırsat olarak görüyoruz. Örneğin, hobi tercihleri adayın kendini geliştirmek istediği alanların yanı sıra grup çalışması ya da bireysel aktivitelere eğilimi ve bu zenginliği iş hayatını daha keyifli hale getirme yönünde bilgi edinmemize yardımcı olabilir.” Pfizer İK Direktörü Yeşim Özyurtçu, hobileri sormaktaki amaçlarının kişinin dünya görüşünü anlamak olarak açıklıyor: “Kişinin farklı neler yaptığı, öğrenmeye ne kadar açık ve çok yönlü olduğu konusunda bazı detayları görebilmek adına hobiler ve sosyal aktiviteler ipuçları sunabiliyor.”

Sakın ola yapmadığınız hobileri yapıyormuş gibi göstermeyin. Ya da çok iddialı olduğunuzu iddia etmeyin, sonra sizi de bastıran çıkar, işe alınmanız hayal olabilir. Casper Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Altan Aras Fakılı çok nadir de olsa bazı iş görüşmelerine kendisi de giriyor ve bu görüşmelerde en çok dikkat ettiği şeylerden biri de adayların hobileri. Çünkü ona göre hobiler kişinin yaşamdan zevk alıp almadığını gösteriyor, bu da Fakılı için kişinin işinde başarılı olması için olmazsa olmaz. Tabii hobiler kişinin karakterini ölçümlemek açısından da işe yarıyor. Fakılı bir iş mülakatını anlatıyor: “Bir aday mülakatta çok iyi satranç oynadığını söyledi. Ben de hadi oynayalım dedim ve biz kafamızdan satranç oynamaya başladık. İki üç hamlede aday mat olunca işe alınmaktan oldu. Çünkü aday işinde de satrançta olduğu gibi çok iddialı olduğunu söylemişti. Çok iyi oynadığını iddia etmese, oynamaktan zevk alırım, fena da oynamam dese sorun yok. Ama o kadar iddialı olup da bariz hatalar yapıyorsan demek ki diğer anlattığı konularda da benzer şekilde olabilirdi” diyor.

Takım sporları ekip çalışmasını teşvik ediyor
Hobi sahibi olan kişiler, sonuçta yapmayı sevdikleri alanları hobi olarak seçiyorlar. Sevdikleri şeyleri yapınca da başarılı oluyorlar. Bu başarıları kişilerin öz güvenini artırıyor ve iş yaşamını çok olumlu etkiliyor. Aynı zamanda bazı dernek ve kulüplere üyelikler sayesinde de sosyal ortamlarını geliştiriyor, iş hayatlarında da yeni ortamları ile bilgi paylaşımında bulunabiliyorlar.

Hobi sahibi olmak aynı zamanda iş yaşantısında baskı ve stresle başa çıkabilmeyi, çözüm üretebilmeyi ve yaratıcı olabilmeyi de beraberinde getiriyor. Bir hobiyle uğraşmak, insanın hayatında sürekli karşısına dikilen problemlerle başa çıkabilmesini kolaylaştırıyor. Sabretmeyi, ilgi duyduğu bir işle oyalanmayı seven, işinde de bu duygularla baş etmeyi öğreniyor. Belirli hobiler, kişilerin belirli özelliklerini de ön plana çıkarabiliyor. Örneğin çeşitli takım sporları, folklor gibi hobiler takım çalışmasını destekliyor, fotoğrafçılık veya resim yapma gibi hobiler, çalışanın yaratıcılığını besliyor. Motor sporlarıyla uğraşanlar ise agresif, devamlı başarma arzusu olan heyecanlı kişiler oluyorlar. Dağcılık, sualtı sporları gibi hobilerle ilgilenenler azimli, kolay pes etmeyen ve bireysel başarıya önem veren, voleybol ya da basketbolla ilgilenenler hem disiplinli çalışma hem de takım çalışmasına yatkın, satranç ya da briç gibi hobileri olanlar ise daha analitik ve pratik karar verme yetkinliklerine sahip kişiler oluyorlar.

Xerox Türkiye İK Direktörü Ayşıl Akcanbaş, hobi sahibi çalışanların yaratacağı katma değerin yadsınamaz olduğunu söylüyor: “Örneğin dalış sporunu ele alalım; dalış yapmadan önce kişi vücudunu toksinlerden arındırmak ve sağlıklı bir şekilde kendisini dalışa hazırlamak zorundadır. Dalış öncesinde ekibi ile hazırlıklarını tam yapmış, dalış rotasının, liderinin ve badi tabir edilen dalış eşini belirlemiş, dalış stratejisinin konuşulmuş olması gerekir. Tüm bu hazırlıklarınızı yaptıktan sonra ise suyun altında bambaşka özgür ve huzurlu bir ortam vardır. Tabii tüm bu güzel dünyaya kendinizi kaptırıp kurallardan da uzaklaşmamanız gerekir. Dalış yaptığınızda ise suyun altındaki büyülü ve huzurlu dünya ise kendinizi arındırmanız için ideal bir ortamdır. Yani dalış sporu yaptığınız zaman tam olarak toksinlerden arınmış, kafanızı işinizden arındırmış ve daha önemlisi kendinizi tamamen yenilemiş olursunuz. Bunun arkadasından işinize döndüğünüz zaman da göstereceğiniz performans ve yaratıcılığınız yadsınamaz” diyor.

En popüler hobiler
Eskiden hobileriniz diye sorulunca müzik dinlemek, sinemaya gitmek, seyahat etmek, çiçek yetiştirmek, para-pul vb koleksiyon yapmak, şiir yazmak, kitap okumak diye cevaplar alırdınız. Bu cevapları halen sıklıkla duymak mümkün. Ama bu rutin aktiviteler aslında hobi olarak nitelendirilmiyor artık. Son yıllarında iş dünyasında hobi denilince akla futbol, bowling, satranç, snowboard, squash, takı tasarımı, yemek sanatı, fotoğrafçılık, rafting, yüzme, dalış, yelken, tenis, yoga-reiki, pilates, golf, meditasyon, kayak ve dans geliyor. Popülaritesi en yüksek hobiler ise yelken, dalış, otomobil sporları, dağcılık ve Uzak Doğu sporları. Vestel İnsan Kaynakları Direktörü Semih Süslü, bu sporların neden bu kadar popüler olduğunu şöyle açıklıyor: “Bu hobilerin genelinde tahmin etme, öngörebilme, plan yapma, planlı hareket etme, detayları görebilme ve detayları yönetmede kazanılan hakimiyetler söz konusu. Tüm bunlar da iş hayatının ana damarları olduğu için daha çok tercih edildiklerini düşünüyoruz. Aynı zamanda motivasyonu, kişisel gelişimi ve hırsı ifade eden hobiler oldukları için, çalışanlar açısından daha da popüler hale geliyorlar” diyor. Diğer taraftan zamanın kısıtlı olması, bilgisayar ve teknolojinin diğer alanları ile ilgili hobilerin hayatımıza yoğun olarak girmesine neden oluyor. Bunun yanı sıra iş hayatındaki yoğun tempodan kaçış da, hobi seçimine direkt etki ediyor. Yelken, yoga ve meditasyon gibi hobilerin tercih edilmesindeki artışın bir nedeni de bu.

İnternet hobileri çeşitlendirdi
Hobiler, eğitim düzeyi, yaş ve pozisyona göre değişiklik gösterebiliyor. Örneğin yeni nesil, teknolojinin gelişmesiyle birlikte hobilerinde de değişiklikler yaptı ve interneti bir hobi olarak tanımlamasının yanı sıra internet üzerinden her türlü bilgiye ulaşıp diğer hobileri hakkında araştırma yapmaya, böylece hem öğrenmeye hem de hobilerini geliştirmeye başladı. Aynı zamanda gençlerin bir diğer özelliği de (sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesinin de etkisiyle) Sivil Toplum Örgütlerinde gönüllü çalışmalarda aktif olarak yer almaya başlamış olmaları.

Genç adaylar genellikle, daha dinamik, outdoor etkinliklere ya da teknoloji ile ilintili hobilere yönelirken, ilerleyen yaşlarda sanata yönelik hobiler edinme eğiliminde artış gözlemleniyor. Microsoft Türkiye İK Direktörü Belgin Ertam, “Bununla birlikte adayların seçtikleri roller ve pozisyonlar genelde kişiliklerinin ve ilgi alanlarının da bir yansıması olduğundan, teknik rolde görev yapan bir çalışanın daha çok internet ve bilgisayar üzerine hobiler edinirken, satış ya da pazarlama alanında çalışanlar dans, yüzme, fotoğrafçılık gibi farklı insanlarla daha çok iletişim içinde olabilecekleri hobilere yöneliyorlar” diyor. Pozisyona göre de hobiler değişiklik kazanabiliyor. Daha sosyal ortamlarda çalışanlar, dışa dönük sosyal ortamlarda gerçekleştirilen hobileri tercih ediyorlar.

Ölen balığına ağlayan aday
İK’cılar iş mülakatlarında kendilerini çok şaşırtan hobilerle de karşılaşıyorlar. Bahçecilik, eski araba koleksiyonu yapan adaylar, yamaç paraşütü sırasında nasıl bir futbol sahasına maç sırasında zorunlu iniş yaptığını anlatan adaylar, Türk tarihiyle çok ilgili olduğunu söyleyip mülakatta tarih dersi vermeye kalkanlar, origamiyle ilgilenen ve mülakattaki İK uzmanının 10 YTL’si ile Hawai tişörtü yapan adaylar da yok değil. İK’cılar zaman zaman özel bir markanın eşya veya promosyonlarını toplama, Play-station oyunları biriktirme gibi hobilerle de karşı karşıya kalıyorlar. Hatta akvaryumda tropik balık yetiştirme hobisi olan bir adayın, kısa süre önce ölen balıkları için mülakat sırasında ağladığına tanık olanlar da mevcut. Son dönemde ise erkek adayların yemek kurslarına katılmaları, kadın adayların da adrenalin içeren sporlara ilgi duymaları İK’cıları hem şaşırtıyor hem de sevindiriyor. Xerox Türkiye İK Direktörü Ayşıl Akcanbaş, “Görüşme yaptığımız adaylardan birisinin step ile ilgilendiğini gördük. Step’in bir jimnastik dalı olduğunu ve uluslararası arenada yarışmalar düzenlendiğini öğrendik. Profesyonel olarak bu işi yapmış olması, step’in estetik bir yanının olması, böyle farklı bir hobi ile ilgilenmesi ve takımda olması hoşumuza gitmişti. Ayrıca yemek yapmayı da hobi olarak CV’sinde yazan birisiyle karşılaşmıştık; böyle farklı bakış açıları bizim de dikkatimizi çekiyor” diyor.

Belirli hobiler, kişilerin belirli özelliklerini de ön plana çıkarabiliyor. Örneğin çeşitli takım sporları, folklor gibi hobiler takım çalışmasını destekliyor, fotoğrafçılık veya resim yapma gibi hobiler, çalışanın yaratıcılığını besliyor. Motor sporlarıyla uğraşanlar ise agresif, devamlı başarma arzusu olan heyecanlı kişiler oluyorlar. Dağcılık, sualtı sporları gibi hobilerle ilgilenenler azimli, kolay pes etmeyen ve bireysel başarıya önem veren, voleybol ya da basketbolla ilgilenenler hem disiplinli çalışma hem de takım çalışmasına yatkın, satranç ya da briç gibi hobileri olanların ise daha analitik ve pratik karar verme yetkinliklerine sahip kişiler oldukları düşünülüyor.

Vodafone Türkiye İK ve İdari İşler Genel Müdür Yardımcısı Rengin Onay: “Bizde maalesef, kitap okumak, spor yapmak, sinemaya veya tiyatroya gitmek, gazete ve dergi okumak, internette gezinmek gibi birtakım gündelik yaşam rutinleri hobi kategorisine dahil edilebiliyor. Oysa örneğin fotoğraf çekme, tiyatro yapmak, seramik, enstrüman çalmak, ahşap boyama, tüple dalma, yamaç paraşütü gibi etkinlikler hobi sayılmalı. Biz daha çok, aslında hobi kategorisine girmeyen bir takım rutin uğraşların hobi olarak nitelendirilmesine şahit oluyoruz.”

ŞİRKETLER ÇALIŞANLARI NASIL TEŞVİK EDİYOR
Vestel – Vestel Sosyal Yaşam Merkezi’nde çalışanların hobilerini yapmaları için fitness, masa tenisi, satranç, tavla, dart, kitap okuma köşesi gibi alanlar yer alıyor. Şirkette ayrıca tüm çalışanların hobilerini gerçekleştirmelerine olanak sağlayan sosyal kulüpler vasıtasıyla dileyen çalışanlar bir araya gelerek oluşturacakları hobi kulüpleri, Vestel tarafından destekleniyor. Şirkette en popüler hobiler spor aktiviteleri, fotoğrafçılık, dans ve yelken.

Xerox – İşe alım sırasında elemanların özellikle hangi faaliyetlerden hoşlandıklarını belirliyor, hobilerini soruyor. Xerox’un Bizz Club adını verdikleri kulübü ortak hobilere göre çalışanları grupluyor ve hobilere özel faaliyetler düzenleniyor. En popüler hobiler seyahat etmek, müzik dinlemek, fotoğraf çekmek ve su sporları.

Unilever – Her yıl geleneksel olarak düzenledikleri spor şenlikleri ile farklı spor dallarındaki yetenekli çalışanlarını ödüllendirirken, şirket içinde kaynaşmayı sağlıyor. Yine yıl içinde konularında uzman kişileri davet ederek kişisel gelişim seminerleri ile değişik konularda ilgiyi ve bilgiyi arttırmak hedefleniyor, yoga, dans ve pilates dersleri organize ediliyor. Çalışanların çektiği resimlerden oluşan resim sergileri, çalışanların kurduğu müzik gruplarıyla çalışanların hobileri destekleniyor.

Pfizer – 2008 yılı içinde Pfizer’de, Spor ve Dans Kulübü, Hitit Doğa ve Fotoğraf Kulübü, Motor Sporları Kulübü, Sinema Kulübü, Tiyatro Kulübü, Ebeveyn Kulübü ve Müzik Kulübü olmak üzere farklı 7 kulüp yer alıyor. Çalışan, Pfizer’de işe başladıktan sonra kendi hobisine uygun, ilgisini çeken kulüplerden birisine üye olabiliyor ya da kendisi bir kulüp kurabiliyor. Son dönemde öne çıkan ve popüler olan hobiler fotoğrafçılık, dalış, motor sporları, salon dansları.

Microsoft – Şirket çalışanları tarafından kurulan Social Club adı verilen grup, farklı alanlardaki yeni oluşumlardan ve aktivitelerden tüm çalışanları haberdar ediyor. Ortak hobileri olanlar için yapılacak faaliyetler için şirket indirimi sağlanıyor. Çalışanlar arasında en popüler hobiler, teknolojiye yönelik hobiler, dans, tiyatro, yoga, reiki, yelken, kayak ve maket uçak.

Vodafone – Voda-Fun Club, Vodafone çalışanlarının yaratıcılıklarını beslemek, belirli faaliyet ve aktivitelerden daha sık ve piyasa koşullarına göre daha uygun fiyatlarla yararlanmalarını sağlamayı amaçlayan bir kulüp. Kulüp bünyesinde gerçekleştirilen aktiviteler arasında günübirlik geziler, kültür turları, sinema, tiyatro, konser gibi toplu organizasyonlar, bowling turnuvaları, kişisel gelişim seminerleri, tiyatro, sinema, fotoğrafçılık eğitimleri, trekking, futbol ve tavla turnuvası gibi etkinlikler yer alıyor. Bunun yanında, fotoğrafa ilgili çalışanları teşvik etmek için Voda-Fun Club bünyesinde bir fotoğraf yarışması düzenlendi. Vodafone Türkiye bünyesindeki en popüler hobiler dalış, trekking, kayak ve dağcılık sporları ile fotoğraf.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND