Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

42 parlak iş fikri

Gelecekte çok kazandıracak iş fikirleri
Yıldızı parlak 42 iş fikri

İş fikirleri yeni dünya ile genişliyor, iş alanları artıyor. Geleceğin favori işleri de günden güne farklılık gösteriyor. Geçtiğimiz 10 yılın gözdeleri artık tarih oluyor. İşte ekotrent.com sitesinin haberi yıldızı parlayacak 42 iş önerisini gündeme getiriyor. “Nasıl bir dükkan açarsam kaç lira kazanırım” diye merak edenler bu haberi okumadan geçmesin.

1- İş fikri: Amerika’da yaygın olarak kullanılan eğitim programı, KIDS EDUCATION ACADEMY ile yollarını birleştirdi. Çocuklarımızın gelişimleri göz önünde bulundurularak çoklu zeka kuramı ve etkin öğrenme yöntemi ile hazırlanan programlar eşliğinde klasik kreş anlayışına son veren KIDS EDUCATION ACADEMY’de çocukların yetenekleri ön plana çıkarıldığından becerileri artmaktadır. KIDS EDUCATION ACADEMY ’i diğer kreşlerden ayıran en önemli etkenler; EARLY ENGLISH (Erken İngilizce) ve EARLY MATH (Erken Matematik) eğitimleri. Bu iş fikri hakkında daha deyalı bilgi almak için bu siteyi inceleyebilirsiniz. www.kidseducationacademy.com

2- İş fikri: 5 boyutlu sinema: Son zamanlarda 5 boyutlu sinema salonları yatırımcıların yüzünü güldüren bir iş modeli olarak dikkat çekiyor. Görüntüdeki derinlik algısının yanı sıra sert esen rüzgar veya bir anda salonu basan sisle izleyiciyi filmin içine alan 5 boyutlu sinema, gerçekçi efektleriyle yatırımcısıyla birlikte ziyaretçisini de mutlu ediyor. Ortalama 250 bin dolar seviyelerinde olan yatırım maliyetine karşılık aylık en az 15 bin lira kazanç sağlayan 5D sinema, önümüzdeki dönemlerde eğlence harcamalarından daha büyük pay almaya aday.

3- İş fikri: Hotstop: Örneğin ‘Hotstop’ adı verilen yeni bir girişim yine kiosk benzerinde ancak yenilikçi bir mobil kafe projesi… Hotstop’larda demleme çay ve kahve kültürünün lezzet beklentileri özellikle dikkate alınmış. Bu yılsonuna kadar İstanbul’da 25 noktaya ulaşılması hedefleniyor. Franchise bedeli her şey dahil, 40 bin Euro+KDV. Hotstoplar günlük 350 lira ile bin 500 lira arası ciro yapıyorlar. Yeni açılan yerlerde başlangıçta 250-300 lira seviyesinde olan cirolar çok kısa bir süre içinde 400-500 liranın üzerine çıkabiliyor.

4- İş fikri: Fatura kuyruklarına son: Bir zamanlar elektrik, su, doğalgaz gibi faturaları ödemek için bankada kuyruğa girmek zorunda kaldığımız dönemler tarih olmaya başladı. Keza banka kuyruklarının yerini fatura tahsilat noktaları almaya başladı. Fatura tahsilatı ödeme noktaları aslında dünyada çok yaygın bir sistem.

5- İş fikri: Garanti Online Fatura: Garanti Online Fatura (GOF), franchise açmak isteyenlere sunduğu 24 aya varan taksit olanakları sunuyor. 2011 sonuna kadar şube sayısını ise bine çıkarmayı hedefliyor. GOF Genel Müdürü Tarık Yılmaz, “Finansal durumu yeterli olmayanlar için de cazip bir yatırım paketi oluşturduk. 5 bin dolarlık franchise bedeli ile bankacılık destekleyici hizmetleri, fatura ödemeleri, D-Smart, TTnet ve diğer bazı ödemeleri içeren bu paketle işinizi kurabiliyorsunuz” diyor.

6- İş fikri: Kredixshop: Şu an 35 ilde 350’yi aşkın Kredixshop ödeme noktası bulunuyor. Bütün işlemler Kredixshop’un özel sistemi üzerinden online olarak yapılıyor. Franchise giriş bedeli proje ve lokasyona göre değişiyor. Standart KredixShop açmanın giriş bedeli 6 bin lira + KDV. Ayrıca 15 bin liralık teminat mektubu alınıyor. Bayinin aylık cirosu yerine ve iş hacmine göre 3 bin ile 80 bin lira arasında değişiyor.

7- İş fikri: Sağlıklı yaşam ve zayıflama: Sağlıklı yaşam ve zayıflama Sağlıklı yaşam, son yılların en hızlı büyüyen pazarı. Henüz bakir olan bu pazarın yılda yüzde 500 oranında büyüdüğü belirtiliyor. Türkiye’de 20 milyon kadın bu pazarın hedef kitlesi. Türkiye’de yeni yeni büyümeye başlayan sağlıklı yaşam sektörünün ABD’deki cirosal büyüklüğü 100 milyar dolar civarında. Uzmanlar önümüzdeki beş yıl içinde bu pazarın dünyada 1 trilyon dolarlara ulaşacağını öngörüyorlar.

8- İş fikri: Neobodica: Güney Kore medikal ve kozmetik buluşlarının, Avrupa’da tüketicilere sunulması için kurulmuş bir zincir sistemi. Bostancı, Maltepe ve Göztepe’de merkezleri olan şirket, Türkiye’nin her yerine franchise verecek. 150 bin lira yatırım maliyeti yapılması gerekirken, 13-14 bin lira işletme gideri bulunuyor. Evlerin yoğun olduğu bölgelerde yatırım yapılması önerilirken yatırımcının aylık kazancı 30-40 bin lirayı buluyor.

9- İş fikri: Footbreak: Sağlıklı yaşam pazarında faaliyet gösterecek olan Footbreak, Tai ayak masajı ile gevşemeyi sağlayan çayların satıldığı cafe konseptinden oluşuyor. Dünyada bir ilk olan bu konsept ile insanların streslerinden arınmalarının sağlanması hedefleniyor. Yurt içi ve yurt dışında zincirleşme planları olan marka, İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Antalya ile yurtdışında Rusya ve Almanya’da franchise vermeye hazırlanıyor. 100-120 bin dolar yatırım maliyetine karşılık aylık kazancın da 40 bin doları bulacağı belirtiliyor.

10- İş fikri: Ota Güzellik Merkezi: 1996 yılında Ota Tıp merkezi yöneticiliğine başlayan Tülay Akvardar, aynı yıl Ota Tıp Merkezi bünyesinde hizmete başlayan güzellik ve estetik hizmetlerini Ota Güzellik Merkezi adı altında farklı bir merkezde toplamış. Marka, Türkiye genelinde franchise veriyor. Bu merkeze ihtiyaç duyan insanların kolay ulaşabilecekleri yerlerde açılması planlanan merkezlerin minimum yatırım maliyeti 500 bin dolar. Aylık kazancın ise 30 bin dolar civarında olduğu belirtiliyor

11- İş fikri: Sigarayla terapi savaşı: Sağlıklı yaşam bilincinin yükselmesi ve restoran, cafe gibi kapalı alanlarda yasaklanmasıyla artan sigara bırakma merkezleri yeni girişimlerin de adresi oldu. Sigara bırakma terapilerinin yanı sıra, bitkisel ilaçlarla da hizmet veren bu merkezler başarısına göre ayakta kalabiliyor.

12- İş fikri: Mora Terapi ve Biorezonans Tedavi Merkezi / Mora Terapi: Sigara bırakma hizmeti alanında terapi hizmeti veren Mora terapilerini Neosante bünyesinde oluşturuyor. Yatırım maliyetinin, 75 bin ile 100 bin lira arasında değiştiğini kaydeden Mora Terapi Merkezi Genel Müdürü Dilşad Çelebi Işık, aylık kazançlarının ise minimum 25 bin lira olduğunu kaydediyor. Başvuru için: 0216 450 60 20 Biorezonans Tedavi Merkezi – Dört yıl önce Dr. Sümer Zeynep Karabey tarafından Türkiye’ye getirilen Bicom adlı cihaz sigara bırakma hizmeti sunmak isteyen doktorlara veriliyor. Karabey, yatırım maliyetinin 50 bin lira olduğunu ve bu rakamın 3 ay gibi bir sürede geri kazanıldığını ifade ediyor

13- İş fikri: Kargolar da otomata girdi: Otomat belki de son yılların en hızlı büyüyen iş sahalarından biri. Ancak artık büyük montanlı işlerin de otomatlar üzerinden yürümeye başladığını görüyoruz. Örneğin, ilk olarak PTT tarafından kısa bir süre önce hayata geçirilen kargomatikler de girişimcilerin önünde yeni bir iş fırsatı olarak duruyor.

14- İş fikri: Kargomatik: Henüz çok yeni bir sistem olan kargomatikler sundukları düşük maliyet, 24 saat gönderileri teslim ve alımına imkan veren çözümüyle başta kargo şirketleri olmak üzere bireysel girişimcilerle hızla yayılacağa benziyor. 34 bin lira tutarında olan kargomatikler, gönderileri sahiplerine cep telefonu veya e-maille haberdar edip verdiği şifre ile istenilen zaman ve günde alıcı tarafından teslim alınmasını sağlıyor.

15- İş fikri: Yeni ve farklı bir kiosk modeli: Mobil Kafe” Mobil büfe kavramıyla aslında ilk olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) başlattığı bir girişimle tanışmıştık. Çay bahçelerinin yerini mobil büfeler almaya başlamıştı. İçerisinde sıcak-soğuk içecekler, sandviç, simit ve tatlı çeşitlerinin bulunduğu bu büfeler girişimciler için de bir ilham kaynağı oldu.

16- İş fikri: Simülatör Makine Prodüksiyon: Simülatör Makine Prodüksiyon, artan ilgi ve yatırım maliyetlerinin kısa sürede karşılandığını gören pazara adım atan isimlerden biri. Genel Müdür Mustafa Mertcan, henüz yeni bir iş modeli olmasına rağmen şu anda bu işle ilgilenen 50’nin üstünde çok boyutlu sinema salonu olduğunu kaydediyor. Simülasyon ve sanal gerçeklik teknolojilerine yatırımların gelecek dönemde artacağını

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND