Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

2013’te kariyerinizi neler bekliyor?

Yeni bir yıl… Yeni başlangıçlar, yeni kararlar, yeni açılımlar… Peki yeni yılda iş hayatınızda sizi neler bekliyor? Kariyeriniz nasıl şekillenecek? İş astrolojisi uzmanı ve Doğan Holding İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Binnur Zaimler, 2013’ün kariyer açısından ne getireceğini derledi…

Yeni bir yıl… Yeni başlangıçlar, yeni kararlar, yeni açılımlar… Peki yeni yılda iş hayatınızda sizi neler bekliyor? Kariyeriniz nasıl şekillenecek? İş astrolojisi uzmanı ve Doğan Holding İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Binnur Zaimler, 2013’ün kariyer açısından ne getireceğini derledi…

2013’TE SİZİ NELER BEKLİYOR?

İş hayatınızda sizi neler bekliyor? Kariyeriniz nasıl şekillenecek? Bir de burçlara bakmakta fayda var. İş astrolojisi uzmanı ve Doğan Holding İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Binnur Zaimler, Hürriyet İK için 2013’ün kariyer açısından ne getireceğini derledi.

2013’ün gözde sektör ve meslekleri

-Modern insanın her geçen gün daha fazla yakınlaştığı psikoloji, psikiyatri ve ruhsal şifa veren tüm meslekler ön plana çıkıyor. İşyerinde bizi rahatlatan kariyer koçluğu, masaj olanakları, yoga ve benzeri rahatlama teknikleri de tercih edilecek. Alternatif tıp, müzikle şifa gibi alanlarda büyük ilerlemeler bekleniyor. Özellikle Şubat ve Mart aylarında bu alanlarda yeni buluşları ve kitapları duyabilir, yeni iş kurabiliriz.

-Eğitim, öğrenim alanında yılın ilk yarısı hareketlenme sözkonusu. Okul açmak, öğretmen olmak, uzaktan öğrenme alanında iş kurmak için Şubat-Haziran arasını iyi değerlendirin. Uzaktan eğitim, bu sene hayatımıza daha hızlı girecek.

-İnternet alanında yeni işler kurmak, medyada çalışmak, yeni bir gazete kurmak için de Şubat-Haziran arası dönem çok bereketli. Televizyon talk şovları, iletişime ve dedikoduya ait her türlü yapım para kazandıracaktır.

-Sıvılar ve okyanus bilimi ile ilgili çalışanların işleri artıyor ve istihdam imkanları çoğalıyor. Özellikle yılın ikinci yarısında anestezistlerin, okyanus bilimcileri, balıkçılığın önemi artıyor.

-Kadınlara ve çocuklara yönelik üretilen herşey yılın ikinci yarısında büyük kazanç getirebilir. Kadın dergilerinden giyime, kreşlerden bebek bezine dek pek çok ürünün satışlarında artış görülecek. Kilo alma eğilimini dikkate alarak üretilen bedenler de yılın ikinci yarısı büyütülebilir.

-Yılın ikinci yarısı doğumların artacağını gözönüne alarak kadın doğum alanıyla ilgili yapılan tüm işlerde kazanç da artacaktır.

Bu sektörlere dikkat!

-Satürn’ün Akrep burcuna geçmesi, bir süredir fazla dokunulmamış ve nispeten özgür hareket eden E-Ticaret, petrol ve türevleri, arsa ve emlak komisyonculuğu, her türlü kimyasal madde üretimi, bankacılık, aracı kurumlar, sermaye piyasaları ve özel fonların kendilerine çekin düzen vermesini sağlayacak regülasyonları getiriyor.

-Adli tıp, miras hukuku alanı, emniyet narkotik birimleri, milli istihbarat teşkilatındaki işleyiş ve yapı da büyük ölçüde dönüşecek.

-Gıda işinde çalışacak veya iş kuracaklara yılın ikinci yarısına kadar ümitlerini kesmemeleri önerilir.

Aktivistler çoğalacak

Bu sene tutulmalar bize risk almayı, eski korkularımızdan kurtulmayı öğretecek. Sakin, dingin, hep güvenli alanı seçen temkinli Boğa burcunun sesini biraz kısıp, Akrep’in serin sularına atlayacağız. Riske, spekülasyona ve skandallara açık alanda ilerlerken cesaretimizin artması gerekiyor. Kişisel birikimler ve zenginlikle ilişkili Boğa burcu, tarım, çiftçilik, tasarruf, nakit akışı, değerli eşyalar, hazine yönetimini temsil eder. Hayatımızda tutunduğumuz maddi ve manevi değerler, türbülansa giriyor.

Sadece maddi birikimlerimiz değil, kendimize ait gördüğümüz kariyer, aile ve iş tecrübelerimiz, statümüz, iş bağlantılarımız, bizi koruyan yöneticimiz, tanıdıklarımız üzerine düşünelim. 2013 kaybetme korkusu ve gelecek endişesi yaşayanlar için dersler içeriyor. 2013, bize güvencenin sadece kendimize inanmak olduğunu anlatmaya çalışacak. Bizi güvencede hissettiren ne varsa, sarsılabilir. Hayatımızda bizimle devam etmeyecek olan her türlü yükü arkamızda bırakmamız, özellikle Aslan, Boğa, Akrep, Kova burçları, doğum haritalarında ön plana çıkan kişiler için geçerli.

Akrep burcundaki tutulmalar, kendi birikimlerimizi başkalarınınki ile birleştirdiğimizde, zorlukları aşabileceğimizi söylüyor.

İflaslar eskiye tutunanları bulacak, girişimcilik yaygınlaşacak.

2015 sonuna dek iki gücün mücadelesini seyredeceğiz.

Birinci güç geleneksel sistemlerin gölgeli taraflarını temsil eden Pluto’dur. Güç ve para odakları ve kurulu düzene ait etiketler, Oğlak burcundaki baskıcı Pluto’yu anlatıyor. Klasik ekonomik düzenin içinde finans piyasalarından, iş adamları ve evlilik kurumuna kadar pek çok şey var. İkinci güç ise devrimci, yenilikçi, dürüst, girişimci Uranüs’tür. Agresif, genç Uranüs, Koç burcundan geçerken, Oğlak burcundaki eski kafa Pluto’nun hayatını zorlaştırıyor. Bu iki gücün mücadelesinin sonunda Dünya 2013’te daha fazla girişimci, daha fazla aktivist görecek. Büyük kuruluşların statükosundan sıkılan gençlerin kendi işlerini kurduklarını duyacağız. Dünya düzeni üzerinde giderek etkili olan aktivistlerin, artık terörist olmadıklarını, aksine çocuklarımızı bazen bizden daha fazla düşündüklerini şimdi biliyoruz.

İşyerinde yeniliğe fırsat verirseniz, o sizi kucaklayacak. Aksi halde sizi biraz silkeleyecek. Birkaç sene boyunca hükümetlerin, şirketlerin iflasını görebiliriz. Eski kültür ve kurallara körü körüne tutunmaya çalışan organizasyonlar en hızlı çökenler olacaktır. Çok yeni olduğunu düşündüğümüz teknolojilerin bir anda eskidiğini görebiliriz.

Ateşten gömlek giysek de, inandığımız dava için risk alarak cesaretle olayların üzerine gitme ihtiyacı içinde olacağız. Hangi gruba dahil olursanız olun, içinizdeki değişim, dış Dünya’da başkalarının da hayatlarına dokunmanızı sağlayacak. Bu yıl, karşılıksız sevgi, yardım ve paylaşımlar, Dünya’yı değiştirebilecek güçtedir.

Burçlara göre kariyer

KOÇ

2013 SLOGANI: UYAN! Zincirlerinizi henüz kırmadıysanız ve birkaç senedir aynı yerde çalışıyorsanız, oldukça yıpranmış olabilirsiniz. Bazen talimatları, statükoyu hiçe saymak, bazen de bir işe girip para kazanmakla, ya da girişimci olmakla özgürleşmeniz mümkün. Herkese hakkını vermeye dikkat edin. Yılın ilk yarısı, kısa iş gezileri, internet çalışmaları, sözleşmeler ve eğitimler size büyük fırsatlar sunacak. İkinci yarıda, evden çalışmayı deneyin. Ocak ayında kariyeriniz ve itibarınızı artıracak küçük fırsatlar var. 2-26 Şubat arası iş bağlantıları, şirket dışında aktif olmak için doğru zaman. Sizin için yılın en önemli tarihleri 12 Mart- 19 Nisan. Hedeflerinize asılacak, başarılı olacak ve büyük projeleri başlatacak gücünüz ve isteğiniz var.

BOĞA

2013 SLOGANI: BİRAZ ESNE! Tüm sene boyunca gerçekleşecek tutulmalar, hayatınıza önemli dönüşümler getirecek. Konfor alanınızdan çıkmanız, güvence ve rahatlık olarak gördüğünüz alışkanlıklarınızı azaltmanız uygun olacaktır. Aşırı tasarruf, paraya ve güvenceye olan aşırı hassasiyet, elinizden para çıkmasına sebep olabilir. 25 Nisan’da Ay tutulması ise işyerinde ikili çalışmalar, başkalarına bağımlı yapılan işleri daha da fazla ön plana çıkarıyor. Burcunuzda 10 Mayıs’ta gerçekleşecek Güneş tutulması, taze başlangıçların ancak siz adım attığınızda geleceğini söylüyor. İş başvurularını 25-28 Nisan tarihlerinde yapmayı deneyin. 16 Nisan- 31 Mayıs dönemi sempatiyle karşılanacaksınız. 3 Şubat- 22 Mart arası şirket dışı iş bağlantılarından gelen büyük fırsatlara, 12 Eylül – 7 Ekim tarihleri ise ortaklık girişimlerine açık.

İKİZLER

2013 SLOGANI: FIRSAT SENİN! 12 yılda bir aynı burcu ziyaret eden Jüpiter 27 Haziran’a dek sizinle. İletişim, ulaştırma, lojistik ve operasyonel konularla ilgili olan İkizler burcu için bu durum hareketliliğin birkaç katına çıkması demek. Hem zihinsel hem de fiziksel hareketlilik, size eş zamanlı olarak pek çok projede yer alma imkanı veriyor. Hem çalışıp hem hobilerinize zaman ayırabilir, internet, televizyon, tiyatro, yazarlık gibi uğraşları günlük hayatınıza sokabilirsiniz. Size gelen tekliflere açık olun, esneklik sizin en değerli özelliklerinizden biri. Yılın ikinci yarısı ise, kazancınızın düşündüğünüzden de fazla arttığını görebilirsiniz. Kendinize sınır koymayın ve isteyin. Büyük miktarlarda para kazanabilmeniz için sınırlarınızı kaldırın. Tek bir yolla para kazanmak yerine alternatifler düşünün. Her zaman çalışarak değil, bazen başkalarından gelen destekle de kazancımızı artırabiliriz. 25 Mayıs günü Yay burcunda gerçekleşecek Ay tutulması, önemli kararlar vermenizi, seçimlerinizle mutlu olmanızı sağlayacak. Yeni durumlara adapte olma özelliğinizi devreye sokun.

YENGEÇ

2013 SLOGANI: HER ZAMAN SEVGİYİ SEÇ! Hobiniz, yeterli derecede üzerine düşerseniz yeni işiniz haline gelebilir. Yılın ikinci yarısı iş ve özel hayatınızdaki rahatlama, Tanrı tarafından korunduğunuzu gösteriyor. 12 Yıl sonra şans, refah, gelişim ve bolluk gezegeni Jüpiter Yengeç burcunda. Bu dönemi iyi değerlendirip yurt dışı kariyer fırsatlarına, uzun dönemli kişisel gelişim eğitimlerine, uluslararası şirketlerde çalışmaya yönlenebilirsiniz. Aynı işyerinde kalmanız halinde, terfilere ve ödüllere hazır olun. Jüpiter, 27 Haziran sonrası bir yıl boyunca sizinle olacak. 3 Şubat – 12 Mart arasında yurt dışı iş seyahatleri, özellikle eski bağlantılarınızı kullanabilirseniz başarılı geçecektir. Yılın en önemli ayları ise Haziran ve Temmuz. Eski işiniz, geçmişteki arkadaşlarınız ve yarım kalmış projeler hayatınıza büyük fırsatlar getirebilir. Bu dönemde, aşırı duygusal ve tepkisel olmaktan kaçınırsanız, başarı sizin olacaktır.

ASLAN

2013 SLOGANI: EVİM GÜZEL EVİM! Bu sene işin yanısıra özel hayatınıza zaman ayırma vaktidir. Ev değişimi veya evdekilerin değişimi sözkonusu. Yılın ilk yarısı, tıpkı geçen sene olduğu gibi, iş bağlantılarınız yoğun. Bir terfi olmasa da, esas istediğiniz işi yapmak olabilir. Yılbaşından 2 Şubat’a dek olan tarihte, önceden üzerinde yoğun olarak çalıştığınız konuları başkalarına tanıtma fırsatlarınız çok yüksek. 22 Haziran- 22 Temmuz tarihlerinde, Venüs, karizmanızı ve çekiciliğinizi artırıyor. Sahnede olun. Sunumlar, eğitimler ve medya sizi bekliyor. 8 – 18 Ekim arası ise stratejik kararlar almanız, riske girmeniz için gökyüzünün desteğini görüyorsunuz.

BAŞAK

2013 SLOGANI: SESİNİ YÜKSELT! Yılın ilk yarısı, fırsat gezegeni Jüpiter’in kariyer alanınızda yer alması, birden çok ödül ve işin sizi bulacağınız söylüyor. Koordinasyon, lojistik gerektiren operasyonel konularda başarı görünüyor. Eş zamanı aldığınız görevler, birden fazla unvana da sahip olma imkanı veriyor. Bu yıl, sesinizi yükseltin, herkes sizi duysun. Şubat – Mart aylarında çok kişi ile temastasınız. 27 Haziran sonrasında ise şirket dışı iş bağlantılarına yönelin. Bir sene boyunca, mesleki gruplardan, önemli kişilerden gelen destek sözkonusu. 6 Eylül sonrasındaki 10 gün boyunca iş kurabilir, yeni bir işe başlamak için adım atabilirsiniz. 16 Ekim- 6 Aralık tarihlerinde, büyük hedeflere yönelik önemli adımlar atmanız için gökyüzü sizi destekliyor. İşyerinde spor imkanlarını araştırın ve bu dönem içinde düzenli fiziksel egzersize başlayın.

TERAZİ

2013 SLOGANI: BOLLUK BİLİNCİ GELİŞTİR! Büyük bir kimlik değişim sürecini tamamladınız. Önemli bir yatırım kararı veya başkalarına verdiğiniz borçlar ve hatta nafakalar sonucunda maddi kaynaklarınız bir süreliğine limitli görünüyor. Bolluk bilincinizi bozmadığınızda, para durumunuz 2015 sonunda oldukça güçlenmiş olacaktır. 27 Haziran sonrasında bir yıl boyunca büyük ödüller getiren Jüpiter, kariyer alanınızda olacak. Bir sene boyunca, itbarınızın arttığını, kişisel imajınızın kuvvetlendiğini göreceksiniz. Aslında buna ihtiyacınız var. 17 Ağustos-11 Eylül tarihlerini iyi değerlendirin. 19 Ekimde oluşacak Ay tutulması, işyerindeki partnerlerinizle fikir ayrılıklarına, hatta kopmalara işaret ediyor. Her şey apaçık ortaya çıkıyor.

AKREP

2013 SLOGANI: BAŞKA ŞARKILAR SÖYLE! Satürn, tüm yıl boyunca Akrep burcunda. Kabuk değiştiriyorsunuz. Değişimi kucakladığınız takdirde, 25 Nisan Ay tutulmasından faydalanabilirsiniz. Bu dönemde yeni ortaklıklar kurmanız mümkün. İradeli ve prensipli olayım derken inatlaşmalara girmeyin. 10 Mayıs Güneş tutulması sonrası, kadersel anlamda yepyeni kişilerle çalışmaya başlamanız mümkün. Yılın ikinci yarısı, gezegenlerin size daha fazla destek vermesi, ortamın yumuşamasını ve yeni görevlerinizin gelmesini sağlayacak. 20 Ekim – 9 Kasım arası iletişim gezegeni Merkür’ün burcunuzda geri harekette olması, yeniliklerin hepsinin eski bir iş arkadaşı veya geçmişten gelen bir proje sonucunda oluşacağını müjdeliyor. 15 Eylül haftası, iş ve para bağlantılarına girebilirsiniz.

YAY

2013 SLOGANI: RAHATLA! İşyerinde temasta olduğunuz kişiler bu senenin ilk yarısında size büyük fırsatlar da getiriyor. 25 Mayıs’ta burcunuzda gerçekleşecek Ay tutulması, büyük seçimler yaparak kendinizi bir adım ileriye taşıyabileceğinizi gösteriyor. İş tekliflerini değerlendirin, harekete geçin. Başkalarının kaynaklarından yararlanma imkanı açılıyor. Yakın iş arkadaşlarından maddi ve manevi destek sizi bekliyor. Yılbaşında 9 Ocak tarihine dek, ayrıca 8 Ekim – 6 Kasım arası Venüs burcunuzda. Bu günlerde yurt dışı bağlantıları kuvvetlendirip, iletişim ve tanıtım faaliyetlerine odaklanın. Özgürce, hatta biraz da çılgınca yaptığınız işler, çok daha fazla ses getirecektir. Açıkhavada olmak, yaratıcılığınızı bu günlerde artıracaktır. Tüm yıl boyunca, kafanızdaki işler ilgili endişeleri yok etmek üzerinde zaman harcayın

OĞLAK

2013 SLOGANI: GÜÇ SENDE! Geçen seneden bu yana, etik ve doğru hareket eden biriyseniz, giderek güçleniyorsunuz. Otorite figürü haline gelmeniz, kalıcı sistemleri kuabilmeniz ve sıkı denetim modelleri ile gerçekleşti. Siz disipline etmek, kurallara bağlı sistemler yaratmak, kaynakları etkin kullanmak üzerine mükemmelsiniz. 10 Ocak- 2 Şubat arası ve 6 Kasım sonrası Venüs, iş ilişkilerinde son derece becerikli olduğunuzu söylüyor. Mümkün olduğu kadar çok kimseyle tanışın, ortaklık tekliflerinde bulunun. 27 Haziran sonrası, sizi destekleyecek ve işlerinizi rahatlatacak ortaklar, partnerler bulabilirsiniz. Evliyseniz, bu dönemde eşinizin kariyerinde iyi gelişmeler var. Yıl boyunca, mesleki idealler ve arkadaşlıklar alanında bulunan Satürn, gelecek planlarınızı da netleştirmenizi sağlayacak. Dernek ve şirket dışı iş grupları içinde sorumluluklar almanız gerekebilir.

KOVA

2013 SLOGANI: BİRAZ HAREKET! Göreviniz gereği önemli sorumlulukları hatasız yerine getirmeye çalışın. İtibarınız ve imajınız test edilecek. Para konusunda tüm sene boyunca hem şanslı hem de savruk olabilirsiniz. Sanal ürünler üzerine para kazanma fırsatlarınız var. Tüm Ocak ayı boyunca Kova burcunda bulunan Mars, enerjinizin arttığına işaret. Edebiyat, sinema, internet gibi alanlara da yönelmeniz için şartlar oldukça uygun. 11 Ocak – 26 Şubat arası, kullandığınız sözler, düşünceleriniz oldukça etki yaratacak. Yılın ilk yarısı, özellikle gezi ve iletişim odaklı hobilerinize zaman ayırmanız, ofisteki enerjinizi artıracaktır.

28 Haziran- 22 Temmuz arası ortaklık yapmayı düşünüyorsanız, bu dönemde el sıkışabilirsiniz. 29 Ağustos – 15 Ekim arası ise çalışmalarınızın sonuçlarını dış dünya ile paylaşma vaktidir. Ürün lansmanları için bu günleri seçin.

BALIK

2013 SLOGANI: HAYALİN SENİNDİR! Tüm yıl boyunca, medya, tanıtım, uluslararası ilişkiler ve kişisel gelişim alanlarında önemli çalışmalar sizi bekliyor. Hayata olan inancınız, özellikle yılın ikinci yarısı artıyor. Yaratıcılığınızı aktive etmek için ofiste müzik, güzel kokular ve rahatlatıcı renkleri kullanın.

Büyük bir atılım planlıyorsanız, 3-20 Şubat arası hazırlıklara zaman ayırın. Yeni bir iş kurmak, iş başvurusunda bulunmak ve önemli bir müşteriye teklif vermek için bu tarihler uygun görünüyor. 22 Şubat – 17 Mart tarihlerinde, içe dönük çalışmalarda hızlı ilerleyebilirsiniz. Ancak bu dönemde işyerinde alıngan olmamanızda fayda var. Olayları yanlış anlamaktan, ihmalkarlık ve unutkanlıktan uzak durmaya çalışın.

29 Ağustos-15 Ekim arası çalışıp, 16 Ekim- 7 Aralık arası, daha çok yapmış olduğunuz çalışmalarla tanınıyor olacaksınız.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Hepimizin biraz sakinleşmeye ihtiyacı var

sinirliyken sakinleşmek için ne yapmalı, sakinleşmek, Manşet

Günlük hayatımızda hemen her yerde can sıkıcı olaylarla karşılaşabiliyoruz. Bu olaylara verdiğimiz tepkiler de o anki ruh halimize göre değişiklik gösterebiliyor. Bu da bizi fazlasıyla yıpratabiliyor. Peki ne yapmalıyız? İşte sakinleşmek için kendimize sormamız gereken sorular…

Endişe duygusuna kapıldığınızda sakinleşmek için kendinize sorabileceğiniz sorular

Bazen insan sebepli veya sebepsiz yere endişeye kapılır. Öyle ki bu duygusunu başkalarına açıklamakta bile zorlanır. Anne babasının hastalanacağından, çok fazla para harcadığından, sevdiklerinin duygularını incitmekten, mesajlara cevap vermeyen bir arkadaş yüzünden bile endişelenir. Bir yakını eve geç geldiğinde, topluluk önünde konuşması gerektiğinde endişelenen sadece siz değilsiniz. Herhangi bir sebepten ötürü endişeye kapıldığınızda, göğsünüze bir ağırlık çöktüğünde şunu hatırlayın; yalnız değilsiniz. Endişe, birden fazla şekilde ortaya çıkabilir. Endişe duygusundan kurtulmanın da birden fazla yöntemi var. Bunlardan biri de sakinleşmek için kendinize soru sormak. İşte endişelendiğiniz zamanlarda bu duygudan uzaklaşmak için kendinize sorabileceğiniz sorular:

1. Bu gerçekten bir tehdit mi?

Hayatta kazalar olur. Ancak çoğu zaman endişe duygusuna kapıldığımızda, işlerin gerçekten de ters gittiğini söylemek biraz zor. Peki o halde sizi bu kadar endişelendiren şey ne? O şeyin gerçekleşme ihtimali ne? Bunu gerçekten bir anlığına da olsa düşünün. Bu sorulara bulacağınız yanıtlar, endişelenmenize sebep olan şeyin gerçek bir tehdit olup olmadığını kavramanızı kolaylaştırır.

2. Hazırlıklı olmak için elinizden gelen her şeyi yaptınız mı?

Hayatta bazı şeyleri kontrol edebilirsiniz, önlem alabilirsiniz. Bisiklete biniyorsanız, kask takmalısınız. Evdeki alarmın çalışıp çalışmadığını kontrol etmeli, sağlık sigortanızı ihmal etmemeli, düzenli aralıklarla doktora görünmelisiniz. Biraz sıkıcı bir çözüm olabilir ancak kendinize kontrol edilecekler listesi hazırlayabilirsiniz. Gözden geçirdiğiniz unsurları tek tek işaretlediğiniz zaman endişelerinizden bir nebze kurtulabilir, daha sakin ve planlı hareket edebilirsiniz.

3. Zihniniz biraz aşırıya kaçıyor olabilir mi?

Gecenin bir yarısı endişeye kapılmış, korkmuş ve yorgun düşmüş bir zihinden daha kötü ne olabilir? Eğer panik duygunuz ve endişeleriniz işle, başka insanlarla veya dikkatinizi dağıtacak herhangi bir şeyle ilgili olmayan saatlerde ortaya çıkıyorsa, bu durumda kontrolü ele almalısınız. Derin nefesler alıp vererek düşüncelerinizi değiştirebilir veya bir uyku meditasyonu videosu açabilirsiniz. Gece gelen kaygılarınızın, güneşin ışığıyla birlikte ortadan kaybolacağını düşünebilirsiniz.

Aslında korkmanız gereken şey, endişelerinize sebep olan şeyler değil, endişenin ta kendisi. Amerikalı ünlü yazar Seth Godin, “Endişe, davranışlarımızı verimli bir şekilde değiştirdiği zaman kullanışlıdır. Bunun dışında kalan endişe duygusu, dikkat dağınıklığının olumsuz hali, bizi çalışmaktan veya hayatımızı yaşamaktan alıkoymak için tasarlanmış bir oyalanma şeklidir” diyor.

Bir sonraki sefer panik duygunuz arttığında, endişelerinize kapıldığınızda kendinize sorular sorarak bu duyguyla baş etmeyi ve ondan kurtulmayı deneyebilirsiniz.

Kaynak: www.uplifers.com

Okumaya devam et

MAKALE

Evcil hayvan beslemenin çocuklar üzerindeki etkisi

Manşet, hayvan sevgisinin önemi, evcil hayvan, çocuk gelişimi

Evcil hayvan beslemek çocuklar için gerçekten birer tehdit mi? Evcil hayvanlar çocuklar üzerinde ne gibi etkilere sahipler? İşte www.yakiniliskiler.com sitesinden tüm bu sorulara yanıt olabilecek nitelikte bir yazı…

Evcil Hayvanlar Çocukların Gelişimini Nasıl Etkiliyor?

Hemen hepimizin kedi ve köpeklere dair çocukluk anıları vardır. Kimimiz bir sokak köpeğini sahiplenmek için ailemizi ikna etmeye çalışmışızdır, kimimiz bir yavru kediyi marketten aldığımız sütle beslemişizdir. Maalesef bazılarımız ise bu sevimli dostlarımızla oynarken ebeveynlerimiz tarafından uyarılmışızdır: “Sürme ellerini şu köpeğe!”, “Nereden buldun bu pis şeyi?!” Ebeveynler çocuklarının sağlığı ve güvenliğinden endişe ettikleri için böyle tepkiler veriyor olabilirler; fakat bu sevimli dostlarımız çocuklar için gerçekten birer tehdit mi? Evcil hayvanlar çocuklar üzerinde ne gibi etkilere sahipler?

2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ergenlik dönemindeki çocuklar evcil hayvanlarıyla olan ilişkilerinden kardeşleriyle olan ilişkilerine göre daha fazla tatmin oluyorlar1. “Ama kardeşlerimizle ve evcil hayvanlarımızla aynı şeyleri paylaşmıyoruz ki” diye düşünebilirsiniz; fakat araştırmaya göre çocukların kardeşleriyle ve evcil hayvanlarıyla paylaştıkları şeyler birbiriyle hemen hemen aynı. Hatta bazı durumlarda çocuklar evcil hayvanlarına kardeşlerinden daha fazla şey anlatabiliyorlar. Buna ek olarak belirtmek gerekiyor ki; köpek sahibi olan ailelerin çocukları diğer evcil hayvanlara sahip olan ailelerin çocuklarına kıyasla evcil hayvanlarıyla olan ilişkilerinden daha memnunlar. Fakat bir köpekle yaşamanın mümkün olmadığı durumlarda diğer hayvanlar da çocuklar için son derece faydalı birer dost görevi görüyorlar.

Çok sayıda araştırma gösteriyor ki, evcil hayvanlarımızla kurduğumuz temas oksitosin salgılamamıza sebep oluyor ve bu da bizim rahatlamamızı ve sakinleşmemizi sağlıyor2. Çocuklar da – tıpkı yetişkinler gibi – stresli durumlarda, güvene veya duygusal desteğe ihtiyaç duyduklarında, öfkelendiklerinde veya üzüldüklerinde evcil hayvanlarından destek alıyorlar3,4. Fakat evcil hayvanların çocuklara faydaları bunlarla sınırlı değil. Araştırmalara göre çocuklar sadece insanlarla değil, evcil hayvanlarıyla da bağlanma ilişkisi kurabiliyorlar5. Kediler ve köpekler sevgimize karşılık verebilen canlılar oldukları için bağlanma ihtiyaçlarımızı kısmen de olsa karşılayabiliyorlar ve ebeveynleri tarafından yeterli ilgi görmeyen çocukların gelişiminde ciddi seviyede olumlu bir etki yaratabiliyorlar6,7. Ebeveynleri ile sağlıklı bir bağlanma gerçekleştiremeyen çocuklar ise ebeveynlerinin yerini evcil hayvanları ile doldurup güvenli bağlanma dinamikleri geliştirebiliyorlar8.

Evcil hayvanlar bebeklerin bilişsel gelişimi için de son derece faydalı olabiliyor. Yapılan bir araştırmaya göre; evcil hayvanlar bebeklerin konuşmayı öğrenmelerini ve gelecekte daha iyi sözlü iletişim kurmalarını kolaylaştırıyorlar9. Sabırlı birer dinleyici olmaları sebebiyle hayvanlar bebekleri konuşmaya teşvik edebiliyorlar. Bunun yanı sıra, bebekler de evcil hayvanlara sevgilerini göstermek veya komut vermek amacıyla iletişim kurmaya çabalayabiliyorlar. Evcil hayvanlar bebeklerdeki merak duygusunu tetikleyerek onları öğrenmeye teşvik edebiliyor ve aynı zamanda onlara koşulsuz ilgi göstererek duygusal destek sunabiliyorlar6. Ayrıca, öğrenme anlamlı ilişkiler içerisinde gerçekleştiğinde daha kalıcı ve etkili olduğu için evcil hayvanlarla kurdukları ilişkiler bebeklerde öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir işlev de kazanabiliyor.

Evcil hayvanlar sadece varlıklarıyla dahi çocuklar üzerinde olumlu etkiler bırakabiliyor fakat birçok araştırma gösteriyor ki çocuklar ve evcil hayvanlar arasındaki bağ ne kadar güçlüyse, bu olumlu etkiler de bir o kadar fazla görülüyor. Bir araştırmaya göre; evcil hayvanlarıyla güçlü bağları olan çocuklar evcil hayvanlarıyla zayıf bağları olan çocuklara göre kendilerini daha güvende hissediyor, takım çalışmasına daha fazla yatkınlık gösteriyor ve daha iyi empati kurabiliyorlar10. Bir diğer araştırmaya göreyse, evcil hayvanlarla güçlü bağlara sahip olmak çocuklarda sorumluluk bilincini geliştiriyor11. Fakat belirtmekte fayda var; çocukların sorumluluk bilincini geliştirmek isteyen ebeveynlerin hayvan bakımı konusunda (örneğin evcil hayvanları nasıl incitmeden sevmek gerektiği, onlara nasıl davranmak gerektiği) çocuklarına rehberlik etmeleri de son derece önemli.

Özetlemek gerekirse; evcil hayvanlar hem bebekler hem de çocuklar üzerinde son derece önemli pozitif etkilere sahip. Bebeklerin bilişsel yeteneklerini geliştiriyorlar, onlarda merak uyandırıp keşfetmeye motive ediyorlar. Hem bebeklere hem de daha büyük çocuklara duygusal destek sunuyorlar. Bağlanma ilişkisinin gerektirdiği ihtiyaçları ebeveynleri tarafından karşılanmayan çocukların bu ihtiyaçlarının bir kısmını karşılayabiliyorlar ve bir nevi ebeveynleri tamamlayıcı bir görev üstlenebiliyorlar. Ergenlik dönemindeki çocuklar için yakın ve güvenilir bir arkadaş görevi görüp, onların çeşitli sosyal ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Tüm bunları göz önünde bulundurduğumuzda şunu söyleyebiliriz: Evcil hayvan sahibi olmak bir çocuk sahibi olmaya, çocuk sahibi olmaksa yuvaya ihtiyacı olan bir hayvan sahiplenmeye engel değil. İnternette sıkça karşımıza çıkan bu inanılmaz sevimli çiftler beraberken daha mutlu ve sağlıklı bile olabilirler!

Kaynak: www.yakiniliskiler.com
Yazan: Alper Günay
Düzenleyen: Gizem Sürenkök

Okumaya devam et

MAKALE

İnsanlar nasıl ikna edilir?

Manşet, insanları ikna etme cümleleri, ikna yöntemleri, ikna

Başarılı bütün ilişkiler, insanın kendisini nasıl ifade ettiğine, nasıl iletişim kurduğuna ve insanları ne kadar ikna edebildiğine bağlıdır. Peki, insanları ikna etmek için dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Temel Aksoy ikna etmenin gizli yollarını anlatıyor.

İkna Etmenin Gizli Yolları

İnsanları, bizim yapmak istediklerimize katkıda bulunmaya, bizimle işbirliğine girmeye, önerdiklerimizi kabul etmeye, pazarladığımız ürünleri, hizmetleri satın almaya, kararlarımızda bizim yanımızda olmaya ikna edebildiğimiz sürece hayat da bizden yana olur.

Hayatta mutlu ve başarılı olmak için, insanları ikna etmeyi başarabilmeliyiz. İkna etmenin yollarını öğrenmek, insanların nelerden ve nasıl etkilendiklerini, insan zihninin nasıl çalıştığını bilmek zorundayız.

İnsanların yaptıkları hatalar, çoğunlukla onların zihinlerinde oluşan yanlış bir zihin modelinden kaynaklanır. Eğitimsiz anne-babalar, bebekleri ishal olunca, bebeklerine daha az su içirmeyi tercih ederler. Bu anne-babaların zihin modeli: “Eğer bebeğime az su verirsem, dışkısının da sulu olmasını önlerim.” şeklindedir. Oysa bu yanlış bir zihin modelidir; doğrusu tam tersini yapmaktır. İshal olunca, insan vücudu su ve mineral kaybeder. İshal olan hastalara su vermek (mümkünse mineralli su vermek) gerekir.

İnsanları doğru davranışa ikna etmek için onların zihnindeki modeli bilmek gerekir. Eğer bu model bilinirse ikna etmenin yolları açılır.

İnsanlar yaşadıklarından etkilenir, deneyimlerden ders alarak karar verirler. İnsanlar önemli bir karar alırken -kötüler başta olmak üzere- geçmişte yaşadıklarını hatırlarlar. Üstelik insan zihni, geçmişi olduğu gibi değil, çarpıtarak kaydeder. Bir insanın kararlarını ve davranışlarını etkilemek için onun o konuda yaşadığı önemli deneyimlerin ne olduğunu bilmek ve ona göre davranmak gerekir. Bu sadece bireysel düzeyde değil, bir toplumun bütünü için de geçerlidir. Her toplumun yaşadığı iyi-kötü, acı-tatlı önemli olaylar vardır. Bu önemli olayları bilmek, bir insanı da bir toplumu da ikna etmek için son derece önemlidir.

İnsanlar çoğu durumda, genel doğruların kendileri için geçerli olmadığını düşünür ve kendilerini bir istisna olarak görürler. Tiryakilerin çoğu, sigara içmenin zararlı olduğunu kabul ederler ama sigaranın kendilerine “dokunmadığını” düşünürler. İnsanları ikna etmek için konuyu onların özeline indirmek gerekir. İnsanlara onlardan özel olarak neler beklediğimizi anlatmak, bunu nasıl başaracaklarını onlarla birlikte planlamak, birlikte bir program yapmak gerekir. Kişiselleşmiş, birey düzeyinde somutlaşmış öneriler daha ikna edici olur.

İnsanlar kendi mevcut inançlarına ters gelen her öneriye refleks olarak tepki gösterirler. Bu yüzden bir insanı etkilemek için onun inanç ve değerlerini bilmek ve bunlara saygılı olmak gerekir. Hiç kimse kendi inançlarına saygı duymayan birisinin söylediklerine kulak vermez. Bu yüzden iknanın birinci adımı, insanların inanç ve değerlerine saygı göstermektir.

İnsanların alışkanlıklarını anlamak, insanları yeni bir davranışa ikna etmek için son derce önemlidir. Alışkanlıklar o kadar içsel ve o kadar güçlüdürler ki her insan kendi alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanır. Çoğu insan doğru olanı bilmesine rağmen, alışkanlıklarına yenik düştüğü için bu doğruları hayata geçiremez. İnsanlara yeni bir davranış kazandırmak için önce mevcut alışkanlıklarını analiz etmek, bunları nasıl değiştireceklerinin planlarını yapmak gerekir.  (Bizi Alışkanlıklarımız Yönetir)

İnsanları harekete geçirmek için onların motivasyonlarını bilmek gerekir. Bütün insan davranışlarının altında, kendilerinin de bilmedikleri motivasyonlar vardır. İnsanlar tercihlerini bu motivasyonlarla yaparlar. Pek çok  kadın kendisini “güzelleştirecek” bir kreme yeri geldiğinde yüzlerce lira verirken kendi sağlığı için para harcamayı “fazla” bulabilir. İnsanları ikna etmek isteyen herkes, insanların motivasyonları konusunda bilgili olmak zorundadır. İnsan motivasyonlarını bilmeden pazarlama da yapılmaz, siyaset de. Sadece pazarlama ve siyaset değil, insanın arkadaşlarıyla, eşiyle, çocuklarıyla, anne-babasıyla anlaşmak ve  onları ikna etmek için bile onların motivasyonlarını bilmesi gerekir.

İnsanlar kendilerini bir resmin içine oturtmaktan hoşlanır. Herkes öyle ya da böyle bir imajı giyinir. İnsanlar bu fotoğrafların içinde, kendilerini güçlü, statü sahibi, neşeli, mutlu… sunarken bu görüntülerin arkasında gizlenmiş özlemler, kompleksler, suçluluk duyguları, mantıktan uzak kaygılar, geçmişle ilgili hesaplar barındırırlar. Bu imajları ve arkasındakileri çözümlemek de insan doğasını anlama, insanı  etkileme ve ikna etme yollarını bulma açısından çok değerli ipuçları verir. İnsanların içsel gerilimlerini bilmek ve onlara bu gerilimleri aşacak yollar önermek, onları ikna etmek için son derece önemlidir.

İkna konusunda en meşhur yazarlardan birisi olan Vance Packard, 1950’lerin sonunda yazdığı kitapta, “insanları ikna etmenin gizli yollarını” anlatmıştı.O dönemler yeni filizlenen motivasyon araştırmalarından örnekler vererek insanların bilinçdışı davranışlarının satınalma kararlarında ne kadar etkili olduğunu anlatmıştı. Bir gazeteci olan Packard yazdığı kitapta insan davranışlarına ışık tutmuş, o dönemin reklam sektörüne ilham kaynağı olmuştu.

Vance Packard, insanları etkilemenin, onları ikna etmenin sekiz gizli yolu olduğunu söylemişti:

Duygusal güvenliği oluşturmak: Satın aldığımız her ürün ve hizmette aslında “güvence” satın alırız. Bilinçaltımız bizi, sürekli güvenliğimizi temin edecek seçimler yapmaya; güvenliğimizi tehdit eden şeylerden de uzaklaşmaya yönlendirir. Kendi vücudumuzun, kendi evimizin, kendi ailemizin etrafına kurduğumuz “güvenlik zırhı” bizi rahatlatır. Bu görünmez zırhı delecek, tehdit edecek her gelişmeye karşı çıkarız. İnsanları ikna etmek için, yapılan önerinin önce onların güvenlik alanını tehdit etmediğini  garanti etmek gerekir. İnsanlar, güvenliklerinin zedelemeyeceğini anlarlarsa, ikna olmanın kapılarını açarlar.

İnsanlara kendilerini değerli hissettirmek: Dünyanın her yerinde ev kadınları, çalışan ve para kazanan eşlerinin yaptıklarını daha değerli, kendilerini ise değersiz hissederler. Her gün yaptıkları ev işlerinin kimse tarafından takdir edilmediğini düşünürler. Aslında sadece ev kadınları değil, istisnasız hepimiz takdir edilmek isteriz. Herkes, Takdir görmek, beğenilmek ister. Packard’a göre, insanları kendilerine değerli hissettirmek, en güçlü ikna yollarından biridir.

İkna edilecek kişiye başrolü vermek: İnsan dünyaya bakarken kendini merkeze koyar. Güneş bizim için doğar, dünya bizim için döner. Hiç kimse günlük hayatını yaşarken bir bilim insanı mantığıyla yaşamaz. Bu nenedenle bir öneri ne kadar değerli olursa olsun, söz konusu durumda gerçek kahramanın kendisi olduğunu bilmek ister. İnsanlara bir ürün satmak için, başrolde onların olduğunu vurgulamak gerekir. İster sigarayla mücadele olsun ister bir ürün veya hizmet satmak olsun ya da siyasi propaganda olsun, bu kural değişmez. Bu riyakarlık değil gerçektir; çünkü insanlara yapılan bütün tekliflerin kahramanı doğal olarak insanların kendileridir.

Yaratıcı dürtüleri harekete geçirmek:  İster kek yapsın isterse sosyal bir kampanyaya katılsın, elde ettiği sonuçlarda insan kendisinin de bir katkısının olmasını ister. Ev kadınları hazır çorbaya, hazır keklere karşıdırlar. Ama bazı işlemleri üretici tarafından önceden yapılmış kolay çorba ve keke karşı değillerdir. Çünkü bunlara son dokunuşları kendileri yaparlar ve bunları “kendileri yapmış” olurlar. İnsanlara kendi yaratıcılıklarını ortaya çıkaracak teklifler yapmak, onları ikna etmek için çok etkilidir.

Sevgi duygusunu ortaya çıkarmak: Sevgi unsuru barındıran, insanların sevgi verme-sevgi alma dürtülerine hitap eden teklifler her zaman daha ikna edici olur. Kimse sevgi duygularını tetikleyen tekliflere kayıtsız kalamaz.  Sevginin sıcaklığı en dirençli insanları bile esnetip onların ikna olmalarını kolaylaştırır.

Gücü ortaya çıkarmak: İnsanlar güçlü olmak, güçlü olduklarını başkalarının da görmesini isterler. Güçlü olduklarını sergileyerek başkalarını etkilemek isterler. Elektronik aletler, arabalar, mücevherler… hepsi birer güç simgesidir. Bir sosyal sorumluluk çalışmasına katkı veren insanları ilan etmek, kimlerin hangi katkıyı yaptığını duyurmak,  herkesin daha çok katkı yapmasını sağlar. İnsanlar güçlü olmayı ve güçlü görünmeyi severler.

Köklere hitap etmek: En modern insanlar bile güçlü köklere sahip olma duygusundan etkilenirler. İnsanları etkilemenin önemli bir yolu, onların köklerini ortaya çıkarmak, onları kendi kökleriyle yakınlaştırmaktır. İnsanları gelenekleri, kültürel kökleriyle buluşturmak, onları etkilemenin güçlü bir yoludur. İnsanlar kendi köklerine yakınlaşmaktan etkilendikleri gibi güçlü kökleri olan fikirlere de yakın dururlar.

Ölümsüzlük duygusuna hitap etmek: Ölüm kaçınılmazdır. Ama insan öldükten sonra da adının anılmasını ister. Ebedi olmak insanların kararlarını, davranışlarını etkiler. İnsanlar kendilerini ölümsüz kılacak bir teklife kayıtsız kalmazlar. Kendileri için olmasa bile değerli bir girişimin ölümsüzlüğüne katkı verme duygusuyla da motive olurlar.

Sadece pazarlama alanında değil, bireysel hayatımızda da iyi iletişim kurmaya ve insanları ikna etmeye ihtiyacımız var. İçinde bulunduğumuz her durumda insanları olumlu bir şekilde etkileyerek, kendi yanımıza çekebilir ve koşulları kendi lehimize çevirebiliriz. Bütün bunları hem ahlaklı hem de dürüst bir şekilde yapabiliriz.

İnsanların düşüncelerini, davranışlarını etkilemek, onları işbirliğine ikna etmek, ihtiyacımız olan önemli yetkinliklerimizden biridir. İnsanın fikri, projesi, önerisi ne kadar değerli olursa olsun eğer insanları ikna etmeyi başaramazsa sahip olduğu bütün kaynaklar değersizleşir, bütün emekleri boşa gider.

Hayatta mutlu olmak için de başarılı olmak için de insanları etkilemeyi, onları ikna etmeyi öğrenmeliyiz.

Yazar: Temel Aksoy
Kaynak: www.temelaksoy.com

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Başak Koç
EĞİTMENLER2 ay önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER3 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Ümit Sedat Bayram, Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER3 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı Manşet, Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Harun Kılcı
EĞİTMENLER3 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER4 ay önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND