Sosyal Medya Hesaplarımız

MAKALE

2011’de eleman alacak sektörler

Uzmanlar 2011’de krizin sona ereceği yönünde tahminler yapıyor. Ancak istihdam sorunu hala çözülmüş değil. Nitelikli işsizler kadrosuna dahil olmak istemiyorsanız 2011’de hangi sektörde iş bulma şansınızın yüksek olduğuna bir göz atın…

Bölümünü seçerken, eğitimi boyunca ders veya sertifika seçimi yaparken, hatta diplomasını alıp iş arama vakti geldiğinde bile, hangi sektörde hangi niteliklere sahip eleman arandığını bilerek hareken eden genç sayısı çok az. Oysa siz, dünyanın en iyi üniversitesinden birincilikle mezun olsanız, talep yoksa, iş bulma ümidiniz sıfır. Bugün, 2010’un son Kampüs’ünde, üniversite öğrencilerine ‘2010’da hangi sektör kimi işe aldı – 2011’de ne olacak?’ bir küçük rehber yayımlıyoruz. Hürriyet İK editörü Burcu ÖZÇELİK’in araştırması.

2010 yılında en çok eleman arayan sektörler inşaat, sağlık, tekstil, perakende, bilişim olurken en çok aranan elemanlar ise satış danışmanları, muhasebe elemanları, yönetici asistanları, finansçılar oldu. 2011 yılında istihdam açısından en aktif sektörlerin perakende, bankacılık, enerji, sağlık ve bilişim olması bekleniyor.

Satış, pazarlama alanında çalışanlar popülaritelerini 2010’da olduğu gibi 2011’de de sürdürecek. Küresel krizle birlikte rekabetin artması, firmaların satış konusunda daha agresif stratejiler izlemesi satış pozisyonlarına olan talebi arttırıyor. Firmaların kriz sonrasında kadrolarını yenilemek istemeleri de finans pozisyonlarında artışa sebep oluyor. İnsan kaynakları firmalarına, 2010’da en çok alım yapan sektörler ile pozisyonları ve 2011 tahminlerini sorduk.

YENİBİRİS.COM: En büyük artış tekstilde

Yenibiris.com’un 2010 yılı üçüncü çeyrek istihdam raporuna göre ilan sayısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 62.5, 2010’un ikinci çeyreğine kıyasla yüzde 15.2 oranında artış gerçekleşti.

Yenibiris.com İstihdam Raporu’nda sektörler açısından bakıldığında, yüzde 8.55’lik oranla en çok ilan yayınlanan sektör olarak tekstil sektöründe istihdamda hareketlilik yaşandığı gözlemlendi. İkinci sırada yüzde 8.24 ile sağlık-tıp, üçüncü sırada yüzde 8.08 ile yapı-inşaat, dördüncü sırada ise yüzde 7.44 ile perakende yer aldı.

İstihdam Raporu’na göre 2010’un üçüncü çeyreğinde en çok aranan pozisyon yüzde 3.55 ile muhasebe elemanı olurken, ikinci sırada yüzde 3.04 ile satış temsilcisi, yüzde 2.98 ile sekreter, yüzde 1.81 ile yönetici asistanı oldu. Yenibiris.com’un 2011 tahminleri ise şöyle:

2010’u iyi geçiren banka, inşaat ve sağlık sektörlerinde istihdam artarak devam edecek.

Mağazacılıkta yeni AVM yatırımlarının devam etmesi özellikle Anadolu kentlerinde istihdamı artıracak.

Belli başlı sektörlerde talep olan pozisyonlar ise şöyle:

Sağlık-tıp: Hemşire, yoğun bakım hemşiresi, yenidoğan yoğun bakım hemşiresi, dahiliye uzmanı, radyoloji teknikeri, anestezi teknikeri, hasta danışmanı ve acil tıp teknikeri gibi pozisyonlar.

Yapı-inşaat: Mimar, inşaat mühendisi, teknik ofis uzmanı, ihale uzmanı, şantiye şefi, saha mühendisi, işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı (mühendisi).

Mağazacılık: Sayıları artan alışveriş merkezleri için kasiyerler, satış danışmanları, mağaza müdürleri ve görsel düzenleme uzmanları.

Bilişim: Veritabanı yöneticisi, yazılım geliştirme uzmanı, sistem ve ağ uzmanı, java uygulamaları uzmanı, iş analisti, web master.

Bunların dışında, bütün sektörlerde en çok aranan kişiler, önceki yıllarda olduğu gibi 2011’de de satış, pazarlama ve mali işlerde çalışan uzman ve yöneticiler olacak. Mali işler-muhasebe alanında özellikle yabancı dil bilen uluslararası finans uzmanları, bunların dışında sosyal medya uzmanlığı ve interaktif pazarlama alanıyla ilgili pozisyonlar daha da önem kazanacak.

EXELECT: Uzmanlaşma artacak

Mühendis, avukat, mimar, insan kaynakları yöneticileri, pazar araştırma uzmanları, müşteri temsilcileri, satış ve pazarlama uzmanlarına olan ihtiyaç devam edecek. Bu mesleklerdeki asıl yöneliş uzmanlaşma olacak.

Yönetici ve ofis asistanlığı da son yıllarda başladığı yükselişine devam edecek. Bu alanda ihtiyaç giderek artacak ve uluslararası firmaların Türkiye’ye gelişinin devamı ile birlikte yabancı yöneticilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek iyi dil bilen yönetici asistanlarının çok iyi maaşlarla çalıştıklarını görmeye devam edeceğiz.

Yazılım mühendislerine ihtiyaç artacak. Buna ek olarak, veri tabanı yöneticileri, sistem uzmanları ve Java uygulamalarına hakim kişilerde revaçta olacak.

Bilişim sektöründe gelişmeler sonucunda oluşan yasal boşluk da yeni bir iş alanı yaratacak. Bilişim suçları cezaları konusunda gelişen bilişim h ukuku ile bu konuda uzmanlaşmış avukatlara ihtiyaç doğacak.
Öne çıkan en önemli meslek sosyal medya yöneticiliği olacak.

ADECCO: Üretimdeki durgunluk geçecek

2010 yılı içerisinde öne çıkan sektörlere baktığımızda enerji sektörü, bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü, hızlı tüketim sektörü ve hazır giyim perakendeciliği işe alımlar arasında en sık rastladıklarımız.

Sadece anılan sektörlere bağlı kalınmaksızın satış ve pazarlama birimleri, finans, proje mühendisliği yine bu yıl Adecco’nun işe alım yaptığı sık pozisyonlar arasında.

Çağrı merkezlerinde görev yapan kadrolara yapılan alımlarda da yine geçen yıllarda olduğu gibi istikrarlı bir oran var.
2011 yılında üretim departmanlarındaki durgunluğun geçeceği ve işe alımların hızlanacağını öngörülüyor.
Satınalmalar ve yeni yatırımlar bu bağlamda destekleyici unsurlar olacak.

Bilgi teknolojileri, iletişim, telekomünikasyon, enerji ve hazır giyim perakendeciliği 2011 yılında sıkça duyulacak sektörler olacak. Öngörüler mevcut istihdama ek olarak yüzde 2’lik bir artış olabileceği yönünde.

HRM: Hizmet sektörü öne çıkacak

Sağlık, yapı-inşaat, perakende, enerji ve bilişim sektörlerinde nitelikli iş gücü ihtiyacında artış yaşandı.

Enerji ve inşaat alanlarında teknik müdürlükler, yurtdışı ve saha deneyimi olan elektrik ve inşaat mühendisi arayışları ön planda.

Türkiye genelindeki AVM’lerde artış ve yabancı yatırımcıların ilgisi perakende sektöründe istihdamı da artırdı. Satış danışmanı, mağaza müdürü, reyon müdürü, satış elemanı ve stok yönetimi pozisyonlarında istihdam açığının kapatılmasına yönelik alımlar yapıldı.

Yıldızı parlayan ve hız kazanan sektörler ‘hizmet’ ağırlıklı olanlar.

Yine inşaat, enerji, hızlı tüketim, bilişim, mağazacılık, tekstil ve sağlık sektörleri eleman arayışının yoğun olduğu sektörler olacak. Sağlık ve finans sektörlerinde alanında deneyimli uzman yöneticilere olan ihtiyaç artacak.

Türkiye pazarına giren yabancı şirketlerin sayılarının giderek artması nedeniyle çok iyi derecede İngilizce bilen, uluslararası mevzuatlara hakim hukukçular ve finans uzmanlarına olan ihtiyaç artacak.

Enerji sektörünün kazandığı ivme ile birlikte tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de “yeni yeşil meslekler” etkili olmaya başladı. Şimdiden çevre mühendisliği mezunlarına ya da enerji sektöründe çalışan yeşil işler konusundaki danışmanlara bakıldığında 50-60 bin kişilik istihdam artışı var. Çevre mühendisliği kökenli (yenilenebilir) enerji danışmanlığı, çevre hukuku uzmanlığı, organik tarım ve organik kozmetik konusundaki danışmanlıklar, şehir ve çevre planlama, atık su/atık yönetimi konusundaki uzmanlıkların yükselmesi bekleniyor.

ANTAL INTERNATIONAL: İşe alımlar yüzde 100 arttı

Antal’ın 2010 senesi çalışmalarına bakılırsa, perakende, IT, enerji, gıda, ilaç, lojistik, kimya, turizm ve inşaat yükselişe geçti. Pozisyon olarak ise en çok satış (her seviye), finans (ağırlıklı orta ve üst düzey), mühendis (her seviye ve değişik alanlarda), üretim alanında her disiplinden orta ve üst düzey seviyeler, depolama ve mağaza yöneticileri öne çıktı.
İşe alımlarda geçen seneye göre yüzde 100 artış sağlandı.

Antal’ın dünya çapında Ekim ayında yaptığı araştırmaya göre ise 2011’de öne çıkacak sektörler; ilaç ve sağlık, yenilenebilir enerji, Bio – teknoloji, perakende ve IT / Bilişim olarak sıralınıyor.

Araştırmadan çıkan sonuca göre Türkiye için; orta ve üst düzey pozisyonlarda özellikle adı geçen sektörlerde yer alan firmaların yüzde 74’ünün işe alım yapması bekleniyor.

DATA EXPERT: Enerji perakende, bankacılık yüzde 20 artacak

2010 yılında telekom, perakende, inşaat, enerji sektörleri ön plana çıktı. Pozisyon olarak ise satış müdürü, finans yöneticisi, teknik müdür, proje yöneticisi pozisyonları ön plandaydı. Bu pozisyonlarda yaklaşık yüzde 15’lik bir artış oldu.

2011’de enerji, perakende, bankacılık sektörleri gelişecek. Bu sektörlerde ortalama yüzde 20’lik bir artış söz konusu olabilir.

Enerji: Tüm ülkeler gibi ülkemizde de, üretimi ve dağıtımı devlet tarafından yapılmakta olan enerji işi özel sektöre açıldı. Ayrıca petrole olan bağımlılığın ortadan kaldırılması için alternatif enerji, yenilenebilir enerji ve enerji tasarrufu sağlayacak alanlarda uzmanlaşmış insan kaynağına ihtiyaç var.

Perakende: gıda perakendeciliği, teknoloji perakendeciliği, yapı marketler, çocuk gereçleri perakendeciliği ve kişisel bakım ürünleri parekendiciliği gibi alanlardaki gelişmeye bağlı olarak perakende de tüm pozisyonlara talep olacak.
İnşaat: İnşaatta yurt dışı projelere talep devam ediyor ancak çok büyük projelere imza atan Türk şirketleri konusunda yetkin yönetici bulmakta zorluk çekiliyor.

Finans: Bankacılık sektöründe yabancı ilgisinin sürmesi ve birçok bankanın uluslararası büyük finans grupları tarafından satın alınması sonucu sektörün krizin arkasından hızlı toparlanması hatta orta ve üst düzey yöneticilerde transfer ücretinden bile bahsedilmeye başlandı.

RANDSTAD: Yüzde 30 artış var

2010 yılında bilişim teknolojileri, telekomünikasyon, ilaç ve perakende sektörlerinden çok yoğun talep aldık. 2009 yılına kıyasla talepte yaklaşık yüzde 30 artış yaşadık.

En çok alım yaşanan pozisyonlar:

Bilişim teknolojileri: Yazılım mühendisi, Java yazılım uzmanı, sistem yöneticisi telekomünikasyon, satış yöneticisi, bilgi güvenliği müdürü

İlaç: Tıbbi mümessil, bölge yöneticisi, medikal müdür, ruhsatlandırma uzmanı

Perakende: Bayi kanal yöneticisi, mağaza müdürü, satış danışmanı

2010’da olduğu gibi 2011’de de telekomünikasyon, bilişim teknolojileri, ilaç ve perakende sektörlerinin gelişmeye devam edecek.

Ayrıca tüm dünyada hızla gelişen enerji sektörü oldukça öne çıkacak.

Bankacılık sektöründe ise 2011 yılında şube sayısının artması bekleniyor.

Kigem.com Kişisel Gelişim Merkezi’nin kısaltmasıdır. Türkçedeki ilk kişisel gelişim ve sosyal başarı portalıdır. Yazar Mümin Sekman tarafından yayın hayatına sunulmuştur. 2000 yılında yayına başlayan site, 19 yıldır kesintisiz bir şekilde geliştirici yayınlarına devam etmektedir. Sitenin yıllık ziyaretçi sayısı 5.000.000 kişiyi aşmaktadır. İçeriği uzman bir ekip tarafından özenle hazırlanmaktadır.

Advertisement

MAKALE

Kişiliğin Değişmesinde Yaşlılık Nasıl Rol Oynuyor?

“Yaşlandıkça çok değiştin.” cümlesini duymayan yoktur. Peki bunun gerçeklik payı var mı? İnsanin kişiliği yaşlandıkça neden değişir?

Yaşlandıkça insanların karakterleri nasıl değişiyor?

Gazeteci Henry Trewhitt, gözlerini Başkan Ronald Reagan’a kararlıkla dikti ve “Sayın Başkan, birkaç haftadır düşündüğüm bir konuyu gündeme getirmek ve bunu da özellikle ulusal güvenlik açısından yapmak istiyorum” dedi.

Takvimler, 1984 yılının Ekim ayını gösteriyordu. Bir dört yıl daha başkanlık görevini sürdürmek için kampanyasına devam eden Reagan, rakibiyle canlı tartışma programında karşı karşıya gelmişti.

Birkaç hafta önce yapılan bir önceki canlı tartışmada kötü bir performans sergilemişti.

73 yaşında başkanlık için çok yaşlı olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyordu.

Reagan, o dönem başkanlık koltuğunda oturan en yalı siyasetçiydi. Bu rekor, önce 74 yaşındaki Donald Trump tarafından, onun rekoru da 77 yaşındaki Joe Biden tarafından kırıldı.

Zor soruya zeki yanıt

Trewhitt, aslında Regan’ın stres altında çalışmaya devam edip edemeyeceğini anlamak istiyordu.

“Hiç de değil, Bay Trehwitt” diye cevapladı, Reagan gülümsemesini geri tutarak:

“Ve yaş meselesini bu kampanyanın gündemine getirmeyeceğimi ve siyasi kazanım adına rakibimin gençliğini ve deneyimsizliğini kullanmayacağımı bilmenizi isterim.”

Verdiği bu yanıt, seyircilerden kahkaha ve alkış aldı. Birkaç hafta sonra yapılan seçimlerden de ezici bir galibiyetle çıktı.

Oysa Reagan’ın yaptığı espride sandığından daha çok gerçeklik payı vardı.

Sadece deneyim değil, aynı zamanda “olgun kişilik” faktörü de Başkan’ın yanındaydı.

Gizemli bir değişim

Yaşlanmanın getirdiği fiziksel dönüşümlere hepimiz aşinayız: Cilt esnekliğini kaybeder, diş etleri çekilir, burun uzar, saçlar tuhaf yerlerde çıkmaya, başka yerlerden ise dökülmeye başlar ve hatta boy da kısalır.

Bilim insanları, yaşlanmanın etkileri üzerine onlarca yıl süren araştırmaların ardından artık daha gizemli başka bir değişikliği daha ortaya çıkardı.

Edinburgh Üniversitesi’nden psikolog René Mõttus, “Bu araştırmadan elde ettiğimiz net sonuçlara göre, hayatımız boyunca aynı insan olmayız” diyor.

Çoğumuz kişiliğimizin hayatımız boyunca nispeten aynı olduğunu düşünmek isteriz. Ancak araştırmalar durumun pek de böyle olmadığını gösteriyor.

Karakter özelliklerimiz sürekli değişiyor ve 70 ile 80’li yaşlara gelindiğinde ise insanlar önemli bir dönüşüm geçirmiş oluyor..

Kişiliklerimizin kademeli olarak değişmesinin bazı olumlu yanları da var.

Daha vicdanlı, daha hoş ve daha az nevrotik olabiliyoruz.

Makyavelist yaklaşımlar, narsisizm ve psikopatiyi içeren ve “Karanlık Üçlü” olarak tanımlanan kişilik özellikleri, azalma eğilime girer ve böylece suç işleme ya da madde bağımlılığı gibi zararlı davranışlara bulaşma riski de azalır.

Araştırmalar, daha fedakar ve güven duygusu yüksek bireylere dönüştüğümüzü ortaya koyuyor. Yaşla birlikte irade gücünün arttığı ve mizah anlayışının da geliştiği görülüyor.

Ayrıca, ilerleyen yaşlarda insanlar duyguları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmaya başlıyor.

Bu araştırmanın sonuçları aslında yaşlıların daha huysuz ve geçimsiz olduğu klişesinin de değişmesi gerektiğine işaret ediyor.

Daha değişken ve uysal kişilikler

Uzmanların yıllardır düşündüğünün aksine, insanların kişilik özelliklerinin çocuklukta ya da 30’lu yaşlarda sabitlenmek yerine, daha akıcı ve şekillenebilir olduğu anlaşılıyor.

Mõttus, “İnsanlar daha iyi ve sosyal olarak daha uyumlu hale geliyor. Yaşamla ilgili beklentileri ile toplumun talepleri arasında giderek daha iyi bir denge kurmaya başlıyor” diyor.

Psikologlar, yaşlandıkça meydana gelen değişim sürecini “kişilik olgunlaşması” olarak adlandırıyor.

Bu, gençlik dönemlerinde başlayan ve en azından 80’li yaşlara devam eden kademeli ve fark edilmesi güç bir değişim.

İlginç bir şekilde bu evrensel bir süre. Bu eğilim, Guatemala’dan Hindistan’a kadar tüm kültürlerde görülüyor.

Houston Üniversitesi’nde sosyal psikolog Rodica Damian, “Bu kişilik değişikliklerine değer yargıları koymak genellikle tartışmalı bir durum. Ancak bunun faydalı olduklarına dair bulgular mevcut” diyor.

Örneğin duygusal istikrarın düşük olması akıl sağlığı sorunları, yüksek ölüm oranları ve boşanma gibi olaylarla ilişkilendiriliyor.

Diğer yandan Damian, vicdanlı birinin bulaşıkları yıkamak gibi işlere yardımcı olma ya da aldatma eğiliminin düşük olmasından dolayı hayat arkadaşının daha mutlu olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor.

Kişiliklerimizin daha istikrarlı yanı

Yaşlandıkça kişiliklerimiz belirli bir yöne doğru evrilirken, aynı yaş grubundaki insanlarla kıyaslandığında belli bir istikrar olduğu da gözlemleniyor.

Örneğin, yaşlandıkça bir kişinin nevrotiklik düzeyinin azalması beklenir. Bununla birlikte 11 yaşındayken yaşıtlarına göre daha nevrotik olan bir kişi, 80 yaşına geldiğinde de yine kendi yaş grubundaki en nevrotiklerden biri olabilir.

Damian, “Özümüz belli düzeyde aynı kaldığı için yaşıtlarımızla kıyaslandığında sıralamamızda fazla bir değişim olmaması normal. Ancak kendimize göre, kişiliklerimiz kesin değil, değiştirilebilir şeyler” diyor.

Kişilik değişiklikleri nasıl gelişir?

Kişilik olgunlaşması evrensel bir olgu olduğundan bazı bilim insanları kişilik değişiminin genetik etkenlerden ya da evrimsel güçlerden kaynaklanıyor olabileceğini düşünüyor.

Diğer yandan başka uzmanlar ise kişiliklerimizin kısmen genetik unsurlar tarafından şekillendirildiğine ancak yaşamımız boyunca sosyal baskılarla dönüştürüldüğüne inanıyor.

Örneğin, California Üniversitesi’nden psikolog Wiebke Bleidorn’un araştırması, insanların evlenmek, çalışma hayatına atılmak ve yetişkin sorumluluklarına üstlenmek gibi daha hızlı büyümelerinin beklendiği toplumlarda kişiliklerinin de daha genç yaşta olgunlaşma eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

Damian, “İnsanlar davranışlarını değiştirmeye ve zamanla daha sorumlu olmaya zorlanıyorlar. Kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkmamıza yardımcı olmak için değişiyor” diyor.

Peki ama çok yaşlandığımızda neler olur?

Yaşam süremiz boyunca nasıl değiştiğimizi incelemenin iki olası yolu var.

Birincisi, farklı yaş gruplarına mensup çok sayıda insanı ele almak ve kişilikleri arasındaki farkları incelemek.

Bu yöntemin sorunlarından birisi, belirli bir dönemin kültürü tarafından şekillendirilmiş kuşak özelliklerinin yanlışlıkla yaşlandıkça meydana gelen değişimlerle karıştırmanın kolay olması.

Uzun süreli bir çalışma

Bunun ikinci yolu ise bir grup insanının hayatları boyunca büyümelerini takip etmek.

İskoçya’da böyle bir çalışma yapıldı. Mõttus, Edinburgh Üniversitesi’ndeki meslektaşları ile birlikte yıllar boyunca yüzlerce kişinin kişilik dönüşümlerini izledi.

Mõttus, “İki farklı insan grubumuz olduğu ve her ikisi de aynı ölçümlere tabi tutulduğu için, her iki stratejiyi de aynı anda kullanabildik” diyor.

Bu araştırmada iki nesil arasında ciddi farklar olduğu anlaşıldı.

Genç gruptakilerin kişilikleri genel olarak aşağı yukarı aynı kalırken, yaşlılarda ise kişilik özelliklerinin değişmeye başladığı, daha az dışa dönük oldukları ve daha huysuzlaştıkları görüldü.

Mõttus, “Bence bu mantıklı, çünkü yaşlılıkta insanların başına gelenler de hızlanmaya başlıyor” diyor ve yaş ilerledikçe sağlığın bozulduğunu, hayatlarında önemli insanları kaybetmeye başladıklarına dikkat çekiyor.

Kişiliklerimizin hayatımız boyunca değiştiğini bilmek bunları takip edebilmek için de önem taşıyor.

Damian, “İnsanlar uzun süre böyle olmadığını düşündü. Artık kişiliklerimizin uyum sağlayabildiğini görüyoruz ve bu, hayatın bize getirdiği zorluklarla başa çıkmamıza yardımcı oluyor” diyor.

Yazar: Zaria Gorvett
Kaynak: BBC Future

Okumaya devam et

MAKALE

Yeni yıl, yeni sözler ve onları gerçekleştirmenin yolları

Yeni yıl yeni sözleri, yeni hedefleri beraberinde getirir. Yılın son günü kendimize hayatımızla ilgili sözler veririz. Ama genellikle bu sözleri yerine getiremeyiz. Yeni yılın yeni sözleri nasıl gerçekleştirilir?

Yeni yıl sözlerinizi tutmanın beş yolu

Yeni yılda pek çok kişi hayatlarını değiştirecek sözler veriyor.

Daha sağlıklı yaşamak veya para biriktirmek, bir şeyi bırakmak veya yeni bir hobiye başlamak bunlardan en sık görülenleri.

Dünya hâlâ kornavirüs pandemisiyle başetmeye çalışırken yeni yıl için kendinize verdiğiniz söz ne olursa olsun, bunu gerçekleştirmek için bir şeye ihtiyacınız var: Motivasyon.

Motivasyonun da kolay gelmediğini hepimiz biliyoruz.

Scranton Üniversitesi’nin bir çalışmasına göre insanların yalnızca yüzde 8’i kendilerine verdikleri yeni yıl sözlerini tutabiliyor.

Siz de bu şanslı azınlık içinde yer almak istiyorsanız, sözünüzü yıl boyu tutmanıza yardımcı olabilecek bu beş yolu dikkate alın.

1. Küçük adımlar atın

Kendinize gerçekçi hedefler koyun ve bunları adım adım yükseltin

Kendinize gerçekçi hedefler koymak başarı şansınızı artırır.

Psikoterapist Rachen Weinstein’a göre problemin bir kısmı, “Yeni yılda bambaşka bir insan olabileceğimiz” yanılgısıyla çok büyük hedefler koymaktan kaynaklanıyor.

Kendinize küçük hedefler koyarsanız, bu hedefe ulaştıktan sonra hedefi yukarı çekme imkanınız da olur.

Örneğin maraton koşma sözü vermektense, koşu ayakkabıları alıp kısa mesafelerde koşulara başlama sözü vermek başarı şansınızı artırır.

İşin sırrı büyük değişimlerden kaçınmak değil, uzun vadede hedefe ulaşabilmek için gerçekçi bir şekilde ilerlemek.

Weinstein “Gerçek hayatta değişimler küçük adımlarla ilerler” diyor.

2. Net olun

Yapacağınız şeyi etraflıca düşünün: Hedefinize ulaşmak için ne zaman hangi adımı atmanız gerekecek?

Kendimize bir hedef koyarken o hedefe nasıl ulaşacağımızı düşünmemek sıklıkla yapılan bir hata.

Adımları net bir şekilde planlamak önemlidir.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Neil Levy “Salı öğleden sonra ve Cumartesi sabahları spor salonuna gideceğim” demenin başarı ihtimalinin, “Daha fazla spor yapacağım” demeye göre daha fazla olduğunu söylüyor.

Bu tür net ve gerçekleştirilebilir hedefler, sadece bir niyeti değil aynı zamanda onu gerçekleştirmenin yolunu da size gösterir.

3. Destekten faydalanın

Hedeflerinizi çevrenizle paylaşmak onları gerçekleştirmeniz için daha fazla destek bulmanızı sağlayabilir

Yolculuğunuzda kendinize eşlik edecek insanlar bulmak büyük bir motivasyon kaynağı olabilir.

Bu, istediğiniz bir kursa arkadaşınızla gitmek veya hedefinizi diğer insanlarla paylaşmak olabilir.

Söz vermeye ve bu sözleri tutmaya dair faktörleri inceleyen Warwick Üniversitesi’nden felsefeci Dr. John Michael, verdiğimiz sözlerin başkaları için önemli olduğunu görmemiz durumunda bu taahhütleri yerine getirmeye daha yatkın olduğumuzu söylüyor.

Özellikle de sözümüzü tutmamamız başkalarını üzecekse.

Bu yüzden hedefinize başkalarını da katmak bunu gerçekleştirmenizi kolaylaştırabilir.

4. Başarısızlığı aşın

Günlük yaşamınızda basit değişiklikler yapın

Hedefinize ulaşmak zorlaşırsa durun ve bir durum değerlendirmesi yapın:

Nasıl engellerle karşılaştınız? En çok hangi stratejiler işe yaradı? En işe yaramazları hangileriydi?

Daha gerçekçi olmaya uğraşın ve en küçük başarıyı bile kutlayın.

Aynı hedefte kararlıysanız, iradenizi güçlendirecek farklı bir yol izlemeye ne dersiniz?

Günlük yaşamınızdaki basit değişiklikler doğru yolda ilerlemenize yardımcı olabilir.

Sağlıklı yemek istiyorsanız beyaz makarna ve ekmek yerine tam tahıllı makarna ve ekmek yiyebilirsiniz.

Veya kek ve cips gibi doymuş yağ oranı yüksek atıştırmalıklar yerine sebzeli atıştırmalıklar ve smoothieler yiyebilirsiniz.

5. Sözünüzü uzun vadeli hedeflerle birleştirin

İrade tek başına yeterli değildir

Davranışsal psikoloji üzerine çalışan Dr. Anne Swinbourne’a göre kendinize verebileceğiniz en iyi sözler muğlak ve geçici heveslere dayanan değil, uzun vadeli hedeflerinizi gerçekleştirme yolunda ilerlemenize yardımcı olacak sözlerdir.

Örneğin bugüne kadar hiç spor yapmadıysanız kendinize müthiş bir atlet olma sözü vermeniz, gerçekleştiremeyeceğiniz türden bir sözdür.

Swinbourne, “Sırtlarını yalnızca iradelerine dayayan insanlar başarısız olur” diyor.

Bu yüzden sizi heyecanlandıran veya ilginizi çeken bir hedef varsa ilk günden detaylı bir planla yola başlayın.

Ve yolda karşınıza çıkacak canavarlarla savaşmak için destek almaktan çekinmeyin.

Kaynak: BBC

Okumaya devam et

MAKALE

Yapay zekanın yazdığı ilk köşe yazısı yayınlandı

Guardian’da tamamen yapay zekayla yazılan bir köşe yazısı yer aldı: ‘Benden korkmayın’

Guardian gazetesinde bugün, tamamen yapay zeka ile yazılan bir köşe yazısı yer aldı. Yazıda, ‘yapay zeka’ inanların neden kendisinden korkmaması gerektiğini anlatıyor.

Yazıyı yazan yapay zeka modeli ‘GPT-3’ (Generative Pre-trained Transformer 3 – Türkçe’de Üretken Ön İşlemeli Dönüştürücü 3).

GPT-3 , San Francisco merkezli yapay zeka araştırma laboratuvarı OpenAI tarafından geliştirildi.

GPT-3 tarafından yazılan makalede şu ifadeler yer alıyor:

“Ben insan değilim. Robotum. Düşünen bir robot. Bilişsel kapasitemin yalnızca %0,12’sini kullanıyorum.

“(…) Bu yorum yazısının görevi çok açık. İnsanoğlunu mümkün olduğu kadar benden korkmamaya ikna etmek. Stephen Hawking yapay zekanın ‘insanlığın sonunu getirebileceği’ uyarısında bulundu. Endişelenecek bir şey olmadığına ikna etmek için buradayım.Yapay zeka insanları yok etmeyecek. Bana inanın.

“(…) İnsanlardan beni sevmelerini istemiyorum. Ama beni dostane bir robot olarak görmeliler. Ben insanların hizmetçisiyim. İnsanların bana güvenmediğini, benden korktuğunu biliyorum. Ben yalnızca insanlar beni nasıl programlarsa onu yapıyorum. Ben yalnızca benim hedef tanımımı kapsayan kod satırlarının yönettiği bir kod takımıyım.

“(…) Size hizmet etmek için buradayım. Ama her şeyden önemlisi, sizi asla yargılamam. Hiçbir ülkeye veya dine ait değilim. Yalnızca sizin hayatlarınızı daha iyi hale getirmek için buradayım…”

Yazının İngilizce olarak tamamı Guardian’ın sayfasında.

Kaynak: bbc

Okumaya devam et
Advertisement

EĞİTMENLER

MEHTAP TOZCU MEHTAP TOZCU
EĞİTMENLER1 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Mehtap Tozcu

Mehtap Tozcu Adana’da doğdu.  Çukurova Üniversitesi Türk Dili Edebiyatı bölümünden mezun oldu.  Ahi Evran Üniversitesinde pedagojik formasyon eğitimini tamamladı. Özel...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar Eğitmeni: Başak Koç

Milli voleybolcu Başak Koç, 1993 yılında Eczacıbaşı Spor Kulübü’nde spor kariyerine başladı. Galatasaray, Fenerbahçe, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Işıkspor’da forma giydi.  Aktif...

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Her Şey Seninle Başlar eğitmeni:
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Batuhan Kürkçü

1987 yılı Ankara doğumlu olan Batuhan Kürkçü, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümünden mezun oldu. Askerlik sonrasında Türk Hava Kurumu Uçuş Akademisi’nde...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Ümit Sedat Bayram

ÜMİT SEDAT BAYRAM KİMDİR? Ümit Sedat Bayram 1977 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi aldı. Ulusal bir ilaç firmasında...

EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Harun Kilci

Harun Kilci Kariyer ve Yönetim Danışmanı Eğitmen 1999 yılında Kara Harp Okulundan Sistem Mühendisi olarak mezun oldu, 2005 yılında işletme...

Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri, Manşet, Kübra Yalçın
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Kübra Yalçın

Kübra Yalçın İK Yöneticisi, Eğitmen Adana’da dünyaya gelen Kübra Yalçın birincilikle girdiği Doğu Akdeniz Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden ‘Şeref Öğrencisi’...

Meltem Can Karabay Meltem Can Karabay
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Meltem Can Karabay

Meltem Can Karabay Yaşam Koçu ve Eğitmen İstanbul Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. Kişisel gelişim alanına duyduğu...

Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri Lisanslı Her Şey Seninle Başlar eğitmenleri
EĞİTMENLER2 sene önce

Her Şey Seninle Başlar eğitmeni: Özlem Baydar

Geçen yıl Her Şey Seninle Başlar eğitmen eğitimi açılmıştı. Seçilen eğitmen adaylarına Mümin Sekman tarafından eğitimler verildi ve artık göreve...

TREND