Mümin Sekman

UZMAN KONUKLAR

  • Şirketler neden hata yapar?

    İşletmeler de tıpkı canlılar gibi. Onlar da doğuyor, büyüyor ve iyi bakılmazlarsa ölüyorlar. Onlar da hatalar yapıyor. Bu hataların fark ettirdikleri sayesinde iş süreçlerini geliştirebiliyorlar. Peki şirketler en çok hangi konularda hatalar yapıyor? Uzmanlar en sık karşılaşılan işletme yönetimi hatalarını derlemişler. Kaybedecek zamanı ve parası az olanların, sık yapılan bu hatalara dikkat etmelerini öneririz.

  • Korku kültürü ektiğini biçiyor

    Korku kültüründe güçlü olan haklıdır. Değerler kültüründe haklı olan güçlüdür. Korku kültürü çaresizliği öğretir. Değerler kültürü çaresizliğe çözüm arar. Korku kültüründe bireyler önemsizdir. Değerler kültüründe birey her şeydir. Kültürler arası bu fark tüm toplumun ruh durumunu etkiler. Peki sizce güler yüze hasret kalanlar hangi kültürde yetişmiş olabilir?

  • Girişimci milletin efendisidir!

    "Basketbol milli takımımızın geçen hafta oynadığı maçlardan sonra Hürriyet ve Milliyet gibi günlük gazetelere gönderilen yorumların sayısı iki üç saat içinde rekor sayılara ulaşmış, 300’e yaklaşmıştı. Yorumcuların en çok takdir ettikleri nokta ise başarı kadar, başarı için gösterilen azim hırs ve cesaretti." diyor Faruk Türkoğlu yeni yazısının girişinde...

  • Gençler işsizlikten yakınıyor, şirketler nitelikli personel sıkıntısı çekiyor...

    Bilgi ekonomisi ve küresel rekabet, şirketlerin işe eleman alırken çıtayı yükseltmesini zorunlu kıldı. Ama ezbere dayanan eğitim sistemi, nitelikli gençler yetiştirmede yeterince başarılı olamadı. İş arayan gençlerin yapması gereken, niteliklerini vargüçleriyle artırmak. Yazarımız Faruk Türkoğlu'' dan özellikle gençlerin ve girişimcilerin okuması gereken bir yazı. Eğitimcilerde kaçırmasın, anne ve babalarda...

  • Girişimcilerin türk usulü dünyası...

    Yazarımız Faruk Türkoğlu bu kez Türk girişimcilerinde bulunan güçlü ve zayıf özelliklerini yazdı. Bunlar tabii sadece girişimcilerin değil, Türkler olarak bizlerin ortak özellikleri olarak görülebilir. Daha iyi girişimlerin yolu güçlü yanlarımıza odaklanmaktan geçtiğine göre bu yazıyı tıklayalım, okuyalım...

  • Yöneticilik ateşten gömlek giymektir

    ''Herkes yöneticilerin elindeki imkanlara imreniyor ama yöneticilik son dönemde tam bir ''''ateşten gömlek'''' gibi. Bir politikacı veya sivil toplum kuruluşunun başkanı, başarısız olup vaatlerini yerine getirmese de yıllar boyu görevinde kalırken, şirket yöneticileri her üç ayda bir sınava giriyor.''Faruk Türkoğlu yazısında yönetimin ve yöneticiliğin zorluklarına değiniyor.

  • Etkili yazmak isteyenler için son çağrı...

    Yazarımız Faruk Türkoğlu "Etkili İş Yazılarının" nasıl kaleme alınacağını yazdı? Bende yazmaktan çekiniyorum ya da istiyorum ama olmuyor diyorsanız, işte size birkaç "anahtar fikir"...

  • Başarıyı yönetmek, yakalamaktan zordur

    Yazarımız Faruk Türkoğlu, "Başarıyı yönetmek, yakalamaktan zordur." diyor ve ekliyor: "Başarıyı devam ettirme zorunluluğu, yeni bir meydan okuma olarak şirket yönetiminde gerilim ve huzursuzluk doğurur. Çalışanlar, başarının yarattığı ferahlığı yaşarken, yönetim yeni ve daha iddialı hedeflerin peşine düşmek zorundadır."

  • Kendime yeni bir ben lazım!

    KENDİME YENİ BİR BEN LAZIM!

  • Yeniden yapılanmanın 8 adımı...

    "Uzun, sabırlı ve bilimsel bir çalışma olmazsa, reform çabaları yeniden yapılanma ile sonuçlanmaz, hatta eskisinden daha kötü bir yapı ile karşı karışya kalınabilir." diyor yazarımız Faruk Türkoğlu ve yeniden yapılanmanın 8 adımını sıralıyor...

  • İlişki ve iletişim kurmada başarılı mısınız?

    Yazarımız Faruk Türkoğlu, "İlişki ve iletişim kurmada başarılı mısınız?" diyor. Kendi ilişki yeteneklerini merak edenler "iletişim testiyle" kendi seviyelerini tespit edebilirler...

  • Bize "yenilik" gerek

    Yenilik her işin, sektörün olmazsa olmaz unsuru. Yeniyi bulmanın ve yaratıcı düşüncenin ise bir okulu yok. Önemli yeniliklere imza atan dahilerin çoğunluğu da okullarda pek başarılı olamamış. Faruk Türkoğlu''nun yeni yazısı...

  • Vizyon, beyindeki gözdür...

    ''Ancak nostaljinin vizyonun yerine alması ve geçmişin geleceğin rolünü çalması cesaretemizi zayıflatıyor. Geçmişi tartışmaktan, geleceğin haritasını çizmeye zaman bulamıyoruz. Bu ortamda zihnimizi korku ürünü komplo teorileri meşgul ediyor, kendi içimize daha da kapanıyoruz.'' diyor Faruk Türkoğlu bu güzel yazısında...

  • Kişisel markanızı yaratın!

    Eski kuşaklar, insanların marka haline gelmesini kabullenemiyor. Bir gazeteci Süleyman Demirel’e “Siz siyasette bir marka mısınız” diye sorduğunda “Malların markası olur, insanların markası olmaz!” cevabını almıştı. Ama günümüzde her şey hatta ülkeler bile marka olabiliyor. Uzmanlar, turizmde, dış ticarette başarılı ve dünya politikasında etkili olmanın yolunun ülkenin marka haline gelmesinden geçtiğini vurguluyor. "BEN A.Ş" nasıl kurulur? Nasıl Yönetilir?