Mümin Sekman

Toplumsal dezavantajlar öğrenciyi etkiliyor

Her üç yılda bir OECD tarafından yapılan PISA sınav sonuçlarını Eğitim Reformu Girişimi değerlendirdi… Sonuçlara göre puan artışı olsa da Türkiye’de sosyo-ekonomik açıdan yaşanan farklılıklar özel müdahaleleri zorunlu kılıyor…

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından uygulanan ve 65 ülkeden 15 yaşındaki öğrencilerin katıldığı ve sonuçları Aralık 2010’da açıklanan PISA (Uluslararası Öğrencileri Değerlendirme Sınavı) sınav sonuçlarını Eğitim Reformu Girişimi (ERG), eğitimde eşitlik açısından değerlendirdi.

Raporda Türkiye, toplumsal dezavantajların öğrenci başarısı üzerinde en etkili olduğu üç OECD ülkesinden biri olarak dikkat çekiyor. Sosyo-ekonomik gruplar arasındaki başarı uçurumu, özel müdahaleleri zorunlu kılıyor.

OECD tarafından her üç yılda bir düzenlenen PISA testlerinin sonuçlarına göre Türkiye okuma, matematik ve fen alanlarında yapılan testlerde 22–23 puanlık artışlar elde etti. Ancak OECD ülkeleri arasındaki sıralamasında herhangi bir gelişme sağlayamadı. ERG, yayımladığı değerlendirmeyle gerçekleşen puan artışını masaya yatırdı ve PISA sonuçlarını eğitimde eşitlik bakış açısıyla değerlendirdi.

Puan artışlarının Türkiye’de temel yeterlik düzeyinin altında kalan öğrenci sayısının azalmasından kaynaklandığını söyleyen uzmanlar, 2009’da öğrencilerin yüzde 25’i okuma testinde yüzde 42’si de matematik testinde temel yeterlik düzeyinin altında kaldı. Geçmiş yıllara göre ilerleme kaydedilmesine rağmen öğrencilerin basit matematiksel problemleri çözememeleri ise düşündürücü. Uzmanlara göre bir başka dikkat çekici nokta ise üstün performans gösteren öğrencilerin azlığı ve puan artışına rağmen artmaması…

Sosyo-ekonomik koşullar etkili
Bu testlerde en yüksek iki düzeyde puan alanlar “üstün performans gösteren öğrenciler” olarak tanımlanıyor ve bunların gelecekte yeni bilgi ve teknoloji üretimine katkıda bulunabileceği varsayılıyor. OECD ülkelerinde öğrencilerin yüzde 8’inin üstün performans gösterdiğini söyleyen uzmanlara göre bu durum, Türkiye’de eğitim sisteminin küresel rekabet gücüne katkısı ve çocukların potansiyellerini ortaya koyma kabiliyeti üzerine derin soru işaretleri oluşturuyor.

Testlerin sonucunda ortaya çıkan bir başka çarpıcı nokta ise sosyo-ekonomik statü açısından en alt çeyrekte bulunanlarla en üst çeyrekte bulunanlar arasındaki ‘başarı uçurumu’ Türkiye’de öğrenci başarısındaki farklılaşmanın yüzde 19’u doğrudan öğrenciler arasındaki sosyo-ekonomik statü farklarıyla açıklanıyor. Yine sonuçlara göre çocuğun içinde bulunduğu sosyoekonomik koşulların okul başarısı üzerindeki belirleyiciliği son üç yılda artmış durumda…

Sınıf mevcudunun azaltılması çözüm değil
Sınav sonuçları değerlendiren MEB Talim ve Terbiye Kurulu Eski Başkanı ve ERG Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ziya Selçuk’a göre okullar arası kalite farkları ve rekabetçi sınav sistemi, eğitimde amaçlarla araçların yer değiştirmesine neden oluyor. Bu sorunun çözülebilmesi için eğitim sisteminin bir yandan eşitsizliği derinleştirici uygulamalardan arındırılması, diğer yandan da dezavantajlı koşullardan gelen çocuklara özel destek mekanizmaları sunması gerekir.

MEB tarafından geçtiğimiz günlerde duyurulan “Her Çocuk Başarır” projesi örneğinin olumlu bir yaklaşım olduğunu hatırlatan Prof. Selçuk, PISA sonuçlarının kapsamlı ve dikkatli bir biçimde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Ülkelerarası rekabetten ziyade eğitim sisteminin durumunun teşhisi ve uzun erimli politikaların geliştirilmesi için kullanılması gerektiğini de vurgulayan Prof. Ziya Selçuk, PISA uygulamasının bazı ülkelerde travmatik etkiler yaratabildiğini bunun sonucunda da ülkelerin eğitim sistemlerinde popüler değişikliklere gidebildiklerini söylüyor. Ancak Prof. Selçuk’a göre sınıf mevcutlarının azaltılması, okulların eğitim teknolojileriyle donatılması yeterli değil… Ani değişiklikler yerine eşitsizliği derinleştirici uygulamalardan arındırılması gerekiyor Prof. Selçuk’a göre…

Kaynak: http://www.isteinsan.com.tr

x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.