Mümin Sekman

Teknoloji ilerledikçe cehalet artıyor mu?

Dünya’da kitap okuma oranları düşüyor. İnsanların teknolojiyle olan yakın ilişkisi okuma alışkanlıklarını da etkilemiş olabilir mi? İki sayfalık bir mesajı okumaya zaman bulamayan kişilerin Dostoyevski okuması ne kadar mümkün? Yoksa gelecek kuşaklar dünya klasiklerini sosyal medyada paylaşılan özlü sözlerden mi bilecek? Kitaplar müzelerde sergilenen bir antika mı olacak? İşte bu soruların yanıtları...

Teknoloji ilerledikçe cehalet artıyor

Gelecek kuşaklar Dostoyevski gibi büyük yazarları kitaplarından değil de, sosyal medyada paylaşılan özlü sözlerinden bilecekler.

İnsanlar her geçen gün daha az okuyorlar. Kitabevleri peşpeşe kapanıyor. Örneğin ABD’de bazı zincir kitabevleri kapandı. Brezilya’nın en büyük zincir kitabevlerinden birisi iflasın eşiğine geldi. Diğerleri de kitaptan başka her şeyi satıyorlar neredeyse, kırtasiyeci oldular. Basılan kitap sayısı genelde azaldı. E-kitap bir ara yükselişe geçse de, çok ilgi görmüyor. 2035 en fazla 2040 yılına kadar kâğıda basılı kitap ya da gazete kalmayacağı öngörülüyor. Ama e-kitap hâlâ yaygın olarak okunmuyor.

Gerçek şu: insanlar akıllı telefonlarından başlarını kaldırıp kitap okumuyorlar. Telefonları ile meşguller. Akıllı telefonlar, insanları akılsızlaştırıyor, cahilleştiriyor. İki sayfalık bir mesajı okumaya sabrı olmayan insan, Dostoyevski’nin bin sayfalık kitabını okumaz.

Gelecek kuşaklar Dostoyevski gibi büyük yazarları kitaplarından değil de, sosyal medyada paylaşılan özlü sözlerinden bilecekler.

Gelecek kuşaklarda cehalet artacak. Kâğıda basılı kitaplar yok olacak bir zaman sonra. Kitaplar sanal ortama taşınarak, bir müzedeki gibi sergilenecek ve çok fazla ilgi de görmeyecek. Ne yazık ki, yakın gelecekte 20-30 yıl sonra, teknolojik olarak çok şey gelişecek olmasına karşın, insanlar entelektüel olarak çok daha geride olacaklar. Zaten şimdiden öyleler ve daha da kötüye gidecek.

Biraz kötümser düşünceler belki, ama son derece gerçekçi bence.

“Paris’te sadece 2011-2014 arasında kapanmak zorunda kalan kitapçıların sayısı 83. Yine de ilginç olan bir şey, kitapların baskı sayıları azalsa da basılan kitapların sayısı giderek artıyor…Her on Fransızdan üçü yıl içinde hiç kitap okumazken, dördü daha önceki yıldan daha az okumuş. “[1]

Türkiye’de düzenli kitap okuyanların oranı neredeyse binde bir. Bu oran, en fazla kitap okuyan ülkelerin başında gelen İngiltere ve Fransa’da yüzde 21, Japonya’da yüzde 14, ABD’de yüzde 12 civarında.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86’ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoride. TÜİK’e göre ise Türkiye’de kitap, ihtiyaç listesinin 235’inci sırasında yer alıyor. Dünyada kitap için kişi başına harcanan para ortalama 1,3 dolarken, Türkiye’de çeyrek dolar. [2]

Örneğin Amazon’la olan anlaşmalar gereğince e-kitap fiyatlarının artmasıyla satışlarda bir düşüş olduğu belirtiliyor. Ancak Amerikan web sitesi Author Earnings, e-kitap satışlarını belgeledi ve 2017 raporunda, e-kitapların 2016 yılında İngiltere’deki toplam kitap satışlarının % 34’üne sahip olduğunu ve bunun oldukça sağlıklı bir orana sahip olduğunu gösteriyor.[3]

Ancak e-kitap okuma alışkanlığının yerleşmediğini gözlemliyorum. Kâğıda basılı yayın okumaya alışmış bir çok insan, e-kitap okumuyor, fiziki olarak kitabı eline alarak okumak istediğini belirtiyor. Ama ben uyum sağladım, e-kitap okuyucuda ya da tablette, bazen de diz üstü bilgisayarda okuyorum kitaplarımı. Bazen de kâğıda basılı kitap satın alarak, okuyorum. Şunu söyleyebilirim, insanlar hâlâ internetin, teknolojinin hızına uyum sağlayabilmiş değiller, bu yüzden e-kitap okuma alışkanlığının yerleşebilmesi için uzun yıllar geçecek. Ama genel olarak okuma alışkanlığı giderek ortadan kalkıyor. İnsanlar, video oyunlarıyla, sosyal medya ile ve başka şeylerle o kadar meşguller ki, kitap okumaya ayıracak birkaç dakikaları bile yok. Okuma alışkanlığı olanlar da giderek bu alışkanlıklarını kaybediyorlar, en fazla sosyal medyada makale ya da gazete okuyorlar, kitap okumuyorlar.

Sorun eğitim sorunu da değildir, çünkü eğitimli cahiller ordusu yönetmektedir dünyayı.

Okunan kitapların çoğu da ne tür kitaplar dersiniz? Bunlar edebiyat dışı fantastik, ya da bir derinliği olmayan kitaplar. Bir de böyle bir sorun var. Okumak önemli olduğu kadar, ne okunduğu da önemli. Örneğin kitabevine girdiğimde her gün daha az edebiyat buluyorum. Çoğunlukla uçucu fantastik kitaplar, dönemsel modaya uygun kitaplar (vampir romanları gibi) ve her geçen gün dünya klasiklerinden daha az ürün var kitabevlerinde.

Sonuç olarak gelecekte kitap, belki de müzelerde sergilenen geçmişe ait bir değer olarak kalırsa, bu şaşırtıcı olmayacaktır. 

[1] Türkiye gibi Fransa’da da kitap okuma oranı düşüyor, http://www.dunyabulteni.net, 10:49, 03 Aralık 2015 Perşembe,

[2] UNESCO: Türkiye, kitap okuma oranında 86’ıncı sırada, cnntur.com

[3] Publishers to blame for poor ebook sales, www.theguardian.com, 28 April 2017. 

Yazar: Erol Anar
Kaynak: http://www.matematiksel.org

x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.