Kigem

Sosyal girişimciler yenı bir sektör yarattı

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

#Blok Başlığı#

İş dünyasının sıkı sıkıya sarıldığı girişimcilik ve inovasyon, yaşadığımız yüzyılda toplumsal sorunların çözümünde de rol oynuyor. Sivil toplum ve sivil inisiyatifin aksine Türkiye’de yeni duymaya başladığımız sosyal girişimcilik ve yurttaş sektörü, dünyadaki birçok başarılı örneği arkasına alarak büyüyor. 20 yıllık bir geçmişe sahip sosyal girişimciliği konu eden üniversite bölümleri, girişimcileri destekleyen organizasyonlar, zirveler ve tabii ki bu yüzlerce sosyal girişim çalışması bulunuyor.
Sosyal etki, girişimcilik, inovasyon, sürdürülebilirlik ve büyümeyi temel alarak yoksulluktan sağlığa, çevreden insan haklarına birçok konuda, bir problemden yola çıkarak uzun dönemli projeler geliştiren, sürdüren ve sosyal dönüşümü sağlayanlara sosyal girişimci deniyor.

Sosyal girişimciler, “Balık vermek ya da balık tutmayı öğretmekle yetinmeyip balık endüstrisinde devrim yaratana kadar çalışıyor.” Sosyal girişimciler vakıflardan hükümetlere, BM''''''''den sivil örgütlere birçok yerden fon ve bağış alıyor. Bu bağışları sürdürülebilir modeller için harcıyor.
Sosyal girişimciliğin ilk ve önemli organizasyonlardan Ashoka’nın toplumsal faydayı kâr olarak gören, yani “yurttaş sektörü”ne hizmet eden 62 ülkeden 1800 üyesi bulunuyor. 3 yıl maddi destek alan üyelere McKinsey tarafından süresiz danışmanlık hizmeti veriliyor; diğer üyelerle paylaşımda bulunmaları sağlanıyor. Eski bir McKinsey çalışanı olan Bill Drayton’un 1980’de kurduğu Ashoka, hükümetlerden, AB fonlarından, silah ve tütün şirketlerinden yardım kabul etmiyor. Ashoka’nın ana finansörleri arasında ise Google, eBay, uzaya giden ilk kadın turist İranlı Anuşeh Ensari var. Çevre, sağlık, insan hakları, yurttaş girişimleri, ekonomik gelişme, genç nüfusun eğitim ve gelişimi ise ana faaliyet alanları.
Maddi destek sağlamayan ancak sosyal girişimcileri bir araya getirmeyi amaçlayan bir diğer önemli kuruluş Schwab Vakfı. Vakfa göre sosyal girişimcilik “Yoksulluğun kökenine yönelmeyen kurumsal sosyal sorumluluk ve hayırsever girişimlerin aksine, insanları kenarda bırakan ve yoksulluğa iten koşulları değiştirmeye yönelik pratik, yenilikçi ve piyasa odaklı yaklaşımlar uyguluyor”.

SOSYAL GİRİŞİMCİLER SİSTEMİ DEĞİŞTİRİR

“Piyasa odaklı yaklaşım” ve iş dünyasının yöntemleri kafa karışıklığı yaratabilir ama sosyal girişimciler kâra odaklanmak yerine daha büyük sosyal dönüşümleri gerçekleştirecek modeller üzerinde çalışıyor. ‘Adil ticaret-fair trade’ yaklaşımıyla çalışanların haklarını ve bölgenin sosyal gelişimini gözeten üretim ve ticaret, mikro kredilerle düşük gelirlilere iş imkânı sağlanması, sağlık ürünlerinin ucuza mal edilmesi bu modellere örnek verilebilir.
Sosyal girişimciliğin temel hatlarını Milliyet İK’ya değerlendiren Schwab Vakfı Genel Müdürü Pamela Hartigan, “Tüm sosyal girişimciler, sosyal sorunlar, konular üzerinde çalışır. Çalışmaları, insanları fakir ve baskılanmış kılan sistem ya da pratikler üzerine odaklanır. Basitçe söylersek, hastane ya da okul kurmak, sağlık veya eğitim sistemini değiştirmekten farklı şeyler. Sosyal girişimciler sistemi değiştirir. Yardımlar, var olan sistem içinde destek sağlar” diyor. Şirketlerin kurdukları vakıflarla sosyal girişimi desteklemesine olumlu yaklaşan Hartigan, yine de hızlı büyüyen sosyal girişimlerin daha büyük finansal kaynağa ihtiyaç duyduğuna dikkat çekiyor. Hartigan’a göre sosyal girişimciler, kalkınma fonları ya da iş dünyasıyla işbirliği arayan sosyal organizasyonlar ya da şirketin imajı için ufak paralar ayıran sosyal sorumluluk çalışmalarından daha fazlasını yapıyor.

GİRİŞİMCİLERİN PEŞİNDELER

Türkiye’deki sosyal girişimciliğe bakarsak, 2004''''''''ten bu yana faaliyette olan Ashoka, Türkiye’de yeni bir tanım sayılabilecek sosyal girişimciliği hem üyelerine hem de kamuoyuna tanıtıyor. Ashoka Türkiye Temsilcisi Şeyda Taluk, ''''''''her sosyal değişimin arkasında bir kişi vardır'''''''' anlayışından hareket ettiklerini söylüyor. Ashoka’nın Türkiye’deki 19 üyesi arasında Toplum Gönüllüleri Vakfı’ndan İbrahim Betil, Ka-MER’i kuran Nebahat Akkoç, AKUT’tan Nasuh Mahruki, Umut Çocukları Derneği’nden Yusuf Kulca, bedensel engellilerin katıldığı Alternatif Kamp’ı kuran Ercan Tutal gibi isimler yer alıyor. Şeyda Taluk, uzun araştırmalarla seçtikleri sosyal girişimcileri kapsamlı mülakatlarla üye yaptıklarını söylüyor.
Taluk, Ashoka dâhil sivil toplum kuruluşlarında yapılan gönüllü çalışmaların gençlere iş hayatı için olumlu bir deneyim kazandıracağı, sosyal konularla ilgili yenilikçi fikirler geliştirmelerinin önünü açacağı görüşünde.
Özel Sektör Gönüllüleri Derneği’nden Başak Güçlü, şirketlerin sosyal sorumluluk faaliyetlerini çalışanlarının gönüllü katılımıyla sürdürerek sosyal girişimin özendirilebileceğini savunuyor. Dernek, özel sektör çalışanlarının haftada en az bir saat gönüllü olarak sivil toplum kuruluşlarının projelerinde yer almalarını sağlıyor ve bu konularda eğitim veriyor. Özel Sektör Gönüllüler Derneği üye şirketleri arasında Philip Morris SA, Liderlik Gelişim Programı içinde Sosyal Sorumluluk Modeli geliştirerek bu uygulamaların yapılmasına destek veriyor. Liderlik potansiyeline sahip 30 çalışanın, Sosyal Sorumluluk eğitimi alarak, bir yıl boyunca gruplar halinde bir Sosyal Sorumluluk Projesi gerçekleştirmelerini sağladı. Şirket çalışanlarının, toplumda çözüm bekleyen bir konuda aktif olarak çalışmalarına destek veren dernek üyesi şirketlerden bir diğeri de, Yapı Kredi Emeklilik. Yetkinliklerin gelişiminde Sosyal Sorumluluk Projeleri’nin önemli bir artı değer yaratacağını düşündüğü 15 çalışanının farklı sivil toplum kuruluşlarının projelerinde yer almalarına destek veriyor. Bu çalışmalar, kurumların sosyal sorumluluk anlayışının bir parçası olarak bireylerin sosyal farkındalığını artırmaya ve özel sektörde çalışırken de topluma faydalı olabilmeleri için örnek uygulamalar niteliğinde.

ÖDÜLLÜ SOSYAL GİRİŞİMCİ

Ernst & Young ve Milliyet’in düzenlediği Yılın Girişimcisi Yarışması'''''''' nda Schwab Vakfı’nın işbirliğiyle bu yıl ilk kez sosyal girişimciler ödüllendirildi. “Yılın Sosyal Girişimcisi” seçilen Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı çalışmasını şöyle anlatıyor: “Doktora tezimi hazırlarken inci kefalinin yanlış avlandığını ve türün tehlikede olduğunu gördüm. Alternatif Balıkçılık Yönetim Modeli geliştirdim ve balıkçılara modeli anlattım. Ancak eski yöntemleri terk etmek zor ve uzun süre eğitim çalışmaları yaptık. Balıktan sağlanan gelir 10 yılda iki katına çıktı. Verimlilik için avlanan balık sayısını düşürdük ancak balıkların göç yolculuğunun izlendiği turizmi başlatarak gelir kazanmak istiyoruz.”
Ödül hakkında bilgi veren Ernst&Young İş Geliştirme Müdürü ve Yılın Girişimcisi Ülke Müdürü Defne Aksoy, “Para ödülü bulunmayan yarışmayı kazananlara, dünyadaki diğer sosyal girişimcilerle işbirliği kurma, bu alanda yatırım yapmak isteyen kurumlara ulaşma ve işbirliği imkânı oluşturuluyor” diyor.

"BOŞA ÇALIŞIYORUZ, DİYENLER OLUYOR"

Senem Gül (İlk Adım Kadın Kooperatifi): "Kooperatifi kurmadan önce halk eğitim merkezinde öğretmenlik yaptım, ev temizliğine gittim, tekstilde çalıştım. İstanbul''''''''daki Nurtepe, yoğun göç alan, yoksul ve suç oranı yüksek bir mahalle. Kadın ve çocukların aynı yerde olduğu, eğitimler verebileceğimiz bir yer olsun istedik. Farklı etnik kökenlerden, siyasi fikirlerden insanı bir araya toplamak, kendimizi anlatmak için çok mücadele verdik. Oyun odası açtık, tasarruf fonu oluşturduk, eğitim alan mahalle annelerinin çocuk bakmasını sağladık. Küçük üretimler için bir atölyemiz ve ikinci el giyim satış dükkânımız var. 240 kadın ve 90 çocuğa ulaşıyoruz. Gönüllü çalıştığınız için bazen motivasyonunuz düşüyor, boşa çalışıyorsunuz diyenler oluyor ama çocukları ve ailelerini mutlu görmek manevi anlamda önemli."

"SİVİL TOPLUM İÇİN KAYNAKLAR KISITLI"

Şengül Akçar (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı/KEDV): "1986’da KEDV’i kurdum ve o günden bu yana kadınların sosyal ve ekonomik kazanımlar elde etmesi, yerel kararlara dâhil olabilmesi için çalışıyoruz. 15 merkezimizden binden fazla kadın ve çocuk yararlanıyor. Kurduğumuz kooperatiflerle kadınların sosyal ve ekonomik girişimlerine katkı sağlıyoruz. Son olarak kadınların Beyoğlu Belediyesi bütçesinden ne kadar pay alabildiğini araştırdık. Ne yazık ki kadınlar ve STK’lar için ayrılan kaynaklar, kısıtlı ve ek kaynak olarak görülüyor."

"KARŞILIK BEKLEMİYORUZ"

Nasuh Mahruki (AKUT): "AKUT bir sosyal girişimcilik projesi diyebiliriz. 15 kişilik çekirdek bir ekiple başladık ve 1999’da dernek statüsü kazandık. Bugün 600’den fazla gönüllümüz var. En büyük gücümüz gönüllüler ve özellikle 1999 depremlerinden sonra sivil girişimlere bakışı değiştirdik. Sosyal girişimcilik aktif vatandaşlık bilincine yakın bir kavram. Biz de topluma kendi kaynaklarıyla katkı sağlamak isteyen, karşılık beklemeyen bir yapıdayız."

"ŞİDDET, GİRİŞİMCİ RUHU YOK EDİYOR"

Ka-MER (Kadın Merkezi Derneği) Başkanı Nebahat Akkoç: "KAMER''''''''i kurduğumuzda ilk olarak şiddetin yüksek boyutlara ulaşmasının nedenlerini aradık. Şiddetle ilgili merakımız, ev içindeki şiddeti, ayrımcılığın boyutunu görmemizi sağladı. Halen Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da 23 ili kapsayan bir örgütlenme projesi yürütüyorum. Kadın merkezlerimizde gelir getirici işler açmayı planlıyoruz. Tüm çalışmalarımızdan edindiğimiz deneyim ve yöntemleri yazılı hale getirip kadın örgütleriyle paylaşacağız. Sosyal girişimcilik tanımına yabancı değildim ama Ashoka''''''''yla tanıştıktan sonra anlam kazandı. Şiddet, yaratıcılığı ve girişimci ruhu yok ediyor. Şiddetle baş edebilen kadınlar kendilerine yarar sağladıktan sonra inanılmaz çalışmalar yapıyor. Bir anlamda şiddet üzerine çalışanlar, yeni sosyal girişimcilerin yolunu açıyor."

"EKOLOJİK DENGELERİ ANLAMAMIZ GEREKİYOR"

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Victor Ananias: "Yaşamımızı sürdürmemiz için ekolojik dengeleri anlamamız gerekiyor. Doğadaki yıkımı yavaşlatamıyoruz ama umudumuz var. Doğa içerisindeki yerimizi temel alarak, günlük üretim tüketim davranışlarına yansıyan, olumlu toplumsal sonuçları olan girişimlerde bulunuyoruz. Buna sosyal girişimcilik diyebiliriz. Ekolojik yaşam tek taraflı bir beslenme, barınma, doğa sevgisi modası değil. Ekolojik yaşam çalışmalarından gelir elde edebilirsiniz ama toplumsal fayda bu gelirin ana ekseni."

‘SOSYAL KAPİTALİST’ ORGANİZASYONLAR

Fast Company dergisinin “4. Sosyal Kapitalist Ödülleri” sosyal sorunların çözümüyle uğraşan organizasyonları değerlendiriyor. Bu yılın kazananlarından KickStart, Afrika’da çiftçilere düşük maliyetli teknoloji sağlamış, geliştirilen yeni yöntemlerle gelirler 10 katına çıkmış ve 225 bin insanın yaşamı iyileştirilmiş.
Schwab Vakfı’nın 2007’nin göze çarpan sosyal girişimcisi seçtiği First Book’u kuran Kyle Zimmer ise ABD’de düşük gelirli ailelerin okul öncesi yaştaki çocuklarına kitap ulaştırıyor; yayıncıların bu kitapları bağışlamasını sağlıyor.
Bir başka sosyal girişimci John Wood ise Microsoft’taki işini bırakıp Room to Read’i kurmuş. Wood, gelişmekte olan ülkelerde okuma odaları kuruyor, okulların kütüphanelerini geliştiriyor, kız çocukları için burs veriyor, Kamboçya, Nepal ve Hindistan gibi ülkelerde yerel dillerde çocuk kitaplarını basılmasını sağlıyor.

Yazar: Özge Gözke
Kaynak: http://http://www.insankaynaklari.com

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin:
x

Kigemciler Facebook'ta

Kigem'i Facebook'ta takip edin.