Mümin Sekman

ORTAYA KARIŞIK!

  • Sonbahar kasvetini enerjiye çevirme yolları

    Yaz, günlük güneşlik günlerini alıp gidince siz de bir kasvet ve yorgunluk sarmalına girmek zorunda değilsiniz. Güneşli gün sayısının azalmasının yarattığı yorgunluk etkisine çok etkili tepkiler vermeniz mümkün. Nasıl mı? İşte cevabı…

  • Kahve içmeyi neden unutmayız?

    Kahvenin hatırının 40 yıl ve de muhabbetin tamamen bahane olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz… Ama konu yararları ve zararları olduğunda kafalar karışık. Neyse ki bu yazıda kahvenin sade ve sadece yararlarına yer var! Mesela, kahve içmeyi neden unutmayız sorusunun cevabı bu yazının satır aralarında saklı…

  • Başarıda yetenek mi, alın teri mi önemli?

    Başarı, doğal yeteneği mi bağlıdır, yoksa çok çalışmaya mı? Bu konuda yapılan araştırmalar çok çalışmanın önemini gösterse bile genel kanı tam aksine söylüyor. Peki neden insanlar doğal yeteneğin, alın terinden daha etkili olduğunu düşünüyor?

  • “Böl-parçala-yönet”, düşünceyi kontrol et!

    Düşünce değişikliği yapmak, yani Einstein’ın deyişi ile bir nevi ön yargı parçalayıcılığına soyunmak olup sonuç alma olasılığı düşük bir yatırımdır. Oysa işe davranış değişikliği yaratmakla başlarsak tıpkı “böl-parçala-yönet” formülünde olduğu gibi adım adım nihai zafere doğru yol alabiliriz. Nasıl mı? Cevabı Temel Aksoy’un kaleminden…

  • Eğitimin parlayan yıldızı: Singapur

    Kendi halinde bir ada devleti olan Singapur, eğitimde yarattığı mucize ile gelişmiş ülkeleri bile geride bıraktı. Eğitim reformlarının ardı ve arkasının kesilmediği ülkemizde eğitimin hali ise içler acısı. O zaman ağlanacak halimize çözüm önerisi olarak işte size Singapur modeli…

  • Profesör, hiç kimse sizi okumuyor!

    Akademik yayınların kitlelerin ilgisini neden çekmediğini sorgulayacak değiliz! Elbette akademik yazın belli bir kitleye yöneliktir ancak yapılan araştırmalar akademik makalelerin okunma oranlarının beklenenden bile düşük olduğunu gösteriyor. Peki neden?

  • Dijital pazarlamada bu hususlara dikkat!

    Pazarlama dünyasının yükselen yıldızı dijital pazarlama. Ancak dijital pazarlama konusunda gözden kaçırılmaması gereken hususlara dikkat etmemiz gerekiyor. İşte uzmanlardan dijitalde gözden kaçmaması gereken faktörler…

  • Paulo Coelho’dan ilham verici bir hikaye

    Simyacı’nın yazarı Paulo Coelho da bir simyacıdır aslında pek çoğumuzun iyi bildiği gibi. Onun hüneri kelimeleri eğip büküp gerçekliği bambaşka türlü sunmaktır. İşte size Coelho’nun kaleminden hepimizin çok iyi bildiği “Son Akşam Yemeği” tablosunun hikayesi..

  • Olumsuz duygularımıza neler borçluyuz?

    Olumsuz duygu ve deneyimler, acıdır! Seçme şansımız olsa hiç birini yaşamayı istemezdik ancak aslında olumsuz duygularımıza o kadar çok şey borçluyuz ki… Belki de bu yazıyı okuduktan sonra sizde yaşadığınız tüm olumsuzluklara şükran borcunuzu ödemek isteyeceksiniz…

  • En çok kazandıran 10 meslek

    Doğru mesleği seçmek hayat boyu başarı ve mutluluk anlamına gelirken yanlış meslek seçimi başlı başına bir kabus. Elbette meslek seçimi sadece parasal getiriye göre yapılamaz ama kabul edelim ki yaşamak için para lazım! İşte en çok kazandıran meslekler…

  • Yeni sendromumuz: Hiçbir şey yapmamak!

    İnsanoğlu ateşi ve yazıyı bulmak için binlerce yıl bekledi ama iş sendrom bulmak olunca yaratıcılığımızın sınırı yok! Gün değil saatler geçmiyor ki yepyeni bir sendromumuz olmasın. Son sendromumuz ise hiçbir şey yapmamak! Daha da beteri aynı anda sadece bir iş yapmak…

  • Ergen depresyonu nasıl anlaşılır?

    Ergenlik dönemi insan hayatının en karmaşık çağı. Kişilik gelişiminin içsel ve dışsal baskı unsurlarıyla sınandığı bu dönemde depresyon oldukça sık görülen bir sorun. Peki ergenlerde depresyon nasıl anlaşılır…

  • Uçuş korkusu nasıl aşılır?

    Uçuş korkusu bilinçaltımızın ürettiği kaygıdan kaynaklanıyor. Bazıları için uçmak sıradan bir durumken bazıları için bunu düşünmek bile panik kaynağı. Peki uçuş korkusu nasıl aşılır? İşte cevabı…

  • Karar vermek iyi hissettiriyor

    Kararsız kalmak çoğu zaman beraberinde endişe hissini de getiriyor. Kararsızlıkla geçirilen süre uzadıkça endişeli süre uzadıkça endişe hali kronikleşiyor. Oysa karar vermek, yanlış karar bile olsa daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Neden mi?