Kigem

Patrondan zam istemenin incelikleri

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

#Blok Başlığı#

Malum zam dönemi yaklaşıyor, şimdi patrondan zam istemenin tam zamanı. Ama bu hiç de kolay bir iş değil, düşündükçe midenize kramplar girer, kendinizi gergin ve hasta hissedersiniz. Üstelik doğru şekilde zam istemezseniz şansınızı da kaçırabilirsiniz. Şimdi bu haber de nereden çıktı diyeceksiniz. Şöyle açıklayayım; bir süredir maaşıma zam istiyordum ama yayın yönetmenimiz Serdar Devrim’i ara ki bulasın.

Hürriyet’in üniversitelerde satılan yeni gazetesi Kampüs’ün genel yayın yönetmenliğine getirildiğinden beri kendisini görmek ne mümkün. İşi başından aşkın, oradan oraya koşturuyorken şimdi bir de benim zammımla mı uğraşacak diye düşünürken, en iyisi derdimi ona bir haber önerisiyle açıklayayım dedim. Cümlem aynen şu, “Hani diyorum, zam istemenin incelikleri diye bir haber yapsak? Çalışanlar zam isteyecekler ama, nasıl söyleyeceklerini bilemiyorlar. İnsanlara yol gösterecek bir haber yapalım...” Zeki adam hemen çaktı durumu. Bu yöntem çok hoşuna gitti, bir bilse her haberde ne mesajlar veriyorum kendisine, kronik yorgunluk, tatil vs...

Her neyse benim aldığım geri dönüş gayet pozitif oldu. Bu arada gördüğünüz üzere haber önerisini de tuttu. “Taktiği sevdim, diğer çalışanlarla da paylaş...” dedi.

Zam istemek için kullanacağınız yöntem patrondan patrona değişir. Eğer sizin için çok önemli olan bu süreci başarılı bir şekilde yönetebilirseniz amacınıza ulaşabilirsiniz. Yok beceremezseniz zam şansınızı yitirebilirsiniz, o nedenle bu tüyolara dikkat edin.

Ocak ayı yaklaşıyor, kriz nedeniyle (bahanesiyle) 2 yıldır doğru dürüst zam alamayan çalışanlar, bu yıldan daha bir umutlu. Ama siz işinizi şansa bırakmayın, hazır zam dönemi yaklaşıyorken, patronunuzu önce hazırlayın, sonra en uygun yöntemi bularak zam talebinizi çıtlatın, tabii iyi bir zammı hak ettiğinizi düşünüyorsanız. Patrondan zam istemek takdir edersiniz ki hiç de kolay bir iş değil. Bir kere istemesi zor, herşeyi istersiniz istemesine de zam istemek bir çoğumuzun zoruna gider, nasıl söyleyeceğimizi bir türlü bilemeyiz.

Zam istemeden önce strese gireriz, geriliriz, midemize kramplar girer.

Pek çok kişi maaş zammı istediklerinde bu talebin kendilerine karşı kullanılacağını, belki de onların işini kaybetmelerine neden olacağını düşünüyor. Özellikle ekonomik krizler nedeniyle yaşanan küçülmeler, iş güvenliğinin olmaması zam istemeyi iyice zorlaştırıyor. Bir çok kişi de nasıl olsa benim performansım çok yüksek, yöneticilerim zammı hak ettiğimi mutlaka görecektir, diye bekler dururlar. Sektörden sektöre farklılık gösterir heralde ama, eğer söz konusu olan sektör medyaysa, çok beklersiniz.

Kadınlar zam isteme konusunda erkeklere nazaran çok daha çekimser. The Guardian’da yayınlanan bir makalede şöyle deniyor: “2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre kadınların yüzde 80’i erkeklere göre daha az ücret aldıklarını düşünüyorlar ve buna rağmen, bu kadınların 3’te 2’si daha fazla para istememiş, isteyenler de bunu şu ana kadar yaptıkları en stresli iş olarak tanımlıyorlar. Bunun bir nedeni de kadınların tartışmamaya eğilimli olmaları.”

Zam verilmez, alınır!
Patrondan zam istemenin incelikleri var. Bu süreci iyi yönetirseniz şansınız artar. Patrondan zam istemek için önce onu iyi tanımalı, sonra iyice hazırlanmalı, neden zam istediğinizi nedenleriyle birlikte açıklayabilecek durumda olmalısınız, patronun karşı tezlerini çürütmeyi bilmeli, çeşitli senaryolara hazırlıklı olmalı, onun karşısında kendinizi savunabilmelisiniz. Patronun karşısında giyiminize kuşamınıza dikkat etmeli, onunla konuşmak için uygun zamanı kollamalısınız. Patronu tehdit etmek, kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak yanlış olur, ters tepebilir. Aynı şekilde “x şirketten teklif aldım” cümlesi işe de yarabilir, patronun size kapıyı göstermesine de neden olabilir.
Burada patronların da zam isteyen elemanlarını dikkatlice dinlemeleri, vakit ayırmaları, kendilerini karşısındakinin yerine koymaları gerekir. Zam isteyecek olanlara çeşitli kaynaklardan ve yöneticilerden derlediğimiz tüyolar:

Patronun karşısına tüm silahlarınızla çıkın
-Zam istemenin çeşitli yolları var; patrona yazmak, arkadaşlarınız arasında zammı konuşup patronun kullağına gitmesini beklemek, yüz yüze konuşmak, ima etmek, önceden randevu istemek, onu istifa etmekle tehdit etmek gibi. Uygulanacak yöntem kişiden kişiye değişir tabii, bu biraz da patronunuzla aranızdaki ilişkiye de bağlı. Ama uzmanların en sıklıkla önerdiği yöntem zam istemeden önce iyice hazırlanılması ve bu iş için randevu alınıp patronun karşısına hazırlıklı bir şekilde çıkılması.

-Zam istemeyi kafanıza koydunuz, önce bir araştırın, sizin sektörünüzde aynı işi yapanların maaşlarının ne olduğunu öğrenin, küçük çaplı bir araştırma yaparak piyasada bu işi yapanların hangi aralıkta maaş aldığını öğrenin.

-Söze pat diye “paraya ihtiyacım var” diyerek başlamak hiç de doğru olmaz, bu zammı neden hak ettiğinizi, şirkete kazandırdıklarınızı delilleriyle birlikte anlatmaya hazır olun.

- Misal şirkete kattığınız değer
- Kazandırdığınız para
- Müşteri memnuniyeti
- Geliştirdiğiniz ürün veya hizmetler
- Geliştirdiğiniz çözüm önerileri
- Gönüllü olarak çalıştığınız ekstra saatleri belirterek, zam istediğinizi gerekçelendirebilirsiniz.

Bu nedenle toplantıya girerken iyice hazırlanın. (Kaynak:jobsearchtech.about.com)

Başarılarınızdan bahsederken kısa ve öz olun, patronunuzu sıkmamaya gayret edin. “Ben bir numarayım”, “mükemmelim” tarzında ifadeler kullanmayın, itici görünmeyin.

Performansınızın yüzde 20’nin üzerine çıkmasını bekleyin
-Zamanlama çok önemli, işe girer girmez zam istemek olmaz pek tabii ki. Bu zammı hak ettiğinize kanaat getirdiğinizde zam isteyin. Bir araştırmaya göre uygun olan, zam istemek için işe girdikten sonra performasınızın yüzde 20’nin üzerine çıkmasını beklemek. (Kaynak: www.wikihow.com)
-Toplantı sırasında nazik ve sağlam durun, duygusal davranmayın. Ne de olsa bu bir iş, kişisel bir şey değil.
-Randevuyu perşembe gününe alın
-Zam konusunu konuşmak için patronunuzdan randevu alın. Ne hakkında konuşmak istediğinizi de ona çıtlatın. Hatta mümkünse perşembe günü randevu alın. Mantığı nedir bilmiyorum ama yapılan bir araştırmaya göre zamlar ve terfiler çoğunlukla perşembe günü yapılırmış.
-Toplantıya giderken giyiminize kuşamınıza özen gösterin. www.wikihow.com’da yer alan, (neye dayandığını bilmediğim) bir bilgiye göre ruj süren kadınların ruj sürmeyen kadınlara göre zam alma olasılığı daha yüksekmiş.
-Patronun karşısında dik durun, ezilip büzülmeyin. Özgüveninizin yüksek olduğunu hissettirin ona.
Ya hayır derse
-Eğer patronunuz zam isteğinize hayır derse, pes etmeyin, zammı hak etmek için ne yapmanız gerektiğini sorun, böylece kararlı olduğunuzu göstermiş olacaksınız.
-Eğer zam alamadıysanız, o zaman giderim tarzında patronu tehdit etmeden önce iki kez düşünün, bunun geri dönüşü olmaz. Ne kadar değerli olursanız olun, kendinizi bulunmaz hint kumaşı sanmayın. (NOT: Başka bir şirketten iş teklifi aldıysanız o başka.)
-Baktınız beklediğiniz zam yapılmıyor o halde yan haklar, performansa dayalı prim, ek ödeme veya mesainizi istemeyi deneyin. En azından, bir sonraki görüşmede zammı koparmak için patronu “borçlu” bırakmaya çalışın.

Daha fazla maaş, daha fazla iş-özel yaşam dengesi istiyoruz
113 ülkeden 5 bin çalışanın katıldığı PwC Yarının İnsan Yönetimi: 2020’de Nerede Olacaksınız? araştırması önümüzdeki 10 yıldaki iş hayatlarına ilişkin istek ve beklentilerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre dünya genelinde çalışanların yüzde 44’ü önümüzdeki 10 yılda işlerinde daha fazla sorumluluk sahibi olma ve bununla orantılı daha fazla maaş beklentisi içerisinde. Katılımcıların yüzde 36’sı ise maaştan çok daha iyi bir iş-özel hayat dengesini asıl hedefleri olarak seçiyor. Türkiye’den 246 kişinin katıldığı araştırmada Türk profesyonellerin yarısı daha fazla sorumluluk ve maaş beklentisinde olduklarını söylerken yüzde 38’i iş-özel hayat dengesinin iyileşmesini istiyor ve yüzde 12’si ise kendi işini yapmayı hedefliyor.

PwC Türkiye İnsan Kaynakları Hizmetleri Direktörü Murat Demiroğlu, araştırmadan çıkan sonuçları şöyle değerlendirdi:

“Dünya genelinde yaşanan ekonomik durgunluğun ardından şirketler hayatta kalma çabasından çıkarak büyümeye yöneliyor. Bununla birlikte yeni istihdam konusunda daha temkinli davranan şirketler bu nedenle mevcut çalışanlarından daha fazlasını bekliyor. Çalışanların da bu baskıyı hissettiklerini, araştırmaya katılanların üçte birinden fazlasının iş-özel hayat dengesinin iyileşmesini beklemelerinden anlıyoruz. Bu oran Türkiye’de yüzde 38; demek ki biz biraz daha fazla çalışıyoruz. Bu süreçte çalışanlarını daha fazlası için zorlayan şirketler uzun vadede kendilerine zarar verebilirler. Bu baskıyla çalışanların morallerinin ve iş yerine bağlılıklarının azalması ekonominin yeniden sürdürülebilir büyüme sürecine girmesiyle ihtiyaç duyulan yeteneklerin farklı şirketleri tercih ederek ayrılmaları ile sonuçlanabilir.”

Türkiye sonuçları:
-Araştırmada Türkiye’den 246 katılımcı yer aldı.
-16-25 yaş arasındaki çalışanların yüzde 49’u daha fazla sorumluluk ve maaş beklentisindeyken bu oran 26-35 yaş aralığında yüzde 55’e çıkıyor. 36-45 yaş arasındaki çalışanlarda ise yüzde 32’ye iniyor. 46-60 yaş aralığındaki tüm çalışanların tek beklentisi ise iş-özel hayat dengesinin daha iyi olması.
-Maaş dışında çalışanların en çok önem verdiği yan hakların başında yüzde 25 ile performansa dayalı ikramiyeler geliyor. Bunu yüzde 24 ile esnek çalışma düzenlemeleri izliyor.
-Çalışmak istedikleri ideal şirket konusunda katılımcıların yüzde 37’si kendi değerleri ile eşleşen bir şirkette çalışmak istediklerini söyledi.
-Katılımcılar, geleceğin şirketleri için önemli olan 3 konuyu şöyle sıraladı: Teknolojiyi ve sosyal ağları kucaklayan (yüzde 46), şirketin markasına bağlı güçlü bir sosyal vicdana ve “yeşil” sorumluluk anlayışa sahip (yüzde 33) ve gelişmekte olan piyasaların önemini kavrayan (yüzde 21).

Bunları yapın
- Pek çok şirket ücret araştırmaları yaptırıyor. Patrona sizin yeni zammınızı belirlerken bu araştırmalara bakmasını söyleyin, tabii maaşınızın aynı pozisyondaki kişilere kıyasla daha az olduğunu düşünüyorsanız yapın bunu. Eğer araştırmalar düzgün bir şekilde yapılmışsa bu size puan kazandıracaktır.
-Eğer yapabiliyorsanız kalifikasyonlarınızı geliştirin, oturup beklemektense örneğin yeni bir sertifika edinmek veya yeni yenetenekler geliştirmek faydalı olabilir. Bu sayede eskisinden daha donanımlı olduğunuzu ispatlayın.
-Öncelikle maaşa zam istemeden önce elinizdeki tüm işleri, projeleri bitirdiğinize emin olun. Bir projenin ortasındayken zam istemenin çok nadir işe yaradığı görülmüştür. Hele elindeki işi bitir, deme fırsatı vermeyin.
-Şu andaki iş sorumluluklarınıza ve beklentilerinize bir bakın, tüm bunları tam olarak ve bir hatırlatma olmadan yaptığınıza emin olun. Bu adımları minimum beklentilerin ötesinde uygulayın. Pek çok yönetici, minimum beklentileri karşılayan kişilere zam veya terfi yapmaz. Yöneticiler zammı minimum standartlarda işler çıkaranlara değil, mükemmel işler çıkaranlara bir ödül olarak görürler. Patron, sizin yaptığınızı yapacak birini bulmakta zorlanacağını, bunun vakit ve enerji kaybına sebep olacağını düşünürse daha “anlayışlı” olacaktır!

Asla yapmayın
-Pozitif kalın. Zam isterken yönetim, iş arkadaşları, koşullar vs herhangi bir konuda mızmızlık etmek, çekiştirmek hiç hoş olmaz. Eğer endişeleriniz, şikayetleriniz varsa kibarca söyleyin ve çözüm önerilerinizi dile getirin.
-Tartışmayı sizin işiniz ve kattığınız değer üzerinde tutun. Personel konuları, finansal eksiklikleri veya diğer problemleri bir artış için nedenmiş gibi kullanmayın.
-Uzun süre şirkette olmanızı sanki zam için tek ve en öncelikli nedenmiş gibi sunmayın. Yöneticiler daha az zamanda daha çok performans bekler.
-Şu bir gerçek ki, yöneticiler, tartışma konusunda çok daha fazla deneyime sahipler. Patronunuz sizin karşınıza bir sürü bahaneyle çıkacaktır, “şirket politası böyle”, “buna bütçemiz yok”, “ekonomik durumu sen de biliyorsun”, “sen daha yenisin” vs. O nedenle zam isteyecek kişinin toplantıya hiç hazırlıksız girmesi yapılan en büyük hataların başında gelir.
-Kendinize daima patronun neden size zam yapması gerektiği sorusunu sorun. Bu onun için neden iyi veya kötü? Tartışma sırasında bir çalışana zam yapma konusunda patronunuzun ilgisini en çok neyin çekeceğini belirleyin. Daha çok müşteri mi, daha yüksek performans mı veya daha fazla verimlilik mi, hangisi onun ilgisini daha çok çekecektir. Hangisi onun için bir zammı hakettirir.
-Patronunuza yanlış zamanda gitmeyin, misal bir yönetim kurulu toplantısının hemen ardından veya şirketiniz zarar açıkladıktan hemen sonra zam istemeniz çok da iyi sonuçlar getirmeyebilir. (Hatta mümkünse sekreterinden tüyo alın, karısıyla kavga ettiği güne denk gelmeyin! :)
-Patronun karşısında ezik durmayın, yaptığınız işlerin, başarılarınızın farkında olduğunuzu ona hisettirin. Özgüveninizin ve kararlılığınızın ne kadar da yüksek olduğunu gösterin ama abartmayın.
-İstediğinizi alamazsanız nereye kadar geri adım atacağınıza önceden karar verin. Her istediğinize ‘hayır’ cevabı alır, ‘e ne yapalım, şansımızı denedik’ derseniz, bir daha sefere zam alma şansınızı da azaltırsınız.
-Zam alamadıysanız eğer patronu tehdit etmeyin, x şirketten teklif aldım, burada daha çok maaş veriyorlar gibi bir tavır, patronun size kapıyı göstermesine neden olabilir.
Özetle: Zam istemek zor iştir. Maddi ve psikolojik hazırlık ister. Karşınızdakini iyi tanıyın. Elinizdeki kozları iyi bilin. Doğru zamanı seçin. Olabilecek bir şey isteyin. Duygusal değil, akılcı davranın. KOLAY GELSİN!

#Blok Başlığı#

Yazar: Burcu Özçelik
Kaynak: http://www.yenibiris/HurriyetIK

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin:
x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.