Kigem

Mantıcı seher hanım kadınları bir adım öne çağırıyor !..

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

#Blok Başlığı#

Seher Çebi, daha 18 yaşındayken evden kaçıyor ve anne-babasının istemediği bir evlilik yapıyor. "Gençtim ve aşık olmuştum. Sevdiğim için evlendim. Ama sevgi bitince de, evliliğimi sürdürmedim" diyor. 23 yaşında boşanıyor ve çocuğuna tek başına bakıyor: "Hayatta kendimi çaresiz hissettiğim çok oldu. Ama her zaman hayata tutunma isteğim ağır bastı. Kendimden başka kimseye güvenemeyeceğimi düşündüm ve ayakta kalmak için mücadele verdim."Seher Çebi şu aralar Ariel’in kadınlara yönelik başlattığı "Ariel ile Bir Adım Öne" kampanyasının yüzü olmanın heyecanını yaşıyor. Önümüzdeki günlerde kadınlara hayallerini gerçekleştirmeleri için seslenecek.

LİSEDEYKEN AŞIK OLDUM PEŞİNDEN GİTTİM

Benim lisede olduğum zaman, 12 Eylül dönemleriydi. Lise sonda tiyatro çalışmalarımıza gelen bir abi vardı. Sol görüşlüydü. Ona aşık oldum. Aileme bu işten bahsettiğimde, telaşlandı. Biraz araştırma falan yaptılar ve onay vermediler. Nasıl yapsak da bu kızı evlenmekten kurtarsak, diye düşünmeye başladılar. Aslında ben de belki sadece flört edecektim onunla, ama ailem, yapamazsın, parasız kalırsın, dedikçe, yapayım da, görün o zaman, gibi bir iddiam oldu. Aşık oldum ve peşinden de gideceğim, dedim. Babam bir gün blöf yapar gibi, git de görelim bakalım, dediğinde, iyi, dedim. Hiç bir şey almadan, paltomu giyip çıktım sokağa. Ama, şimdi bu koskoca dünyada ben ne halt edeceğim, diye düşünüp, deliler gibi ağlıyordum. Bu arada uğruna kaçtığım adamı da çok tanımıyorum. Ben sadece gencim, bir davanın peşine düşmüşüm ve ondan dönmek işime gelmiyor. Eşimle önceden böyle bir kaçma planı da yapmamıştık. Ama beni sokakta bırakmayacağını biliyordum. Evlenmek için, 18 yaşımın dolmasını bekledik üç ay. Ama evlendikten sonra genelde hep beş kuruşsuzduk.

KIZIMA HAMİLE KALINCA JETON DÜŞTÜ

Sonra kızıma hamile kaldım. O dönem ailemle de barıştım. Ayşem’i doğurduğumda, bende jeton düştü. O güne kadar evcilik oynuyor gibiydim. Kızım doğduğunda 19 yaşındaydım ve onu iyi bir ortamda yetiştirmek istiyordum. İşte o noktada, ne yapabilirim, diye düşündüm. Eşimden bir şey bekleyemiyordum. Ne yaparsam kendim yapacaktım. Ayşem doğduğunda takılan altınlarla, çok küçük bir güzellik salonu açtım. Ama 15 gün sonra fön çekmeyi bile bilmediğimi fark ettim. Kurslara gittim hemen. Bir senenin sonunda dükkanımda resmen kuyruk oluyordu. "Hayatımı inşa edecek olan kişi benim" duygusu hakim olmaya başladıkça, evliliğimi sorgulamaya başladım. Ve altıncı senenin sonunda eşime, seni sevdiğim için evlendim, ama artık sevdiğimi hissetmiyorum. Boşanmak istiyorum, dedim. Onun hakkında söyleyebileceğim hiçbir kötü şey yok. Ben onu sevdiğim için evlendim, sevgi bitince de ayrılmak istedim.

ARKADAŞIMA AKIL VERİRKEN BİR BAKTIM ORTAĞI OLMUŞUM

Mantıköy macerası benim üst düzey yönetici olan bir arkadaşıma verdiğim akılla başladı. Arkadaşım bana devamlı kurumsal yerlerde çalışmanın zorluğunu anlatırdı. Ben de kendime göre güzellik salonu işinde başarmışım ya, "Sen de kendine bir yer aç. Bak bu yemek meselesi hiç kadınların elinde değil. Kadınlar yapsa harika olur. Temiz olur bir kere" dedim. Temizlik hastasıyım ya! Ve "Tek bir şeye kanalize olmalısın. Mantı gibi" dedim. Arkadaşım bunu konuştuğumuzun sabahı, "Olur" dedi, "Ama sen ortak olursan!" Böylece beraber bu işe girdik. Hemen ertesi gün dükkan aramaya çıktık. Düşük maliyetli bir yer bulduk. Bakırköy’ün içine bez ilanlar astım. Altı ay sonra güzel iş yapmaya başladık ve daha iyi bir yere geçtik. Biz Karadenizliyiz. Evimizde öyle pek mantı pişmezdi. Hatta ben mantıyı sevmezdim. Sadece mantı satan bir restoranın iyi iş yapacağını düşündüm. İşin içine girince de, sevmediğim bir şeyi nasıl sevilir hale getiririm diye çalıştım. Şimdi bizim mantımızı çok seviyorum, ama başka yerde asla yemem. Esasında ben mantı yapmasını falan da pek bilmezdim. Ortağım daha iyi bilirdi. İlk zamanlarda, mutfakta birlikte çalışırdık. Artık sadece işletmecilik yapıyorum. Mutfağa pek girmiyorum. O dönem ev, güzellik salonu, Mantıköy ve kızımın okulu arasında mekik dokuyorum. Allah’tan hepsi birbirine yakındı. Fakat bu esnada ben ikinci, ortağım da ilk evliliğini yapınca küçülmeye karar verdik. Yollarımızı ayırdık, çünkü eşlerimizin sürtüşme ihtimali olduğunu hissetmiştik.

KÖR SOKAKTAKİ DÜKKANI INSERT’LERLE DUYURDUM

İkinci evliliğimde de, "Bana sadece benden fayda var" duygusunu yaşadım. Eşim ticaretle uğraşırdı, daha çok oraya yatırım yapardık. Eşimin işine ağırlık verdikçe, ben elimde var olan şeylerin gittiğini hissettim. O iflas etmişti. Gene parasızdık. Otuzlu yaşlarda bu duygu beni yakmaya başladı. Böylece tekrar Mantıköy’e ivme kazandırmaya karar verdim. İşler iyi gidiyordu, ama bu sefer de ev sahibim "Dükkandan çık, orada ben mantıcılık yapacağım" diye tutturdu. Biz zaten yedi-sekiz yılda o noktaya gelmişiz. "Mantı burada yenir" fikrini oturtana kadar canımız çıkmış. Sonuçta hayatım darmanduman oldu. Avukatım en azından bir iki sene beni çıkaramayacağını söylemişti, ama kendimi üç ay içinde kapı önünde buldum. Bayağı kötü durumdaydım. Sonrasında Allah’ın kör bir sokağında, kimsenin bakmayacağı bir yerde dükkan aldım, çünkü fiyatı çok makuldü. "Insert" meselesi o dönemde kimsenin aklına gelmezdi. Ben Arçelik’in, gazeteden çıkan insert’lerine hevesleniyordum. Hemen o işe girdim. Zaten başka türlü, o adrese insanları getiremezdim. Insert’lerden sonra resmen bütün sokak canlandı.

İkinci evliliğimden bir oğlum oldu. Bu evliliği de sevginin bittiği yerde bitirdim. Ben sevgisiz devam edemiyorum. Evlenirken hiçbir şey gözetmiyorum. Sadece sevgi. Seviyorsam evleniyorum. Bu yüzden sevmediğim zaman ayrılmayı kendime hak görüyorum. Ama bu çok zor bir şey. Acı çekiyorsun. Hem çocuk, hem kariyer yapmak açıkçası zor.

BEN HEP YAŞAMAKTAN YANA KULLANDIM OYUMU
ŞİMDİ HERKESİ BÖYLE YAPMAYA ÇAĞIRACAĞIM

"Ariel kampanyası çok heyecan verici. Ben cahil cesareti ile bu işe girdim. Bu cesaret gençlik yıllarında büyük oluyor. Bir şeyleri sıfırlasanız da, baştan yaparım diyorsunuz. Kendimi çaresiz hissettiğim zamanlar çok oldu. Ama hep yaşamaktan yana kullandım oyumu. Tutunmak ve ayakta kalmaktan yana kullandım şansımı. Herkeste de bu potansiyelin olduğuna inanıyorum. Yeter ki, içlerindeki o isteği ortaya çıkarsınlar. Bu kampanya bunun için iyi bir araç olacak."

ARİEL İLE KADINLAR BİR ADIM ÖNE

Ariel 1 Nisan’da başlayacak "Bir Adım Öne" kampanyası ile kadınlara hayatta hep yapmak istedikleri şeyi gerçekleştirmeleri için destek verecek. Piyano çalmaktan kendi işini kurmaya, eğitimine devam etmekten resim yapabilmeye kadar herhangi bir konuda ilerlemek isteyen kadınlara, bu imkanı verecek kampanya 18 yaşın üstündeki, Türk vatandaşı olan her kadına açık. Başvuruları 1 Nisan’da başlayan yarışmaya katılmak için, özgeçmişiniz ile beraber, hayalinizi anlattığınız iki sayfalık bir yazı yeterli. Bu yazıyı P&G Tüketici Hizmetleri PK 61 34739 Erenköy / İstanbul adresine yollayabilir veya www.arielkadini.com sitesinden online başvuru yapabilirsiniz. Yarışma sonunda ilk üçe giren proje için 30.000 YTL maddi destek verilecek ve danışmanlık hizmeti sağlanacak. Kampanya sonraki dönemlerde çeşitli eğitim ve koçluk programları ile daha çok kadını kapsayacak şekilde devam edecek.

Yazar: Simla YERLİKAYA
Kaynak: http://Hürriyet

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin:
x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'ı Facebook'ta takip edin.