Kigem

Liseyi dışardan bitirdi, üniversiteye geç başladı ama asla vazgeçmedi!

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

#Blok Başlığı#

Aydın Doğan Vakfı tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Genç İletişimciler Yarışması’nda internet yayıncılığı/mikro site dalında kurduğu www.dogumfotosu.com sitesiyle birincilik, çektiği bir doğum fotoğrafıyla da fotoğraf dalında üçüncülük ödülünü kazanan, Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğrencisi Alev Durmuşoğlu, iki yıldır profesyonel doğum fotoğrafçılığı yapıyor.

Ödül kazandığı site de bu işin bir parçası. Genç iletişimciyle bugünün internet yayıncılığı, çektiği doğum fotoğrafları ve ilerideki projeleri hakkında konuştuk.

29 yaşındasınız ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğrencisiniz. Nasıl oldu bu?

-Almanya’da doğdum. İlkokula başlayacağım zaman ailem Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Babam kalp hastasıydı. İlkokulu bu nedenle iki ayrı okulda okudum. Ortaokulda koleje gittim. Son derece başarılı bir öğrenciydim. Fakat 1990 senesinde büyük bir trafik kazası geçirdik ve babam çalışamaz duruma geldi. Ben de devlet okuluna yazılmak zorunda kaldım. Ertesi yıl babamı kaybettim ve eğitim hayatıma devam edebilmek için Almanya’ya döndüm. Ancak bu değişimler Almanya’daki eğitim hayatımı da sekteye uğrattı ve tekrar Türkiye’ye döndüm. Liseyi açık öğretim programına kaydolarak bitirdim. Bir yandan da çalıştım. En çok istediğim şey üniversite eğitimi almaktı. 25 yaşımda ÖSS’yi ve Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel Sanatlar ve Görsel İletişim Tasarımı Bölümü’nün özel yetenek sınavını kazanarak üniversitede burslu olarak okumaya başladım. Şu an 29 yaşındayım ve 3. sınıf öğrencisiyim. Bu demek oluyor ki 30 yaşında mezun olacağım. Yaşımı özellikle söylüyorum çünkü ÖSS’de ilk denemesinde başarılı olamamış, 17 -18 yaşındaki genç arkadaşlar kendileri için her şeyin çok geç olduğunu düşünüyorlar. Klasik bir söylem olacak ama aslında hiçbir şey için geç değil.

Hayatınızın hangi döneminde tasarımcılığa ilgi duymaya başladınız?

-Üniversiteye girmeden önce de tasarımcılığa ilgi duyuyordum. 1999’da bir firmada reklam departmanı sorumlusu olarak çalışıyordum. O zamanlar internet yaygın değildi ama ben patronlarımı ikna etmeyi başardım ve firmaya bir web sitesi hazırlattım. İnternete olan ilgim de iyice arttı. Önce, deneme-yanılma yöntemiyle bazı tasarım programlarını öğrendim. Daha sonra amatörce internette siteler yapmaya başladım. Başlarda tasarımcılık da fotoğrafçılık da hobi olarak devam ettirdiğim uğraşlardı. Fakat bu işleri hobi olarak yapmanın beni tatmin etmediğini fark ettim ve üniversitede aldığım eğitimle beraber her iki işi de profesyonel olarak yapmaya başladım.

Aydın Doğan Vakfı tarafından düzenlenen yarışmaya katılmaya nasıl karar verdiniz?

-Doğum fotoğraflarını çekmek için Ankara’da olduğum bir dönemde yarışmaya katılım sürecinin başladığından haberim oldu. Apar topar çektirdiğim vesikalık fotoğrafımla beraber başvuru formumu üniversiteme yolladım. Hocalarım bu konuda benim hep arkamdaydılar. Finalist olduğumu öğrendiğimizde de beraber sevindik.

Ödüllü sitenizi nasıl kurdunuz?

-www.dogumfotosu.com’u 2005’te, çektiğim doğum fotoğraflarını insanlarla paylaşmak için kurdum. Fakat içerik sadece fotoğraflarla sınırlı değil. Sitede annelerin ve anne adaylarının anlattıkları doğum hikayeleri de yer alıyor. Benim de doğumlardan sonra hissettiğim kimi duyguları site kullanıcılarıyla paylaştığım oluyor. www.aile.org.tr ise 2005’te Altın Örümcek Web Ödülleri sağlık kategorisi dalında ikincilik kazanmış bir site. Sitede anne karnından, ergenlik çağının sonuna kadar bir çocuğun sosyal, duygusal, fiziksel ve ruhsal tüm gelişimiyle ilgili bilgiler yer alıyor. Yabancı örneklerini görüp neden Türkiye’de de böyle siteler yok derken bir gün biri psikiyatr diğeri bilinçli bir anne olan iki yakın dostumla el ele verdik ve bu portalı korduk. Sitenin tasarımı bana, içerik düzenlemeleri arkadaşıma ait. 3 yıllık bu sitenin yaklaşık 30 bin üyesi var.

Siteleriniz size bir gelir sağlıyor mu? Reklam alıyor musunuz?

-www.dogumfotosu.com’da reklam çalışması yapmıyorum. Sadece barter ya da banner değişimine gidiyorum. Çünkü bu site bir nevi kişisel sitem. Ancak www.aile.org.tr’de reklam çalışmalarımız var. Bannerlar alıyoruz, barter yapıyoruz. Büyük firmalarla çalışmalar yapıyoruz. Örneğin ihtiyacı olan ailelere firmalardan bebek çocuk ürünleri gönderilmesini sağlıyoruz.

Aydın Doğan Vakfı tarafından ödüllendirildikten sonra hayatınızda neler değişti? Sitelere giriş oranında yükselme oldu mu?

-www.dogumfotosu.com’u günde ortalama 400 kişi ziyaret ederken, ödülün açıklanmasından bir gün sonra bu sayı 1200’e yükseldi. Ayrıca emeklerimin değer bulması beni çok mutlu etti. İleriye dönük projelerim için daha da hırslandım.

Ne tür projeler bunlar?

-İleride sadece gebe kadınlara yönelik, hamilelik döneminde yaşananların paylaşıldığı bir forumu olan, uzman doktorlarla soru - cevap yapılabilen bir portal oluşturmayı düşünüyorum. Ama benim esas işim fotoğrafçılık. İki senedir profesyonel doğum fotoğrafçılığı yapıyorum. Tasarımcı yanımı da her zaman korumak istiyorum. Zaten doğum fotoğraflarının yanında bebeğe özel web sitesi ve özel posterler de hazırlıyorum.

BU ÖDÜLLER BENİM HAYATIMIN AYNASI

Ödül kazanmak size neler hissettirdi?

-Birincilik ödülü açıklandığı andaki yüz ifademi görebilmeyi çok isterdim! O an o kadar heyecanlandım ki ödülümü kimden aldığımı bile hatırlamıyorum. Hayal meyal Korhan Abay’ın www.dogumfotosu.com sitesi için bir şeyler söylediğini anımsıyorum sadece. Akşam çekilen tüm fotoğraflarda elimde cep telefonum var çünkü bütün gecemi yaşadığım sevinci sevdiklerime haber vermekle geçirdim. Eğitim hayatını, tüm güçlüklere rağmen tamamlama gayretindeki biri için, bu ödüllerin anlamı çok büyük. Bu iki ödül de benim hayatımın aynası diyebilirim. Baktıkça, hayatta başarılamayacak şey yoktur diyeceğim kendime.

Siz de internet yayıncılığı yapıyorsunuz. İnternet yayıncılığı ve internet gazeteciliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

-Son yıllarda, özellikle Türkçe içerikli web sitelerinde büyük bir ilerleme yaşandığını düşünüyorum. Sitelerin tasarımlarına artık daha çok önem verilmeye başlandı. İnternet reklamcılığı da önemsenir oldu. Fakat internet gazeteciliğinde hala birtakım eksikler var. Haber siteleri her ne kadar tatmin edici içeriklere sahip olsalar da nerdeyse hepsi birbirinin kopyası. Özgün siteler de basılı medyanın internet ayağı. Yani sadece internet için özel haber üretimi yapılmıyor. Ayrıca internet kontrolü imkansız bir alan. İsteyen istediği haber portalını kurabilir ve istediği bilgileri yayınlayabilir. Dolayısıyla ortaya bir sürü gereksiz site de çıkabiliyor. Ama tasarımı düzgün, her gün güncellenen ve özgün içeriğe sahip bir site her zaman geçerliliğini koruyor.

Doğum fotoğrafçılığı gittikçe ciddi bir meslek haline geliyor

Babam fotoğrafçılığa çok meraklıydı. Onun bu merakı sayesinde benim çocukluğuma dair muazzam bir fotoğraf arşivim var. Başlarda ben de babam gibi fotoğrafçılıkla amatörce ilgileniyordum. Üniversitede aldığım fotoğrafçılık dersleri sayesinde bu işi profesyonelliğe dökmek istedim. İşe doğum fotoğrafları çekerek başladım. Doğum fotoğrafçılığına yaklaşık bir buçuk sene önce başladım. Arkadaşlarımın çoğu hamileydi. Yurt dışında doğum fotoğrafları çeken birçok fotoğrafçı olduğunu duymuştum. Ben de arkadaşlarıma doğum öncesini ve sonrasını fotoğraflamayı teklif ettim. Fotoğrafları görenler kendi doğumlarını da görüntülememi istedi. Zamanla insanlar birbirlerine beni tavsiye etmeye başladı ve böylece ben de profesyonel doğum fotoğrafçılığı yapar oldum. Benimle beraber Türkiye’de bu işi yapan 3 ya da 4 kişi var. Ama doğum fotoğrafçılığı yavaş yavaş sektörleşmeye doğru gidiyor. Sadece insanların böyle bir uygulamaya alışması için biraz daha zaman gerekli.

Yüzlerce doğum gördüm diyebilirim. İstanbul’da girmediğim doğumhane kalmamıştır sanırım. Ancak devlet hastanesinde doğum yapacak hiçbir anneden teklif almadım. Sonuçta ben bu hizmeti belirli bir bedel karşılığında yapıyorum. Bu yüzden ister istemez böyle bir ayrım ortaya çıkıyor. Fiyat ailenin isteklerine bağlı olarak değişiyor. Benim tek verdiğim hizmet fotoğraf çekmek değil. Aynı zamanda tasarımcı olduğum için bebek posterleri ve müzikli fotoklipler de hazırlıyorum. Tüm bu hizmetlerimin maliyeti 400 milyondan başlayıp 900 milyona kadar çıkabiliyor.

Yazar: Pınar Erbaş
Kaynak: http://www.yenibiris.com

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin:
x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'ı Facebook'ta takip edin.