Mümin Sekman

KARİYER YÖNETİMİ

  • Hayatınızın işini nasıl bulacaksınız?

    Herkesin hayali hayatının işini yapmak, ama sadece şanslı bir azınlık hayatının işini yapıyor. Peki hayatınızın işini bulmak için neler yapmanız gerekiyor? İşte hayatınızın işini bulmanıza yardım edecek 7 ders…

  • İş görüşmenizi sabote etmeyin!

    İş görüşmesini parçalara ayıracak olsak belki de en önemli kısmı nihai kararın verileceği o son birkaç dakika olacaktır. Uzun uzun sorulara uzun uzun cevaplar verdikten sonra lehinize oluşan havanın havasına girip sakın rahatlamayın! Çünkü pek çok aday hayalindeki pozisyonu son dakika hataları yüzünden kaçırıyor…

  • Verimlilik tuzağına dikkat!

    Üretkenlik her zaman yükselen değer olmuştur. Daha verimli olmak elbette önemli, ancak uzmanlar verimlilik tuzağı konusunda uyarıyor. Çünkü daha verimli olmak hayatımızı daha az yoğun hale getirmemektedir. İşte verimlilik konusunda dikkat edilmesi gerekenler…

  • Mülakatta kritik 30 saniye

    İş mülakatında doğal cazibenizin iyi bir izlenim için yeterli olacağını düşünebilirsiniz; ama mülakatın daha başında çoğu insanın yaptığı bazı genel hatalar vardır. Üstelik bu hataların büyük çoğunluğu ilk 30 saniyelik en kritik zaman dilimi içerisinde gerçekleşir. Peki en yaygın mülakat hataları ve onlarla başa çıkma yolları nelerdir?

  • Bir kariyer ütopyası: Holakrasi

    Müdür yok. Müdür yardımcısı, kısım şefi, asistan yok! Unvanlar yok, roller var… Holakrasi tarzıyla yönetilen ofislerde hiyerarşik örgüt şeması yok. Maaşlara kadar tüm kararlar çalışanların katılımıyla alınıyor. Nasıl mı? İşte bir kariyer ütopyası…

  • Bir yatırım aracı olarak kariyer!

    Çalışan, işgücünü işine yatırır, yatırımcı ise parasını. Çalışanın emeği, zamanı, yetenekleri vardır, yatırımcının kaynakları. Her ikisinin de amacı, büyüme, gelişim, kazançtır. Kariyerinize bir yatırım aracı olarak bakmaya ne dersiniz?

  • Daha az çalışan daha verimli oluyor!

    Çalışma süresi ve verimlilik arasındaki ilişkiyi konu alan araştırmalara gün geçmiyor ki bir yenisi eklensin. Üstelik son araştırmadan çıkan sonuç oldukça şaşırtıcı… Bu araştırmaya göre haftada 3 gün çalışmak verimlilik düzeyini olumlu etkiliyor. Peki nasıl mı? İşte cevabı…

  • Beyaz yakalı işini bıraktı kafe açtı!

    Beyaz yakalı işini bırakıp hayalini kurduğu mekanı açtı… “Yapmak istediğim iş bu değil…”, diyerek ofis hayatının durağan dinamiklerini ardında bıraktı… İşte kafe açma hayalini gerçeğe dönüştüren bir ismin bu süreçte yaşadıkları…

  • Hangi diploma daha çok kazandırıyor?

    Bir diplomanın değerini ölçmenin çok çeşitli kriterleri bulunuyor. Ama bu kriterler arasında bazıları tartışmaya hiç açık değil… Tıpkı hangi diplomanın en çok kazandırdığı gibi… Araştırmalara göre en çok tıp ve ekonomi diplomaları kazandırıyor. İşte o araştırmanın sonuçları…

  • Yoğunluk içinde kaybolmayın!

    Yoğun çalışmak başarılı olmak için tek başına yeterli değil… Çünkü yoğun olmak etkili olduğunuz, etkili olmak da tüm gün durmadan çalıştığınız anlamına gelmez. İşte iş yerinde sürekli “yoğunum” diyenlerle gerçekten etkili çalışanlar arasındaki 13 fark…

  • İşkolik bir patronla nasıl çalışılır?

    Bazı insanlar bir türlü çalışmaya doyamaz. Eğer böyle bir patron için çalışıyorsanız, siz de aynı şekilde mi çalışmalısınız? Doğru beklentileri ve sınırları nasıl koymalısınız? Patronunuzla karşılaştırıldığınızda az çalışıyor gibi görünmediğinizden emin olmak için neler yapmalısınız?

  • Başarılı iş görüşmesinin sırrı nedir?

    İş başvuruları internet üzerinden yapılmaya başlandığından beri, yüz yüze bir mülakat haberi almak bile başlı başına bir başarı sayılıyor. Ama en cesur başvuru sahipleri bile o gün telaşa kapılabilir. Peki iş görüşmesinde başarının sırrı nedir?

  • İşyeri efsanelerini unutun gitsin!

    İşyerlerinde tanık olduğumuz aksaklıklar konusunda neredeyse hepimizin aklında, “efsane” çözümler vardır. Oysa, insanların efsaneleştirdiği birçok çözüm sanıldığı kadar yararlı değil… İşyerleri için ortaya atılan pek çok öneri, aslında gerçekliği olmayan efsanelerden ibaret…

  • Çalışan katılımını sağlamak BEDAVA!

    Şirketlerin başta insan kaynakları olmak üzere, bütün kaynakları daha verimli kullanmaları ve geliştirmeleri gerekiyor. Bugünün dünyasında, çalışanların gönüllü katılımı olmadan, sadece “emir-komuta-ödül” yönetimiyle kalıcı başarılar elde etmek mümkün değil. Herkesin elinden gelenin en iyisini yapmasının, en çok katkıyı vermesinin yollarını açmak gerekiyor…