Mümin Sekman

İş görüşmesindeki tuzak sorular

Her iş veren kendisi için en uygun adayı seçmek ister. Her çalışan da kendisi için en uygun işi. İş mülakatları da bu uyumun gözlemlendiği anlardır. Sorulan sorulara vereceğiniz cevaplar bu yüzden çok önemlidir. Konunun uzmanı James Innes ‘’En zayıf yönünüz nedir?” sorusunun üç hedefi olduğundan bahsediyor. Ve bu soruya nasıl cevap verilmesi gerektiğini açıklıyor. İşte yanıtı...

İş görüşmesinde 'En zayıf yönünüz nedir' sorusuna nasıl yanıt verilir?

İşveren tuzak içeren bir soru ile karşılaştığınızda ve baskı altında kaldığınızda nasıl tepki verdiğinizi görmek istiyor.

İş görüşmesinde sıklıkla karşılaşılan tuzak sorulardan biri, ‘en zayıf yönünüzün ne olduğu’ ile ilgilidir. ‘Hiç zayıf yönüm yok’ demeden veya dürüst olacağım kendinizi kötülemeden önce bir daha düşünün: Acaba işveren bu soruyla ne amaçlıyor?

Gazete Duvar’ın aktarımına göre, Londra’da CV yardımı hizmeti veren iş aramayla ilgili bir dizi kitabı bulunan James Innes, bu sorunun üç sebebi olduğunu anlattı; en doğru cevaplar için de tüyolar verdi.

Innes’e göre, iş görüşmesinde gelen “En zayıf yönünüz nedir?” sorusunun üç hedefi var:

İşveren bu soruyla başvurduğunuz pozisyon için gerçekten uygun olmayan bir yönünüzü tespit etmeye çalışıyor;

Bir şekilde tuzak içeren bir soru ile karşılaştığınızda ve baskı altında kaldığınızda nasıl tepki verdiğinizi görmek istiyor;

Kendinizi ne kadar tanıdığınızı ve zayıflıktan ne anladığınızı görmek istiyor.

‘Zayıf yönüm yok’ demeyin!

Peki bu soruya nasıl yanıt vermeli? “Hiç zayıf yönüm yoktur” gibi kibirli bir yanıt vermekten kaçınmalısınız. İşverenin beklediği yanıt bu değil. Eğer gerçekten de en ufak bir zayıflığınız olmadığına inanıyorsanız bile bu yanıtı vermemelisiniz.

Avantaja çevirin

Olumsuz bir soru gibi görünse bile, “En zayıf yönünüz nedir?” sorusuna olumlu bir yanıt verebilirsiniz. Nihayetinde işveren sizin kendinizi tarafsız bir biçimde değerlendirip değerlendiremediğinizi, gerektiğinde eleştirebildiğinizi görmek istiyor.

İki seçeneğiniz var

Bu soru karşısında haliyle zayıf yönlerinizi madde madde listeleyecek değilsiniz. Aslında karşınızda iki seçenek var:

Ya esasında bir zayıflık olmayan bir özelliğinizden söz edeceksiniz,

Ya da zaman içinde güçlendirdiğiniz ama bir zamanlar zayıflık olarak gördüğünüz bir yanınızdan bahsedeceksiniz.

Innes, bu iki seçenek arasında önemli bir tasnife dikkat çekiyor. İlk seçeneği tercih edecekseniz, günümüzde artık klişe bulunan yanıtlar verme riski altındasınız. “En önemli zayıflığım bir mükemmeliyetçi olmak” ya da “Aşırı fazla çalışıyorum” gibi yanıtlar 2000’li yıllarda işverenlerin duymak istediği şeyler değil. Bu nedenle, güçlendirdiğiniz ama bir zamanlar zayıflık olarak gördüğünüz bir yanınızdan söz etmeniz tavsiye ediliyor. Bu şekilde, gerçek bir zayıflığa dikkat çekip ardından bu durumu aşmak için attığınız olumlu adımları anlatarak, öğrenmeye ve adapte olmaya açık olduğunuzu, gerekli değişiklikler için inisiyatif aldığınızı anlatmış olursunuz.

İkinci ‘darbe’ye hazır olun!

İşverenin bu yanıtın ardından “Tamam, bu bir zayıflık. Bir tane daha söyleyin” deme ihtimalini gözardı etmeyin! Birçok kişi bu sorunun bir defa gelmesine hazırlıklı olup yanıtını neredeyse kelime kelime ezberler. Fakat ikinci kez aynı soru geldiğinde de afallar. Bu nedenle, iş mülakatlarındaki o korkutucu zayıflık sorusunun bir ikincisine de hazırlanmayı unutmayın. İlk yanıtınıza benzer bir durumdan söz ederek aynı çerçevede bir yanıt vermeyi planlayın. İşveren bu ikinci soruyla üzerinizdeki baskının artmasına nasıl tepki verdiğinizi ölçmeye çalışıyor.

Kaynak: http://www.t24.com.tr