Mümin Sekman

“Sizi Sevenler Derneği”nin kaç üyesi var?

Sevilen bir insan olmak ister misiniz? Bu soruya hayır diyen tek bir kişi bile yoktur. Hepimiz sosyal canlılarız ve çevremiz tarafından sevilmek istiyoruz. Peki sizi seven insanların sayısını arttırmak ister miydiniz? Cevabınız ‘’evet’’se, bunu yapabilmek de mümkün. Hatta uygulaması kolay birkaç yolla çevrenizdeki sevgi çemberini genişletebilirsiniz. İşte ‘’sizi sevenler derneğinin’’ üye sayısını arttırmanın yolları...

 “Sizi Sevenler Derneği”nin kaç üyesi var?

Sevilen bir insan olmak ister misiniz? Bu dünyada tek başımıza yaşamadığımıza göre, bu sorunun cevabı çoğu insan için “Evet”tir sanırım. Özel yaşamda bir sürü sizi sevmeyen insanla çevrili olduğunuzu düşünün. Sürekli negatif elektrik yüklü bir havayı teneff üs edeceksiniz. Bu durum insan sağlığına zararlıdır. Öte yandan iş dünyasında da durum farklı olmaz. İş dünyasında çeşitli iş ilişkiniz vardır. İş ilişkilerinde ya müşterisinizdir ya da insanlar sizin müşteriniz. Hep bir alışveriş söz konusudur. Bazen alıcısınız, bazen satıcı. El değiştiren s ya bir maldır ya da bir hizmet veyahut enformasyon. Alışveriş yaptığınız kişinin sizi sevmesi işlerinizi kolaylaştırır; size ekstra bir şey kazandırmasa da, zarar vermez. Bu nedenle başkaları tarafından sevilmek kötü bir şey değildir.

Geçen hafta yaşam öyküsünü aktardığım Dale Carnegie, meşhur kitabında (Nasıl arkadaş kazanılır ve insanlar nasıl etkilenir?) bunun için bir reçete vermiş. Aşağıda bu reçetedeki tavsiyeleri ve benim yorumlarımı bulacaksınız.

1- İnsanlarla içtenlikle ilgilenin... 

Sizinle ilgilenmeyen birisini neden sevesiniz ki? Böyle bir durum ancak karşılıksız, takıntılı aşklarda olur. İnsanlarla ilgilenmiyorsanız, onlardan sizi sevmesini beklemeyin. Eğer onların sizi sevmesini istiyorsanız onlara ilgisiz kalmayınız. İnsanlara, onların yakın çevrelerine, hüzünlü günlerinde, sevinçli günlerinde onlara ilgi göstermelisiniz ki gönül bağı oluşsun. Ama ilginin de yüzeysellikten uzak, içten olması gerekir.

2- Gülümseyiniz... 

“Allah rahmet eylesin. Çok asık suratlı bir adamdı, ama çevresince çok sevilirdi” diye bir laf pek duymadım şimdiye kadar. Sıcak bir gülüş, insanlarla iyi ilişki kurmada çok önemli başlangıçtır. Kişiler ile aranızdaki mesafeyi azaltan bir faktördür. Bu soğuk ve daha da soğumaya eğilimli dünyada çok güçlü bir buz eriticidir. Gülümseyiniz; göreceksiniz ki gülümsedikçe çevrenize yaydığınız sıcaklık onların gönüllerini ısıtacaktır; yansımadan dolayı sizin de yüreğiniz ısınacaktır.

3- İnsanların isimlerini öğreniniz... 

Batı kültüründe isim çok önemlidir. Biz ismi bilmesek de amca, teyze, abi, kardeş ifadeleri ile idare ederiz. Ama birisi size isminizle hitap ettiğinde hoşunuza gider. “Vay canına, adam isimimi biliyor. Demek ki bana önem veriyor” dersiniz. İçinizde o kişiye karşı sevgi çiçeği açmaya başlar. Bu nedenle, insanların isimlerini öğreniniz ve onlara isimleri ile hitap ediniz.

4-İyi bir dinleyici olunuz.

İnsanların kendileri hakkında konuşmasına izin veriniz... Çevrenize şöyle bir bakın. Hep ben konuşayım diyen, politikacı gevezeliğindeki kişileri insanlar sevmez. “Adam sanki ağız ishali, bir susmadı. Hep konuştu. Kimselere fırsat vermedi” diye anılan birisi, sevilen kişi koltuğuna oturamaz. Eğer insanların sizden hoşlanmasını istiyorsanız, çenenizi tutmasını biliniz; bırakınınız onlar konuşsunlar. Bırakınız kendileri hakkında konuşsunlar. Onları gülümseyerek ve ilgi ile dinleyiniz.

5- Onların ilgilendikleri konularda konuşunuz... 

Bazen şöyle şeyler duyarım: “Ne kadar uğraştımsa bir ilişki kuramıyorum. Hangi konuyu açsam, adam yan çiziyor. Ne konuşayım abi adamla?” O zaman şöyle derim: “Hiç o adamın hangi konu ile ilgilendiğini merak ettin mi? Bakalım o konuyu aç, konuşmuyor mu?” İşte size hiç modası geçmeyecek, hemen hemen herkesin ilgileneceği bir konu önereyim: Çocuklar. Karşınızdaki kişinin çocukları veya torunları hakkında bir soru sorun. Bakalım susacak mı?

6- Karşınızdaki kişinin kendini önemli hissetmesini sağlayınız ve bunu içten yapınız... 
Bu bir karşılıklar dünyasıdır. Verdiğiniz değer ve önem derecesinde değer görürsünüz. Bu nedenle, karşınızdakilere önem veriniz; onların kendilerini önemli hissetmelerini sağlayınız. Ama bunu yapmacık olarak değil de, içtenlikle yapınız.

Sonuç 

Gördüğünüz gibi, Dale Carnegie’nin reçetesi çok büyük bir buluş değil; sağduyusu olan birisi bunları çıkartabilir. Ama asıl önemli olan, bu ilkeleri uygulamak. İlkelerin isabetli olup olmadığını anlamak istiyorsanız çevrenizdeki sevilen insanları düşününüz. Göreceksiniz ki sevilen insanlar da bu ilkelerin çoğunu uyguluyor.

Sizi Sevenler Derneği’nin üyelerinin artması dileğiyle...

 

Yazar: Dr. Uğur Tandoğan
Kaynak: http://www.dunya.com