Mümin Sekman

Gözden kaçan 10 temel gerçek!

Hayatta önemli şeyleri gözden kaçırmak şaşırtıcı derecede kolaydır. Yoğun programlar ve haftalık rutinler insan beynini otomatik pilota bağlamaya eğilimlidir. Şu listeyi her zaman elinizin altında tutun ne zaman bir çıkış yolu ararsanız bir göz atın…

Çok Kolay Unuttuğumuz 10 Temel Gerçek

Hayatta önemli şeyleri gözden kaçırmak şaşırtıcı derecede kolaydır. Yoğun programlar ve haftalık rutinler insan beynini otomatik pilota bağlamaya eğilimlidir.

Hayatın bazı temel gerçeklerinin tekrarlanmaya ihtiyacı vardır. Şu listeyi her zaman elinizin altında tutun ne zaman bir çıkış yolu ararsanız bir göz atın.

1. MEŞGUL OLMAK İLE VERİMLİ OLMAK AYNI ŞEY DEĞİLDİR

Çevrenizdeki insanlara bir bakın. Hepsi acayip meşgul gözükür-toplantıdan toplantıya koşar, her tarafa email yağdırır. Ancak bunların kaç tanesi gerçekten verimli , kaç tanesinden üst düzey performans elde ediliyor.

Başarı hareketlilik ve aktifliğin sonucu değildir. Odaklanmak önemlidir. başarılı sonuçlar almak için  zamanınızı etkin ve verimli kullandığınızdan emin olmanız gerekir.

Başka herkes gibi sizin de gün içinde sayılı birkaç saatiniz vardır. Siz kendi vaktinizi ustaca kullanın. Nihayetinde, siz verimliliğinizin ürünüsünüz sarfettiğiniz eforun değil. Sarfettiğiniz çabanın sonuç veren görevlere adandığından emin olun. 

2. HATALARIN SONUCUNDA ÇOK SIK OLARAK GÖZ ALICI BAŞARILAR GELİR

Hatalarınızı kabul etmediğiniz sürece gerçek bir başarıyı asla tadamayacaksınız. Hatalarınız sizin yanlış yolda olduğunuzu gösterip başarınızın önünü açan kaldırım taşlarıdır.

İnsan hayatında kırılma anları genelde en çok hayal kırıklığına uğradığınız ve en çok sıkıştığınız anlarda olur. Sizi farklı düşünmeye iten ve sınırlarınızın dışında düşünmeye zorlayan şey yaşadığınız hayal kırıklıklarıdır. Onların sayesinde kaçırdığınız çözümleri görürsünüz. Başarı sabır ister ve inandığınız yolda acı çekseniz bile iyi bir tavır takınma becerisi göstermenizi bekler. 

3. KORKU PİŞMANLIĞIN 1. SEBEBİDİR

Her şey olup bittikten sonra, yaptığınız hatalara değil, şansınız varken yapmadığınız şeylere ağlayacaksınız. Risk almaktan korkmayın. 

İnsanların şu sözü sıklıkla söylediğini duyarım. "Başına gelebilecek en kötü şey nedir ki" "Ölmek mi" Ancak ölüm olabilecek en kötü şey de değildir. 

Başına gelebilecek en kötü şey hala yaşıyorken kendinizi ölüme terk etmektir. 

4.  DEĞERİNİZ KENDİ İÇİNİZDEDİR

Mutluluk hissiniz ve tatmin duygunuz kendinizi başkalarıyla karşılaştırmaktan geldiği anda artık kaderinizi kendiniz tayin etmiyor olursunuz. Yapmış olduğunuz bir şey konusunda kendinizi iyi hissettiğiniz zaman başkalarının fikirlerinin ve elde ettikleri şeylerin bu mutluluğunuzu sizden almasına izin vermeyin. 

Başkalarının sizin hakınızda ne düşündüğüne olan tepkilerinizden kurtulmak imkansız olsa da  siz kendinizi başkaları ile karşılaştırmak zorunda değilsiniz ve başkalarının fikirlerine her zaman şüpheyle yaklaşabilirsiniz. Durum böyle olunca, diğer insanların ne düşünüp ne yaptıklarının bir önemi yok sizin öz değeriniz yine sizin içinizden çıkar. Belirli bir anda insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri ne olursa olsun bir şey çok kesindir- Siz asla onların sizin hakkınızda düşündükleri kadar çok iyi ya da çok kötü değilsiniz. 

5. SİZ SADECE İLİŞKİDE OLDUKLARINIZ KADAR İYİSİNİZ

Etrafınızı sizi motive eden ve daha iyi olmanızı sağlayacak insanlar ile kuşatmak için çaba gösterin. Büyük ihtimalle de bunu yapıyorsunuz. Peki ya sizi aşağıya çekmeye çalışan insanlar ? Neden onların hayatınızın bir parçası olmasına izin veriyorsunuz ? 

Size kendinizi değersiz hissettiren, endişelendiren ya da ilham almanıza engel olan kişiler vaktinizi boşa harcar ve büyük ihtimalle de sizi kendilerine benzetirler. Hayat böyle insanlar ile bağ kurmak için çok kısa. Kurtulun onlardan. 

6. HAYAT KISA

Hiç birimizin yarına çıkmaya garantisi yok. Ancak birileri aniden öldüğünde biz kendi hayatımıza pay çıkarmaya başlarız: Hayatta gerçekten önemli olan şey nedir, vaktimizi nasıl harcıyoruz ve diğer insanları nasıl etkiliyoruz. 

Kaybetmek hayatın acımasızlığının çiğ iç yüzünü hatırlatan bir şeydir. Bunun hiç olmaması gerekir. 

Her günün sabahında uyandığınızda kendi kendine şunu hatırlatın. Her gün sana verilmiş bir hediyedir ve sizin bu nimetleri nasıl kullandığınıza bağlıdır. Hayatın size verilmiş bir nimet olduğu şeklinde davranmaya başladığınız dakika hayatın da öyle olmaya başladığı dakikadır.

Sonuçta harika bir gün harika bir zihinsel kurgulama ile başlar.

7. AFFETMEK İÇİN SİZDEN ÖZÜR DİLENMESİNİ BEKLEMEMELİSİNİZ

Size üzgün olduğunu hiç söylemeyen birine karşı bile kininizi unutup affetme yolunu seçtikten sonra hayat çok daha pürüzsüz gitmeye başlar. Kin tutmak geçmişte yaşanmış kötü şeylerin bugün ki mutluluğunuzun yıkmasına sebep olur. Nefret ve öfke hayattaki neşenizin bozulmasına sebep olan duygu parazitleridir. 

Kin ve nefretle birlikte gelen olumsuz duygular vücudunuzda yanıt olarak stres oluşturur ve devam eden stres hali sağlık açısından yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Emory Üniversitesi'nde yapılan araştırmalara göre devam eden stresin yüksek tansiyon (Kan Basıncı) ve kalp hastalıklarını tetiklediğini ortaya çıkarmış. 

Birilerini affettiğiniz zaman bu onların yaptıklarına göz yumduğunuz anlamına gelmez sadece onların ebedi kurbanı olmaktan sizi kurtarır. 

8. KENDİ KURDUĞUNUZ HAYATI YAŞIYORSUNUZ

Siz durumların kurbanı değilsiniz. Hiç kimse hayalleriniz ve değerlerinize zıt düşen kararlar almaya sizi zorlayamaz. 

Şuan yaşamış olduğunuz durum size ait-onu siz oluşturdunuz. Aynı şekilde geleceğiniz de tamamen sizin elinizde. Eğer şuanda kapana sıkışmış gibi hissediyorsanız muhtemelen geçmişte hayalleriniz ve amaçlarınıza ulaşmak için gerekli riski almamış olmanızdandır. 

Harekete geçme zamanı geldiğinde, tırmanmak istediğiniz merdivenin en altında olmak bile tırmanmak istemediğiniz merdivenin tepesinde olmaktan daha iyi olduğunu hatırlatın kendinize.

9. ANI YAŞAYIN

Şuanda içinde bulunduğunuz hayatı yaşamayı öğrenmediğiniz sürece asla tam potansiyelinize ulaşamazsınız. 

Hiç bir suçluluk düzeyi geçmişi değiştirmez. Hiç bir endişe düzeyi de geleceği değiştirmez. Tam olarak yaşamış olduğunuz şu anın realitesini (İyi ya da Kötü) kucaklamadığınız sürece, sürekli olarak bulunduğunuz andan farklı yerlerde olduğunuz sürece mutlu olabilmeniz imkansızdır. 

Bulunduğunuz anda kalmayı başarmak için şu iki şeyi yapmak zorundasınız;

1) Geçmişini kabul et. Eğer geçmişinizi bir kenara bırakmazsanız, o sizi asla bırakmayacak ve böyle yaparak geleceğinizi de o oluşturacak.

2) Geleceğin belirsizliğini kabul edin. Endişenin burada ve şuanda yeri yok. Bir zamanlar Mark Twain'ın dediği gibi, "Endişe hiç olmayan bir borcu ödemeniz gibi bir şeydir."

10. DEĞİŞİM KAÇINILMAZDIR-DEĞİŞİMİ KUCAKLAYIN

Sadece değişime kucak açarak ondaki iyi yönü görebilecek misiniz. Değişime kollarınızı açarken  zihniniz de açık tutmalısınız ki değişimin yarattığı fırsatlar size bir şey çağrıştırsın ve ondan faydalanmasını bilmeniz gerekir.

Değişimin görmezden geleceğini umut ettiğin aynı şeyleri tekrarlamaya devam edersen başarısızlığa uğrarsın.

Sonuç olarak deliliğin açılaması defalarca aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemektir.

Hayat kimseyi durup beklemez. İşler iyi gidiyorken ve değişim kapıdayken onları takdir edin ve tadını çıkartın. Sürekli olarak daha fazla daha iyi bir şey arayışındaysanız ve bunun sizi mutlu edeceğini düşünüyorsanız, o da elden uçup gitmeden asla yeterince mevcut durumun tadına varamayacaksınız.  

Yazar: Azmi Ulaş
Kaynak: http://www.linkedin.com

x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.