Kigem

En popüler hikayeler

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

#Blok Başlığı#

EN POPÜLER HİKAYELER

Son günlerde ders verici, motivasyon sağlayıcı bir çok hikaye kitabı piyasaya çıktı. Bu kitaplarda çok satanlar katagorisinde de yerine aldılar.

Ancak tüm bu tür kitaplarda ortak bir nokta var; hiçbirinin kaynakçası yok. Ayrıca yayınlanan bu kadar çok kitabın içinde yer alan hikayelerin, öykülerin bir çoğu internette kitaplar çıkmadan öncede okunuyordu.

Bu kitapların yazarları (yada yayınevleri) kitaplara şöyle bir de not koymuşlar; kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. Bu ibareyi koyanlar ise hikayelerle ilgili hiçbir kaynak göstermemiştir.

Soruyorum bu hikayeleri kendileri zihinlerini yorarak mı yazdılar ? Ancak bu çalışmaların tek bir güzel tarafı var internette ve ağızlarda dağınık duran bu hikayeler toparlanmış oldular.
Ben de size aşağıda bir kaç hikaye vereceğim. Beğeniyle okuyacağınıza inanıyorum.

Ahmet YILDIZ - PDR
Kigem Eğitim Uzmanı - ayildizpdr@mynet.com

DÜNYAYI DÜZELTMEK

Dünyayı kurtarmak isteyipte elinden hiçbir şey gelmediğini düşünen herkese bu hikaye ithaf olunur.

Adam, bir haftanin yorgunlugundan sonra, pazar sabahi kalktiginda bütün haftanin yorgunlugunu çikarmak için eline gazetesini aldi ve bütün gün miskinlik yapip evde oturacagini düsündü.

Tam bunlari düsünürken oglu kosarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba ogluna söz vermisti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç disariya çikmak istemediginden bir bahane uydurmasi gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dagittigi dünya haritasi gözüne ilisti.

Önce dünya haritasini küçük parçalara ayirdi ve ogluna eger bu haritayi düzeltebilirsen seni sinemaya götürecegim dedi. Sonra düsündü; Oh be kurtuldum. En iyi cografya profesörünü bile getirsen bu haritayi aksama kadar düzeltemez.

Aradan on dakika geçtikten sonra oglu babasinin yanina kosarak geldi ve Baba haritayi düzelttim. Artik sinemaya gidebiliriz dedi. Adam önce inanamadi ve görmek istedi. Gördügünde de halen hayretler içindeydi ve bunu nasil yaptigini sordu.

Çocuk: Bana verdigin haritanin arkasinda bir insan vardi. Insani düzelttigim zaman dünya kendiliginden düzelmisti!

ADAM KAPTIRMIŞ

Bir işte başarılı olmanın ilk koşullarından birisi yapılan işe adanmaktır. Ünlü Rus yazarı Dostoyevskinin dünya yazarı olmasını sağlayan en önemli yönüde buydu. İşte size başarısının göstergesi.

Suç ve Cezâ isimli meshur eserin Rus asilli yazari Dostoyevski yeni bir roman yazacagi zaman evine kapanir, günlerce disariya çikmazmis. Yine bir gün böyle evine kapanmis yeni romanini yazarken, bir arkadasi onu ziyârete gitmis. Çalisma odasina girince bir de ne görsün, yazar hüngür hüngür agliyor.

-Ne oldu üstad, demis, bir derdin mi var?

-Evet, demis yazar, romanimin kahramâni bu bölümde ölüyor!
Sasirmis beriki:

-Ne önemi var azîzim? Bu kadar üzülüyorsan, öldürmezsin olur biter. Yazan sen degil misin?

-Yoo, demis Dostoyevski, ben kadere müdâhele edemem.

Buradan çikartilacak ders: Demek ki isini iyi yapmak için kendini bu kadar kaptirmak gerekiyor.

BENIM ISIM DEGIL KI

Eğer hayatta hiç bir iş sizin içiniz değilse, hayatın işide siz değilsiniz. Mutlaka okuyun ve harekete geçin.
Öykümüz HERKES, BIRISI, HERHANGI BIRI ve HIÇ KIMSE adli dört kisi hakkinda.

Yapilmasi gereken önemli bir is vardi ve HERKES, BIRISI’nin bu isi yapacagindan emindi.

Gerçi isi HERHANGI BIRI de yapabilirdi, ama HIÇ KIMSE yapmadi. BIRISI buna çok kizdi, çünkü is HERKES’in isiydi.
HERKES,HERHANGI BIRI’nin bu isi yapabilecegini düsünüyordu ama HIÇ KIMSE, HERKES’in yapamayacaginin farkinda degildi.
Sonunda HERHANGI BIRI’nin yapabilecegi bir isi HIÇ KIMSE yapmadigi için HERKES, BIRISI’ni suçladi.

YOLUMUZDAKI ENGELLER

Hayat denen yarış pistinde önünüze bir çok engel çıkacak. Bu engellere bakış açınız ise sizin başarınızı etkileyecektir.

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmus, kendisi de pencereye oturmustu. Bakalim neler olacak?. Ülkenin en zengin tüccarlari, en güçlü kervancilari, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öglene kadar. Hepsi kayanin etrafindan dolasip saraya girdiler. Pek çogu krali yüksek sesle elestirdi.

Halkindan bu kadar vergi aliyor, ama yollari temiz tutamiyordu. Sonunda bir köylü çikageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sirtindaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarildi ve ikina sikina itmeye basladi. Sonunda kan ter içinde kaldi ama, kayayi da yolun kenarina çekti. Tam küfesini yeniden sirtina almak üzereydi ki, kayanin eski yerinde bir kesenin durdugunu gördü. Açti. Kese altin doluydu. Bir de kralin notu vardi içinde.

Bu altinlar kayayi yoldan çeken kisiye aittir diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çogumuzun farkinda olmadigi bir ders almisti. Her engel, yasam kosullarinizi daha iyilestirecek bir firsattir.

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin:
x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'ı Facebook'ta takip edin.