Mümin Sekman

Daha iyi öğrenmenin yolu Feynman tekniği

‘’Bir şeyi 6 yaşındaki bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir.’’ demiştir Einstein. Anlatabilecek düzeyde öğrenmek bu yüzden çok önemli. Öğrenme ve hatırlama konusunda kullanılan Feynman Tekniği bu konuda yardımcı olabilir. Basit ve bir o kadar etkili olan bu teknik sadece 4 adımdan oluşuyor. İşte daha iyi öğrenmenin yolunu arayanlar için uygulaması kolay o teknik...

Feynman Tekniği

Einstein’ın “Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir.” sözünü, Feynman tekniği daha pratik bir hale dönüştürüyor. Ve öğrenme eylemini, uygulaması oldukça kolay bir yöntemle daha da geliştiriyor.

Feynman Tekniği, Nobel ödüllü fizikçi Richard Feynman’ın yarattığı zihinsel bir model. “Büyük Açıklayıcı” olarak da bilinen Feynman Tekniği, hemen hemen herkes için kuantum fiziği gibi yoğun konuları açık bir şekilde açıklama kabiliyeti nedeniyle saygı görüyordu. David Goodstein, Feynman’ın en karmaşık fikirleri en basit ifadelerle açıklayabilmesiyle gurur duyduğunu yazıyor.

Öğrenme ve hatırlama konusunda ünlü fizikçi Richard Feynman’ın “Feynman Tekniği” olarak bilinen yöntemidört maddede özetlenir:

Konuyu belirleyin.

Konuyu bilmeyen birine anlatır gibi anlatın.

Takıldığınız noktada, kaynağa geri dönün.

Basitleştirin ve benzerlikler kurun.

  1. Konuyu Belirleyin: Boş bir kağıt alın. Öğrenmek istediğiniz konunun başlığını kağıdın en üstüne yazın.
  2. Adım: Konuyu Bilmeyen Birine Anlatır gibi Anlatın. Kağıdın geri kalanına konuyu hiç bilmeyen birine anlatıyormuşçasına, mümkün olduğunca karmaşık ifadeler kullanmaktan kaçınarak öğrendiklerinizi yazın. Bir çocuğun bile anlayabileceği kadar basit bir dil kullandığınızda kendinizi de konuyu daha derin bir seviyede anlamaya ve konular arasındaki ilişki ve bağlantıları basitleştirmeye zorlamış olursunuz. Aynı zamanda yazdığınızı sesli olarak tekrar etmek çok daha etkili olacaktır.
  3. Adım: Takıldığınız Noktada, Kaynağa Geri Dönün. Bu adımda hatırlamakta ya da anlatmakta zorlandığınız yerler olduğunu fark ettiğinizde konu hakkında çalıştığınız kaynaklara geri dönün. Öğrendiklerinizi kağıda aktarabilecek hâle gelinceye kadar tekrar tekrar okuyun ve çalışın. Sözgelimi biyolojiden yazılınız var ve evrimi basit cümlelerle açıklamakta zorlanıyorsunuz. Biyoloji kitabınızı açın ve evrimle ilgili kısmı yeniden okuyun. Şimdi kitabı kapatın ve yeni bir boş kağıt alarak öğrenmiş olduklarınızı yazın. Bu aşamayı sorunsuzca hâlletiyseniz, asıl çalışma kağıdınıza dönerek çalışmaya devam edebilirsiniz.
  4. Adım: Basitleştirin ve Benzerlikler Kurun. Artık kağıda döktüklerimizi gözden geçirebiliriz. Einstein’ın “Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir” sözünden de anlayabileceğimiz gibi karmaşık bir jargon kullanıp kafa karıştırıcı açıklamalar yapmak yerine, dilimizi basitleştirmek ve benzerlikler kurmak anlamayı kolaylaştıracaktır. Opsiyonel olarak: 6 yaşında birini bulup, öğrendiklerinizi ona anlatmayı deneyin. Sorunsuz bir şekilde anlıyorsa, siz de gerçekten anlamışsınız demektir.

Bu tekniğin önemi basitçe uygulanabilir olmasındandır, pratik ve sonuç alıcı bir yöntemdir. Bu yüzden dünyada pek çok okulda da denenir.

Okuma eylemi, tek başına insanın gelişmesini, aydınlanmasını sağlamaz. Ne okuduğunuz da önemlidir. Hep pembe dizi okursanız elbette gelişemezsiniz. Hep edebiyat okursanız, bir yere kadar gelişir, orada durursunuz.

Makale okumak ise, insanı bir yere kadar geliştirir elbette, ana insanı asıl geliştiren ve onun entelektüel düşüncelerini besleyen eylem, kitap okuma eylemidir. Milyonlarca kitap arasından iyi kitapları seçmek önemlidir. İyi kitaplar da kişiye göre değişebilir elbette. Çeşitli türde okumak insanı geliştirir. Edebiyatın yanı sıra tarih, psikoloji, sosyoloji, felsefe, fizik, ideoloji okumak kişiyi geliştirir, onun kavramları, olguları, olayları diyalektik olarak analiz edebilmesini, bunlar arasında korelasyon kurabilmesini sağlar.

Öğrenmek için sorgulamak şarttır. Başta kendi düşünce ve inançlarımız olmak üzere her şeyi sorgulayabilmeliyiz. Her kitapta yazılan her bilgi doğru olmayabilir. Kitap okurken, doğruluğu konusunda ikileme düştüğümüz bilgileri internetten araştırmalıyız.

Dolayısıyla ömrümüz az, bilgi hiçbir zaman yeterli miktarda öğrenemeyeceğimiz kadar çok. Bu bilgi denizinde boğulmamak için, yüzmeyi öğrenmemiz gerekir.

 

Yazar: Erol Anar
Kaynak: http://www.matematiksel.org

x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.