Mümin Sekman

Çobanlıktan fabrikatörlüğe uzanan bir başarı

Başarı hikayeleri, pek çok açıdan motivasyon kaynağı olabiliyor. Yokluğun içinde dahi kaynaklar olabileceği inancını aşılıyorlar. Hele ki sıfırdan başlamış kişiler bu anlamda en güçlü ilhamlara dönüşüyor. İşte onlardan biri. Köyünün koyunlarını otlatarak çalışmaya başlıyor. Çobanlıktan fabrikatörlüğe uzanan bir başarı hikayesi yazıyor. Gençlere hedef koymalarını tavsiye ediyor. İşte o başarı öyküsü:

Çobanlıktan fabrikatörlüğe uzanan bir başarı hikayesi

Amasya'nın Merzifon ilçesinde, çocukluğunda çobanlık yapan ve bugün tarım aletleri üreten bir fabrikanın sahibi olan 49 yaşındaki Ömer Çağlı, çobanlıktan fabrikatörlüğe uzanan başarı hikayesiyle dikkati çekiyor.

Babası da çoban olan Çağlı, henüz 9 yaşındayken ücret karşılığında köyün koyunlarını otlatmaya başladı. 13 yaşına geldiğinde ilçe merkezindeki kaynak atölyesine çıraklık yapmaya başlayan Çağlı, yıllarca bu işi sürdürdü.

Askerlik görevini tamamladıktan sonra ağabeyinin arabasını satarak verdiği sermayeyle kaynak atölyesi açan Çağlı, zamanla işini büyüttü. Çağlı, bugün Türkiye'de 18 şubesi bulunan, tarım aletleri üreten ve 20 kişiye istihdam sağlayan bir fabrikanın sahibi.

Evli ve 2 çocuk babası Çağlı'nın hedefi, Merzifon Organize Sanayi Bölgesi'nde daha büyük kapasiteli bir fabrika kurup ihracat yaparak ülke ekonomisine daha fazla katkı sağlamak.

Çağlı, geçmişini unutmamak amacıyla "babamdan kalan tek miras" dediği çobanlık değneğini de fabrikasındaki odasında saklıyor.

"Buranın patronuyum ancak her zaman işçilerimin yanındayım"

Ömer Çağlı, yaptığı açıklamada, çocuk yaşta yaşadığı zorlukların başarıya kavuşmasına büyük katkı sağladığını söyledi.

Çocuk yaşta koyduğu hedefler doğrultusunda sürekli ilerlediği belirten Çağlı, "Hem çobanlık yaptığım hem de sanayide çırak olarak çalıştığım zamanlarda çok ezildim ve hakir görüldüm. O zamanlar kendime bir hedef koydum, 'Ben de patron olacağım ve çalışanlarımı asla hakir görmeyeceğim' diye. Ben buralara tırnaklarımla kazıya kazıya, gecemi gündüzüme katarak geldim." diye konuştu.

Çobanlık ve çıraklık yıllarını hiç unutmadığını vurgulayan Çağlı, şöyle devam etti:

"Çok zor şartlarda bu konuma geldiğim için geçmişimi hiçbir zaman unutmam, ona göre davranırım. Yanımda çalışanlar işi yetiştirmekte zorlandıklarında, yeri geldiği zaman eldivenlerimi ve tulumumu giyerek işçilerime yardım ediyorum. Evet, buranın patronuyum, o ayrı bir şey ancak her zaman işçilerimin yanındayım. Onların her derdiyle ilgilenmeye çalışırım. Burada çalışan çocukların hepsi garip ve yiğit çocuklar. Bu çocukların garipliklerini göz önünde bulundurarak her zaman onların yanında oldum."

"Gençlere tavsiyem, hedeflerinden sapmasınlar"

Çağlı, 2 oğluna ve kardeşine yanında iş verdiğini aktararak, "2 bin metrekare kapalı, 2 bin metrekare açık olmak üzere 4 bin metrekare alanda üretim yapıyoruz. Gelen taleplerin ancak yüzde 50'sine karşılık verebiliyoruz. Merzifon Organize Sanayi Bölgesi'ne kuracağımız fabrikada çiftçilerimizin taleplerinin hepsine karşılık verip aynı zamanda ihracat yapmak en büyük hedefimiz. Ben kendime bir yol çizdim ve bu yolda başarılı olduğumu düşünüyorum. Gençlere tavsiyem, kendilerine bir yol çizsinler ve koydukları hedeflerden hiç sapmasınlar." değerlendirmesinde bulundu.

Ömer Çağlı'nın kardeşi Kadir Çağlı da 15 yıldır ağabeyinin yanında çalıştığını anlatarak, "Ağabeyimden ticaret ahlakı ve dürüstlüğü öğrendim. Çağlar Ziraat Aletleri AŞ olarak en önemli prensibimiz dürüstlük ve çiftçilerimize çağın gereksinimlerine uygun, uzun yıllar kullanacakları tarım aletlerini üretmek. Burada ağabeyim ve yeğenlerimle aynı hedef doğrultusunda çalışıyoruz." dedi.

 

Kaynak: http://www.nkariyer.com