Mümin Sekman

Cesareti kelebek etkisi yaratan kadınlar

Toplumun bireylere ‘’yapabilme’’ konusunda verdiği desteğin derecesi pek çok faktöre göre değişiyor. Cinsiyet bu faktörler arasında en büyük etkiye sahip. Gazeteci ve belgeselci Tuluhan Tekelioğlu 2017'de tamamladığı "Yapabilirsin" adlı belgeselinin kitabını yayınladı. Kitap "Cesaretleri bulaşıcı olan kadınları" daha yakından tanımak için ikinci bir fırsat. İşte cesaretleri ile kelebek etkisi yaratan o kadınlar...

Cesareti Kelebek Etkisi Yaratan Kadınlar

Gazeteci ve belgeselci Tuluhan Tekelioğlu 2017'de tamamladığı "Yapabilirsin" adlı belgeselinin kitabını yayınladı. Kitap "Cesaretleri bulaşıcı olan bu kadınları" daha yakından tanımak için ikinci bir fırsat.

“İşi bitirmek istiyorsan önce başlaman gerek” gibi özlü bir söz vardı ben büyürken. Bize genelde böyle bir bilinç aktarılırdı. Plan, program şöyle dursun; işin nasıl yapılacağını düşünüp tartışmanın gereğinin farkında olunmamasından bahsediyorum. Aynı fikri yaklaşıma sahip daha çok bilineni var: “Kervan yolda düzülür”.

Oysa “Hayal etmek başarmanın yarısıdır” diye bir söz var; bu sözü çok yıllar sonra duydum. Theodore Roosevelt’e atfediliyormuş. Konu özlü sözler olunca başarma meselesinde neyin yarı etkisi var biraz karışık: Kimi “inanmak başarmanın yarısıdır” der; kimileri “istemek başarmanın yarısıdır”… Oraya istemli ya da istemsiz koydunuz fiil hayat görüşünüzü, ideolojinizi yansıtıyor aslında.

İçinde yaşadığınız toplumun size “yapabilme” konusunda verdiği desteğin derecesi birçok faktöre göre değişiyor. Bu noktada cinsiyet faktörü çok ama çok büyük bir etkiye sahip.

Tuluhan Tekelioğlu, daha önce belgesel filminde yaşamlarını ve nasıl başardıklarını anlattığı kadınların, öykülerini kitaplaştırdı. Kitabın adı belgeselle aynı “Yapabilirsin”.  Kitabın bir nevi alt başlığı olan iki motto var kapakta: “Kadın Varsa İmkânsız Yoktur” ve “Bir Cesaret Kitabı”.

Toplumun size verdiği destek meselesine dönelim burada; kitabın girişinde şöyle diyor: “Sen bilmezsin. Bu işten anlamazsın. Yapamazsın. Zaten kadınsın; dendi yüzyıllardır ve denmeye de devam ediyor.” Erkek egemen düzenin tekerine çomak sokan kadınları arayıp bulmuştu Tuluhan Tekelioğlu. Belgeselin gösterimi tam bir yıl önce yapılmıştı. Çekimleri bir buçuk ay sürmüş; Adıyaman, Hatay, Kars, İstanbul, İzmir Çeşme ve Germiyan, Mersin Arslanköy’de dokuz kadınla görüşmüştü.

Bu kitap işte o çekimler yapılırken Tuluhan Tekelioğlu’nun edindiği izlenimleri de kapsayan röportajlar. Yani kitapta önce Tuluhan Tekelioğlu sonra Berna Şen, Nuran Özyılmaz, Nuran Erden, Altın Mimir, Nazmiye Muslu Muratlı, Gülsüm Kav, Aslı Elif Tanuğur, Ece Apaydın ve Ümmiye Koçak anlatıyor biz okuyoruz. Kitabın girişinde Tuluhan tekelioğlu kendi gazetecilik deneyimini de yazmış. Okuduğunuzda "Yapabilirsin"de hikayesi anlatılan kadınlardan çok farklı bir öyküsünün olmadığını göreceksiniz. İzlemediyseniz belgeseli izlemenizi, okumadıysanız kitabı okumanızı öneriririm

Ama önce nasıl hayatlara tanık olacağınızı anlatmak için Tuluhan Tekelioğlu’nun onları nasıl anlattığına bir örnek vereyim:

“Ümmiye Koçak benim için bir devrimci. Önce kendi içinde başarmış bu devrimi. Sonra köyünde, bölgesinde… İlkokul mezunu. Ama evinde yüzlerce kitabın olduğu kocaman bir kütüphanesi var. İlk okuduğu kitap Gorki’nin “Ana”sı. Köyündeki erkeklerin davranış şeklini beğenmediği için, onları değiştirmenin tek yolunun tiyatro olduğuna karar vermiş. Kadınlardan kurduğu tiyatro topluluğuyla köyündeki ilişkileri anlatmış önce. Erkekler “Ümmiye hatun sanki bu karakterler bize benziyor” demişler (…)

“Onu tiyatro da kesmedi, yaptığı ilk filmle uluslararası New York Avrasya Film Festivali’nden en iyi kadın yönetmeni ödülünü aldı. Bizim belgeselden sonra Turkcell7in reklam yüzü oldu, Ronaldo ile İspanya’da ‘Yeter ki iste’ reklamında oynadı. Ümmiye Koçak’ın hayat hikayesi orta eğitim kitaplarına girdi. O ise şöhretin getirdiği ilgiyi pek önemsemeden ayağında şalvarı, geleneksel çarıkları, aklında yazacağı yeni oyunlarıyla insanlara dokunmaya devam ediyor.

Yazar: Haluk Kalafat
Kaynak: http://www.bianet.org