Mümin Sekman

Cesaret et, hayal et ve gerçekleştir!

Yeni bir hayat mı istiyorsun, yoksa hayatını baştan yaratmak mı? Hangisini seçersen bu üç adımlık reçete en büyük yardımcın olacak: Cesaret et, hayal et ve gerçekleştir! İşte hayatınızda kalıcı sonuçlar verecek o  reçetenin ayrıntıları..

Cesaret Etmek, Hayal Etmek ve Gerçekleştirmek 

“Hayal ediyorum. Bazen yapmanın doğru olduğu tek şey diye düşünüyorum. “
Haruki Murakami

Bu yazımda sizinle Whitney Johnson’un ‘Dare, Dream, Do’ kitabından ilham aldığım ve kendi kariyerimde de deneyimlediğim, iş hayatında hayal etmeye ve bu hayalleri gerçekleştirmeye dair bazı ipuçlarını paylaşacağım.

Otuzlu yaşlarımın başı kariyerim konusunda gelecekte “nasıl ilerlemeliyim?” endişeleri taşıdığım bir dönemdi. Koçluğun ilk dile geldiği o günlerde, neredeyse katıldığım her eğitimde bir vizyon egzersizi yapılıyordu. Bu uygulama, 10 yıl sonrasını hayal etmek ve bu hayale ulaşmak için aksiyon planları yapmak üzerine kuruluydu. Bu egzersizlerin hiçbiri bana göre değildi. Hayal kuramadığımdan değil ancak hayallerin “oturup hayal edeyim ve aksiyonlarımı yazayım.” bölümü bana yapay geliyordu ve hayatın akışına uygun bulmuyordum. Bu bana hayatın binlerce olasılığını hiçe saymak gibi geliyordu. Onun yerine “neredeyim ve kendimde neyi geliştirerek ilerleyebilirim?” sorusu daha anlamlı geliyordu. Sonradan farkına vardığım şey; hayallerin değer verdiğimiz şeylerle ilişkili olduğuydu. Hayatımı her anlamda büyütmek ve ilerletmek, bir gün öncesinden daha iyi olmak benim en önemli meselemdi. Kendimi, büyüdüğüm ve geliştiğim yeni halimle hayal ediyordum. Ben geliştirdiğim yönümü uygularken, hayalimi adım adım inşa ediyordum. Yıllar boyunca birlikte çalıştığım ekiplerde hayal kurmayanları, hayallerini bir an önce kaçıp yazlık bir yerde yaşamak veya iş yapmak olarak tanımlayanları, hayalini gerçekleştirenleri ya da başkaları için hayal kuranları gözlemleme şansım oldu. Bu gözlemlerim Whitney Johnson’un yazdığı ‘Dare, Dream, Do’ (Cesaret etmek, Hayal etmek ve Gerçekleştirmek) kitabında öne çıkardıkları ile birleşti ve üç adımlık bir reçeteye dönüştü. 

Kişisel hikayenizi oluşturmak: Hayat meseleniz ve kahramanlarınız.

Kişisel hikayemiz, bizi biz yapan yaşam deneyimlerimiz, kahramanlarımız ve onlara biçtiğimiz anlamlar... Şimdiye kadar biriktirdiklerimizi hikayeleştirebilmemiz, hayalimizi inşa etmemiz için çok önemli. Benim büyütmek, gelişmek, ilerlemek diye tanımladığım hayat meselemin her bireyde farklı  bir karşılığı var. Prof. Dan P. McAdams “Kişisel hikayemiz her an davranışlarımıza rehberlik eder ve sadece geçmişimizi tanımlamaz, gelecekteki bizi nasıl gördüğümüzü de tanımlar.” diyor. Kişisel hikayemiz ve kahramanlarımız bizi ve gelecek hayallerimizi şekillendirir.

Kendinize sormanız gereken üç altın soru;

1. Çocukluk kahramanınız kimdi? Hangi özellikleri onu sizin kahramanınız yapmıştı?
2. Sizin hikayeniz ne? Hikayenizin kahramanının (sizin), size özgü üç özelliği ne*
3.  Hangi değerlerinizin hayallerinize olumlu veya olumsuz bir katkısı oluyor?

Zorluklarla güçlenmek: Sorumluluk almanız ve sonuç üretmeniz.

İş hayatında büyük çoğunluğun kolay ve az çalışarak büyük kazanımlar elde etmek peşinde olduğunu gözlemliyorum. Öyle düşünenlerdenseniz ve her şeyi herkesten iyi yaptığınıza inanıyorsanız, benim size faydam olmaz. Sizin de kimseye faydanız olmaz... Yaşadığımız zorlukların bizi güçlendirdiğine inananlardanım. Kolayı zoru düşünmeyip sorumluluk alan, sonuçlara dair hesap verebilir kişilerin iş hayatında hep kazandığını gözlemledim. İcra yeteneğinin ve sonuç almanın iş hayatında en çok ihtiyaç duyulan ve az bulunan bir beceri olduğunu düşünüyorum. Hayalinizi gerçekleştirmek için sorumluluk almak ve sonuç üretmek şart. Sorumlulukları aldığınızda kariyer puzzle’ınız, siz emeğinizi verirken tamamlanmak için gerekli zamanın dolmasını bekliyor o kadar.

Kendinize sormanız gereken üç altın soru;

1. En son neyin sorumluluğunu aldınız?
2. Sonuç aldığınız ve etki yarattığınızı düşündüğünüz ne var?
3. En son hayaliniz için hangi zorluğu aştınız?

Varlık göstermek: Cesaretiniz ve cömertliğiniz.

Whitney kitabında “Hayal etmek en temel hakkımız ve onunla doğuyoruz, küçüklük yaşlarımız en çok hayal kurduğumuz ve anlattığımız dönemler, astronot olmayı hayal etmek ve söylemek ne kadar kolay” diyor ve soruyor “hayal kurma cesaretimizi ne zaman kaybettik?”. Sanırım herkes için bu sorunun cevabı farklılaşıyor. Hayalimizi paylaşmak, başka hayaller duymak bizi küçültmez, aksine büyütür. Zihnimizde cömert olmak ve hayalimizi paylaşmak, hissetmek, anlatırken heyecanımızı görmek, bizi hayallerimize daha çok yakınlaştırır.

Kendinize sormanız gereken üç altın soru;

1. En son kiminle hayalinizi paylaştınız?
2. En son kimin hayalini dinlediniz?
3. En son kiminle birlikte ortak hayal kurdunuz?

Sizler için bol hayal kurduğunuz, hayalleriniz  için sorumluluk aldığınız ve cesaretle varlık gösterdiğiniz gelecek günler hayal ediyorum!

Yazar: Didem Tekay Gürcüoğlu
Kaynak: http://blog.mct.com.tr

x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.