Mümin Sekman

Çalışma isteğim yok....motive olamıyorum...

Zirve Dergisi/Hakan Baykal
www.zirve.com.tr

Öğrencilerin yaşadığı en temel problemlerden birisi, belki de en önemlisi
çalışma arzusunun oluşmaması ya da ders çalışma ilhamının gelmemesi
olarak karşımıza çıkıyor. Zaten sitemizdeki anket sonucuna baktığımızda % 47
oranında çalışmayı engelleyen temel faktörün motivasyon eksikliği olduğunu
görmekteyiz.

Peki çalışmadan başarılı olma gibi bir şansımız ya da lüksümüz var mı?
Bekletmeden hemen cevabı vereyim: Tabii ki yok! Çalışmadan başarıyı
yakalayan tek varlık (yatarak da diyebiliriz) tavuklar!

Şunu da peşinen belirteyim; şu kadar senelik eğitimcilik hayatımda "Hocam,
ben çalışmadan yapamıyorum; ders çalışmak bende saplantı haline geldi.
Gezmeyeyim, tozmayayım, devamlı ders çalışayım diyorum; çünkü bu çalışma
arzusu beni rahat bırakmıyor!" diyen bir öğrenci ile karşılaşmadım.

Demek ki böyle bir problemi olan öğrenciler çok fazla bu durumu dert etmesinler; çünkü genel tablo bu. Eee genel tablo bu, ama bu yarışı çalışan
öğrenciler önde bitiriyor. O halde ne yapmalı?!

1-Tören beklemeyin, eyleme geçin:

İnsanların birçoğunda harekete geçmek için isteğin oluşmasını beklemek gibi bir saplantı var. Halbuki insanoğlu istek oluşmadan harekete geçince belli bir süre sonra bu istek ortaya çıkabilmekte. Yani kimi zaman istemeye istemeye harekete geçmek, ders çalışma isteğini kendiliğinden oluşturabilir. O nedenle çalışmak için tören beklemeyin, kendinizi zorlayın ve harekete geçin.

2-Hedefinize sıkı sıkıya bağlanın:

Hedefiniz yoksa çalışmak için bir nedeniniz de yoktur. En uzun yolculuk, nereye gidildiğini bilmeden yapılan yolculuktur. Nereye gideceğinize karar vermediyseniz harekete geçmek için bir istek oluşmaz. O nedenle hedefinizi güçlendirmeye, yazılarla ve resimlerle canlı tutmaya gayret edin. Kazanmayı düşündüğünüz bölüm ya da üniversite ile ilgili orada okuyan öğrencilerle ara sıra görüşerek bu canlılığı sağlayabilirsiniz.

Unutmayın ki insanoğlu kısa sürede ulaşacağı hedeflere daha iyi konsantre olur. Siz bir sprinter değil, bir maratoncusunuz. Bu uzun soluklu koşuda belli noktaları istasyon olarak belirlemelisiniz. Günlük, haftalık, aylık hedefler belirleyerek (bitireceğiniz konular, çözeceğiniz soru adetleri, deneme sınavlarında alacağınız puanlar gibi) ana hedefiniz için bunları basamak olarak
kullanın.

3-Arkadaş çevrenizi çalışan öğrencilerden oluşturun:

Çevrenizdeki arkadaşlar çalışan, çalışmayı seven, yarış edebileceğiniz nitelikte olsun. Kendinizi bir yarış atmosferine sokabilirseniz çalışma isteğiniz artacak,iradeniz güçlenecektir. Bu arkadaş çevresi içinde gıcık kaptığınız (!)tipte olanlar da bulunmalı. Bu tip arkadaşlarınıza kaç puan alacağınızı, kaç saat çalışacağınızı, kaç soru çözeceğinizi söylerseniz bunları yapmak için kendinizi zorlama ihtiyacı hissedersiniz. Tabii ki onların dillerine düşmemek için!

4-Zihninizi düzenleyin:

Aklınızda daima, bu sene yapacağınız güzel bir çalışmayla bütün bir geleceğinizi belirleme şansına sahip olabileceğiniz düşüncesi bulunsun. Zihninizi bu yönde şartlandırın.

5-Başarıda kendinizi ödüllendirin, başarısızlıkta ceza uygulayın:

Önünüze koyduğunuz günlük, haftalık ya da aylık hedeflere, almak
istediğiniz puan hedeflerine ulaştığınızda kendinize ödüller verin. Bu ödüller sizin için cazip şeyler olmalı. Bunu aileniz de yapabilir, siz de
yapabilirsiniz.Hedeflerinizi gerçekleştiremediğinizde ufak cezalar uygulayabilirsiniz. Örneğin günlük hedefe ulaşmadığınızda o gün seyredeceğiniz tv programını seyretmeyin ya da arkadaşlarınızla buluşmayı düşünüyorsanız buluşmayın.

6-İyi bir teknik direktör edinin:

Sizin çalışma koşullarınızdan haberdar, sizi yakından tanıyan, zaman zaman çalışma performansınızı denetleyen, hedeflerinizi ne derece gerçekleştirdiğinizi ölçen-biçen ve gerekli taktik ve tekniklerle sizi yönlendiren bir eğitimci de çalışma iradenizi güçlendirecektir. Bu kişi, üzerinizde etkisi ve yaptırımı olan bir öğretmeniniz olabileceği gibi bir üniversiteli büyüğünüz de olabilir. Özellikle bu kişinin sizi denetleme görevi çok önemlidir.

7-Çevrenizde sizi konuşma ve davranışlarıyla tetikleyecek kişiler
olsun:

Sizler birer robot değilsiniz. Tabii ki arada sırada çalışma isteğiniz azalacak, performansınız düşecektir. Böyle dönemlerde konuşmasıyla sizi etkileyen, çalışma isteğinizi artıran, iradenize güç veren bir insanla konuşmanızda fayda vardır. Bazı kişiler konuşma ve davranışıyla sizde etki
yapar. Onunla çok kısa bir süre de olsa bir arada olmanız, konuşmanız sizin
adınıza çalışma isteğinizi kamçılayabilir.

8-Kendinize dert ortağı bulun:

Sınavda sadece kuru bir çalışmayla başarılı olmak çok zordur. Bu dönem zarfında dertleriniz, sıkıntılarınız,bunaldığınız anlar olacaktır. Böyle anlarda dertlerinizi paylaşacağınız,konuştukça rahatlayacağınız kişiler olmalı çevrenizde. Bu kişi ya da kişiler, ailenizden olabileceği gibi, arkadaş ya da öğretmenlerinizden birisi de olabilir.

9-Ümitsizliğe düşmeyin:

Zaman zaman bunalabilir, ümitsizliğe düşebilir, karamsarlığa kapılabilirsiniz. Bu son derece doğaldır. Bazı dönemlerde aksilikler ve başarısızlıklar peşpeşe gelebilir. İşte bu noktada ayakta kalmasını bilenler diğer adaylara karşı önemli bir avantaj elde edeceklerdir. Bırakmak, kaçmak herkesin rahatlıkla yapabileceği şeylerdir.

Ancak problemlerle mücadele etme iradesini gösterenler hem bu sınavda hem de
hayatın diğer dönemlerinde başarıyı yakalayabileceklerdir. Unutmayın ki tarihteki önemli şahsiyetler, başarısızlıklarından ve yenilgilerinden
sonra ayakta kalmayı başarabilenler arasından çıkmıştır.

Velhasılı kelam; yata yata başarıya ulaşmak mümkün değil. 20. yüzyılın
büyük düşünürlerinden Cemil Meriç''in dediği gibi "Ulu çınarlar fırtınalı
zeminlerde büyür." Ulu bir çınar olmak istiyorsanız bunları göğüslemek
zorundasınız.

x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.