Kigem

Bu sabah yataktan neden kalktın?

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

 

Gerçekten de bu sabah yataktan kalkma amacın neydi? Olumsuzluklara takılmak mı? Bardağın boş tarafını görmek mi? Çözümlere değil sorunlara odaklanmak mı? Yoksa hayatınızı değiştirmeye başlamak üzere mi?

Bu Sabah Yataktan Neden Kalktın?

Gerçekten de bu sabah yataktan kalkma amacın neydi? 

Japonların çok sevdiğim bir kelimesi var: İKİGAİ

Anlamı: Sabahları yataktan kalkma sebebin...  

Kolay bir soruyla başlayayım dedim. Ama aslında pek de kolay değil sanırım.

Biz büyüdükçe zaman daha hızlı geçiyor gibi geliyor. Hayat daha zorlaşıyor gibi geldiğinde aslında sadece daha hızlı akmaya başlıyor sanırım.

O yüzden kendimiz ile ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsak da onu ertelemekten vazgeçip yapmaya başlamak gerek. 

Günümüzde artık vakit nakit değil, nakit vakit ve o da geçiyor (maalesef)…Tik tak..

Herşeyi yapmak isteyip de hiç birşey yapamıyorsan eğer, belki de durup bir bakman gerek acaba ben gerçekten ne istiyorum diye? Ya da neyi yapabilirim? Neyi başarmak istiyorum?

Hakikatten ben ne yapmak istiyorum yahu? 

Kafan karışık mı biraz?  Hala “Benim bir şeye yeteneğim yok ki, olsa da onunla para kazanamayacağımdan korkuyorum...” diyorsan eğer, evet kafanın biraz karışık olmasını anlayabiliyorum.

Benim de karışıktı bir zamanlar. Hala da bazen karışabiliyor:) Ama bu gibi durumlarda hemen amacımı ve başarılarımı hatırlıyorum. Daha neler yapmak istediğimi... Neler başarmak... Ve hemen silkelenip kendime geliyorum.

Yetenek deyince nedense keman çalmak, şarkı söylemek ya da resim yapmak geliyor insanın aklına. Oysa ki pek de öyle değil. Tabii ki sanatsal yetenekler ayrı ve çok özeniyorum onlara. Fakat bir insanı iyi dinleyebilmek, etkili konuşabilmek, yaratıcı düşünebilmek, problemleri hızlı çözebilmek de yetenek.

Eğer hayatında bir şeyleri değiştirmek konusunda zorlanıyorsan, yalnız değilsin.

Çünkü konfor alanımızın dışına çıkmak istediğimizde 3 soru bizi aşağıya doğru çekiyor (maalesef)... 

1. Yapabilir miyim? Buna yeteneğim var mı ki? 

2. Yaparsam beğenilir mi? Takdir edilir mi?

3. Yeterince kaynağım var mı? (Para, güvence…)

İşte bu sorulara verdiğimiz yanıtlar o şeyi yapıp yapmamamıza sebep oluyor. Bir nevi Sabotajcımız yani. Ama aslında o kadar da kötü değil çünkü onun sayesinde bu yazıları okuyabiliyorsunuz ve hayattasınız. Sabotajcınız sizi korur. Bazal metabolizmada yaşatmaya çalışır acı çekmemeniz için ama korur.ü

Aynı Metallica'nın Sad But True şarkısında olduğu gibi. (O şarkıyı da dinlemeyeli çok olmuştu, işte hemen burada:)

Fakat tam da şu an bu sesleri en azından 3 dakika susturmanı rica ediyorum.

Yapabilir misin?

Biliyorum başkalarının sana neyi yapıp yapmayacağını söylemesinden pek de hoşlanmıyorsun, ama eğer yeteneklerini geliştirmek istiyorsan biraz araştırman gerekecek. Var olan yeteneklerini geliştirirken belki henüz bilmediğin diğer yeteneklerini de araştırmak istemez misin?

Hayır mı? Tamam o zaman:) Ben zorlamayı sevmiyorum insanları, bir şeyleri değiştirmek için gerçekten istek duymuyorsan üzgünüm ama sana yardımcı olamam ki ben. Oysa çok isterim bunu.

Eğer istiyorsan ve hazırsan yeteneklerini nasıl geliştirebilirsin ve onları nasıl kullanabilirsin, elimden geldiğince paylaşmak isterim bugün.

BİRİNCİ ADIM: Yeteneklerini Keşfetmek 

Picasso'nun çizdiği bir resmi gören bir adam: "Fakat, bu balığa benzemiyor. "Picasso: "Zaten o balık değil, resim."

İKİNCİ ADIM: Yeteneklerini Geliştirmek

1. Pratik Yap 

Yetenek tabii ki önemli ama geliştirmezsen eğer körelmeye mahkum. Darwin in kullanılmayan organlar körelir hipotezi yeteneklerimiz için de geçerli. Ne kadar yetenekli olursan ol, kendini geliştirmezsen istediğin kadar iyi olamayabilirsin. 

Ünlü flemenko gitaristi Paco de Lucia ölmeden önce bile her gün 8 saat gitar pratiği yapıyordu. Sence neden?

Doğuştan çok yetenekli insanlar biliyorum uzun vadede başaramıyorlar çünkü pratik yapmalarına gerek yok sanıyorlar. (Bunlardan biri de bendim itiraf etmem gerekirse)

Her gün belirli saat aralığını yeteneğine ayır. Eğer yazmaya yeteneğin varsa, işe gitmeden önce ya da yatmadan önce yarım saatini ayır buna lütfen. Her sabah erken kalk ve yaz. Ya da akşam yarım saat geç yat. Eğer basketbol oynamaksa yeteneğin sahaya çık. 

Bir de en yeteneksiz olduğun alanları düşün lütfen. Hayatta bunu yapamam dediğin şeyleri hani. Onları da dene en azından bir süre. izle ve gör. gerçekten de o kadar yeteneksiz misin, yoksa kendini buna mı inandırmışsın?

2. Negatifliği Bir Kenara Bırak

Yetenekli ya da değil, negatif düşünme kadar potansiyelini aşağı çeken başka bir şey daha yok. Bu bakış açınla ne kadar kolay başa çıkabilirsen, yeteneklerini keşfetmen ve geliştirmen o kadar kolay olacak. Çünkü sürekli kendinden şüphe ederek vakit kaybetmeyeceksin.

Amaaan boşver deme lütfen. Kendinden özür dile, gelecekteki senden ve 5 yaşındaki halinden. Bugün şu an bir şey yapmıyorsan eğer, kendine haksızlık ettiğinin farkına var ve üzerinde çok düşünme. Özür dile ve işe koyul! Zaman geçiyor tik tak.

Düşünce paternlerini izle. Negatif düşünmeyi farketmenin ilk yolu ne zaman hissettiğinin farkına varmaktır. Hemen not et böyle anları. Böyle anlarda kendin hakkında, olaylar hakkında, yeteneklerin hakkında nasıl düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun?

Her gün yatmadan önce o gün neler olduğunu bir düşün. Sabah yataktan kalkmadan o gün neler yapmak istediğini düşün. Hayal et. (Aklına excel tabloları ve toplantıların geliyorsa ve yataktan kalkmak istemiyorsan eğer araya kendinle ilgili bir düşünce yerleştir.) 

Güne başlarken ilk verdiğimiz karar o yataktan kalkmaktır. O yüzden en az 30 saniye bir düşün kalkmadan. Bugün neler yapabilirsin?

Değiştirmenin ilk yolu gözlem yapmaktır. Eğer yıkıcı bir düşünce paterni seni yakaladıysa hemen sebebine odaklan. Değiştirebiliyor musun bu sebebi? O zaman değiştir. Kontrolün dışında mı? O zaman çok da üzerine gitme.

İnsanın en büyük düşmanı yine de kendisidir. Kendini azarlarken ya da suçlarken tonunu değiştir. Daha yapıcı olmaya çalış. Nasıl mı? “Bugün hiç bir şey yapmadım” diyorsan eğer, hiç birşey yapmaman imkansız. Geliştirmek istediğin yeteneğinle alakalı neler yaptığını farket. Ve güçlendir.

3. Kendine ve Diğer Canlılara Karşı Nazik Ol

Çoğu zaman yeteneksizliklerimizden dem vurup arkadaşlarımıza, etrafımızdaki insanlara dert yanarız. Bizim coğrafyada yaşayan o güzel insanlarımızın her biri psikolog olur o masada. Herkesin bir tavsyesi vardır hani. Biz de sadece rahatlamak isteriz. Anlatıp rahatlamak.  

İyi de rahatlarsan eğer fazla rahatlarsan bir şeyi değiştirmezsin ki. Değiştirmene gerek kalmaz. Sen lütfen önce kendine sonra da çevrendekilere nazik ol. Merhamet ve sevgi çok güzel inan. Ve bunu gerçekten istersen görebilirsin. Dene lütfen. Dinle, anla, anlat. Yaprağa dokun işe giderken, bir kediye mama bırak mesela, tanımadığın bir insana günaydın de...Bizler ne zaman bu kadar hırpani ve yabani olduk? 

4. Kendine Meydan Oku (Challenge Yourself!)

Merak etme bu dünyada güzel şeyler de oluyor. Ama sen kendi konfor alanında görmek istediklerini görüp, duymak istediklerini duydukça kendine meydan okuman pek de olası değil. Ama yeteneklerin seni o terleten, acı veren ve belki biraz da zorlayan o dönemecin hemen sonunda belki. Nereden biliyorsun?

Bazen yanımızda bizi sürekli dürtecek birini isteriz. Ama ya yalnızken? Eğer sen kendi sınırlarına meydan okumuyorsan, ya da eski alışkanlıklarına, insanlar da seni böyle kanıksayacaklar artık.  

Başkalarına eğer yapmak istediklerini söylediğinde, hedefini paylaştığında onun yapma ihtimalin artıyor. Paylaştıkça biraz daha gaza geliyoruz anlayacağın. Sırf bunun için bir web sitesi kurmuştum hatırlarsan: www.yapdagorelim.com

5. Başka Şeyler Yap 

Yeteneğin için alışılmamış çıkış noktaları bul.

İşinle yeteneğinin kesiştirecek alanları araştır.

İş dışında yeteneğini kullan.

Toplum için bir şeyler yap. 

Eğer hemen aklına seni tatmin eden bir cevap gelmiyorsa araştır lütfen. Her gün yaptığın şeylerin yanında başka şeyler de yap. Dene. Gözlemle. Yap!

6. Herşeyin Senin Kontrolünde Olduğunu Düşünmekten Vazgeç 

Kontrol etme, hadi sadece 1 dakika kontrol etmeden düşünmeye çalış bakalım neler olacak?

Kendine çok yüklenme lütfen. 

Bu hayatta bazı uygun olmayan kararlar vermiş olabilirsin. Yanlış seçimler yaptığını düşünebilirsin. Kendine kızıp acıyarak bunların üstesinden gelemezsin.

Kendini kurban gibi hissetmekten sıkılmadın mı hala?

Esnedin mi?

Umarım başımıza daha kötü bir şeyler gelmez ama gelebiliyor ve bu senin kontrolünde değil çoğu zaman. O yüzden kontrol edebileceklerine odaklan. Tüm hepsine değil. Çağımızın hastalığı “control freak” lik. Çok insandan duyuyorum. Ama bunun ortaya çıkışında korku ve acının yattığını, artık acı çekmek istemediğimizi bilemiyoruz çoğu zaman. 

Bilinçaltımızda neler olduğunu da… 

O yüzden düşüncelerine biraz ara vererek sevdiğin şeyleri yapmaya başla. En azından dene lütfen.

Mesela belki başka bir şeyler istiyorsun kim bilir.

Çok güzel yorum ve mailler alıyorum, sesinizi duyurduğunuz için çok teşekkürler! İnanın motive ediyor, o yüzden neyi merak ediyorsanız lütfen siz de bana yazın, ben de araştırıp kendi fikirlerimle sentez yaparak sizlere ulaştırmaya çalışayım:) 

Hatta yazmayın, direkt 23 Nisan'da çocuklar gibi şen olacağımız bir eğitimde birlikte olalım. pek eğitim gibi de değil aslında "life hacking" yani hayatı biraz sorgulayalım, Karaköy manzarasında boğazdan geçen gemilere bakalım, güneşin tadını çıkaralım, birbirimizden öğrenelim, biraz zihin açalım. Ne dersiniz? Kahveler benden, katılım sizden:)  

Birlikte o kadar da az değiliz aslında...

Var olduğunuz için, sorguladığınız için, kendiniz olduğunuz için çok teşekkür ederim!

PS: 23 Nisan'da Karaköy'de düzenleyeceğim Karar Verme Atölyesine katılmak ya da bilgi almak için bana (gizemsahan@gizemsahan.com) a mail atabilirsiniz.  Ayrıca her eğitimime şanslı ve yaratıcı 1 kişi de ücretsiz:) Nasıl mı? Bunun için mail atmanız, o güzel sesinizi duyurmanız ve neden katılmak istediğinizi yazmanız yeterli:) Hatta ilk 5 kişiye özel bir indirim de olacak. Biraz yaratıcı olma zamanımız geldi de geçiyor...Hadi hadi, çok keyifli olacak söz:)

PS2: Sizlerle bugün Simon Sinek'in harika kitabının animasyon halini paylaşmak istiyorum. (Kitap okumaya vaktim yok diyenler için...Ama okumak güzeldir:)

İnanın yaptığınız yorumlarla ve o minik "like" tuşuna bastığınızda desteğinizi hissediyorum ve bu beni daha da yaratıcı olmaya motive ediyor. Beni mutlu etmek artık işte bu kadar kolay:)

Yazar: Gizem Şahan
Kaynak: http://www.gizemsahan.com

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin: