Kigem

Beden dili yalan söyler mi?

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

#Blok Başlığı#

Geniş zamanların geride kaldığı günümüz koşullarında herkesin başkasına ayıracağı vakit sınırlı. Size ayrılan kısa sürenin sonuna gelmeden derdinizi anlatmakta bazen kelimeler kifayetsiz kalabilir. Ama bir bakış, bir duruş, ya da bir gülümseyiş onlarca kelimenin yapamadığını yapabilir. Tabii beden dilini doğru kullanmayı biliyorsunuz. Posta Gazetesi’nde yer alan bir röportajda beden dilini konuşturmanın incelikleri ele alındı. İşte o röportajdan beden dilinin alfabesi sayılabilecek taktikler...

Dilek Şahzade çok yönlü bir isim: Tiyatro Om’un Genel Sanat Yönetmeni, oyuncu, akademisyen, tiyatro eleştirmeni, yazar... TRT’de başlayacak olan ‘İstanbul’da Aşık Oldum’ adlı sitcom’da oynamaya hazırlanıyor. Ama bizim en çok ilgilendiğimiz özelliği; enerji uzmanı, kurum ve yaşam koçu olması.

Dilek Hanım diksiyon, doğru ve etkili konuşma, ses-nefes, beden dili, imaj yönetimi, oyunculuk teknikleri, enerji yönetimi, stresle başa çıkma konularında eğitim veriyor. İletişimde çok önemli olan beden dilinin inceliklerini öğrendik kendisinden. Manken Tuğba Altıntop’a da beden dili hareketlerini uygulattık.

Pek çok konuda ders veriyorsunuz; bunlardan biri de beden dili. Bunun önemi ne?

İletişim; sözel olarak da beden olarak da önemli. Ama siz ilk cümleyi söyleyinceye kadar tek bir hareketinizle pek çok şeyi ifade edebilirsiniz. Sözel diliniz yalan söylerse karşı taraf anlamayabilir ama beden dilinizin ne dediğini karşı taraf iyi bir gözlemciyse hemen anlar. Ayrıca anlattığınız konuda tereddütleriniz varsa bu, beden dilinize yansır. Birinden hoşlanmıyor ama hoşlanıyor gibi davranıyorsak bu da beden dilimize yansır. Bir şeye inanmasanız da karşınızdakini sözle ikna etmeniz çok kolay olabilir ama siz inanmıyorsanız beden diliniz inandırıcı olmaz. Karşınızdaki “Bunun söyledikleriyle beden hareketleri birbirini tutmuyor” der. Onun için beden dili çok önemli. Artık büyük şirketlerde işe alınacak kişinin beden diline de bakılıyor.

Kimlere veriyorsunuz bu dersleri?

7 yıldır Başbakanlık, Valilik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İl Özel İdaresi, İl Özel İdaresi’nin Parti Meclisleri’ndeki bürokratlara beden dili ve kişisel imaj yönetimi dersleri veriyorum. Sadece bu değil; onlara aile içi iletişim konusunda, etkili konuşma ile ilgili, toplantı ve tartışma tekniklerine ilişkin dersler de veriyorum.

“Gözler yalan söylemez”

Beden dilinin inceliklerini anlatır mısınız?

Dik durmayı bilmiyoruz. Bu “Onu yapma çocuğum”, “Önüne bak çocuğum” diye baskıcı yetiştirilmemizden kaynaklanıyor. Toplum olarak beden duruşumuz bu yüzden dik değil. İlk olarak dik durmayı öğrenmeliyiz. Böylece daha kendine güvenli görünürsünüz. Bu, nefes almamız açısından da çok sağlıklı bir duruş. Beden dilinde en çok üzerinde durduğumuz konulardan biri de göz temasıdır. İster bir masa toplantısı, ister bir konferans, ister parti olsun, bir alana girdiğiniz andan itibaren herkesle göz temasınızın olması gerekiyor. Mümkün olduğu kadar herkesle tek tek göz temasında bulunun. Bütün enerji gözlerden geçiyor. Gözlerin dışını istediğimiz kadar doğru kullanalım, göz temasını kullanamazsak ya da gözümüz bizimle aynı şeyi söylemiyorsa inandırıcı olmaz. Konuşurken karşınızdakinin gözüne bakmıyorsanız, ya kendinize güvensizsiniz ya da yalan söylüyorsunuz anlamına gelir.
Peki otururken?

Otururken elleri ve bacakları çok kapatmak karşımızdakine “Seninle iletişim kurmak istemiyorum” mesajı verir. Otururken bacağınızın birini diğerinin arkasına atmak estetik bir duruştur. İki bacağınızı birleştirirseniz (ayakta dururken de bu kural geçerli) iletişim kurmak istemediğiniz mesajı verirsiniz.

“Vücudumuz ister istemez hoşlandığımız tarafa doğru eğilir” demiştiniz. Birini beğendiğimizi vücut dilimizle nasıl anlatabiliriz?

Böyle durumlarda vücudunuz beğendiğiniz, iletişim kurmak istediğiniz kişiye doğru uzuyor önce. Gereksiz el kol hareketleri yapmaya başlıyorsunuz, her fırsatta dokunmak istiyorsunuz, dokunarak konuşmaya başlıyorsunuz.

Onun duygularını nasıl alırız?

Karşı taraf da sizi beğeniyorsa bunlar hoş beden dili flörtleri olarak devam eder. Karşı taraf beğenmiyorsa vücudunuz ona doğru kaydıkça o kendi sınırında kalır, sizin sınırınıza geçmez. Sonuçta siz kendi duygularınızı açık etmekle kalırsınız. Onun da vücudu size doğru uzuyorsa, o zaman tamamdır; o da sizi beğenmiştir.

“Müdürün alanına fazla girmeyin”

İş hayatında beden dilini kullanma açısından bize birkaç tüyo verebilir misiniz?

Herkesin kendi alanları vardır iş hayatında. Karşımızdaki kişiye çok yakın durursak, gereksiz yere dokunursak, bunlar onun bilinç altında tehdit unsurları olarak yer alıyor. Çünkü karşınızdaki kişinin alanına girmiş oluyorsunuz. Biz istediğimiz kadar o kişiye iyi davranalım, onun bilinçaltında bir olumsuz mesaj sürekli yanıp söner. İş arkadaşımızın masasına elimizi koyarak konuşuyorsak, o bunu tehdit olarak algılar. Ona eşit seviyede oturup konuyu konuşursak bu onun tarafından dostça bir temas olarak algılanır.

Müdürle ilişkide beden dili açısından hangi hatayı yapmamalıyız?

Genellikle ast, üstüne karşı iletişime kapalı duruyor ki bir tehdit oluşturmasın. Bu en çok yapılan hata. Büyük yanlış. Çünkü bu da iletişimi engelliyor. Çok fazla üstünüzün alanına girmeden kendinizi ifade edebilmeniz gerekir.

Beden dilini iyi kullananla kullanamayan arasındaki fark ne?

Beden diline yansıyan en olumsuz davranışların başında herkesi rakip görmek var. Rakip gördüğünüz için duvar oluşturuyorsunuz. Beden dilini öğrendiğimizde bu hareketlerin de doğrularını öğrenirsek sonuç da ilişkiler arasından çok farklı olur; doğru yürür. Çünkü işte, aşkta, politikada, her şeyde doğru iletişim önemli.

“Rahmetli Özal’ın konuşurken kalemini sallaması hataydı”

Bir siyasetçi beden diliyle nasıl politik davranabilir?

Diyelim ki bu siyasetçi iki kişinin ortasında ve ikisine de diplomatik davranmak durumunda. Eğer kendinizi kontrol etmezseniz vücudunuz gayri ihtiyari hoşlandığınıza ya da aynı siyasi görüşte olduğunuza döner. Bu siyasette de, iş hayatında da, duygusal hayatta da öyledir. Diplomatik davranmak istiyorsanız ilk şart, vücudunuzu her ikisine de eşit mesafede tutmanız.

Siyasetçilerden, beden dilini kullanırken en bariz hatayı yapan kim?

Hatırlarsınız; Rahmetli Turgut Özal konuşurken elindeki kalemi sallardı. Bu, söylediğinin onu dinleyenlere ulaşması açısından son derece yanlış bir hareketti. Çünkü dikkati kendine değil, kaleme çekiyordu. Sayın Özal kalem yerine elini kullansaydı çok daha doğru olurdu.

Şu an parmağınızla burnunuzun kenarını kaşıyorsunuz; bu beden dilinde ne anlama geliyor?

Bu bir zaman kazanma...

Beden dilini nasıl en iyi şekilde kullanabiliriz?

Birinci şart; kişinin kendi karakterini çok iyi tanıması gerekiyor. Artılarınızı, eksilerinizi, avantajlarınızı, dezavantajlarınızı çok iyi bildikten sonra hangi bedensel hareketlerinizi vitrine koymak istiyorsanız ona göre bir çalışma yapmanız lazım. Bunun kısa bir eğitimini alıp sonra ayna karşısında provasını yapmalısınız. İkincisi; samimi olmak lazım. Çünkü beden dili hareketlerini çok da göstere göstere, sadece yapmış olmak için yaparsanız inandırıcı olmuyor. Samimi olmak lazım; her türlü iletişimin en önemli şartı doğal olmak.

Yazar: Seral Cumalı
Kaynak: http://www.posta.com.tr

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin:
x

Gelişimciler Facebook'ta

Mümin Sekman'dan Günlük Başarı Tavsiyeleri almak için.