Kigem

Akıllı beyin kana susamış beyindir!

Hangi arkadaşın bu yazıyı severdi?

İnsan zekasının evriminin gizemi hala tam olarak çözülemedi! Son araştırmalardan çıkan sonuç ise ezber bozucu! Çünkü insan zekasının evriminin beynin boyutları ile ilişkili olduğu teorisi altüst oldu. İşte insan zekasının evrimine dair “kanlı” gerçekler…

Akıllı Beyin Kana Susamış Beyindir

Adelaide Üniversitesi – led projesi, insan zekası evriminin basitçe beynin boyutları ile ilişkili olduğu teorisini altüst etti- bunun daha ziyade, kanın beyne ulaşmasıyla yakından ilişkisi olduğu anlaşıldı.

Avusturalya ve Güney Afrika ortak çalışması gösterdi ki, insan beyni sadece daha büyük bir beyne sahip olma anlamında evrim geçirmedi aynı zamanda bildiğimizden daha enerjik ve daha kana susamış bir beyne dönüştü.

Araştırma ekibi, beyne giden atardamarların geçmesine izin veren, kafatasının temelindeki iki deliğin ölçüsünü kullanarak, insanların atalarının kan dolaşımlarının zaman içinde nasıl değiştiğini hesapladı. Elde edilen sonuçlar The Royal Society Open Science dergisinde yayınlandı ve böylece evrim süresince insan zekasının gösterdiği gelişimin araştırmacılar tarafından takip edilmesi sağlandı.

“İnsan evrimi boyunca beynin boyutu %350 artmışken, beyindeki kan dolaşımının %600 arttığını inanılmaz bir şekilde gördük” diyor projenin ekip lideri Adelaide Üniversitesi’nden Prof. Emeritus Roger Seymour. “Bu karmaşık düşünme ve öğrenme evrimini sağlayan sinir hücreleri ile beyin ihtiyaçlarını tatmin etmek için gittikçe artan enerji bağlantıları arasında ilişki olabileceğine inanıyoruz.”

“Beynimizin daha zeki olması için kan tarafından sürekli besin ve oksijenle beslenmesi gerekir.”

Bu kafatasları, beynin neredeyse tamamını destekleyen iç atardamarlar için açılmış iki adet deliği gösterir. Bu deliklerin büyüklükleri, beyin metabolizma hızı ve idrak etme yeteneği ile ilişkili olan kan dolaşım hızını açığa vurur. Kaynak: The Raymond Dart Collection of Human Skeletons, School of Anatomical Sciences, Faculty of Health Sciences, University of the Witwatersrand.

Bu kafatasları, beynin neredeyse tamamını destekleyen iç atardamarlar için açılmış iki adet deliği gösterir. Bu deliklerin büyüklükleri, beyin metabolizma hızı ve idrak etme yeteneği ile ilişkili olan kan dolaşım hızını açığa vurur. Kaynak: The Raymond Dart Collection of Human Skeletons, School of Anatomical Sciences, Faculty of Health Sciences, University of the Witwatersrand.

“Metabolik olarak daha aktif beyin, daha fazla kanın sağlandığı beyindir. Bu yüzden bunu daha geniş atardamarlar sağlayabilir. Fosil kafataslarındaki deliklerin kullanılması, damardaki temiz kanı ölçmek için doğru yöntemdir.”

Bu çalışma, Adelaide Üniversitesi Biyoloji Bilimi Okulu’nun The Cardiovascular Physiology ekibi ile Witwatersrand Üniversitesi The Brain Function Research Group ve Evolutionary Studies Institute arasındaki yeni bir iş birliğiydi.

Witwatersrand Üniversitesi’nden Dr. Edward Snelling “Afrika’daki eski fosil kafatasları beynin içinden geçen atardamarı besleyen delikleri gözler önüne sermiştir. Bu deliklerin büyüklükleri, üç milyon yıl önce Australopithecus’den modern insana kadar, kan dolaşımının nasıl geliştiğini göstermektedir.” diyor.

Yazar ve başarılı bir öğrenci olan Vanya Bosiocic, Güney Afrika’ya gitme ve dünyaca ünlü antropologlar ile birlikte, yakın zamanda keşfedilen Homo Naledi dahil olmak üzere, en eski insan özelliği olan kafatasları üzerinde çalışma fırsatı bulmuş.

“Evrim süresince, beyin fonksiyonlarındaki gelişim, varsaydıklarımızdan daha uzun bir zaman dilimiyle ilişkilidir. Bu aynı zamanda avcılık döneminde ailenin işbirliği, yaşam alanının savunulması ve gelecek neslin korunması gibi konularla da bağlantılıdır.” diyor Bosiocic.

“Bu özelliklerin ortaya çıkması, beyindeki kan ve enerjiye olan ihtiyaç artışının iyi bir şekilde takip edilmesiyle görünür.”

Yazar: Seyhan Başkaya
Kaynak: http://www.dunyalilar.org

Beğendiysen paylaş, herkes gelişsin: